
1960’ların sonunda 6. Filo İstanbul’a geldiğinde, mesele sadece bir donanmanın ziyareti değildi…
Bu, Soğuk Savaş’ın Türkiye sokaklarına yansımasıydı.
Üniversitelerde örgütlenen gençler, özellikle Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının öncülük ettiği hareketler, bunu “bağımsızlığa müdahale” olarak gördü. Limanlara demirleyen gemiler, onlar için sadece çelikten ibaret değildi; bir gücün gölgesiydi.
Az bilinen bir detay ise şu: O dönemde “genel evler” olarak anılan bazı mekânlar ve sosyal alanlar, Amerikan askerlerinin şehirdeki varlığıyla birlikte tartışma konusu oldu. Bu durum, sadece siyasi değil, kültürel bir tepki de doğurdu. Direniş grupları bunu “toplumsal yozlaşma” olarak görüp protestolarını daha da sertleştirdi.
Sokaklarda sloganlar yükseldi, kıyılarda protestolar yapıldı. Hatta bazı olaylarda Amerikan askerleri denize atıldı; bu görüntüler dönemin en çarpıcı anlarından biri haline geldi.
Ama asıl mesele şuydu:
Aynı şehirde iki farklı bakış vardı.
Bir taraf “müttefiklik” diyordu, diğer taraf “bağımsızlık.”
“6. Filo sadece gemilerden ibaret değildi…
Bir ülkenin içinde büyüyen fikirlerin, çatışan duruşların simgesiydi.
Ve o günlerde atılan sloganlar, hâlâ hafızalarda yankılanıyor.”
#amerika Özgür "Emekçi Haykırdı" İmamoğlu
Türkçe



