Devrimci Proleter Gençlik

690 posts

Devrimci Proleter Gençlik banner
Devrimci Proleter Gençlik

Devrimci Proleter Gençlik

@komunarca

Dünyayı İstiyoruz Kırıntı Değil!

Türkiye Katılım Mayıs 2025
20 Takip Edilen244 Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
Devrimci Proleter Gençlik
Devrimci Proleter Gençlik@komunarca·
Dünyayı istiyoruz, kırıntı değil! Çağrımızdır! Ey işsiz, yoksul, öfkeli gençlik! Ey geleceksizliğe mahkûm edilen üniversiteli, liseli, çırak! Ey sistemin “kırıntılarla yetin” dediği proleter genç kardeşim! Artık beklemek yok! Artık susmak yok! Artık yalnızca haykırmak değil örgütlenmek var! Çünkü biz geleceğiz ve gelecek biziz! Çünkü biz dünyayı istiyoruz, kırıntı değil! Sınıfla birleş, sokakla buluş DPG’ye katıl! İsyanı büyüt, örgütlen, sosyalizmi kur! Yaşasın Sosyalizm! Devrimci Proleter Gençlik
Türkçe
0
10
14
3.6K
Devrimci Proleter Gençlik
🚨 Ankara'da devlet aparatı çeteler yetmedi şimdi de polis faşizmin kiralık sopası olmuş! 6 Mayıs Devrim Yürüyüşü’nden sonra yalan bir provokasyon bahane edilerek gözaltına alınan altı arkadaşımızdan dördü serbest kaldı ikisi tutuklandı. Ardından polis, baskılara rağmen sessiz kalmayan arkadaşlarımızı doğrudan taciz etti, tehdit etti, susturmaya çalıştı. Geçmişte tüm aparatlarıyla gençliğin anti-faşist direnişini kıramayan devlet, bugün de kıramayacak. Kıramaz! 🔻 Tutuklanan iki arkadaşımızı söke söke alacağız. 🔻 Faşizmi karanlığa gömmek için yeminliyiz. Hiçbir sopa, hiçbir çete, hiçbir mahkeme bu ateşi söndüremez! Tarih boyunca ODTÜ'lü devrimcileri susturamayan zihniyet, bugün de aynı çaresizlik içinde. Sinan Cemgil'den Osman Yaşar Yoldaşcan'a bu topraklarda faşizme meydan okumaya devam edeceğiz! #ODTÜ #FaşizmeMezarOlacak #Direniş #AntiFaşistMücadele
Türkçe
1
4
7
259
Devrimci Proleter Gençlik
Alman Devletinin Orak-Çekiç Travması Burjuva düzenin simgesel tahakkümü bugün bir kez daha sergileniyor. Alman polisi, faşizme karşı kazanılan büyük zaferin 81. yıldönümünde Sovyet anıtlarının çevresinde Kızıl Bayrak’ı, Orak-Çekiç’i ve “Zafer Bayrağı”nı yasaklamış durumda. Ancak asıl vahamet, Almanya Komünist Partisi (DKP) gibi devrimci addedilen bazı çevrelerin, polisin bu yasakları karşısında pankart ve görsellerindeki simgeleri kapatarak adeta “suç ortaklığı” yapmasıdır. Alman devletinin sergilediği bu korku, gerileyen burjuva demokrasisinin çözülüşünün bir yansımasıdır. DKP gibi reformistlerin teslimiyetçiliği affedilemez. Bu yasaklar ancak dişe diş bir mücadeleyle parçalanacaktır. Alman polisinin 8-9 Mayıs 2026 tarihleri için yayımladığı genelge, burjuva demokrasisinin ne kadar kırılgan ve panik içinde olduğunu gösteriyor. Treptower Park, Tiergarten ve Schönholzer Heide’deki anıt çevreleri adeta “yasak bölge” ilan edilmiş durumda. Yasaklar o kadar kapsamlı ki, yalnızca Sovyet bayrağı ve Orak-Çekiç değil “Z” ve “V” harfleri, St. George Kurdelesi, askeri üniformalar, hatta “Katyuşa” gibi türkülerin söylenmesi dahi suç sayılıyor. Peki bu yasaklar neyi itiraf ediyor? Yasak gerekçesini “Ukraynalı