barış yüksekkaya@bcyuksekkaya
Hakkımda konuşan arkadaşımın söylediklerini duydum. Kendisiyle ilk günden beri frekanslarımızın çok da uyuşmadığı doğru.
Bunun sebebi kendisinin yayınında bahsettiği gibi takipçilerini ya da dış görünüşünü kıskanıyor olmam değildi. Dijital platformlarda yayınlamış olduğu yapay zekaya söylettiği şarkıları kendisi söylüyormuş gibi lanse etmeye çalışmasıydı. Konsepti, hayatlarının büyük bir bölümünü bir sanat dalına adamış insanların bir araya gelip bir grup kurmaya olan bir yarışmanın parçasıyım. Burada bir kişi yapay zeka ürünü şarkılarını kendi ürünleriymiş gibi lanse etmeye çalışırsa bunun herkes tarafından hoş karşılanmayacağını öngörüyor olmalı. Hele ki bu durum su götürmez bir şekilde ortadayken ısrarla aksini iddia ediyorsa. Yapay zeka üretimi bir parçayı insan üretimi bir parçadan ayırabilecek donanıma sahibim. Şahsi hayatımda da sanatın temeline ve işleyişine aykırı olduğunu düşündüğüm için “generative” yapay zekaya karşıyım. Fakat bunun da yanında ısrarla bir yalanla kandırılmaya çalışmak beni asıl rahatsız eden şey. Bu yapılanın hem bana, hem stajyer arkadaşlarıma, hem de başvurup da buraya gelemeyen binlerce sanatçı arkadaşıma bir saygısızlık olduğunu düşünüyorum.
Kendisiyle dalga geçen, alaya alan bir gönderiyi beğenmedim ya da herkese açık bir yerlerde paylaşmadım. Beğendiğim söylenen gönderiyi paylaşılan linklerden gördüm. Gönderide beğenim yoktu, favorilerime kaydetmiş gözüküyordum. Açıkçası gönderiyi gördüğümü dahi hatırlamıyorum ve TikTok kaydırırken farkında olmadan kaydetmiş olmamdan başka mantıklı bir açıklama bulamıyorum. Bilerek kaydetmemin de bana kazandıracağı bir şey yok, hatta kaybettireceği şeyler olabilir. Kendisinin bunu benimle yüz yüze konuşmasını tercih ederdim çünkü ben, kimseyi herkese açık bir şekilde hedef göstererek rencide etmedim. Yine de eğer ki bundan dolayı kendisini ya da sevenlerini incittiysem bunun için özür dilerim.
Kendisi derslerde bir şeyler için çabalarken benim telefonumdan “bin tane kızla” konuştuğumu söylemiş. Bu gerçekten hoş olmayan bir itham. Bu düşünceye nereden vardığını da bilmiyorum. Telefonumda ortalamadan daha fazla vakit geçirdiğim doğru. Ekran süremin fazla olmasını direkt olarak birileriyle flörtleşiyor olmakla bağdaştırmasını anlamlandıramadım. Böyle bir durum yok, böyle bir şeye vaktim de yok.
Buna ek olarak, evdeki arkadaşlarımla sadece onun özelinde değil, herkesin performansları hakkında konuştum, konuştuk ve bunda yanlış bir şey görmüyorum. Bunu zorba bir dille de yapmadım. Idol House’da yaşıyoruz ve doğal olarak herkes, olan biten her şey hakkında konuşuyor. Aksine kendisinin evdeki arkadaş grubuyla hakkımda söylediklerine dair pek çok duyum almış olmama rağmen hiçbir zaman bunu kullanarak itibar karalaması yapmaya çalışmadım. Çünkü kendi arkadaş grubuyla konuştuğu şeyler sadece kendisini ve arkadaş grubunu ilgilendirir. Herkese açık bir mecrada hedef göstererek yapılmadığı sürece evdeki olayların kritiğinin yapılmasında yanlış bir şey görmüyorum ki bu, evdeki herkesin yaptığı bir şey.
Kimseyi zorbalamadım. Benim de hem dans, hem vokal alanında pek çok eksiğim varken haddime de değil. Sürekli olarak lafını esirgememekle ve karakteriyle övünen birinin bu söylemleri evinden bir canlı yayın açıp “çamur at izi kalsın” mantığıyla karşı tarafa bir cevap hakkı tanımayacak şekilde değil de direkt olarak bir buçuk ay boyunca birlikte yaşadığımız evde yüzüme söylemesini tercih ederdim. Maalesef ki birileri hakkında asılsız bir şekilde atıp tutmak çok kolay. Kendi karakterimin, duruşumun ve yaptıklarımın arkasındayım. Ekran önünde de arkasında da karakterimi olduğu gibi yansıtabildiğimi düşünüyorum ve vicdanım bu konuda gerçekten çok rahat.
Anlatabileceğim çok daha fazla şey var ancak daha fazla özele girmeyi doğru bulmuyorum ve bu konu hakkında halihazırda yeterince üzgünüm. Kendisine geriye kalan hayatında başarılar diliyorum. Kendimi geliştirmeye odaklanmaya devam etmek istiyorum, dolayısıyla bu konu hakkında başka bir açıklama yapmayacağım.