
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in, Rusya ve Çin'i tehdit olarak tanımlarken aynı cümlede Türkiye'yi de geçirmesi bir dil sürçmesi değil, bilinçaltının dışa vurumudur. Devlet kapitalizmi ve nüfus gücüyle yeni hegemon güç olma yolunda giden Çin ve yüzyılı aşkın süredir Batı'ya sistemsel ve jeopolitik olarak karşıtlığın temsilcisi Rusya'nın yanında, AB tam üyeliği yolundaki NATO üyesi Türkiye'yi tehdit olarak gören bu zihniyete iki önerim var: Ya bir psikiyatriye gidin ya da birbirimize ve halkımıza yalan söylemeyi bırakıp oturup ilişkilerimizi sağlıklı bir zemine kavuşturalım. Zafer Partisi, Avrupa Birliği'ni düşman olarak değil, yanlış bir ilişki kurulan ortak olarak görüyor ve bu çerçevede artık Türk milletiyle dalga geçilmesine izin vermeyecek. İktidarımıza AB ile barışçıl ve rasyonel bir zeminde yeniden masaya oturacağız. Zaten olmayacak olan tam üyeliği ve Türk ekonomisine zarar veren yeni nesil kapitülasyon Gümrük Birliği'ni sona erdirecek; Serbest Ticaret Bölgesi modeli ile ticari ve ikili diğer ilişkilerimizi sürdürmeye devam edeceğiz. @zaferpartisi






