mültecileri korumak” ve “Rus propagandasını engellemek” olarak açıklıyorlar. Bu, burjuva hukukunun tipik bir ikiyüzlülüğüdür. Asıl korkulan bu sembollerin uyandırdığı sınıf bilincidir. Alman mahkemelerinin geçen yılki kararında söylediği gibi, Sovyet bayrağının yarattığı “zafer hissi ve zafer duygusu” bastırılmak isteniyor. Sistem, işçi sınıfının faşizme karşı kazandığı zaferin simgelerinden korkuyor. Çünkü o simgeler, bugünkü sömürü düzenine ve NATO’nun savaşlarına karşı en güçlü silahtır. Alman devletinin bu “orak-çekiç travması”, aslında kapitalizmin içine düştüğü ölümcül krizin bir yansımasıdır. İktidar çevreleri, ezilenlerin birleşik mücadelesinin simgelerini yasaklayarak tarihin akışını durdurabileceğini sanıyor. Ne kadar safça ve ne kadar komik! Ancak bu noktada DKP’nin tutumunu es geçmek mümkün değil. Ne yazık ki, Alman burjuvazisi ve CDU gibi merkez partiler, DKP’yi “aşırı sol” ve “anayasaya düşman” olarak nitelendirip onu marjinalleştirmeye çalışıyor. Fakat bu suçlamaların ötesinde daha vahim durum var: DKP’nin fiili teslimiyeti. Bugün anıt alanlarında DKP’nin taşıdığı pankart ve görsellerdeki Orak-Çekiç gibi simgeler kapatılmış, üzeri bantlanmış veya sansürlenmiş durumda. Yani partililer, polisin yasaklarına boyun eğerek devrimin amblemini kendi elleriyle saklıyorlar. Bu tarihe ihanettir! Polisin bir genelgesi diye, milyonların canıyla kazandığı zaferin sembolünü kapatmak ne demek! Eğer simgeyi kapatıyorsanız, o simgenin arkasındaki mücadelenin ruhunu da çöpe atmışsınız demektir. DKP’liler “sembolleri kapattık ama ruhumuzu değil” gibi zavallı bahanelere sığınacaktır. Ancak unutulmamalıdır ki, burjuva düzenine verilen her taviz onu daha da güçlendirir. Sembolleri kapatarak çizilmiş sınırlara içinde kalmaya çalışmak sisteme eklemlenmekten başka bir şey değildir. Alman polisinin ve DKP gibi teslimiyetçi çevrelerin anlaması gereken çok basit bir gerçek var: Bu yasakların faydası yoktur. Orak-Çekiç ne kadar yasaklanırsa yasaklansın, işçi sınıfının bilincinden silinemez. Tarih boyunca zulüm ve yasak, devrimci simgeleri hiçbir zaman yok edememiştir. Bugün Berlin polisinin bir günlüğüne kaldırdığı o kırmızı bayrak, yarın işçilerin birleşik eylemlerinde, fabrika işgalleri sırasında ve sosyalist devrimin zafer anında yine dalgalanacaktır. Mücadele dişe diş olacak. Her yasak, direnişi büyüten bir kıvılcımdır. Tarihin yasaklanamayacağını, zaferin simgelerinin kapatılamayacağını göstermek için dişe diş militan bir mücadeleye ihtiyaç var. Gelecek Mutlaka Sosyalizmdir Bugün -9 Mayıs 2026- Berlin sokaklarında polisin korkuyla yasakladığı simgeler, yarın tüm dünyada işçi sınıfının elinde yeniden yükselecektir. Kapitalizmin tüm yerleşik dengeleri çözülüyor, emperyalist savaşlar şiddetleniyor. İşte tam da bu kaos ortamında gerçek anlamda özgürlük, eşitlik ve kardeşlik vaat eden tek sistem olan sosyalizm umudumuzdur. Faşizmi yenen Kızıl Ordu’nun torunları, bugünün sömürü düzenini de yenecektir! Yaşasın 9 Mayıs, Yaşasın Faşizme Karşı Enternasyonal Dayanışma!
