Kurtuluş Semt Evi

3.2K posts

Kurtuluş Semt Evi banner
Kurtuluş Semt Evi

Kurtuluş Semt Evi

@kurtulussemtevi

Türkiye Komünist Partisi - TKP Kurtuluş Semt Evi 🚩@tkpninsesi @istanbul_tkp @tkpsisli 🚩 🔗https://t.co/l8UPvVJIJL

Kurtuluş, Şişli, İstanbul Katılım Ekim 2021
256 Takip Edilen614 Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
Kurtuluş Semt Evi
Kurtuluş Semt Evi@kurtulussemtevi·
Sosyalizm ve Cumhuriyet için 1 Mayıs’ta Kartal Meydanı’ndayız! Ulaşım ⤵️ Buluşma yeri: Feriköy Kent Parkı Buluşma saati: 13.00
Kurtuluş Semt Evi tweet mediaKurtuluş Semt Evi tweet mediaKurtuluş Semt Evi tweet mediaKurtuluş Semt Evi tweet media
Şişli, İstanbul 🇹🇷 Türkçe
0
0
1
121
Kurtuluş Semt Evi retweetledi
TKP
TKP@tkpninsesi·
Bu halk zorbalara boyun eğmez! 2013 yılının 31 Mayıs akşamı binlerin akın ettiği Taksim’de başlayan ve memleketin dört bir yanına yayılarak milyonlarca emekçinin parçası olduğu Haziran Direnişi halkın boyun eğmeyeceğini, bu memlekette umudun tükenmeyeceğini gösterdi. AKP, muhalefetin ve iktidar ortaklarının da yardımlarıyla Türkiye’yi esir almış ve düzen siyaseti halkı bu esarete alıştırma görevini üstlenmişti. AKP Türkiye’yi dönüştürmek için cüretli adımlar atarken ona engel olabilecek hiçbir güç yok gibi gözüküyordu. Haziran Direnişi her şeyden önce bunun doğru olmadığını ispat etti: Düzen siyaseti ve meclis muhalefeti yıllar boyunca halkı oyalamıştı, oysa ki halk hareketi AKP’yi durduran ve Erdoğan’a sınırlarını gösteren asıl güçtü. Haziran Direnişi’nden sonra 13 yıl boyunca yaşananlar da bunu kanıtladı. Halkın öfkesinden ve Haziran’da ortaya çıkan enerjisinden korkulmuştu. AKP bunu her fırsatta direnişin meşruiyetine saldırarak, direnişin kökünün dışarıda olduğuna dair kanıtlar uydurarak gösterdi. Muhalefet ise kendi kontrolünde olmayan bir hareketin mevcut sistemin meşruiyetini de sarsabileceğini bilerek buna yol açmaması için sorumluluk üstlendi. Halbuki Haziran Direnişi’nde özgürlükleri için mücadele edenler laik ve yurtsever duyarlılıklarla hareket etmiş, AKP projesinin zıttı olarak “dış güçler”in müdahalelerine izin vermemiş, ayaklarını memleketin toprağına basmasını bilmişti. Haziran Direnişi’nin bu karakteri, topraklarımızın AKP eliyle yeni NATO birliklerine açıldığı, ülkemizin daha Amerikancı ve NATO’cu bir eksene doğru sürüklendiği bugünlerde daha büyük anlam kazanmaktadır. Bu halk kaderini kendi eline aldığında parlamış, özgüvenini kazanmış ve Türkiye tarihinin en önemli toplumsal olaylarından birine imzasını atmıştır. Karanlığın içerisinde bir işaret fişeği gibi parlayan bu direnişi selamlıyoruz.
