Levent Arkan..

1.7K posts

Levent Arkan.. banner
Levent Arkan..

Levent Arkan..

@leventarkan

Katılım Kasım 2010
114 Takip Edilen1.8K Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
Levent Arkan..
Levent Arkan..@leventarkan·
Önceki dönem Bodrum, günümüzde ise Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı olan Ahmet Aras ile birlikte çalışmaya başladığım 2020 yılının Temmuz ayından bu güne kadar ve halen, menfaatlerine ters düştüğüm bazı gazeteci görünümlü şahıslar tarafından hakkımda söylenen yalanların, tezgahlanan deepfake ses kayıtları kumpasının ve yayınlanan yalan haberlerin; 2 Mayıs 2025 Cuma günü, 100 kişiye yakın basın mensubunun katılımı eşliğinde düzenlenen "Muğla Büyükşehir Belediyesi 1. Yıl Faaliyetleri Sunumu" sırasında, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras tarafından anlatılan; 18 dakika, 51 saniyelik gerçeği.
Türkçe
0
1
20
22.5K
Levent Arkan..
Levent Arkan..@leventarkan·
Başlıkta yazım hatası olmuş düzeltiyorum, doğrusu aşağıda. DOĞUM YERİ MUĞLA OLMAYANI DIŞLAYAN, AŞAĞILAYAN BAZI OUTLET EFELER, BU FOTOĞRAFA İYİ BAKIN.
Türkçe
0
0
0
141
Levent Arkan..
Levent Arkan..@leventarkan·
DOĞUM YERİ MUĞLA OLMAYANI DIŞLAYAN, AŞAĞILAYAN OUTLET EFELER, BU FOTOĞRAFA İYİ BAKIN. Bu fotoğrafta diz çökmüş, mutluluk gözyaşları dökerken gördüğünüz adam, Muğla’nın merkezi Menteşe’den 1458 kilometre uzaklıktaki Batman’da doğan ve 1994 yılından beri Menteşe’de yaşayan, Muğlaspor Başkanı Menaf Kıyanç. 32 senedir yaşadığı Menteşe’de laf değil iş üreten, sürekli katma değer yaratan ve soyadını Muğla inşaat sektörünün “ Güvenilir markası” haline getirmeyi başaran bu adam, üç sene önce o günün parasıyla 15 milyon TL borcu ile birlikte devraldığı Muğlaspor’u üç yıl içinde Bölgesel Amatör Lig’den 3. Lige, sonra 2. Lige ve son olarak 1. Lige çıkartarak, 1458 kilometre uzağında doğduğu Muğla’ya tarihi bir mutluluk, tarihi bir gurur yaşattı. Dolayısıyla, önüne gelenin Muğla’lı olup olmadığını sorgulayan, doğum yeri Muğla olmayanı her fırsatta dışlayan, aşağılayan Outlet Efelerin bilmesi gereken; doğum yerleri Muğla olmasa da Muğla’nın değerine değer katmak için yaşayanların, Muğla için gerektiğinde elini değil, gövdesini taşın altına koyanların ve güzel ülkemizin her gün biraz daha zorlaşan hayat şartlarına rağmen Menaf Kıyanç gibi “Vazgeçmeden başaranların” gerçek Muğlalı olduğudur.
Levent Arkan.. tweet media
Türkçe
2
2
6
193
Levent Arkan..
Levent Arkan..@leventarkan·
Bodrum’un kıdemli kolpacısı yine manüplasyon peşinde. Anlaşılan, kaçak reklam panosu işletenlerden paket geldi yine. Allah yemeyi nasip etmesin, Amin.
Türkçe
0
0
1
129
Levent Arkan..
Levent Arkan..@leventarkan·
BODRUM BAŞTA OLMAK ÜZERE MUĞLA’NIN BİRÇOK YERİNDEKİ KAÇAK REKLAM ALANLARI ÜZERİNDEN SERVET EDİNEN VE SAYILARI BİR ELİN PARMAKLARINI GEÇMEYEN MALUM ŞAHISLARA KÜÇÜK BİR DUYURU.. Muğla Büyükşehir Belediyesi Reklam Yönetmeliği’nin sizin gibilere yol verecek şekilde revize edilmesi için özenle beslediğiniz kullanışlı kişilerin gayreti ve ön ödemeli bazı gazetecilerin de “Tekelleşme, özel mülkiyet hakkı ihlali vb” masallarla yaptıkları haberler hiçbir işe yaramayacak bilesiniz. Belediyeye her reklam alanı izni için senelik 30 bin ile 200 bin lira arasında harç ödeyerek bu reklam alanlarının her birinden yüz binlerce Euro’yu, Doları cebe indirme devri bitecek. Açıkhava reklam mecralarının sahibi ve reklam veren firmalara doğrudan kiralayanı, Muğla Büyükşehir Belediyesi olacak. Mecra pazarlama şirketleri de müşteri getirdiklerinde komisyonlarını alacaklar ve bu faaliyetler web sitesi üzerinden kamuoyu ile paylaşılacak. Ayrıca, yol kenarı arazilere de imar mevzuatına aykırı olmasına rağmen beton temelli totem ve reklam panosu dikme devri de bitecek çünkü, beton temele sahip olan her şey imar mevzuatına tabidir ve bu mevzuata göre o arazilere o beton temelli totem veya reklam panoları konulamaz. Buna ek olarak, konut veya iş yeri olarak ruhsatlı binaların dış cephelerinin reklam panolarıyla kaplanarak bu binaların kent estetiğini perişan eden devasa reklam alanlarına dönüştürülmesi de mümkün değil. Tüm bu açıklamalardan anlaşılacağı gibi, açıkhava reklamcılığında kaçak reklam panosu işletme devrinin bitmesine ve böylece kayıt dışı ticaretin engellenerek, açıkhava reklam gelirlerinin kamu yararına arttırılmasına yönelik düzenlemelere “gerçekleri saptırarak engel olmaya kalkanlar” KİM OLURSA OLSUN, kendilerini yargının karşısında bulurlar. Benden söylemesi.
Türkçe
1
0
4
302
Levent Arkan..
