
lua
110 posts












O kadar iyi bir sahneydi ki, o kadar güzel bir konuşmaydı ki… Yani sahne hakkında oturup saatlerce konuşabilirim. Sadakat’in her lafı, her cümlesi o kadar geçmişe bağlantılı, o kadar açıklayıcı ve anlamlıydı ki. Kafamızdaki bütün soruları öyle bir yanıtladı ki… Biz hep diyorduk ya, o videoda b*ran ile bu b*ran aynı değil diye. Cihan’a öyle konuşması aklımıza yatmıyordu, bir şeyler hep soru işareti olarak kalıyordu. Ama Sadakat bunu öyle güzel açıkladı ki… Hep Cihan’ı kıskanmış, hep onu manipüle etmek istemiş. O videoyu da aslında Alya’yı kendine saklamak için değil, Cihan’ı cezalandırmak için çekmiş. Onun derdi hep Cihan’mış, hep onu kıskanmış. Sadakat de bunu görmüş, farkındaymış. Cihan acı çeksin, üzülsün diye… Cihan’ın gerçekten Alya’ya âşık olacağını da biliyormuş. Hatta Cihan’la Alya’nın birbirine âşık olacağının en başından farkındaymış. Cihan her zaman herkes tarafından çok sevildi; ama bu sefer birini çok sevecek ve o kişi tarafından çok sevilecekti, fakat sevgisini yaşayamayacaktı, sevdiğine dokunamayacaktı. Ve Cihan’ın tam da bu acıyı çekmesini istemiş. Yani tüm oyunları en başından kurmuş, bütün tuzakları o hazırlamış. Cihan’ın ve Alya’nın hayatını mahvetmeye çalışan en başından beri oymuş. Her şeyin sebebi, asıl sebepkârı oymuş. Eğer ölü olarak kalsaydı, Cihan ömrü boyunca vicdan azabıyla yaşayacaktı. Alya’ya her dokunduğunda acı çekecek, kendinden utanacaktı. Ve o b*ran da onların aklında hep iyi biri olarak kalacaktı. Ama Sadakat’in dediği gibi, evdeki hesap çarşıya uymadı. Ne oldu? Ölmedi. Ölmediği için de gerçek yüzü ortaya çıktı. Cihan’ın bu kadar sevildiğini gördüğünde, Alya’dan vazgeçmediğini ve Alya’nın da ondan vazgeçmediğini fark ettiğinde ne yaptı? Gerçek yüzünü ortaya çıkardı. Herkes her şeyin farkına vardı. Yani bana “b*ran bu yüzden ölmedi, mantıklıymış” dedirttiniz ya… Size başka hiçbir şey demiyorum.


📈 Ratings: #UzakŞehir on Kanal D!