TKP tweet media
Türkçe
6
323
691
14.7K
Kurtuluş Semt Evi retweetledi
soL Haber
soL Haber@solhaberportali·
Holding medyası ve yandaşların yalanlarına karşı soL’un sesini daha etkili hale getirmek için dayanışmayı büyütüyoruz. Sen de soL’a abone ol, halkın haber alma hakkına ve gerçeğin kavgasına güç ver 👇 haber.sol.org.tr/user/register
soL Haber tweet media
Türkçe
1
34
88
5.4K
Kurtuluş Semt Evi retweetledi
TKP - İstanbul
TKP - İstanbul@istanbul_tkp·
13. yılında Gezi’yi, Haziran Direnişi’ni selamlamak için “Bu Halk Zorbalara Boyun Eğmez” demek için, Abbasağa Parkı’ndan Beşiktaş Meydanı’na yürüyoruz. 🗓️31 Mayıs Pazar 16.00 📍Abbasağa Parkı
TKP - İstanbul tweet media
Türkçe
10
270
689
34.3K
Kurtuluş Semt Evi retweetledi
Kemal Okuyan
Kemal Okuyan@OkuyanKemal·
Türkiye Komünist Partisi’nin Özgür Özel ve arkadaşlarına, bir bütün olarak CHP’ye dönük değerlendirmeleri ortadadır. Hiçbir ideolojik, siyasal yakınlığımız olmadığını her defasında tekrarlamak durumunda değiliz. Ayrıca kimseye kefil de olmayız. Ancak… Şu anda “hukuken” CHP’nin başına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’nu CHP’nin Genel Başkan olarak kabul etmemiz de, yalnız bugün değil gelecekte de imkansızdır. Bu “atama” işlemi iktidar olanakları kullanarak bir başka parti tarafından gerçekleştirilmiştir. AKP diğer partileri doğrultu ya da yönetici tayin edemez. Kendi meşruiyeti bu kadar zedelenmiş bir partinin siyaset alanını tasarlama girişimleri, bu girişimlere ortak olanların da meşruiyetini sıfırlar. CHP tabanının bu operasyonu kabullenmeyeceği açıktır. Bir siyasi parti programı, örgütsel yapısı ve toplumsal ağırlığı ile bir bütündür. Daha önce birçok adımı kendi partisinin tabanındaki hoşnutsuzluklara rağmen dayatıp yoluna devam eden Kılıçdaroğlu’nun bu defa şansı yoktur. Bizi en fazla ilgilendiren ise siyasi partilerin iç dinamiklerine müdahalenin önünü tamamen açan bu uygulamanın toplum tarafından kararlılıkla mahkum edilmesidir. Bu büyük ölçüde gerçekleşmiştir. Protesto gösterilerine katılımın az ya da çok olmasının bu aşamada bir önemi bulunmamaktadır. AKP, medyasından vekiline, bürokratından trolüne başka partilere akıl ve yön verme konusunda kendini kaybetmiş durumdadır. Yandaş köşe yazarları sürekli olarak muhalif parti ve siyasetçilere not vermektedir. Burada siyaset alanının daraltılması isteğinin yanı sıra kadar ideolojik ve kültürel bir sorun da vardır. Her şeyin sahibi olma dürtüsü iktidar için artık bir davranış kalıbı haline gelmiştir. CHP tabanının bunu kabullenmemesi iyi bir şeydir. İlginç olan, AKP’nin diğer partileri kendisine benzetmeye çalıştıktan sonra kendi alanında beliren rakiplerden şiddetle rahatsız olmasıdır. Ekrem İmamoğlu’nun başına gelenler bu açıdan çok öğreticidir. Velev ki, Kılıçdaroğlu yönetimi tutsa, parti AKP’yle uyumlu bir biçimde güçlenip ona rakip haline gelse, iktidar aynı operasyonu ona da çekecektir. Ancak bu imkansızdır. Kılıçdaroğlu’nun da bunun farkında olduğu ve CHP’nin yönetilmesinden çok yönetilemez hale gelmesi doğrultusunda adımlar attığı görülmektedir. Biz CHP gerçeklerini siyasal ve ideolojik zeminde halkımıza anlatmaya devam edeceğiz. Bunu yaparken, Kılıçdaroğlu’nu CHP’nin Genel Başkanı olarak görmemiz mümkün değildir.