Levent Arkan..@leventarkan·
HAFTANIN BİR GÜNÜ HARİÇ HER GÜN YAZAR BEY.. RAHMETLİ ANNEMİN ADINI VE SOYADINI 8 NİSAN TARİHLİ KÖŞE YAZINIZA TAŞIYARAK, IRKÇI ŞEREFSİZLERİN ANNEME HAKARET ETMESİNE YOL AÇAN, SİZSİNİZ. Konuya girmeden peşinen söyleyeyim, geçmişte sizinle yaşadığım tartışmada sizi istemeden üzdüğüm ve kırdığım için gerçekten çok üzülmüştüm ve ömrümde ilk defa bir insandan sosyal medya hesaplarım üzerinden alenen özür dilemiştim. Bu samimi özürümün sonrasında, Kışla Parkı ile ilgili olarak sizi telefonla aramıştım ve o konuşmamızın sonunda yine sizi istemeden kırdığım için özür dilemiştim. Çünkü ben gerektiğinde hatamı görebilme ve istemeden üzdüğüm insanlardan özür dileme erdemine sahip olan bir insanım. Peki ya siz ? Ne hatanızı görüyorsunuz, ne de özür diliyorsunuz. Mesela benim dışımda bir örnek vereyim bu konuda.. MUPA’nın Başkanı Tansu Özcan’ın kirasını ödemeden evinden kaçtığını köşe yazınız aracılığı ile kamuoyuna ileten siz değil misiniz ? Bu yazınızın sonrasında Tansu Özcan her zamanki dürüstlüğü ve mertliği ile sizden randevu talep ederek ve ayağınıza kadar gelerek, olayın sizin yazdığınız gibi olmadığını size anlatmadı mı ? Anlattı. Peki siz, Tansu’nun kirasını ödemeden kaçan bir kiracı olduğunu duyurduğunuz köşenizden olayın gerçeğini kamuoyu ile paylaşıp Tansu’dan özür dilediniz mi ? Hayır. Siz, size ulaşan yalan yanlış duyumları sizin tabirinizle “Malzeme” olarak görüyor ve bu malzemeleri kullanarak meraklılarına günlük mezeler üretiyorsunuz ama bazı insanlar o yalan yanlış iddialara meze olabilecek türden değildir. Korkmazlar, susmazlar, cevabını verirler. Tıpkı, Benim verdiğim gibi. Şimdi konumuza dönelim. 8 Nisan tarihli köşe yazınızda benim için “Hüsnü ve Nifadora Filozoridis’ten olma” diyerek bahseden; doğum tarihimi, doğum yerimi yazan ve böylece 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nu yok sayan, siz değil misiniz ? Sonrası malum.. Annemin adının Nifadora Filozoridis olduğunu SAYENİZDE ÖĞRENEN ırkçı şerefsizler sosyal medyada anneme küfür yağdırdılar. Mezarından çıkartıp Muğla Meydanı’nda tecavüz edilmeli diyen bile oldu ve tüm bunlar SİZİN SAYENİZDE oldu. Yine 8 Nisan tarihli köşe yazınızda en son maruz kaldığım kumpas olan “Nitelikli Cinsel Taciz” tiyatrosunun üzerinden Ahmet Aras’a yüklenerek, “Levent Arkan’a kefaletinin kefaretini nasıl ödeyecek” diye sormuştunuz hatırlarsanız. Şimdi ben size soruyorum, uzun yıllar önce vefat eden rahmetli anneme sizin sayenizde edilen küfürlerin kefaretini siz, nasıl ödeyeceksiniz ? Bu arada dikkat ederseniz, az önce 6 Nisan günü maruz kaldığım son kumpas hakkında “Nitelikli Cinsel Taciz Tiyatrosu” dedim ve bunu laf olsun diye demedim.. Olayın gerçeği kısa bir süre sonra ortaya çıktığında; umarım ki siz, dereyi görmeden paçaları sıvama alışkanlığınızdan vazgeçersiniz. Unutmadan, Antalya Büyükşehir Belediyesi soruşturması kapsamında rüşvet, ihaleye fesat karıştırmak ve rüşvet gelirlerini aklama suçlamalarıyla tutuklanan ama her nedense adını C.M. olarak kısaltarak yazdığınız o kişi sadece Ahmet Aras döneminde değil, sizi yeniden takibe almasından çok mutlu olduğunuz sevgili doktorunuzun dönemi boyunca da Muğla Büyükşehir Belediyesi ile çalışmış olan bir kişi. Yani demek istediğim, “Antalya’daki yolsuzluk Muğla’ya sıçradı” şeklindeki kışkırtıcı başlığınızla manüplasyon yapayım derken sevgili doktorunuzu kızdırmayın.. Yıllar sonra sizi takibe almış, sinirlenip takibi bırakmasın.
Türkçe
1
0
3
439
Levent Arkan..
Levent Arkan..@leventarkan·
MENTEŞE’NİN OUTLET EFELERİ, BU YAZDIKLARIMI İYİ OKUSUN. Birbirinizin Facebook sayfalarında toplanıp beni çekiştirmek hobiniz olmuş anlaşılan.. Kiminiz, bir şerefsizin yapay zeka ile değişime uğrattığı fotoğrafımda sol omuzuma monte ettiği manikürlü erkek elinin kime ait olduğunu kendi sayfasında tartışmaya açacak kadar aciz, kiminiz 36 sene evvel rahmetli olmuş annemin Yunanlı olmasını ortaya atarak, bu durumu bir ayıp veya hainlikmiş gibi gösterecek kadar müptezel, kiminiz beni hiç tanımadan hakkımda atıp tutacak kadar yalancı, kiminiz ise en pespayesinden siyasi işportacısınız. Evet, benim rahmetli annem Yunanlı idi ve ben, bundan daima gurur duydum. Çünkü, bir çocuğu karnında, diğeri bir yaşında iken terk edildiğinde bizleri, namusunu kaybetmeden, kimseyi dolandırmadan, gayrimeşru işler yapmadan, sabahlara kadar nakış yaparak büyüttü. Bize ısrarla Rumca öğretmedi, Türkçeniz bozulur diyerek.. Henüz 14 yaşındayken bana "Artık Ramazanda oruç tutacaksın, sen Türkiye’de doğdun, bu ülkeye aitsin, bu ülkenin adetlerine saygı duyarak yaşayacak ve gerektiğinde bu ülke için canını hiç düşünmeden feda edeceksin, sana vasiyetim budur" diyen bir annem vardı benim. Dolayısıyla benim annemi ağzınıza almadan önce; ağzınızı Zemzem suyu ile yıkayın. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bile eleştirilebildiği bir ülkede ben Osman Gürün’ü eleştirdim diye siz, bana ve anneme hakaret edemezsiniz. Kimi insan sizin gibi siyaseten konuşur, kimi insan benim gibi hakikaten konuşur. Aynı olmak zorunda değiliz. Benim eleştiri dilim size sert gelebilir, sizin iki yüzlülüğünüz de bana iğrenç gelebilir ama birbirimizi eleştirirken üzerinde oynanmış fotoğraflarla aşağılayıcı paylaşımlar yapmak ve anneye dil uzatmak, en ölçülü tanımla namertliktir. Madem ki birbirinize “Efem” diyorsunuz, Efe gibi olun. Efe dediğin merttir, insanın arkasından konuşmaz ve anaya, eşe, çocuğa dil uzatmaz. Siz beni tartışmayı, rahmetli anneme dil uzatmayı bırakın ve Menteşe'nizin tam ortasında yıllardır organizasyon işleri yapan; bir çoğunuzla yakın arkadaş olan; rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve rüşvetten elde edilen gelirleri aklama suçlarından birkaç gün önce tutuklanan ama her nedense haberlerde adı ve soyadı konu ben olduğumda yazıldığı gibi ad soyad açık olarak olarak değil, C.M olarak yazılan, fotoğrafı ise benim fotoğraflarımın aynen kullanıldığı gibi değil, yüzü özellikle blurlanmış olarak kullanılan vatandaşla ve onunla “Yakın gönül bağları” olanlarla ilgilenin. Siz, Osman Gürün döneminden beri çalıştığı belediye kadrosuna 15 akrabasını aldığı ortaya çıkan ve bu yüzden görevden alınan daire başkanı gibilerle uğraşın. Bunlara karşı mücadele eden, benim gibilerle değil.