 Gelecek Mutlaka Sosyalizmdir!
Devrimci Proleter Gençlik tweet mediaDevrimci Proleter Gençlik tweet media
Türkçe
1
2
5
139
Devrimci Proleter Gençlik
Ethem’in İzinde, Geleceğin Peşindeyiz! Bizler geleceği karartılmaya çalışılan, hayalleri olan ve bu hayaller için her şeye rağmen mücadele eden gençleriz. Kapitalist barbarlık sistemi tamamen sömürü, rant, talan üzerine kurulu olup bir avuç sermayedarın kasası dolsun diye işçilerin, emekçilerin emeği üzerindeki dizginsiz sömürü cenderesi hem bugünümüzü hem yarınımızı yok ediyor. Çıkışsız kaldığımızı hissedip boyun eğmemizi istiyor. Hepimizi, durmadan kutsadıkları ama kadını ve çocukları nesne gibi gören aile sarmalının içine hapsetmeye çalışıyor. Eğitimi gericileştirdikleri yetmiyormuş gibi MEB’in MESEM’lerle yaptığı anlaşmalarla mesleki eğitim denilen olgunun içi tamamen boşaltarak çocuk emeği sömürüsünün dizginsizce yapılmasının yolu açılıyor. MESEM’lerde her gün üçer-beşer ya ölüyoruz ya yaralanıyor ya da sakatlanıyoruz; şiddet, taciz, tecavüz dizboyu… İşsizliğin ve yoksulluğun pençesine itilen ailelerin çocuklarıyız. Daha çocuk yaşta çalışmaya zorlanan, öğrenimde olabilen gençliği ise MESEM’lerde ucuz işgücü olarak sömüren bu düzenin tanıklarıyız. Çocuk emeğinin dizginsizce sömürülmesine göz yuman, geleceğimizi karartan bu sistemden alacaklıyız. Ethem yoldaş, Gezi’de Güvenpark’ta en önde mücadele ederek direnişin simgesi haline geldi. Onun cesareti bize yol gösteriyor. Biz biliyoruz ki geleceğimiz, örgütlü mücadelede saklıdır. Bizler Devrimci Proleter çocuklar ve gençler olarak diyoruz ki: Bütün bunlara mahkum da değiliz çaresiz de… Örgütlü mücadelede geçmişin izinde geleceğin peşindeyiz. Gelecek kendi ellerimizde! Gezi Direnişi’nin 13. yılına günler kala Ethem yoldaşı kendimize rehber alıyoruz. Ethem yoldaş bu sistemin bize yaşattığı ve yaşatmak istediği her şeye çocukluğundan ve gençliğinden beri devrimci bilinciyle, sınıf kini, öfkesiyle örgütlü bir komünist işçi olarak Gezi Direnişi’nde Ankara Güvenpark’ta sınıfının öfkesiyle en önde dövüştü. Ethem yoldaşın mücadelesi, geleceğe dair hayalleri bugün daha derinleşerek bizim mücadelemizde rehber olmaktadır. O nedenle diyoruz ki, Ethem’in İzinde, Geleceğin Peşindeyiz! Geleceğe dair hayallerimizi örgütlü mücadelemizle sınıfa karşı sınıf şiarıyla yürüyerek mutlaka gerçekleştireceğiz! Bugün bizler, işçileştirilen çocukların ve gençlerin dilinden haykırıyoruz: Ethem’in hayallerini büyütmek, özgür ve eşit bir yarını kurmak için Devrimci Proleter Gençliğe katıl!
