C Murat
948 posts







Körlük, bir bakıma insanın Tanrı algısını da sorgular. Gnostisizm düşüncesinin fikirlerini dile getirir ve çarpıcı bir soruya cevap arar: “ İnsanlar acı çekerken Tanrı neden müdahale etmez?” Kitabın son bölümlerinde şöyle bir sahne vardır: Kilisedeki tüm resimlerin gözleri bantlıdır, gözleri bantlı olmayan tek bir kadın vardır onun da gözleri oyulmuş ve elindeki gümüş tepside durmaktadır. Buradan Hrıstiyanlıktaki Santa Lucia anlatısına uzanmamız gerekiyor. Lucia, inancı uğruna gözlerini feda etmiş veya işkenceyle gözleri oyulmuştur; sanat tarihinde her zaman kendi gözlerini bir tepsi üzerinde taşırken resmedilir. Saramago, mitolojik ve dini ikonografiyi tersyüz eder. Normalde bir mucizeyi veya fedakarlığı simgeleyen bu figür, körlük salgınının ortasında artık "gözleri olan ama göremeyen" ya da körlüğün en somut, en dehşet verici sembolü haline gelen bir nesneye dönüşmüştür.


"birden necip fazıl göründü merdivenlerde müt- hiş- ti."


sen de kendi çapında bir süper kahramansın fikret. yirmi yıldır aynı kadını sevip, günde üç paket sigara içiyorsun. kolay değil yani.”

Saramago Körlük adlı eserinde ; duyular, kötülük-iyilik, cinsellik, nefret, güç, umut, açlık, çıkar, otorite gibi temel meseleleri yapay bir pandemi aracılığıyla tartışıp okuyucuya sunar. @krmzkedikitap


Ne yaparsanız yapın birileri bir şekilde eleştirecektir. Kapağa fotoğraftan başka bir şey koymamış diyen de var, sigara var diye öğrencilere tavsiye etmen diyen de var. Var da var… Aynı eleştiri Kemal Tahir kitaplarının kapakları düzenlenirken de yapılmıştı, hatta Kemal Tahir kitaplarının kapaklarında değişikliğe gidilmesi bile gündeme geldi. Velhasıl herkesi memnun edebilecek bir kapak tasarımı mümkün değil. @ketebe



Ne yaparsanız yapın birileri bir şekilde eleştirecektir. Kapağa fotoğraftan başka bir şey koymamış diyen de var, sigara var diye öğrencilere tavsiye etmen diyen de var. Var da var… Aynı eleştiri Kemal Tahir kitaplarının kapakları düzenlenirken de yapılmıştı, hatta Kemal Tahir kitaplarının kapaklarında değişikliğe gidilmesi bile gündeme geldi. Velhasıl herkesi memnun edebilecek bir kapak tasarımı mümkün değil. @ketebe

Duyguların Yitirilmesi Üzerine J. Saramago, Körlük Siz yazarsınız, az önce dediğiniz gibi kelimeleri çok iyi tanımanız gerekir, dolayısıyla sıfatların hiçbir işe yaramadığını bilirsiniz, bir insan bir başka insanı öldürdüğünde, örneğin, bunu olduğu gibi ifade etmeli, zaten eylemin dehşeti, kendi başına, öyle korkunçtur ki böylesine korkunç olduğunu söylemekten bizi kurtarır, Gereğinden fazla kelime kullanıyoruz demek istiyorsunuz yani, Gereği kadar duyguya sahip olmadığımızı söylüyorum, Belki de yeteri kadar duyguya sahibiz ama onları ifade edecek kelimeleri kullanmıyoruz, Sonuçta da duygularımızı yitiriyoruz.


Saramago Körlük adlı eserinde ; duyular, kötülük-iyilik, cinsellik, nefret, güç, umut, açlık, çıkar, otorite gibi temel meseleleri yapay bir pandemi aracılığıyla tartışıp okuyucuya sunar. @krmzkedikitap

Kitaplığımda Metis, İletişim, İş Bankası, Yapı Kredi, Sel, İthaki, Kaynak, Cem, Kırmızı Kedi gibi yayınevlerinden birçok kitap var. Hiçbir komplekse girmeden alıp okuyorum. Aynı şeyi canı sıkılanlar için de tavsiye ederim. Faydasını görürler.




Orhan Pamuk’un yeni kitabını roman zannedenler hayâl kırıklığına uğramaz inş. Ama Pamuk severler için tiryaktır bir yerde


Hay’ın öyküsü felsefedeki en temel sorulardan birine cevap arar: ‘ Bilginin kaynağı nedir?’ Bu soru kitaba ‘epistemolojik’ bir nitelik katarak öyküye yeni bir kimlik kazandırır. Ortaçağ’daki İslam düşüncesinin seviyesini göstermesi açısından önemli bir eserdir. @YKYHaber