Türkçe
0
0
2
554
Levent Arkan..
Levent Arkan..@leventarkan·
OSMAN GÜRÜN’Ü ELEŞTİRMEK, CUMHURİYET HALK PARTİSİ BELEDİYECİLİĞİNİN GEÇMİŞİSİNİ KÖTÜLEMEKTİR DİYEN MANÜPLASYON UZMANLARINA CEVAP. Cumhuriyet Halk Partisi benim tam 45 yıldır kapısına gidip hiçbir şey istemediğim, herhangi biri veya bir yakınım için özel bir istekte bulunmadığım, herhangi bir göreve getirilmek için başvurmadığım, seçim dönemi öncesinde elimi taşın altına koyuyorum masalı ile meclis üyesi veya belediye başkanı adayı olabilmek için kapısını aşındırmadığım, hayatım boyunca oy verdiğim, ölene kadar da vereceğim gönül bağımdır, inancımdır, Ata Yadigarımdır. Öncellikle bu bilinsin.  Bu düşüncede bir insan olarak Cumhuriyet Halk Partisi’ni kötülemek, hayatım boyunca tabii ki aklımdan bile geçmedi, geçmez ancak, bu partinin teveccühü ile Milletvekili, Belediye Başkanı, Meclis Üyesi gibi görevlere getirilenleri gerektiğinde eleştirmek, 45 yıllık bir CHP seçmeni olarak, benim en doğal hakkımdır. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi’nin adaylığı, bu adaylık sayesinde seçilenlerin hayatına başta saygınlık olmak üzere çok önemli değerler katar. Düne kadar adıyla hitap edilen kişilere adaylık sonrası seçildiklerinde Sayın Milletvekilim, Sayın Başkanım, Sayın Meclis Üyem denir ve sadece bu bile başlı başına bir değerdir. 45 yıllık CHP seçmeni olarak tam da bu noktada beni ilgilendiren, CHP tarafından hayatlarına saygınlık ve değer katılanların CHP’ye ne kattığı veya CHP’ye ne kaybettirdiğidir. Osman Gürün konusunda benim yaptığım, tam da budur. Osman Gürün, 24 yıl kesintisiz yönettiği Muğla’nın çok önemli bir değeri olan Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nin yer aldığı Kötekli Mahallesi’nin altyapısını 24 yıllık başkanlık süresi içinde yapmamış olan bir insandır. Bugün Kötekli Mahallesi’nde Menteşe İlçesi’nin toplam nüfusunun neredeyse yarısı yaşamaktadır ve bu kadar yoğun nüfusun bulunduğu bu mahallede 24 yıldır yapılmayan altyapı şu anda Ahmet Aras tarafından yapıldığı için, bu mahallede yaşayan insanların inşaat sürecinde çektiği sıkıntı ve çile doğal olarak dayanılmazdır.  Aynı şekilde Muğla’nın en lüks villalarının inşa edildiği Ortaköy Mahallesi’de Osman Gürün döneminde altyapı ile tanışamadığı için, bugün üstü lüks villalarla kaplı olan bu "lüks villa mahallesinin” altyapısı, yine Ahmet Aras tarafından yapılıyor. Ve tabii ki burada yaşayanlar da bu altyapı inşaatı sürecinde doğal olarak, büyük sıkıntılar yaşıyor.  Osman Gürün demek, sadece yapılmayan altyapı projeleri demek değildir. Osman Gürün demek, birbirinden sorunlu üstyapı projeleri de demektir. İnşa edildiği 2018 yılından beri ve halen her yağmur yağdığında sular altında kalan Cengiz Bektaş Kent Belleği Binası, Kurşunlu Camii gibi önemli bir eserin tam karşısına yapılan, girişi ve çıkışı ayrı olmadığı için girmesi de çıkması da ayrı dert olan, tek kişilik duşakabin büyüklüğündeki sözde 4 kişilik asansörü ile yok artık dedirten katlı otopark, Kent Meydanı adlı terası mermer ve demir tarlası, çarşı kısmı akıl tutulması, otoparkı ise tam bir mühendislik faciası olan yapı, bugün Muğla’nın başındaki en büyük belalardan biri olan Deştin’deki çimento fabrikasının ilk oluru ve ruhsatı, Bodrum Turgutreis’te inşa edilen, yıllarca boş kalan ve bugün, toplam yatırım tutarı ile sağladığı fayda yönünden incelendiğinde koskoca bir hayal kırıklığı olan Turgutreis Yaşam Merkezi gibi her biri ayrı sorun olan çok sayıdaki üstyapı, Osman Gürün döneminin mirasıdır.  Dolayısıyla 24 yıllık belediye başkanlığı dönemi "yapmadıkları ve kötü yaptıkları" ile dolu olan Osman Gürün’ü eleştiriyorum diye beni eleştirenlerin bilmesi gereken; benim siyaseten konuşan siyaset işportacıları veya bazı manüplasyon uzmanı gazeteciler gibi biri değil, 45 yıllık CHP seçmeni olan ve gerçekleri korkmadan, hakikaten konuşan bir adam olduğumdur.