Devrimci Proleter Gençlik tweet media
Türkçe
0
2
5
119
Devrimci Proleter Gençlik
Almanya 📢 Gençlik zorunlu askerliğe karşı direniyor! Almanya genelinde 45 bin öğrenci emperyalist savaşa ve zorunlu askerliğe karşı sokaklardaydı. 🎯 Talepler: Askerlik hizmetinin geri getirilmesinin durdurulması, okullarda Bundeswehr propagandasına son verilmesi ve yeniden silahlanmaya hayır. 🗓️ 8 Mayıs 1945’te faşizm çöktü, Avrupa harabeydi. O günden beri süregelen söz: “Bir daha asla savaş, bir daha asla faşizm!” Bugünün gençliği bu tarih bilinciyle diyor ki: ✊ “Zenginler savaş, gençler bir gelecek istiyor!” ✊ “Bir daha asla savaş” demek, “bir daha asla zorunlu askerlik” demektir. Berlin’de 9 bin genç, Brandenburg Kapısı’ndan Sovyet Anıtı’na yürüdü. “Alerta, alerta, antifaşista!” sesleri yükseldi. Filistin bayrakları, enternasyonal dayanışmanın ve anti-emperyalizmin bu mücadeledeki yerini gösterdi. Polis saldırdı gözaltılar oldu. Essen’de “Merz yumurta yalasın” pankartına polis baskısı,
Münih’te “Merz, Doğu Cephesi’nde kendin öl” yazısı nedeniyle gözaltı.
Kiel’de iki öğrenciye okul yolunda “anayasayı koruma dairesi” baskısı. Ama yıldırma taktikleri işlemiyor. Gençlik haziranda “Gaziler Günü”ne karşı eylem haftası hazırlığında. Yaz tatilinde örgütlenecek, sonbaharda yeni bir grev dalgası gelecek. 🕊️ Savaş değil gelecek istiyoruz. Zorunlu askerliğe hayır, okullarda askeri propagandaya hayır, emperyalist savaşa hayır! #Schulstreik #Wehrdienst #ZorunluAskerliğeHayır #OkullardaSavaşaHayır #BirDahaAslaSavaş
Devrimci Proleter Gençlik tweet mediaDevrimci Proleter Gençlik tweet mediaDevrimci Proleter Gençlik tweet media
Türkçe
0
3
2
109
Devrimci Proleter Gençlik
9 MAYIS 1945: KAZANDIK! “Çatışmaların bitimine yakın bütün ailem savaşıyordu. Babam, annem, kız kardeşim demiryollarına girmişlerdi. Cephenin peşi sıra ilerliyor, yolları tamir ediyorlardı. Bizim ailede herkes zafer madalyası aldı: babam, annem, kardeşim ve ben…" 9 Mayıs 1945 Nazi çetesinin Sovyet toprağında kırıldığı, sırtüstü edildiği gündür! Faşist sürülerin Avrupa'yı kana buladığı, kamplarda milyonları yaktığı, sosyalizmin üzerine yürüdüğü o karanlık plan, gelişmiş bir işçi sınıfı iktidarının demir yumruğunda parçalanmıştır. Kaynağımız neydi? 1917 Büyük Ekim Devrimi! O devrim ki, geri kalmış çarlığı yıktı, emekçiyi egemen kıldı, "ya yetişiriz ya da bizi yok ederler" diyen Stalin'in işçi sınıfına inancıyla sanayileşti, kolhozlaştı, aydınlandı. İşte bu yüzden 1941'de Barbarossa şahlanışı başladığında, her fabrika bir kaleydi, her aile bir direniş hücresiydi! Kim savaştı? Bir milyon kadın Kızıl Ordu’da! Makineli tüfek sırtlayan 48 kiloluk kızlar, açlıktan bayılan ama senfoniyi susmayan Şostakoviç, Leningrad'ın iki dilim ekmeğini bölen çocukları... "Cephe yalnız top gümbürtüsü değildir; her atölye, her çiftlik cephedir!" dediler. Neye karşı? 27 milyon canımızı aldılar. 1710 şehri, 70 bin köyü yaktılar. 31 bin fabrikayı, 65 bin km demiryolunu yok ettiler. Ama açtık, susuzduk, üşüdük ama kazandık! Berlin'e kadar yürüdük, karnımızın üzerinde süründük, yaralıyı 80 kilo taşıdık, yoldaşlarımızı kuma gömdük. Affetmedik! Unutmadık! Nazi esirlerine 'ekmek' diye yalvaranlara köylü kadınlarımız bir lokma verdi belki ama kalbimizde değil. Stalingrad dünyanın ruhu oldu o dört yıl boyunca. Kursk faşist sırtlanın dişini söktü. Ve 9 Mayıs 1945'te Kızıl Bayrak Reichstag'ın üzerine dikildiğinde, milyonlar aynı sözcüğü haykırdı: KAZANDIK!
