Fengos
1.3K posts

Fengos
@lecompania61
Kişisel not defterimdir, ağzı bozuk bir fani, gelip göçer bir beşer. ¯\_(ツ)_/¯









OSMANLI İMPARATORLUĞU NÜFUSU ARTMAYINCA ÇÖKMÜŞTÜ Türkiye artık genç nüfusa sahip olmayan ve nüfus artış hızı durma noktasına gelen bir ülke. Cumhurbaşkanımız yaklaşık 20 yıldır bıkıp usanmadan bu duruma dikkat çekiyor. Ben de 2008’den itibaren gerek televizyon programlarımda gerek gazete yazılarımda bu tehlikeye devamlı dikkat çektim ve bu işin bir kâbusa doğru gittiğini vurguladım. Çünkü tarih bu meselenin nereye gideceğini bize gösteriyordu. Osmanlı İmparatorluğu’nun son asırlarında da nüfusumuz artmamış, bu yüzden savaşları ve bir imparatorluğu kaybetmiştik. Osmanlı Beyliği, bir imparatorluğa dönüşürken bu durumda nüfusunun da önemli bir rolü vardı. Bu dönemde Avrupa’daki birçok devletten daha fazla nüfusa sahip olan Osmanlı İmparatorluğu 10 milyon kilometrekarelik bir coğrafyaya hükmetmişti. Ancak 17. yüzyıldan itibaren nüfus dengesi Osmanlı’nın aleyhine dönecekti. Osmanlı İmparatorluğu’nun nüfusu 17-18. yüzyıllarda fazla artmazken, Avrupa’nın nüfusu 100 milyondan 190 milyona çıkarak iki misline yakın artmıştı. Tarihçi Charles Issawi, 17. yüzyılın başlarında Osmanlı nüfusunun Avrupa’nın altıda biriyken, iki asır sonra 18. yüzyılın sonlarında onda birine gerilediğini söyler. Osmanlı İmparatorluğu’nun Avrupa’dan teknolojik olarak geri kalması ve bu yüzden savaşlarda mağlup olup topraklarımızı kaybettiğimiz hep anlatılır. Ancak üzerinde fazlaca durulmayan önemli bir husus ise Osmanlı Devleti’nin özellikle Rusya’ya karşı savaşları kaybetmesinde teknolojik geriliği kadar nüfus olarak da Ruslar’dan geri kalmasının önemli bir rolü olduğudur. İmparatorluğun son iki asrında Osmanlı nüfusu hemen hemen aynı kalırken Rusya’nın nüfusu 10 misli artmıştı ve ordu büyüklükleri karşılaştırıldığında Rus ordusu Türk ordusunun beş misline yakın bir büyüklüğe ulaşmıştı. Artmayan nüfusumuz bize milyonlarca kilometre karelik bir imparatorluğu kaybettirmişti.




🍨🇹🇷 An Ottoman Turkish boy feeding ice cream to his little sister, Istanbul, 1890s.



Türkiye’de artık en “güvenilir” kurumların gölgesinde bile dolandırılıyorsunuz. Başımıza gelen bir olayı anlatayım; hem tüketici suistimali hem de açık vergi kaçakçılığı içeriyor. İzmir’de bir @Turkcell bayiinden kampanyayla aile büyüklerimize telefon hediye aldık. Telefonun fiyatı 13.000 TL. Emekli olan aile büyüklerimiz bayiye gitti, veri aktarımı sırasındaki zaman boşluğunu fırsat bilen bayi çalışanları manipülasyona başladı: “Kutuda şarj aleti yok, bu olmadan telefonu kullanamazsınız…” Sonuç: •2 adet Samsung 25W şarj aleti •2 adet Çin malı kılıf •2 adet ekran koruyucu Trendyol fiyatı: 200–300 TL (hepsinin toplam 1000 TL etmiyor) Bayiden çıkan fatura: 10.000 TL Emekli maaşının 15–20 bin TL olduğu bu ülkede, hediye almaya gelen yaşlı insanları bu şekilde soymaktan utanmamışlar. Ama asıl mesele burada bitmiyor. Bu 10.000 TL’lik işlem için kesilen fiş: KONTÖR. KDV: SIFIR. Yani hem müşteriyi soyuyorlar hem de devleti. Aynı anda. Aynı POS’tan. Fişi paylaşıyorum herkes görsün. İspat elimde. Bu nasıl bir tezgahtır, nasıl bir ahlaksızlıktır , buyurun açıklayın. Gerekli belgeleri gelir idaresi ve ticaret bakanlığına da ayrıca bildireceğim. Bu ürünlerin hepsini de aynen iade edeceğim. @ticaret @HMBakanligi @gibsosyalmedya @Turkcell @TurkcellPartner @TurkcellHizmet









Brent petrol 122.6 doları vurdu çekti.