Türkçe
1
0
2
457
Levent Arkan..
Levent Arkan..@leventarkan·
SEVSİNLER SİZİN SEVMEDİĞİNİZ AĞABEYİNİZİ.. Haftanın bir günü hariç her gün yazar Bey, neredeyse haftanın her günü beni konu edecek, durum oraya gidiyor.. Varsın etsin, canı sağolsun, bence mahsuru yok ama konu halkı alenen, kasten yanıltmaya doğru gidince ve bu durum adet haline gelince cevap vermek gerekiyor. Bir gün hariç her gün yazar Bey bugün yine beni konu etmiş ve Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin son Billboard çalışmalarındaki dilin kime ait olduğu ile ilgili analizler yapmış. Sayın bir gün hariç her gün yazar Bey.. O Billboard çalışmalarındaki dil, GERÇEĞİN dili. Siz Billboardlardaki dile takılacağınıza içeriğinin doğru olup olmadığına bakın ve bunu sorgulayın ki, yaptığınız işte kamu yararı olabilsin. Şimdi ben bazı örnekler vereyim, kararı kamuoyu versin. Bugün 50 bin kişiye yakın gencimizin eğitim aldığı Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi ne zaman açıldı ? Muğla Üniversitesi adıyla ve birkaç yüz öğrenci ile bir devlet üniversitesi olarak, 1992 yılında. Peki Osman Gürün ne zaman belediye başkanlığı yapmaya başladı ? 1999 yılında. Yani, Sıtkı Koçman Üniversitesi’nin eğitim hayatına başladığı yıldan 7 yıl sonra Osman Gürün’ün Belediye Başkanlığı hayatı başladı. Osman Gürün’ün Belediye Başkanlığı hayatının başladığı yıl, o zamanki adıyla Muğla Üniversitesi’de büyümeye başladı ve 1999-2000 öğretim yılında üniversitenin Kötekli Kampüsü hizmete girdi. O günden son yerel seçim gününe kadar geçen 24 yılda üniversite ile birlikte Kötekli’de çok büyüdü ve üniversitenin öğrenci sayısı 50 bine geldi. Buna paralel olarak Kötekli’deki konut, iş yeri, yurt sayısı da hızla arttı ve bugün, Menteşe İlçesi nüfusunun neredeyse yarısının yaşadığı Kötekli’de 24 YIL BOYUNCA YAPILMADIĞI İÇİN yok olan altyapı, Ahmet Aras döneminde 500 MİLYON TL’nin üzerindeki bir yatırımla var ediliyor. Dolayısıyla son billboardlardaki dil saygısız bir dil değildir, GERÇEĞİN dilidir. Bir örnek daha verelim.. 24 yıl boyunca altyapısı yapılmadığı için üstü lüks villalarla altı ise foseptik çukurları ile dolu olan süper lüks konutların mahallesi Ortaköy’ün altyapısı da bugün, Ahmet Aras tarafından yapılıyor. Bu örneklere devam etmeyi şimdilik bırakarak, bir de ibretlik hatırlatma yapmak istiyorum.. Osman Gürün ile aynı yıl belediye başkanlığı hayatına başlayan Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, Osman Gürün’ün kendi ilçesine altyapı yapamadığı 24 yılda Eskişehir’i yoktan var ederek bir Avrupa kentine dönüştürdü. Demek ki yapabilen, yapıyormuş. Şimdi tekrar dönelim, bir gün hariç her gün yazar Bey’e.. Kendisine defalarca bizzat anlatmama rağmen, halen kamuoyunu alenen yanıltmaya devam ediyor. Evet ben Osman Gürün’e hakaret etmekten yargılandım ama hakaret etmem nedeniyle yargılanmadım. Ben, Hasan Dirin adlı sözde gazetecinin tezgahladığı ve yayınladığı sahte ses kayıtlarındaki hakaret içerikleri nedeniyle yargılandım ve Muğla’da görülen bu davadan iki defa üst üste beraat ettim. Daha sonra Osman Gürün’ün avukatı Anayasamızın 38/5. Maddesine aykırı bir taleple beraat kararlarına itiraz etti ve ilgili istinaf mahkemesi de bu kararı kabul etti ancak, hukuksuz olan bu talep yine bir başka istinaf dairesi tarafından reddedildi ve dava kapandı. Osman Gürün’e hakaret ettiğim iddiasının gerçeği de budur. Özetle, 24 yıl boyunca Muğla’da yapılmayanları yapanlar “Yıllardır yoktu, biz yapıyoruz” dediklerinde alınganlık gösterenlere ve “Ağabeyimi sevmeyebilirim ama ağabeyimi sevmeyenleri hiç sevmem” diyenlere ben de “Sevsinler sizin sevmediğiniz ağabeyinizi” diyorum. Çünkü, beni sadece yüce Allah’ın ve namuslu insan alerjisi olmayanların sevmesi bana yeter. Herkes tarafından sevilmenin meraklısı değilim, hiçbir zaman da olmadım.
Türkçe
0
0
2
407
Levent Arkan..
Levent Arkan..@leventarkan·
MUĞLA’DA REKLAM GELİRLERİ KİMİN KONTROLÜNE GEÇİYOR DİYE SORANLARA CEVABIMDIR.. Muğla’da açıkhava reklam mecrası gelirleri yeni düzenleme ile hisselerinin tamamı Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne ait olan Muğla Büyükşehir Reklam AŞ aracılığı ile Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin kontrolüne geçiyor. Bu yeni düzenleme ile belediyeye yıllık 70-200 bin TL arası ücret ödeyerek izin alınan bir reklam mecrasından yılda en az 1.5-2 milyonu cebe indirme devri bitiyor. Reklam mecralarının sahibi Muğla Büyükşehir Belediyesi olacak ve reklam alanı kiralama işi reklam veren firmalara veya yetkili ajanslarına doğrudan yapılacak ve böylece belediye her bir reklam alanı için 70-200 bin lira arasındaki bir bedelle izin veren değil, her bir reklam alanı için en az 1.5-2 milyonu kazanan olacak. Bazı kullanışlı sözde gazetecilerin ve siyasetin ticaretini yapanların koparttığı yaygaranın nedeni bu. Umarım konu bu defa tam olarak anlaşılmıştır.
Türkçe
0
0
2
377
Levent Arkan..