Devrimci Proleter Gençlik tweet media
Türkçe
0
1
2
97
Devrimci Proleter Gençlik
ODTÜ'de Faşist Provokasyon, Saldırı ve Gözaltı ODTÜ 37. Uluslararası Bahar Şenliği'nde (Devrim Yürüyüşü) İlkay Akkaya konseri sırasında bir grup faşistin Türk bayrağı açıp bozkurt işareti ve ırkçı hezeyanlar eşliğinde alanı provoke etmesiyle başlayan saldırganlık tırmanıyor. Konser alanındaki provokasyonu püskürtülen faşist grup, dün daha da kalabalık ve organize şekilde okula geldi ve öğrencilere saldırdı. Faşist provokasyona karşı direnen ODTÜ'lüler bu kez polis baskınlarıyla karşı karşıya kaldı. En az on öğrenci, sabah saatlerinden itibaren ev baskınlarıyla gözaltına alındı. Emniyet resmi açıklamasında altı isim verirken, öğrenciler bu sayının daha yüksek olduğunu söylüyor. Faşist Zafer Partisi’nin güdümündeki "İstiklal Kadınları Hareketi", dün sosyal medyadan "Bu gece gözaltı haberlerini bekleyin" diye paylaşım yapmıştı. Bu grup Ankara’da Doruk Maden işçilerinin açlık grevi yaptığı parkta pizza partisi gerçekleştirmesi, 8 Mart eylemlerinde "Jin, jiyan, azadî" diyen kadınlara saldırmasıyla biliniyor. ODTÜ'lü öğrenciler ise ortak açıklamalarında yaşananların bilinçli şekilde "bayrağa saldırı" olarak servis edildiğini vurguladı: "Asıl mesele, ODTÜ öğrencilerinin yıllardır ilmek ilmek ördüğü şenliğe yönelik bir provokasyondur. Bu saldırılara karşı yapabileceğimiz en iyi şey, 'Şenlik ODTÜ'nün, ODTÜ bizimdir!' sesini yükseltmektir." Sahnedeki sanatçıyı yuhalayan, öğrencilere saldıran faşistlere kol kanat gerilirken, bu saldırılara karşı direnen öğrenciler hedef gösterilip linç edilircesine gözaltına alınıyor. Gözaltı saldırısını önceden duyuran bir faşist güruhun varlığı ise provokasyon ve saldırıların spontane değil planlı olduğunu ortaya koyuyor. Antifaşist mücadele geleneğinin simgelerinden ODTÜ’yü faşist çetelere teslim etmeyeceğiz! ✊ ODTÜ nöbette, direnişi büyütelim!
