𝔽𝕦𝕔𝕜 𝕋𝕙𝕚𝕤 𝕊𝕙𝕚𝕥 5G🇪🇦

115.8K posts

𝔽𝕦𝕔𝕜 𝕋𝕙𝕚𝕤 𝕊𝕙𝕚𝕥 5G🇪🇦 banner
𝔽𝕦𝕔𝕜 𝕋𝕙𝕚𝕤 𝕊𝕙𝕚𝕥 5G🇪🇦

𝔽𝕦𝕔𝕜 𝕋𝕙𝕚𝕤 𝕊𝕙𝕚𝕥 5G🇪🇦

@kliseseverim

Twitter Kongre üyesi. ig: ravingsouls ig: fatdisshik het ♂️ soru sormayın bilmiyorum. Paralı hukuk ve tıp okuyanları ciddiye almıyorum. 🇺🇸

Lighthouse Point, FL Katılım Ağustos 2017
1.2K Takip Edilen7.4K Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
𝔽𝕦𝕔𝕜 𝕋𝕙𝕚𝕤 𝕊𝕙𝕚𝕥 5G🇪🇦
Bu olay baya garip ama hatırladıkça hala tüylerim ürperiyo. Biz nasıl o dönem kafayı yemedik düşündükçe hayret ediyorum şimdi doğrusu. Neyse bizim yurtta kalan bi kız vardı yan odada iki kişiliklerde. Sarışın sessiz bi kızdı. Sinoplu. Zehra. Ama abisi almanyada çalışıyodu. Ailesinin dırumu pek iyi değildi almanyadaki abisi buna harçlık gönderiyodu falan.+
Türkçe
17
3
77
165K
kos_data
kos_data@kos_data·
🇽🇰🇹🇷 No sleep last night for Turkish players. Fans threw fireworks all night outside the hotel where the players were staying in Prishtina.
English
263
150
3.7K
1.2M
𝔽𝕦𝕔𝕜 𝕋𝕙𝕚𝕤 𝕊𝕙𝕚𝕥 5G🇪🇦
Am 20. Dezember 1943 ereignete sich über dem Himmel von Deutschland eine der bewegendsten Geschichten des Zweiten Weltkriegs. Der junge amerikanische Pilot Charlie Brown versuchte verzweifelt, seine B-17 Flying Fortress, die den Namen „Ye Olde Pub“ trug, nach einem gefährlichen Einsatz über Bremen zurück nach England zu bringen. Das Flugzeug war in einem schrecklichen Zustand: Die Nase war zertrümmert, ein Motor ausgefallen, das Heckgeschütz hing in Fetzen und fast die gesamte Besatzung war schwer verwundet oder bereits tot. In diesem Moment tauchte hinter ihnen die Messerschmitt des deutschen As-Piloten Franz Stigler auf. Stigler war nur einen einzigen Abschuss von der Verleihung des Ritterkreuzes entfernt, und diese wehrlose B-17 war ein leichtes Ziel. Doch als er sich dem Bomber näherte, um den Fangschuss abzugeben, sah er durch die Einschusslöcher die blutenden und panischen Männer an Bord. In diesem Augenblick erinnerte er sich an die Worte seines ehemaligen Kommandanten: „Wenn ich jemals höre, dass du auf einen Mann am Fallschirm schießt, erschieße ich dich selbst.“ Für Stigler war dieser völlig zerstörte Bomber in diesem Moment nichts anderes als ein riesiger, fliegender Fallschirm. Anstatt zu feuern, flog Stigler direkt neben das Cockpit der Amerikaner. Er suchte Blickkontakt mit dem schockierten Charlie Brown und versuchte ihm durch Handzeichen klarzumachen, dass er entweder im besetzten Deutschland landen und sich ergeben oder ins neutrale Schweden fliegen solle. Als Brown jedoch stur den Kurs Richtung England beibehielt, traf Stigler eine lebensgefährliche Entscheidung: Er blieb als Geleitschutz direkt neben dem Bomber. Er wusste, dass die deutschen Flak-Batterien am Boden nicht auf den amerikanischen Bomber schießen würden, solange ein deutsches Jagdflugzeug so nah daneben flog. Stigler eskortierte die „Ye Olde Pub“ bis über die Küste zur Nordsee. Dort angekommen, blickte er Charlie Brown ein letztes Mal in die Augen, salutierte ehrenvoll und drehte ab, um zu seinem Stützpunkt zurückzukehren. Er meldete seinen Vorgesetzten später einfach, der Bomber sei über dem Meer abgestürzt, um sein eigenes Leben vor dem Kriegsgericht zu retten. Diese unglaubliche Tat blieb jahrzehntelang ein Geheimnis, bis Charlie Brown in den 1980er Jahren begann, nach dem unbekannten deutschen Piloten zu suchen, der ihm das Leben gerettet hatte. 1990 fanden sie sich schließlich wieder. Die beiden ehemaligen Feinde wurden zu engsten Freunden, die sich gegenseitig wie Brüder bezeichneten, und sie starben im Jahr 2008 nur wenige Monate nacheinander.
Deutsch
1
0
0
90
𝔽𝕦𝕔𝕜 𝕋𝕙𝕚𝕤 𝕊𝕙𝕚𝕥 5G🇪🇦 retweetledi
Truthstream Media
Truthstream Media@truthstreamnews·
The trailer for Spielberg's UFO sci-fi "Disclosure Day" features a reporter who suddenly starts speaking gibberish on live TV, reminiscent of that time in Spring 2011 where multiple reporters suddenly began speaking gibberish on live TV.
DiscussingFilm@DiscussingFilm