Levent Arkan..@leventarkan·
Bu yalanları bırakın Çiçek Hanım. Yeni reklam yönetmeliği hukuk komisyonunda incelemede. Baştan sona kamu yararına olan o tüzük, avukatlığına ve sözcülüğüne soyunduğunuz kaçak reklam panosu işletmecilerinin yaptığı tüm kulislere rağmen meclisten geçecek. Dün size yazdığım açık mektuba cevap vermek yerine bugün yaptığınız bu haber görünümlü yalan insanın aklına başka sorular getiriyor ama artık o kadarı da olmaz diyorum, dilerim olmuyordur.
Levent Arkan.. tweet media
Türkçe
0
0
0
339
Levent Arkan..
Levent Arkan..@leventarkan·
YA SABIR DEMEKTEN YORULSAM DA BİR DEFA DAHA YA SABIR DİYORUM.. Ortada Osman Gürün’e, Cumhurbaşkanı’na hakaret var diyerek, CHP’nin, AK Parti’nin Muğla Milletvekillerini, örgüt ve teşkilatlarını köşe yazılarından kışkırtmaya kalkışacak kadar gözü dönenlere cevap vermekten bıktığım için en iyisi, Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi’ne sunduğumuz ama dikkate alınmayan HUKUKA AYKIRILIK gerekçelerimizi buradan paylaşayım ve hukuktan zerre kadar anlayanların bile bu nasıl iştir diyeceğinden emin olduğum hukuksuz hukuk kararını kamuoyu görsün, bilsin.  Kanun, “Hukuka aykırı yollarla elde edilen ses kayıtları davada delil olarak kullanılamaz" derken, kayıt edenin, kayıt tarihinin, kayıt orijinalinin, kayıt cihazının ve tek bir şahidin ortada olmadığı 22 saniyelik deepfake ses kaydına dayanılarak “Vicdani kanaat” gibi hukuki dayanaktan yoksun olarak verilen hukuksuz kararı sorgulamak yerine hukuksuzluğa uğrayanı köşe yazılarında mahkum ilan edenler.. Zahmet olmazsa, siz de okuyun HUKUKA AYKIRILIK gerekçelerimizi.   Tüm bu gerekçelere rağmen HUKUKA AYKIRI OLARAK verilen mahkumiyet ve İstinaf onama kararını şimdi, Yargıtay’a taşıyoruz ve çok geç olsa da kanunların dikkate alınacağı bir kararın çıkacağına inanıyoruz.
Levent Arkan.. tweet mediaLevent Arkan.. tweet mediaLevent Arkan.. tweet media
Türkçe
0
0
1
250
Levent Arkan..
Levent Arkan..@leventarkan·
ADINI BİLE DOĞRU YAZAMADIĞI ŞİRKETİN İŞLEVİNİ SORGULAYAN ÇİÇEK YAMAN HANIM’A AÇIK MEKTUP.. Çiçek Hanım biliyorum, benim yüzümden üzgünsünüz, sinirlisiniz ve kendinizce haklısınız çünkü, aydınlanma kaynağınız ile birlikte büyük umutlar bağladığınız “Sahte ses kayıtları kumpası” çöktü. 2024 yılının Şubat ayında Hasan Dirin adlı gazeteci görünümlü şahıs tarafından tezgahlanan 22 saniyelik sahte ses kaydı kumpası nedeniyle hakkımda açılan 5 ayrı davadan ayrı ayrı cezalar alıp yıllarca gün yüzü göremeyeceğimi hayal edenlerden biri de sizdiniz ama 5 dosyanın dördü yok olunca hayal kırıklığına uğradınız, çok üzüldünüz ve sizi böyle üzgün görünce ben de üzülüyorum, diyemiyorum.. Çünkü, KOM tarafından ortaya konulan tartışılmaz delillere rağmen, rüşveti verenin ortada olmasına rağmen ve en önemlisi de polis tarafından şikayetçiye teslim edilen numarası alınmış, üzerinde geçersizdir yazan rüşvet paraları ile birlikte suç üstü yakalanmasına rağmen ve hatta “İyi günler” diye yolladığı mesaja “Parayı birkaç güne getireceğim” cevapları gelmesine rağmen siz, özenle koruduğunuz rüşvetçi şahıs için “Mahkeme kararı çıkana kadar masumiyet karinesi var” derken, adımın geçtiği her konuda algı cambazlığı yapmayı, kendinize görev edindiniz. Ama gördünüz, doğru duvar yıkılmıyor, yıkılmaz, yıkılmayacak. Tamamen hukuksuz olarak verilen ve Denizli Bölge Adliye Mahkemesi, 2. Ceza Dairesi tarafından onaylanan 1.5 yıllık hapis cezası nedeniyle de çok sevindiniz ama ne yazık ki yine hayal kırıklığına uğrayacaksınız, yine üzüleceksiniz çünkü, dosyanın gideceği Yargıtay’ın “Hukuka aykırı ses kayıtları ile hüküm kurulamaz” dediği birçok içtihadı var. Bu ülkede hukukun H’si varsa, Yargıtay o cezayı onamaz. Ya onarsa derseniz, o zaman da hayal ettiğiniz gibi cezaevine girmem mümkün olmaz çünkü, o dava nedeniyle 2024 yılında haksız yere cezaevinde kaldığım 56 gün, o cezanın yatarından fazla. Son bir ayda maruz kaldığım yeni kumpaslar da sevindirmesin sizi. Çünkü onlardan da bir şey çıkmayacak. Ama siz yine de emin olmak isterseniz, bir de medyum arkadaşınıza sorun, konuyla ilgili bir fal baksın, belki o benim dediğimin tam tersini söyler ve siz, boşuna da olsa sevinirsiniz. Şimdi gelelim, açık hava reklamcılığındaki gayrimeşru ticareti yok etmek için bizzat kurduğum, hisselerinin tamamı Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne ait olan, Muğla Büyükşehir Reklam AŞ adlı şirketle ilgili olarak, her zamanki gibi kasten yaptığınız algı oyunlarının cevaplarına.. Öncelikle bu şirketin kısaltılmış adı sizin manşetinizde yazdığınız gibi MURBAŞ değil, MUBRAŞ. Bu şirketin kurulumu ile birlikte revize edilen Muğla Büyükşehir Belediyesi Reklam Yönetmeliği, baştan sona kamu yararı içeren ve her türlü kaçak reklam mecrası konusunun tamamen ortadan kaldırılmasını sağlayacak olan bir yönetmeliktir. Bu yönetmelik doğrultusunda bir taraftan tüm kaçak reklam mecraları ortadan kaldırılırken, diğer taraftan da Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin sahibi olduğu yeni nesil led sistemli reklam mecralarının konumlanacağı yerlerin tespiti yapılmaktadır. Önceden izin verilmiş olan açık hava reklam mecralarının izinleri de dönem sonunda uzatılmayacak ve bu alanlar da Muğla Büyükşehir Belediyesi Reklam AŞ tarafından reklam veren kuruluşlara direk olarak pazarlanacaktır. Reklamları Muğla Büyükşehir Belediyesi Reklam Yönetmeliği’nde yer alan koşul ve şartlara aykırı olmayan firmaların tümüne açık olacak olan kiralama sürecinin rezervasyondan operasyona kadar her aşamadaki koşul ve süreçleri, MUBRAŞ’ın web sitesinde yer alacaktır. Bu yeni düzende Muğla’nın açık hava reklam mecraları konusundaki ekonomisini ve gücünü de son 10 günde Bodrum Ticaret Odası’nın ön bahçesindeki de dahil olmak üzere tam 15 tane kaçak led reklam panosunu söktüğümüz 2E Reklamcılık Pazarlama ve İthalat, İhracat Ltd, Exen Reklamcılık Turizm, Ticaret, İthalat, İhracat Ltd gibi adları farkları sahibi aynı olan şirketler değil, Muğla Büyükşehir Belediyesi yönetecek. Bilginize..