Devrimci Proleter Gençlik tweet mediaDevrimci Proleter Gençlik tweet media
Türkçe
2
2
3
540
Devrimci Proleter Gençlik
🚩 ODTÜ'DE FAŞİST PROVOKASYON TIRMANIYOR! Dün konser alanında slogan atan ülkücü grup, bugün daha kalabalık şekilde ODTÜ'ye geldi ve alandaki öğrencilere saldırdı. Üniversitemiz işgal altında değil direniş içinde! Faşist saldırılara karşı öğrenciler yine yalnız bırakılmamalı. ODTÜ nöbette! ✊ #ODTÜ #FaşizmeMezarOlacak #Direniş
Türkçe
3
3
5
758
Devrimci Proleter Gençlik
Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Arslan, idam edilişlerinin 54. yılında İstanbul'da düzenlenen yürüyüşle anıldı. NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı Birlik ve gençlik AKM önünde bir araya gelerek “Kahrolsun emperyalizm yaşasın mücadelemiz!”, “Katil ABD Ortadoğu’dan defol!” Sloganlarıyla Dolmabahçe’ye yürüdü. Dolmabahçe'deki basın açıklamasında, 6 Mayıs 1972'de idam edilen üç fidan anıldı; emperyalizme ve işbirlikçi oligarşiye karşı tam bağımsızlık mücadelesi selamlandı. 6. Filo'ya karşı eylemlerin, kurtuluş için ölüme yürüyecek kuşakların okulu olduğu hatırlatıldı. NATO'nun yalnızca bir askerî ittifak değil halklara işgal, bağımlılık ve savaş getiren uluslararası bir örgüt olduğu vurgulandı. Denizlerin idam sehpasının emperyalizmin uzantısı olduğu söylendi. Bugün Amerikan emperyalizmi Ortadoğu'yu kanatmaya devam ediyor. Trump'ın yeni hamlesi, enerji ve ticaret yollarını denetleme girişimidir. Savaşın faturası yine ezilen halklara kesiliyor: eğitime değil savaşa bütçe. 54 yıl önce Deniz, "Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye!" dedi. Bu bir veda değil, görevdi. Emperyalizm çekilmedi; üsler hâlâ burada. 7-8 Temmuz'da NATO zirvesi Ankara'da toplanıyor. Saray rejiminin işbirlikçiliği açığa çıkıyor. Ama biz buradayız. Denizlerin ve Mahirlerin yolunda kavgaya girişeceğiz. Üniversiteler sermayenin karakolları haline getirildi, teknokentler bu dönüşümün kanıtıdır. ODTÜ Teknokent'te olduğu gibi, kampüs kampüs teşhir edeceğiz. Üniversiteleri halkın ve bilimin alanları haline getireceğiz. Bu üsler kapatılacak. Bu topraklar emperyalistlerin ileri karakolu olmaktan çıkacak. 7-8 Temmuz'da NATO zirvesine karşı alanlarda olacağız. Filistin'in ve tüm direnen halkların yanında. Bu memleket emperyalistlerin toplantı salonu değildir, savaş planlarının karargâhı değildir. Bu memleket halkındır, gençliğindir, işçilerindir. Deniz'in, Yusuf'un ve Hüseyin'in düşlediği ülke için mücadeleyi sürdüreceğiz! #6Mayıs1972
Türkçe
0
2
3
158
Devrimci Proleter Gençlik
🚩 ODTÜ Öğrencileri Devrim Yürüyüşü’nde başkaldırdı! “Sömürüye, savaşlara, geleceksizliğe karşı başkaldırıyoruz!” “Emperyalizme, kapitalizme, NATO zirvesine karşı başkaldırıyoruz!” “Tek adama karşı başkaldırıyoruz!” ODTÜ şenliklerinde faşist provokasyona izin verilmedi. Öğrenciler faşist gruba müdahale etti ve alandan kovdu! ODTÜ faşizme mezar olacak! ✊✌️🔥
Türkçe
0
3
9
766
Devrimci Proleter Gençlik
📢 İzmir Karşıyaka'da Denizler anıldı: "NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı Birlik" ve "NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı Gençlik Birliği" olarak, "Denizler'den bugüne, NATO'ya geçit yok" ve "Denizlerin yolunda NATO ve emperyalizmin karşısında" şiarıyla alandaydık. Deniz Gezmiş, Yusuf İnan ve Hüseyin Aslan'ı devrimci direnişle andık. Devrimciler öldü yaşasın devrim! Emperyalizme ve savaşa karşı omuz omuza! ✊ #6Mayıs1972
Devrimci Proleter Gençlik tweet media
Türkçe
0
1
2
103
Devrimci Proleter Gençlik
📍Ankara 54 yıl önce devrim mücadelesinde yitirdiğimiz Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın ölümsüzleştiği yerde, onları anmaya devam ediyoruz. Bugün, bileşeni olduğumuz NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı Birlik’le birlikte Ankara Karşıyaka Mezarlığı’ndaki mezarlarının başında, yine buradaydık. Ne emperyalizme ne savaşa teslim olacağız. Direniş büyüyor anma bir çağrıdır. 🕊️✊ Devrimciler öldü yaşasın devrim!