The new trailer for Steven Spielberg's ‘DISCLOSURE DAY’ has been released. The film follows the disclosure to the world that aliens might be real. In theaters on June 12.

English
182
1K
10.4K
1.7M
𝔽𝕦𝕔𝕜 𝕋𝕙𝕚𝕤 𝕊𝕙𝕚𝕥 5G🇪🇦
aq bugün şirkette yakaladı beni bi sıvaslı anlatıyo. Gördün mü diyo blekrak siyosu reyisin ayağana geldi. göz kırpıyo bi yandan. neden dedim gelmiş könkö? bae'de finans merkezi var onu ataşehire taşıyacaklar 14 trilyon dolar geliyo diyo. neden dedim. füze düşüyo görmüyon mu diyo. aq
Türkçe
0
0
6
1K
𝔽𝕦𝕔𝕜 𝕋𝕙𝕚𝕤 𝕊𝕙𝕚𝕥 5G🇪🇦 retweetledi
Koren
Koren@saniyehakay·
Helal olsun sana kardeşim👏👏👏 #LüksüBırakEmekliyeBak
Türkçe
184
651
3K
26K
Tugay Aydın
Tugay Aydın@avtugaydin·
1885 yılı İstanbul Hukuk Mektebi giriş sınavında sorulan coğrafya soruları: 1- Fransa, Belçika, İspanya, Avusturya devletlerinin payitahtlarının ismi. 2- İstanbul'dan Triste'ye gitmek için hangi boğaz ve denizlerden geçilir ve geçilirken etrafında hangi memleketler görülür? 3- İspanya'nın Bahr-i Muhit-i Hindî sahilindeki hükümetleri hangileridir? 4- Paris'ten hangi nehir geçer? 5- Anadolu kıtasının hududu. 6- Avrupa'nın Bahr-i Siyah'a akan meşhur nehirleri. 7- Bahr-i Hazar'a akan iki büyük nehrin isimleri. 8- Fas Padişahlığı nerededir ve makarrı nedir? 9- Cemâhir-i Müttefika-i Amerika ile Peru hükümetleri nerededir ve makarr-ı hükümetleri nedir? 10- Fırat ve Dicle nehirleri nerelerdedir ve nerede birleşirler ve birleştikten sonra ne namı alırlar ve nereden geçip nereye munsab olurlar? 11- Petersburg'dan Kalküta'ya gitmek için hangi deniz ve boğazlardan geçilmek iktizâ eder ve etrafında hangi kıtalar görülür? (Mekteb-i Hukuk Günlerim)
Tugay Aydın tweet media
Tugay Aydın@avtugaydin