Levent Arkan.. tweet media
Türkçe
0
0
1
288
Levent Arkan..
Levent Arkan..@leventarkan·
LEVENT ARKAN’IN CEZASI ONANDI MI ? HAYIR. Bugün akşam üstü saatlerinde Bodrum’un ve Muğla’nın malum algı cambazlarına ait olan sözde haber sitelerinin manşetinde her zaman olduğu gibi yine ben vardım. Bu defaki manşetleri, Levent Arkan’ın Cezası onandı.. Peki gerçekte öyle mi ? Hayır. Denizli Bölge Adliyesi 2. Ceza Dairesi’nin 2026/2011 Esas sayılı kararında; aynı sahte ses kayıtlarına dayanılarak açılan iki farklı davadan biri olan Osman Gürün’e hakaret davasındaki cezalandırma talebi reddedilirken, Cumhurbaşkanı’na hakaret davasında aldığım 18 aylık hapis cezası onandı ve konu, Yargıtay aşamasına geldi. Yani, Muğla’nın ve Bodrum’un malum algı cambazlarının hapise girecekmişim algısı yaratma niyetli manşetleri, her zaman olduğu gibi yine yalan çünkü, Cumhurbaşkanı’na hakaret davasında sahte ses kayıtlarına dayanılarak verilen 18 aylık hapis cezasında son söz, Yargıtay’ın ve “Hukuka aykırı deliller ile hüküm kurulamaz” şeklinde birçok içtihadı bulunan Yargıtay’ın hukuka aykırı ses kayıtlarına dayanılarak verilmiş olan bu hukuksuz mahkumiyeti onaması, mümkün değil. Şimdi siz, günümüzün malum şartları nedeniyle Yargıtay’da onarsa ne olacak derseniz, hiçbir şey olmayacak çünkü, bu sahte ses kaydı kumpası nedeniyle yüzde bin haksız bir şekilde 56 gün cezaevinde tutulduğum için, yeniden cezaevine girmem de mümkün değil. Kaldı ki bu ülkede hukukun H’si halen varsa, Yargıtay’ın aksi yöndeki birçok içtihadına rağmen “hukuksuz delile dayanılarak verilen cezayı onaması” zaten mümkün değil. Olayın Gerçeği budur, merak edenlere "ya sabır denilerek" duyurulur.
Türkçe
0
0
2
461
Levent Arkan..
Levent Arkan..@leventarkan·
BODRUM’UN GAZETECİ GÖRÜNÜMLÜ RÜŞVETÇİ SEVER KOLPACISI YİNE BENİ DİLİNE DOLAMIŞ VE YAZISINDA OFİSİMİN YERİNİ, YETKİMİ KONU ETMİŞ.. Şimdi bu kıdemli kolpacıya soralım; 2019 yılından beri Bodrum kamuoyuna gazeteci yazar olarak tanıttığın ve tıpkı senin gibi gazeteci görünümlü kolpacı olan sahte ses kaydı kumpasçısının Bodrum Belediyesi’ne 8.600.000 TL borç taktığını, bu borç nedeniyle haczedilen taşınmazlarının satışının da her nedense iki yıldır yapılmadığını kamuoyu neden senden öğrenemedi de benden öğrendi ? Belediyenin her işinden haberin oluyor da bundan olamadı mı ? Bir gazetecinin belediyeye 8.6 milyon borcu nasıl olur, neden olur ? Belediyeye değil 8.6 milyon TL bir milyon TL bile borcu olan bir gazeteciyi ben hiç duymadım, herhalde kimse duymamıştır. Bu sorunun cevabını vermek senin işine gelmeyeceği için, cevabı da ben vereyim. Senin millete yalan söyleyerek gazeteci yazar diye tanıttığın bu şahıs Bodrum Belediyesi üzerinden yıllardır güzel güzel nemalanırken Ahmet Aras döneminde nemalanma çarkına boru sokuldu ve daha sonra geriye yönelik inceleme başlatılarak kamu alacaklarının peşine düşüldü. Bu durum karşısında Ahmet Aras’ı karalamak amacıyla bir haber sitesi açarak gazeteci kimliğine bürünen bu şahıs, Ahmet Aras’a ve bana yönelik yalanlarını, iftiralarını haberleştirerek sözde haber sitesinde yayınlamaya başladı, sonrası malum.. Ruh ikizi oldunuz, Allah ayırmasın, çok yakıştınız. Sorulara devam edelim.. 20 Nisan günü mahkemeye çıkan rüşvetçi arkadaşının savcılık tarafından hazırlanan iddianamesinde yer alan KOM tapeleri, kamera kayıtları, WhatsApp yazışmaları, “İyi günler” diye mesaj yollandığında verilen “Parayı getiriyorum” cevapları nedense senin ilgini çekmedi. Numaraları KOM tarafından önceden alınmış, üzerinde “Geçersizdir” ibaresi bulunan rüşvet paraları ile suç üstü yakalanan senin rüşvetçi arkadaşın değil de ben olsaydım, yine böyle dut yemiş bülbül gibi susar mıydın ? Son olarak, 6 Nisan günü maruz kaldığım “Nitelikli Cinsel Taciz” kumpası olayında, 39 gün içinde bana gönderilen 55 mesaja ve 5 defa telefonla aranmama cevaben benim gönderdiğim 70 mesajın içinden cımbızla seçilen mesajları “Taciz mesajları ortaya çıktı” diye yayınlayan sen, rüşvetçi arkadaşının KOM tarafından kaydedilen tape çözümlerini, WhatsApp yazışmalarını niye yayınlayamadın ? Dolayısıyla sen benim odamın nerede olduğunu, yetkimin ne olduğunu falan bırak, adam olmaya bak çünkü, kamu kaynaklarından nemalananları gazeteci yazar diye tanıtanlara, rüşvet parasıyla suç üstü yakalanan arkadaşını itinayla kollayanlara, adam denilmez.