Türkçe
44
514
1.9K
90.7K
Kurtuluş Semt Evi retweetledi
José Martí Küba Dostluk Derneği
📢 Küba halkı Raúl’u anlatıyor: bir liderden öte, bir halkın iradesi, bir devrimin sürekliliği. ABD'nin devrim lideri Ordu Generali Raul'a karşı yayınladığı akıl almaz iddianamenin ardından Küba halkı Raul'un yanında olduğunu göstermek için meydanları doldurdu. Sokakta, meydanda, halkın içinde… Farklı kuşaklardan Kübalıların sözleri, ortak bir noktada buluşuyor: Devrim, onu savunan halkla birlikte var. 🎥 Bu kısa videoda, Küba halkının gözünden Raúl’ün ne ifade ettiğini dinliyoruz. #Küba #Cuba #RaúlCastro #RaúlEsRaúl #CubaVencera #CubaNoEstaSola
Türkçe
1
54
194
3.6K
Kurtuluş Semt Evi retweetledi
TKP
TKP@tkpninsesi·
“Öfkenin aklımızı esir almaması gerekir.” TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, geçtiğimiz akşam #KomünistBakış'ta gündeme ilişkin soruları yanıtladı. 📌Programın tamamını soLTV Youtube kanalında izleyebilirsiniz.
Türkçe
2
90
256
5.8K
Kurtuluş Semt Evi retweetledi
Kemal Okuyan
Kemal Okuyan@OkuyanKemal·
CHP’nin AKP ile “normalleşme” sicili
 Öncesini bir kenara bırakalım…
 15 Temmuz-7 Ağustos 2016 Yenikapı Ruhu: Fethullahçı fesatı darbe yapacak noktaya getiren iktidar bunun sorumluluğuyla zayıf düşmüşken CHP ona can simidi oldu. Darbe tehdidi atlatılmıştı, şimdi muhalefet-hükümet ayrımı olmaksızın elbirliği ile demokrasi ve hukukun üstünlüğü tesis edilecekti. Bu “ruh” sırasında Kemal Kılıçdaroğlu Genel Başkan, Özgür Özel Meclis Grup Başkanvekili idi. Son derece uyumlu bir görüntü verdiler. AKP ilk haftaların sarsıntısını atlatıp kendi yolunda hamle üstüne hamle yapmaya başlayınca “kontrollü darbe” diye bir kavram keşfettiler. Ama ruh bir kez özgür kalmıştı! 2019-2021 arasında “kucaklama”, “birleştiricilik”, “helalleşme” vurgusu hakim oldu. Belki bunlar iktidarla değil toplumla yapılacaktı ama AKP’ye benzeme açısından epey yol aldı CHP bu yıllarda. Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel arasında CHP’nin bu politikalarına dair herhangi bir anlaşmazlık gözlenmedi. AKP artıklarının da yer aldığı Altılı Masa kurulurken, yani 2023 seçimlerine gidilirken de CHP’de bugün gerilimde öne çıkan isimlerin hiçbirinin farklı bir yaklaşımı olmadı. CHP’yi AKP’nin alanına sokma, ona daha fazla benzetme konusunda kolektif bir çaba yürütüldü. Davutoğlu ve Babacan’ı Cumhuriyetçi kesimlere pazarlamak için elbirliği ile çalıştılar. 