
prensess
243 posts






Bugün Kahramanmaraş'ta katliam yapan şahısın ve ailesinin fotoğrafı.






İzmir konusunda haklı. İzmir'deki geleneksel sermaye çok muhafazakar. Değişime karşı. Covid öncesine kadar, cumartesi çalışmak mecburi gibi bir şeydi. Giyim konusunda çok muhafazakar bir tavır vardı. Bakın bunlar sıradan firmalar değil. Kendi sektörlerinde dünya devi olan İzmirli firmalardan bahsediyorum. 90 ve sonrası İzmir hem ekonomik hem kültürel hem de sportif anlamda çok geride kalmış. Bunun da ilk suçlusu (bence) sermayedarlar ve stö'ler. Siyasiler bana göre 3. planda. (Yani burada ne iktidarı ne de belediyeyi suçlamak lazım. İlk önce iş adamları sorumlu). Bugün İzmir'deki büyük iş adamlarına gittiğinizde, o kadar eski/geleneksel uygulamalar görüyorsunuz ki. Söz gelimi, C-Level pozisyonlara inanmıyorlar, katma değer yaratan personele yüksek ücret ödenmesi gerektiğini düşünmüyorlar. Sanayi odalarında ve dost meclislerinde personele düşük zam nasıl yapılır? sen ne veriyorsun? ben ne veriyorum diye konuşuyorlar. İzmir'in kendini yırtması ve kendini aşması lazım. Lakin bunu İzmirliler yapamıyor. Bir örnek verelim. İşin ironik yanı, 2000'lerden sonra İzmir'e gelen bir GYO var. (isim vermeyelim ama anladınız) ve açık ara İzmir'in en prestijli inşaat şirketi oluyor. Neden? Zira, İzmir'deki geleneksel sermaye bir mimara, bir tasarımcıya yüksek ücret ödemiyor ve emeğini küçümsüyor. Sınırları zorlamıyor. Özetle, İzmir'deki geleneksel sermaye iş yapış şekilleri, kurumsallık, yönetim ve liderlik alanlarında çağın oldukça gerisinde kalmış durumda. Deniz Restorant'ta dedikodu yaparak ömürlerini tüketiyorlar. Yeni nesil de işi sahiplenmiyor. Az sayıda işi sahiplenen yeni nesil var ama bunlar sayıca yetersiz. Özetle, İzmir gelişmek istiyorsa, dışarıdan sanayici, girişimci ithal etmek zorundadır. Yeterli insan kaynağı (personel) İzmir'de var. Eksik olan şey, vizyoner, çağın ilerisinde, hayalleri olan sermayedar eksikliği var.



