Türkçe
0
0
0
249
Levent Arkan..
Levent Arkan..@leventarkan·
GAZETECİYE LAVUK DENİR Mİ ? Tabii ki denmez. Hatta bir gazeteciye “Lavuk” diyene insan denmez.  Çünkü gazeteci demek, öncelikle vicdanın ve dürüstlüğün sesi demektir.  Gazeteci, hayata halkın penceresinden bakan, mesleğini kişisel menfaati ve husumeti için kullanmayan, kamu kaynakları ile ticaret yapmaya çalışmayan, ücreti mukabilinde yalan haber ve algı cambazlığı yapmayandır.  Gazetecilik mesleği aklın, vicdanın ve dürüstlüğün, onurlu birlikteliğidir. Böylesine önemli ve değerli bir mesleğin mensubu olabilmek için; öncelikle dürüst, namuslu, şerefli olmak gerekir.  Bu nedenle ben gazetecilere değil, bir haber sitesi yazılımı satın alarak kendisini gazeteci ilan eden, gazetecilik mesleğini kendi menfaatlerine, husumetlerine alet eden, menfaatine ters düşen insanları aşağılamak, hedef göstermek amacıyla haber yönünden hiçbir değeri olmayan yapay zeka videoları üreterek yayınlayan kolpacılara, Lavuk derim.  Gazetecilik kimliğine bürünerek, kişisel menfaatlerine ters düşen insanlara karşı gerçekleştirdikleri algı cambazlıkları ve itibar suikastleri ile "gazeteciliğin yüz karası" olmaktan utanmayanlar, kendilerine hak ettikleri unvanla hitap edilmesinden şikayetçi olamazlar.
Türkçe
0
0
2
363
Levent Arkan..
Levent Arkan..@leventarkan·
Vatan haini, nankör, yavuz hırsız, rüşvetçi bürokrat, katil, terörist, sapık, din cambazı, siyaset tüccarı görmekten yorgun düşen, kirlenen gözlerinizi, bu fotoğrafa bakarak dinlendirebilir, temizleyebilirsiniz.
Levent Arkan.. tweet media
Türkçe
0
0
4
2.5K
Levent Arkan..
Levent Arkan..@leventarkan·
Yıllardır başta Bodrum olmak üzere Muğla'nın bir çok yerine diktiği kaçak reklam panolarıyla haksız servet sahibi olan ve kurduğu çok sayıda şirketle girdiği açık hava reklam mecrası ihalelerinde fırsat eşitliğinin ırzına geçen uyanığın Bodrum Ticaret Odası'nın bahçesindeki kaçak reklam panosu da dahil olmak üzere "sıkıyorsa söksün" dediği tüm kaçak reklam panolarını bir haftada söktürmemin ardından tezgahlanan nitelikli cinsel taciz kumpası ile beni durdurabileceklerini zannedenler Muğla'da tek bir kaçak reklam panosu kalmadığında çok yanıldıklarını anlayacaklar. Kurucusu olduğum Muğla Büyükşehir Reklam AŞ ile Muğla'nın açıkhava reklam mecrası geliri birkaç uyanığın değil, kamunun olacak.
Türkçe
0
1
6
526
Levent Arkan..
Levent Arkan..@leventarkan·
İYİ GÜNLER !! 20 Nisan günü Bodrum Adliyesi’nde görülen rüşvet davasının temelini oluşturan ve adeta iddianame değil rüşvetin kanıtnamesi niteliğindeki 14 sayfalık iddianameye ve bu iddianamenin içindeki kapı gibi kanıtlara her nedense; Bodrum’un gazeteci görünümlü kolpacılarının sesi çıkmadı. O iddianame benim için yazılmış olsaydı ve o iddianamedeki kapı gibi kanıtlarla rüşvet aldığı kanıtlanan ben olsaydım, neler olurdu neler.. Şimdi bu gazeteci görünümlü kolpacılara soruyorum; benim hakkımda tezgahlanan sahte ses kayıtlarını ve son “Nitelikli Cinsel Taciz” tezgahının içinde bir kelime bile taciz bulunmayan WhatsApp yazışmalarını “Kanıtlar ortaya çıktı” başlığı ile yayınlayan siz, KOM’un kapı gibi rüşvet kanıtlarını ve polisin dinleme kayıtlarını nedense görmemezlikten geldiniz :)) Siz var ya siz, neyse.. Bu arada bir konuya daha açıklık getireyim hazır yazmışken.. Bu gazeteci görünümlü kolpacılardan biri bugün, benim hakkımda tezgahlanan “Nitelikli Cinsel Taciz” suçlaması ile Muğla Büyükşehir Belediyesi’nde iki kız çalışanın taciz edilmesi olayını mukayese etmiş ve demiş ki, o kızları taciz edenler görevden alındı, Levent Arkan niye halen görevde.. Ben de bu lavuğa anladığı dilden cevap vereyim; belediyede tacize uğrayan kızlara anında ulaşan, onların arkasında dağ gibi duran, derhal soruşturma açılması için konuyu bizzat Başkan Aras’a ulaştıran ve süreci sonuna kadar takip eden benim. Sen önce bunu öğren kolpacı lavuk. Ayrıca eğer ki benim iddia edildiği gibi yazı yoluyla nitelikli cinsel tacizde bulunduğumu kanıtlayabilecek netlikte bir kanıt olsaydı, tutuklandıktan bir gün sonra adli kontrolsüz ve itiraza kapalı olarak, tahliye edilmezdim. Ve tabii ki biliyorum, bu nitelikli cinsel taciz senaryosuyla ilgili olarak sizin ne hayalleriniz vardı ama yine olmadı, elinizde patladı. Size rüşvetçi arkadaşınızın şifreli mesajı ile “iyi günler” diliyorum ve Muğla’nın gerçek gazetecilerinden Sedat Kaya’nın bugün yazdığı “işte Bodrum’daki Rüşvet Dosyası” adlı köşe yazısını okumanızı tavsiye ediyorum.