Dr. Ali Adem Yörük tarafından yayına hazırlanarak 2012'de TTK tarafından basılan, İstanbul Hukuk Mektebi öğrencisi Mehmed Nazım Bey'in 1885-1890 arasında, mektebe girişinden çıkışına kadar, mekteple ilgili hemen hemen her şeyi kaydettiği emsalsiz eseri: "Mekteb-i Hukuk Günlerim": Mektep tarihçiliğinde hatırat, günlük, mektup gibi şahsi unsurlar içeren metinler, resmi belgeler kadar önemli bir kaynak olarak öne çıkmaktadır. İdari yapı, müfredat, hocalar, öğrenciler, imtihan usulleri ve mezunlar gibi temel konularda iskeleti oluşturacak belgelerin yanı sıra bunları ete kemiğe büründürecek, anlamlandıracak unsurlara ihtiyaç vardır. Mektepleşmenin amacı, yaslandığı fikirler, mektep mensuplarının zihniyeti ve sosyal kökenleri gibi bazı konularda ise subjektif unsurlar taşıyan bu metinler, düşünce tarihi ve biyografi yazımı ile birlikte vazgeçilmez bir çalışma alanı olarak dikkati çeker. Bir hukuk öğrencisi tarafından kaleme alınan elinizdeki eser, bu açıdan eşi bulunmayan bir mesuliyet ve fikritakip numunesidir. Başından sonuna kadar Mekteb-i Hukuk'u konu almaktadır. Türkiye'deki hukuk eğitiminin tarihiyle ilgili bilgilerimizi daha üst bir noktaya taşıdığı izahtan varestedir. Vefat yazıları veya bir kişinin hayatının bütün safhalarından bahsedilen hatıralar gibi kaynaklarda da mekteplerle bu tür bilgiler yer alabilmektedir. Nazım Bey'in eserini diğerlerinden ayıran özellik ise tamamen bir mektebe tahsis edilmiş olmasıdır. Biz bu giriş yazısında Mekteb-i Hukuk'la ilgili bu ilk metni ve yazarlarını tanıtmak istiyoruz... Nazım Bey, mektebe girişinden çıkışına kadar, 1885-1890 yılları arasında, mekteple ilgili hemen hemen her şeyi kaydetmiştir. Öğrenci kabul şartları ve prosedürü, yazılı ve sözlü imtihan soruları, kendisinin verdiği cevaplar ve yanlışları, imtihan usulleri, imtihanlara çalışma usul ve programları, imtihanlarda alınan notlar, imtihanların etkisiyle gördüğü rüyalar, tamamlayıcı bazı notlar içeren öğrenci listeleri, ders programları, idareciler, müdüriyetin ilanları, gazete haberleri, mekteple ilgili raporlar, atamalar, kendi zaviyesinden muallimler, pedagojik anlayış, devamsızlık meselesi, mektep dedikoduları, mesleğe giriş... Nazım Bey diğer sınıflarla ilgili hadiseleri de tespit etmiştir. Şüphesiz metnin merkezinde Nazım Bey, sınıfı ve imtihanları ve şahsi çabası bulunmaktadır. Bununla beraber diğer sınıflardaki öğrencileri, bunların derslerini, imtihanlarını vs.yi kayıt altına almıştır. Metnin bu yönü de nadirdir... (Ali Adem Yörük, Mart 2010) emagaza-ttk.ayk.gov.tr/detay/738/mekt…

Türkçe
15
33
417
101.7K