
Emre Öztürk
832 posts




Fenerbahçe Başkan Adayı Hakan Safi’nin yayınladığı kısa film: “1907’de çalışmaya başlayıp, 2014’de duran şampiyonluk sayacını yeniden çalıştırmaya geliyoruz. Biz şampiyon olacağız.”









Değerli futbolseverler, ve bu kez özellikle Fenerbahçeliler… Bazılarının “Hamit Altıntop’un Fenerbahçe hakkında konuşması ne alaka?” diyeceğini biliyorum. Ancak Fenerbahçeli yöneticiler, abilerim ve kardeşlerim beni uzun yıllardır tanıyor. Bugüne kadar hep objektif, samimi ve Türk futbolunun genel menfaatini önceleyen bir çizgide durmaya özen gösterdim. Benim rengim, ülkemin renkleridir.🇹🇷 Çünkü Fenerbahçe doğru yönetildiğinde sadece Fenerbahçe değil, Türk futbolu da kazanır. Bu durum Galatasaray, Beşiktaş, Trabzonspor ve diğer büyük camialarımız için de geçerlidir. Galatasaray son dört yılın şampiyonu. Bu başarıyı küçümsemek doğru değil. Özellikle Okan Buruk önderliğinde gösterdikleri istikrar, kadro planlaması ve saha içi yönetim takdir edilecek işler. Fakat bu başarı, her şeyin mükemmel yapıldığı anlamına da gelmiyor. Ben de dahil birçok kişi, bu dönemde diğer büyük takımlarımızın kendi iç sorunlarının da yarışa etki ettiğini düşünüyor. Gelelim Fenerbahçe’ye… Ali Koç döneminde Fenerbahçe’nin belli bir noktada doğru bir yola girdiğini gördüm. Finansal yapıyı düzeltme çabası, takım iskeleti oluşturma niyeti ve genç oyunculara şans verilmesi önemli adımlardı. Tam bu yapı meyvelerini verecekken yine klasik “yap-boz” döngüsüne girildi. O dönemde camianın gücüyle Arda, Ferdi, İsmail ve birçok yetenek ortaya çıktı. İnsan ister istemez düşünüyor: Bu yapı daha istikrarlı, daha sabırlı ve daha doğru yönetilseydi neler başarabilirdik? Tabii eksikleri de görmek lazım. Samet, Cengiz, Çağlar ve bazı diğer oyuncular bu süreçte kan kaybetti. Burada mesele sadece sistem değil; hem sistemin gücü hem de oyuncuların bireysel sorumluluğu, mental dayanıklılığı ve doğru zamanda doğru rolü alabilmesidir. Özetle şunu söylemek istiyorum: Takımlar aynı ligde yarışıyor gibi görünse de aslında herkes en çok kendi şartlarıyla, kendi hatalarıyla ve kendi kararlarıyla yarışır. Sporculuk kariyerimde ve sonrasında öğrendiğim en önemli derslerden biri şudur: Şampiyonlar bahane üretmez. Engelleri nasıl aşacağını planlar ve bunun için mücadele eder. Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi: “Ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severim.” Maalesef bugün Türk futbolunda bu anlayıştan uzaklaştığımızı üzülerek görüyorum. Medya çalışmaları, dışarıdan destek ve istişare elbette değerlidir. Ancak her seferinde çaresizlik duygusuyla dışarıdan gelen herkesi “kurtarıcı” gibi göstermenin, bu ülkenin kendi yetiştirdiği değerlere haksızlık olduğunu düşünüyorum. Maldini gibi değerli bir ismin tecrübesine elbette saygı duyuyorum. Fakat onu uzaktan bile “tek çözüm” gibi konumlandırmak; Oğuzlara, Rüştülere, Bülentlere, Tümerlere ve bu toprakların futbol birikimine yapılmış büyük bir haksızlıktır. Biz de yabancı teknik direktör getirdik, bunu da yaşadık. Teknik direktör önemli bir parçadır ama asıl mesele kişileri kurtarıcı ilan etmek değil,doğru sistemi, doğru istikrarı, doğru kültürü ve doğru aklı kurabilmektir. Türk futbolunun en çok ihtiyaç duyduğu şey de tam olarak budur.@Fenerbahce #Türkfutbolu #Türkiye

Gürcan Bilgiç: "Fenerbahçe'yi bu kaostan çıkarabilecek tek isim Aykut Kocaman."


Aziz Yıldırım: “25-26 tane tribün grubu varmış. Böyle olur mu? Ondan sonra suçlu oyuncular. Hayır, tribünler.”







2010-2011 sezonunda Fenerbahçe'yi şampiyon yapan kişi Aykut Kocaman değil,Alex'in attığı 28 goldür.. 2011-2012 sezonunda Fenerbahçe'yi şampiyonluktan eden ise son maçta Alex'i oynatmayan Aykut Kocaman'dır.....





Aziz Yıldırım: "Ederson iyi kaleci ama uyum sağlayamadı. Uyum sağlayamamasının sebebi sadece kendisi değil, defans da..."





🚨 Aziz Yıldırım: Ben şu anda iki santrfora da imza attırabilirim. Son aşamaya geldik, fazla para verelim dersek yarın getiririm ama kulübe yazık. Onun için pazarlıklar devam ediyor. Bu hafta değil ama baktık taraftar çok istiyor, yapabiliriz o transferleri.




"28 ŞAMPİYONLUĞU TESCİL ETMEK KOLAY" - Aziz Yıldırım: "Bizim istediğimiz, 1959 yılından önce 19+9 şampiyonluğumuz var diyoruz ve istiyoruz. Göğsüne de hakkın olanı yıldız olarak koyabilirsin. Biz yıldız tescilini, her yıl şampiyonluğu kanıtlayan bir olayı maddi bir yerlere bağlarsak o zaman problem olur. Bizim şampiyonluğumuzu tescil et diyorsan o kolay. Onların tescil etmesine de gerek yok. Biz zaten tespit edip göndereceğiz kendilerine. Bakın bizim şu kadar şampiyonluğumuz var ister tescil et, ister etme, ben buraya yıldızı koydum."