Türkçe
0
0
2
430
Levent Arkan..
Levent Arkan..@leventarkan·
Hasan Dirin adlı sahte ses kaydı kumpasçısı yine esmiş gürlemiş.. Neymiş, 21 yaşındaki üniversiteli bir kızı iş vaadiyle taciz etmişim.. Oysa ki bahsettiği kişi 26 yaşında, üç yıl önce üniversiteden mezun olmuş, 7 aydır da öğretmen olarak çalışan biri ama yazan Hasan Dirin olunca yalanda sınır olmuyor. Bahsettiği diğer konulara ise hiç girmiyorum çünkü cevabını defalarca verdim ancak, söylemek istediğim bir şey var bu gazeteci görünümlü kumpasçıya.. Hasan Dirin, yalan dolan dolu yazılarınla kamuoyunu meşgul edeceğine Bodrum Belediyesi’ne taktığın 8 milyon TL’nin üzerindeki borcunu öde sen. Ayrıca buradan ödeme güçlüğü içindeki Bodrum Belediyesi’nin Mali İşler Müdürü’ne de sesleniyorum.. Hasan Dirin adlı şahsın haciz işlemleri tamamlanmış olan taşınmazlarının satışını isteyip kamu alacağını tahsil etmek yerine; icra satış işlemlerini tam iki yıldır neden bekletiyorsunuz ? Soruyorum, neden ?
Türkçe
0
0
0
708
Levent Arkan..
Levent Arkan..@leventarkan·
Doğum tarihi 2000 olacaktı, düzeltiyorum.
Türkçe
0
0
1
932
Levent Arkan..
Levent Arkan..@leventarkan·
HERKES YETERİNCE KONUŞTU, ŞİMDİ SIRA BENDE. 10 Şubat 21 Mart tarihleri arasındaki 39 gün içinde bana biri Instagram’dan diğerleri WhatsApp’tan olmak üzere toplam 55 mesaj gönderen, aynı süre içinde 5 defa telefonla arayan, bu aramaların sonuncusu 20 Mart Cuma aşkamı saat 22.54’te olan, 26 Mart Perşembe günü gönderdiği son mesajında ise “Teşekkür ederim, iyiyim” diyen ve bu tarihten tam 11 gün sonra Muğla Adliyesi’ne giderek benim kendisini taciz ettiğimi iddia eden 2020 doğumlu, 26 yaşındaki Hanımefendiye ben de aynı süre içinde ve bana gönderdiği mesajlara cevaben, içinde tek kelime dahi cinsellik iması olmayan, 70 adet mesaj gönderdim. Şikayetçi Hanımefendi tarafından savcılığa verilen ve taciz suçunun tarifi gibi yazılmış olan “özel işçilikli” dilekçede benim mesajlarımın özenle seçilen bazı bölümleri sanki tek bir seferde söylenmiş gibi alt alta yer alırken; kendisinin mesajlarından, beni telefonla aramalarından ve bu aramalardaki konuşmalarımızdan, nedense hiç bahsedilmiyordu. Ayrıca şikayet dilekçesinde benim Ahmet Aras’ın danışmanı olduğumu sıklıkla söylediğim ifade edilirken, adliyeye sunulmadan önce tüm basına özenle servis edilen WhatsApp konuşmalarımızın ekran görüntülerinin hiç birinde benim görevimden bahsettiğim tek bir kelime bile yer almıyordu. Şikayetçi Hanımefendi tarafından önce basına, sonra adliyeye sunulan WhatsApp yazışmalarımızda dikkatimi çeken bir başka tuhaflık ise Hanımefendinin beni telefonuna Levent Arkan MUĞLA CHP olarak kaydetmesi oldu. Çünkü ne yazışmalarımızın ne de konuşmalarımızın hiçbir bölümünde ben, CHP’de görevli olduğum gibi bir konudan, hiç bahsetmedim. Buna rağmen Hanımefendinin WhatsApp kişileri listesine; adımın sonuna MUĞLA CHP yazılarak kaydedilmiş olmam, hakkımda yapılan “Nitelikli Cinsel Taciz” şikayetinin asıl amacını anlatmaya yetiyor. Şikayetin yapıldığı 7 Nisan gününe gelirsek, O gün, Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi’nde bulunan ofisim, belirli zamanlar kaldığım Muğla’daki geçici evim ve arabam, polis ekibi tarafından sırasıyla arandı. Ardından, Asayiş Ahlak birimine ifademi verdikten sonra, KOM nezarethanesine konuldum. 8 Nisan sabahı adliyeye getirildim, savcılıkta ifademi verdim, mahkemeye tutuklama talebiyle sevk edildim ve haksız yere tutuklandım. Bu tutuklamanın hukuka tamamen aykırı olduğu, bir gün sonra Muğla 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından, adli kontrol kararına dahi gerek görülmeden verilen İTİRAZA KAPALI TAHLİYE KARARI ile ortaya çıktı ama o bir günlük tutuklamada alınan görüntüler yerel ve ulusal basının tamamına özellikle servis edildi..Tutuklandığım günden bir gün sonra tahliye edilmemi ise tutuklanmamı manşetlerine taşıyanların yüzde onu bile haber yapmadı. Sadede gelirsek, benimle iletişimi Instagram yolu ile gönderdiği ilk mesajla başlatan, sonrasında WhatsApp üzerinden gönderdiği 54 mesajla 39 gün boyunca sürdüren, biri gece 22.54’te olmak üzere beni 5 defa telefonla arayan, 26 Mart Perşembe günü gönderdiği son mesajında ise bana teşekkür eden ve bu mesajdan 11 gün sonra adliyeye giderek benim kendisini taciz ettiğimi iddia eden Hanımefendi sayesinde maruz kaldığım akıl tutulması tezgahın gerçeği, tam olarak bu. Olayın gerçeğini merak bile etmeden arkamdan atıp tutanlara, espri mahiyetindeki bazı sözlerim üzerinden nitelikli cinsel taciz mühendisliği yapanlara ve namertlikte sınır tanımayanlara, önemle duyurulur.
Türkçe
3
2
7
1.5K