2023 Kasımı’nda CHP’de Kurultay gerçekleşti. Özgür Özel Genel Başkan seçildi. Kılıçdaroğlu ise Kurultay öncesinde Cumhurbaşkanı adayı olduğu, milletvekili seçimlerine girmediği için Meclis’in de dışında kaldı, ofisine çekildi. CHP 2024 yerel seçimlerinde başarılı oldu, birinci parti konumuna geldi. Parti tabanında “derhal erken seçim” beklentisi ortaya çıktı. Özgür Özel ve arkadaşları, “halk seçim istemiyor, böyle bir talebimiz olmayacak” diyerek “normalleşme”den söz etmeye başladı. AKP ve Erdoğan ile ilişkilerde yumuşama arayışında olduğunu defalarca tekrarladı. Ekrem İmamoğlu da benzer açıklamalar yaptı. Kılıçdaroğlu tepki gösterdi, “Erdoğan ile normalleşilmez, nesiyle normalleşeceksiniz” dedi. Özgür Özel ısrarla “normalleşme” çizgisini savundu, hatta bu açılımı Kılıçdaroğlu’nun “hellalleşme” politikasına benzetenlere “normalleşme bana aittir” diye itiraz etti. İktidarın yanıtı yerel yönetimlere operasyon oldu. Anlamı açıktı: “Seçme ve seçilme hakkını takmayız, siyasetin alanını daraltırız, bizim normalimiz budur.” İktidarın normalinde son aşama Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin başına atanması oldu. Kendisi AKP medyasından kamuoyuna büyük bir rahatlık ve pişkinlikle seslenmeye devam ediyor. Normalleşti, hatta normalleşmenin de ötesine geçti. Özgür Özel ise “Saray rejimine hizmet” ile suçlamakta kendisini. Yukarıdaki kısa özette sömürü düzeni yok, emperyalizm yok, Cumhuriyet yok, laiklik yok, NATO yok, “çözüm süreci” yok, hiçbir önemli konu yok. Sadece ve sadece CHP’nin AKP ile ilişkilerine dair çok genel bir fotoğraf var. Yeterince açıklayıcı olmalı.
Türkçe
24
404
911
53.3K
Kurtuluş Semt Evi retweetledi
TKP
TKP@tkpninsesi·
İktidarın CHP'ye dönük son hamleleri üzerine TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, aşağıdaki değerlendirmelerde bulundu. #KomünistBakış'ın yeni bölümü yayında: "Geçmiş operasyonlarda olduğu gibi ortada seçme ve seçilme hakkına dönük çok ciddi bir saldırı var. Olan biten başka bir şekilde değerlendirilemez. Peki neden kayyum yerine butlan davası? AKP buradan bir meşruiyet kaybı yaşamak istemedi, konuyu CHP içi çekişmeye döndürmeyi denedi. Öte yandan, AKP başından beri Kılıçdaroğlu'nu CHP'nin başına atamıştı demek tamamen yanlış bir değerlendirmedir. AKP bir proje partisiydi, yerli ve uluslarası sermaye tarafından dizayn edildi. İktidar dizayn edilirken muhalefetin edilmeyeceğini kim iddia edebilir? Kılıçdaroğlu CHP'yi dönüştürmek üzere bir proje olarak geldi, bu doğru. Ancak bir AKP projesi olarak değil, AKP'yi Türkiye'de öne çıkaran kesimlerin CHP'yi dönüştürme projesiydi. Yani Kılıçdaroğlu başından beri AKP'nin adamı değildi, sistemin adamıydı!"
TKP tweet mediaTKP tweet media
Türkçe
7
212
560
19.5K
Kurtuluş Semt Evi retweetledi
Kemal Okuyan
Kemal Okuyan@OkuyanKemal·
Görüneni, görünmeyeni ve görülmek istenmeyeni konuşacağız. 21.30’da.
TKP@tkpninsesi

Bu akşam #KomünistBakış'ta: 📌CHP’de ne oldu… Şimdi ne olacak? TKP Genel Sekretreri Kemal Okuyan, gündemdeki konulara ilişkin Gazeteci İrem Yıldırım'ın sorularını yanıtlayacak. Programı soLTV Youtube kanalına abone olarak takip edebilir, bildirimleri açabilirsiniz.