Devrimci Proleter Gençlik tweet media
Türkçe
0
1
3
139
Devrimci Proleter Gençlik
"En uzun koşuysa elbet Türkiye’de de Devrim, O, onun en güzel yüz metresini koştu. En sekmez lüverin namlusundan fırlayarak… En hızlısıydı hepimizin, En önce göğüsledi ipi… Acıyorsam sana anam avradım olsun, Ama aşk olsun sana çocuk, aşk olsun!" (Can Yücel) 6 Mayıs 1972, gece yarısı. Üç ip. Üç boyun. Üç aynı inanç. Deniz Gezmiş’in son sözü: “Yaşasın Marksizm-Leninizmin yüce ideolojisi! Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği! Kahrolsun emperyalizm!” Hüseyin İnan suskunluğuyla aynı inancı haykırdı. Yusuf Aslan saatler önce yazmıştı: “Vicdan huzuru içinde gidiyorum.” “Özür dileyin” dediler. Haykırdılar. “Tövbe edin” dediler. Sustular. Sonra idam edildiler. Bugün onların militan devrimci ruhunu proletarya sosyalizmi mücadelesinde yeniden kuracağız. Çünkü o ruh bilincimizdedir, yumruklarımızdadır. Devrim dediğin nedir? Emperyalizmin zincirlerini kırmaktır. Sömürüyü kökünden sökmektir. İşçi sınıfının iktidarıdır. Sosyalizm dediğin nedir? Deniz’in haykırdığı kardeşliktir. Hüseyin’in yazdığı teorinin pratiğidir. Yusuf’un “vicdan huzuru” ile öldüğü yarının adıdır. Onlar koştu, biz devam edeceğiz. İp kopar, sehpa çürür, cellat unutulur. Ama insan asılan ipe tükürenin nefesi, asanın boğazına düğümlenir. Biz de tekrarlıyoruz o sözleri: Yaşasın Marksizm-Leninizm! Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği! Kahrolsun emperyalizm! Devrim ve sosyalizm mücadelesi onların yolu, bizim and içmişliğimizdir. Yeniden kuracağız. İleri! #6Mayıs #DenizYusufHüseyin #MarksizmLeninizm #ProleterSosyalizmi #YenidenKuracağız #KahrolsunEmperyalizm
Devrimci Proleter Gençlik tweet media
Türkçe
0
2
5
205
Devrimci Proleter Gençlik
İzmir'de sesimizi yükseltiyoruz. Deniz, Yusuf, Hüseyin'i anıyoruz ama sadece anmıyoruz onlar gibi olmaya and ediyoruz. "Denizlerden bugüne NATO'ya geçit yok!" Emperyalizmin vurucu gücü NATO'ya, sömürü düzenine, her türlü baskıya karşı özgürlük ve sosyalizm için alanlardayız. Kolla kendini NATO, '68 ruhu yaşıyor. Ne zincirler bizi bağlar ne tehditler sindirir. Biz Deniz'in yolundan yürüyenleriz. 📅 6 Mayıs Çarşamba ⏰ 18:30 📍 Karşıyaka İzban Çıkışı Yaşasın özgürlük! Yaşasın sosyalizm! Kahrolsun NATO ve emperyalizm! #DenizlerdenBugüne #KatilNatoyaHayır #68RuhuYaşıyor
Devrimci Proleter Gençlik tweet media
Türkçe
0
1
2
101
Devrimci Proleter Gençlik