Türkçe
2
124
388
15.2K
Kurtuluş Semt Evi retweetledi
TKP
TKP@tkpninsesi·
Bu akşam #KomünistBakış'ta: 📌CHP’de ne oldu… Şimdi ne olacak? TKP Genel Sekretreri Kemal Okuyan, gündemdeki konulara ilişkin Gazeteci İrem Yıldırım'ın sorularını yanıtlayacak. Programı soLTV Youtube kanalına abone olarak takip edebilir, bildirimleri açabilirsiniz.
TKP tweet media
Türkçe
4
193
346
35K
Kurtuluş Semt Evi retweetledi
Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi
BİZ BU BATAKLIKTAN ÇIKARIZ Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelen ve artık fiziki bir boyut da kazanan saldırı, bu partinin iç meselesi olmadığı gibi, sadece ona yönelik de değildir. Bir mahkeme kalkmış, bir siyasi partinin son birkaç yıllık tarihini silmiştir! Bu kararla, halk düşmanı siyasi iktidar hukuku bütünüyle araç haline getirmiş, siyasetin doğasında bulunan meşruiyet kaygısını terk etmiş, seçme ve seçilme hakkını feshetme ve siyasi parti kurumsallığını yok sayma noktasına gelmiştir. Silinmek istenen şey CHP’nin birkaç yılından, yok sayılan şey siyasi parti ve seçim hukukundan ibaret değildir. Türkiye Cumhuriyet’ten arındırılmak istenmektedir. Hukukun saltanat ve hilafetten kurtarılıp yurttaşlara teslim edilmesi bir Cumhuriyet kazanımıdır. Halkın siyasette asıl belirleyici güç olarak tanınması emekçi yurttaşların mücadelesinin ürünüdür. Seçme ve seçilme hakkı bunun simgesidir ve Türkiye toplumunca içselleştirilmiştir. Bu tablonun AKP’nin gücünü yansıttığı sanılmasın. Siyasi iktidar yönetme gücünden ve meşruiyetinden yoksun düştükçe kuralsızlığa, keyfiliğe, kaba kuvvete mecbur kalmaktadır. Emperyalist temsilcilerin Türkiye’ye fazla gördüklerini açık açık dile getirdikleri Cumhuriyetimizin tasfiyesi, sonu batak bir yoldur. Lakin Türkiye’nin ilerici, Cumhuriyetçi birikimi o yola sığmaz! Bu birikimi mevcut siyasi iktidar yok edemez. Yine bu birikim kimsenin, herhangi bir hizbin, herhangi bir partinin malı değildir. Sahibi emekçi halkımızdır. THTM bütün emekçileri, yurtseverleri, cumhuriyetçileri birlikte mücadeleye, karşıdevrimi püskürtecek bir enerji biriktirmek için kol kola girmeye çağırmaktadır. Omuz omuza bir emekçi cumhuriyeti kuracağız. Ülkemizi sürükledikleri batak gericilerin, emperyalistlerin, sömürücülerin mezarı olacak. Cumhuriyetimizi yeniden ayağa kaldıracağız. Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi Genel Yürütme Kurulu
Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi tweet media
Ankara, Türkiye 🇹🇷 Türkçe
5
328
734
22.4K
Kurtuluş Semt Evi retweetledi
Kemal Okuyan
Kemal Okuyan@OkuyanKemal·
Parti binasına polis marifetiyle girmeyi göze alacak kadar kendini kaybetmiş biri CHP’yi yönetemeyeceğine göre iktidar bir süre ana muhalefetsiz bir siyasi yapıyla yola devam etmeye karar vermiş demektir. Bu da toplumsal açıdan kendi altındaki halıyı çekmekten başka bir anlam ifade etmez. Bunun sonuçları zaman içinde ve sürprizlerle kendini gösterecektir. Beri yandan CHP yönetimine “dışarıdan” akıl veren çok. Ancak anlaşılmayan nokta kafalardaki “direniş” hattı için CHP’nin uygun bir zemin sunmadığıdır. Özgür Özel ve arkadaşlarının eli tarihsel, sınıfsal, ideolojik ve de hukuki açıdan bağlıdır. Bu bağın çözülmesi imkansızdır.
Türkçe
70
763
2.8K
284.2K
Kurtuluş Semt Evi retweetledi
soL Haber
soL Haber@solhaberportali·
Aydemir Güler (@AydemirGuler) yazdı: Yarım doğru yok, yanlış var "Çıkış mümkündür, ama doğrulara 'zamansız' diye kulp takmaktan vazgeçilmelidir. Bu yapılamazsa bataktan 'koşullar izin verdiği kadar' çıkılmış olunmayacaktır. Bir büyük devrimcinin dile getirdiği ikilem, bugün, en az telaffuz edildiği birinci paylaşım savaşı yıllarındaki kadar gerçektir: Ya sosyalizm ya barbarlık!" haber.sol.org.tr/yazarlar/aydem…
Türkçe
0
69
157
8K
Kurtuluş Semt Evi retweetledi
soL Haber
soL Haber@solhaberportali·
SÖYLEŞİ | 'İktidar Kılıçdaroğlu CHP’yi yönetsin istemiyor, CHP bir süre yönetilmesin istiyor' TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, CHP'ye mutlak butlan kararını soL'a değerlendirdi. İktidarın attığı adımların şaibeyle, yolsuzlukla bir alakası olmadığını belirten Okuyan "AKP’de bir kesim bunu önemsemiyor olabilir ama CHP’yi krize sokmanın iktidarı etkilemeyeceğini düşünmek saçmadır" dedi. Okuyan TKP'nin bu saldırılara üreteceği yanıta dair konuştu. haber.sol.org.tr/haber/soylesi-… #soLHaber20Yaşında #soLaAboneOl
Türkçe
4
119
266
15K
Kurtuluş Semt Evi retweetledi
Kemal Okuyan
Kemal Okuyan@OkuyanKemal·
Böylece YSK kendi yetkilerinden feragat etmiş oldu. Oysa o Y harfinin bu sistem açısından anlamı açıktı: Kendi alanında daha üst bir merci yok. Ama sistem kurallarla bir arada yaşayamıyor. Sürekli kural değiştire değiştire mutlak kuralsızlığa gelindi.
Türkçe
11
266
1.1K
23.1K
Kurtuluş Semt Evi retweetledi
Kurtuluş Semt Evi retweetledi
Kemal Okuyan
Kemal Okuyan@OkuyanKemal·
İktidarın kadroları ancak bir devrimin elde edebileceği güç, destek ve meşruiyete sahip oldukları yanılsamasıyla hareket ediyor. Kendilerini “tarih yazan” yüce insanlar olarak görüyorlar. Oysa tanık olduğumuz çürüme ve karşı-devrimdir. Hükümsüzdür! CHP’yi mahkeme kararları ile yönetmeye kalkarken AKP yerel yönetimlere dönük operasyonlar sırasındaki kirli görüntüye güveniyor olabilir. İtiraflar, parti değiştirmeler, servis edilen video ve fotoğraflar kuşkusuz kamuoyunda belli bir etki yaratmıştır. Ancak toplumun geniş bir kesimi bu operasyonların AKP’yi iktidarda tutmak için icat edildiğinden o kadar emindir ki, asıl kirlenmeyi haklı olarak seçme ve seçilme hakkına dönük müdahalenin kendisinde görmektedir. Bugün CHP’ye yönetim atamak için yapılan hamle de aynı sonucu verecektir. AKP’nin tabanını bile ikna etmekten uzak bu ve benzer hamlelerin iyi düşünülmüş bir stratejinin ürünü olduğunu düşünmek yanlıştır. İktidar, inisiyatifi elinde tutsa bile bütünlüklü, tutarlı bir planlama ile hareket etme yeteneğine sahip değildir. Kaldı ki, hep söylediğimiz gibi, bu sistem CHP’yi dışarıda tutarak, CHP’nin katkısını almadan işleyebilecek bir sistem değil. AKP içinde bunun farkında olan birçok unsur olduğu biliniyor. Öte yandan AKP’nin bu tür hamleleri, “halk bunları yutmaz” kolaycılığı ile karşılanmamalı. “Saldırı CHP’ye” denerek CHP’ye endeksli bir “direniş hattı”nın da başarı şansı yok.