68'in Devrimci Ruhu hâlâ sokaklarda, hâlâ yüreklerde, hâlâ direnişte. Emperyalizme ve faşizme karşı mücadeleye çağırıyoruz. Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan… Sizleri yalnızca anmaya değil sizin gibi olmaya geldik. Sizin yürüdüğünüz yolda, sizin bıraktığınız izdeyiz. 📅 6 Mayıs Çarşamba ⏰ 12:00 📍 Karşıyaka Mezarlığı 2 No'lu Kapı Yaşasın özgürlük! Yaşasın sosyalizm! Kahrolsun emperyalizm! #68RuhuYaşıyor #DenizleriAnıyoruz #KatilNatoyaHayır
Devrimci Proleter Gençlik tweet media
Türkçe
0
2
4
166
Devrimci Proleter Gençlik
Emperyalizme ve NATO'ya karşı durmak sınıfsal bir meselesidir. "Deniz olunmalı!" diyoruz. AKM'den Dolmabahçe'ye özgürlük ve sosyalizm için yürüyoruz. Tüm zincirlerimizi kırmaya geldik. Kolla kendini NATO, '68 ruhu yaşıyor! Bugün yine sokaklardayız, yine omuz omuza, yine başkaldırıyla. Yaşasın özgürlük! 
 Yaşasın sosyalizm!
 Kahrolsun emperyalizm! 📅 6 Mayıs Çarşamba
 ⏰ 18.45
 📍AKM Önü #KatilNatoyaHayır #68RuhuYaşıyor #SosyalizmKazanacak
Devrimci Proleter Gençlik tweet media
Türkçe
0
1
2
96
Devrimci Proleter Gençlik
Boğazımızı sıktığınız, bizi nefessiz bıraktığınız o anları direnişimiz parçalamaya devam edecek. 2026 1 Mayıs'ında bir adım daha yaklaştığımız Taksim'i mutlaka geri alacağız!... #1M2026
Devrimci Proleter Gençlik tweet media
Türkçe
0
3
5
225
Devrimci Proleter Gençlik
1 Mayıs’ta İstanbul’da direniş büyüdü, Taksim kaçaklarının hepsine diz çöktürdük! 🚩 Taksim iradesi fiilen kazandı. Ablukaya, kuşatmaya, gözaltılara, saldırılara rağmen 2026 1 Mayıs Taksim İnisiyatifi Mesidiyeköy’ü özgürleştirdi. Bir adım daha Taksim’e yaklaştık. İpe un serenler CHP kuyruğunda Kadıköy’de toplandı. Özgür Özel, Taksim iradesine boyun eğerek “seneye Taksim’deyiz” dedi. “Bugün son kez Kadıköy’de kutladığımızı umuyoruz” diyen Özel, Kanlı 1 Mayıs’ın 50. yılında Taksim sözü verdi. Ama biz söz değil eylem isteriz! Bu eylem Mecidiyeköy'de dövüşenlerin ellerinde vücut buldu. Taksim’i yasakçılardan koparıp almak için alanlarda olmaya devam. Zafer direnenlerindir! ✊ #1M2026
Devrimci Proleter Gençlik tweet media
Türkçe
0
2
4
150
Devrimci Proleter Gençlik retweetledi
Alınteri Gazetesi
Alınteri Gazetesi@GazeteAlinteri5·
Taksim iradesini kırmak için en az 400 kişiyi gözaltına aldılar Mecidiyeköy Meydanı'nda toplanan kitleye polis biber gazı, TOMA ve sokakta işkenceyle saldırması, aynı zamanda en az 400 kişi gözaltına alındı #1Mayıs2026 #omuzomuzataksime
Türkçe
0
3
8
691