Bugün toplumda iktidarın meşruiyetini daraltan asıl konu yoksulluk ve bu yoksulluğa neden olan toplumsal adaletsizliklerdir. CHP’ye dönük operasyonların ikna edici olmamasının derindeki nedeni budur. İktidarın çaresizlik içinde attığı bazı adımlara yanıt mutlaka ve mutlaka sınıfsal bir eksende verilmek durumundadır. Diğer türlü, dar anlamıyla “CHP savunusu” üzerine kurulu bir stratejiyi AKP, ne kadar zayıf ve inandırıcılıktan uzak olursa olsun, kısa sürede dağıtır.
Türkçe
16
584
1.6K
58.8K
Kurtuluş Semt Evi retweetledi
TKP
TKP@tkpninsesi·
CHP’ye yargı müdahalesi kabul edilemez İktidar CHP yönetimini değiştirdi! Kimse “ama yargı kararı” demesin. İktidarın, seçme ve seçilme hakkını kısıtlama doğrultusundaki adımlarına, partilerin içişlerine doğrudan müdahale de eklenmiş oldu. CHP’nin son üç yılda gerçekleşen kongre ve seçilen yönetimlerini “geçersiz” olarak ilan eden ve partiye Genel Başkan atayan siyasi iktidarın bunu hangi hesaplarla yaptığını biliyoruz. Bu kararın aylar önce alındığını, uygun bir anın kollandığını ve ayrıntılar üzerinde çalışıldığını da. İktidarın bu hamlesini değerlendirirken, CHP’nin iç meseleleri, yerel yönetimlerde yaşananlar, CHP’nin içine doldurulduktan sonra ama tehditle ama isteyerek iktidara sığınanlar hiçbir biçimde gündem edilmemelidir. Bunlar ayrı konulardır, ayrıca tartışılmalıdır. Şu an ise vurgulanması gereken bellidir: CHP’ye dönük “yargı” müdahalesi hiçbir biçimde kabul edilemez. Siyasi partilerin iktidar tarafından dizayn edilmesi ne “yolsuzluklarla mücadele” gerekçesiyle meşrulaştırılabilir ne de partilerin iç işleyişlerinin bu konuda tanımlanmış kurumlar dışında mahkemeler marifetiyle denetlenmesi kabul edilebilir. Her tarafı arızalı siyasi partiler ve seçim kanununun toptan tasfiyesi anlamına gelen bu hukuksuzluğu Türkiye Komünist Partisi hiçbir biçimde tanımamaktadır.

 CHP yönetimi ile bu kararla parti yönetimine getirilenlerin bir uzlaşmayla süreci yönetip yönetmeyecekleri CHP’yi ilgilendirir. TKP açısından ise kritik olan, onca iç sorun ve hiziple boğuşan iktidar partisinin başka partileri yönetmeye kalkmasıdır. Bu kabul edilemez.
Türkçe
44
1.6K
5.8K
171.3K
Kurtuluş Semt Evi retweetledi
TKP
TKP@tkpninsesi·
İşçi Temsilcileri Meclisi Koordinasyon Kurulu toplandı: Devletleştirme işçi sınıfının talebidir - İşçi sınıfı için devletleştirme - Örgütlenme çalışmaları sürüyor, İTM'ye yeni katılımlar. - Panista işçileri ile dayanışma. - İşçi Temsilcileri Meclisi dönem sözcüsü belirlendi. Farklı sektör, işyeri ve sendikalardan işçi toplulukları temsilcilerinin bir araya gelmesiyle kurulan İşçi Temsilcileri Meclisi, Mayıs ayı koordinasyon kurulu toplantısını 19.05.2025 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirdi. Toplantıda Mart ayındaki Meclis kuruluşunda alınan kararlar doğrultusunda yürütülen örgütlenme faaliyetlerinde katedilen mesafe değerlendirildi. Bu doğrultuda son iki ay içinde Ankara Esat, Ankara Eryaman, İstanbul Kağıthane, İstanbul Sarıyer, İstanbul Kadıköy, İstanbul Küçükçekmece, İzmir Çiğli, İzmir Karşıyaka, İzmir Bornova, İzmir Buca, İzmir Hatay, İzmir Narlıdere, İzmir Kemalpaşa, İzmir Gaziemir, Samsun, Mersin Viranşehir, Muğla Bodrum Emekli Dayanışma Ağları’nın örgütlenme çalışmalarına başladığını kamuoyuna duyuruyoruz. Yeni kurulan emekli dayanışma ağlarının temsilcileriyle birlikte, Bursa’da farklı fabrikalardan imalat sanayi işçilerinin bir araya geldiği PE Bursa Fabrikalar Arası Dayanışma Ağı, İstanbul İkitelli bölgesindeki depo işçilerinin kurduğu PE Depo İşçileri Dayanışma Ağı, İzmir’de Atamay ve Elsa Tekstil işçilerinin kazanımıyla sonuçlanan mücadelenin ardından Çiğli ve Buca organize sanayi bölgelerinde çalışan tekstil işçilerini birleştiren PE İzmir Buca Tekstil İşçileri Dayanışma Ağı ile PE İzmir Çiğli Tekstil İşçileri Dayanışma Ağı temsilcileri İşçi Temsilcileri Meclis’ine katılmıştır. Toplantıda Türkiye’nin farklı bölgelerinde devam eden işçi eylem, direniş ve grevleri için yürütülecek destek ve dayanışmaya çalışmaları da görüşüldü. Bu doğrultuda İşçi Temsilcileri Meclisi’nin parçası olan Patronların Ensesindeyiz çatısında örgütlenip patronun gasp ettiği hakları için sürdürdükleri eylemleri ikinci haftasına giren PANİSTA işçilerini mücadelesi başta olmak üzere, benzer biçimde kararlılıkla süren tüm eylem, direniş ve grevlerin başarıya ulaşması için kamuoyunu dayanışmaya çağırıyoruz. Son dönemde maden işletmelerinde ortaya çıkan hak mücadeleleri doğrultusunda, devletleştirme talebinin Türkiye işçi sınıfının ortak talebi haline getirilmesi gerektiği vurguluyoruz. İşçi Temsilcileri Meclisi tüm örgütlenme alanlarında devletleştirme talebini büyütecek bir perspektifle mücadele edecektir. 15-16 Haziran büyük işçi direnişinin yıldönümünün devletleştirme gündemiyle ele alması da karara bağlanmıştır. Toplantıda 7 Haziran 2026 tarihinde Ankara’da gerçekleştirilecek olan Cumhuriyetçiler Kurultayı’na İşçi Temsilcileri Meclisi’ni ve işçi sınıfının iradesini temsil edecek olan delege heyeti belirlendi. Toplantıda İşçi Temsilcileri Meclisi dönem sözcüsü, Koordinasyon Kurulunun oy birliği ile metal işçisi Aydaner Aktaş seçildi. İşçi Temsilcileri Meclisi Koordinasyon Kurulu 20-05-2026
TKP tweet media
Türkçe
0
111
296
7K
Kurtuluş Semt Evi retweetledi