Jülide Kayaş

432 posts

Jülide Kayaş

Jülide Kayaş

@misircini

Katılım Ocak 2010
608 Takip Edilen107 Takipçiler
Jülide Kayaş retweetledi
Tersine Kitap
Tersine Kitap@tersinekitap·
Zamanın eleğinden kasten düşürülenler, kenara itilenler ve sisteme dahil olmayı bizzat reddedenler burada kendine yer buluyor. Kör Nokta başlıyor! 🔥 William March'ın kültleşmiş Kötü Tohum'u ve Horace McCoy'un efsanevi Atları da Vururlar'ı ön satışta! 👁️ tinyurl.com/yubswaf6
Tersine Kitap tweet mediaTersine Kitap tweet mediaTersine Kitap tweet mediaTersine Kitap tweet media
Türkçe
1
6
16
6.8K
Jülide Kayaş retweetledi
Sedef Erken
Sedef Erken@SedefErken·
ALFA -EVEREST olayından yola çıkarak Türkiye'de Kültür Sanat Endüstrilerine dair, meraklısına, bu alanda 20 yıldan fazla zamandır çalışmış bir avukattan... .... Ben avukat olarak sadece telif hukuku çalışmış biriyim, gelen başka işleri almam, anladığım ve sevdiğim hukuk alanı budur ve 30 yılı aşan iş yaşamımda 20 yıldan fazla buna emek verdim. 90'larda iş hayatımın ilk 10 yılında perakende sektöründe şirket yöneticiliği yaptım, bir dönem D&R'ın satın alma süreçlerinden sorumlu direktörüydüm ve o zamanlar Everest yoktu ve Alfa bizim en büyük alımları yaptığımız toptancımızdı. Daha sonra yayınevi kuruldu ve bildiğiniz gibi bugün ülkenin en önemli aktörlerinden biri. Telif hakları konusunda müzik, sinema -tv, tiyatro, edebiyat, resim gibi kültür sanat alanlarında çalıştığım sürenin büyük bölümünde sanatçı hakları ve sanat emekçileri konusunda bugünkü tanımıyla aktivizm denilebilecek biçimde çaba gösterdim. Danışmanlık, festival organizasyonu, albüm ve klip yapımcılığı, menajerlik yaptım. Müzik meslek birlikleri, Oyuncular Sendikası ve meslek birliği gibi kurumlarda kurucu avukat olarak bu yapıların geliştirilmesinde emek verdim. Yani bu konuları sahada dibine kadar yaşamış biriyim. Tabiri caizse son 20-25 yıl bu ülkenin kültür sanat alanında girip çıkmadığım yer-konu kalmadı. Bütün bunları kendimden bahsetmek için değil, fikrimin arka planındaki yaşanmışlığı vurgulamak ve deposundan sahnesine bu endüstrileri iyi bilen biri olarak yaptığımı ifade etmek için anlatıyorum. Bu alanların hepsinin sorunları ortaktır, şöyle ki; 1- Örgütsüzlük Sanatçı bireysel olarak yetenekli, güçlü olabilir ama örgütsüz olduğu sürece pazarlık gücü bireysel etkisiyle sınırlıdır ya da yoktur. Özellike alana yeni girenler bu sebeple 1-0 yenik başlar. Türkiye’de kültür-sanat alanında dayanışma refleksi zayıf, ortak hareket etme kültürü kırılgandır. Herkes kendi ayakta kalma mücadelesini verirken sistem karşısında tek tek kaybeder. Güçlü olduğu dönemlerde bunu sorgulamaz ama kötü gün gelince en çok bundan kaybedildiği açığa çıkar. 2- Kurumsallaşma eksikliği Meslek birlikleri, sendikalar ve sektör kurumları ya zayıf ya da etkisizdir. Var olanlar çoğu zaman gerçek temsil gücünden uzaktır, demokratik kültür gelişmediğinde belli grupların tekelinde yürür ya da kapanın elinde kalır. Gelir yapıları sürdürülebilir olmadığından kurumsal bir yapı kurmaları zordur. Kişilere bağlı sistemler olarak işler ve sürdürülebilir gerçek değişimler yaratmaları pek mümkün olmaz. 3- Telif bilincinin düşüklüğü Bu ülkede hâlâ telif gelirleri “hak” değil “lütuf” gibi algılanır. Sanatçı da çoğu zaman haklarını bilmez, dengesiz mali koşullarda yaşadığı için orman kanunlarına zamanla uyum sağlamak zorunda kalır. Kendisini güçlü kılacağını düşündüğü kişilere, yapımcılara, kliklere, sosyal gruplara aidiyet geliştirir. Bu zihniyet değişmeden hiçbir sistem işlemez. 4- Hukukun uygulanmaması (en kritik konu) Kanun var. Hatta birçok Avrupa ülkesinden geri değil ama uygulanmıyor. Yıllarca dijital gelirleri de içeren yeni telif yasası taslağı için çalıştık, taslak çoktan eskidi ama o hali bile meclise gelmedi. Denetim yok, yaptırım yok. İhlal eden için risk düşük, hak sahibi için mücadele maliyetli. Bu tabloyu değiştirmeden hiçbir reform mümkün değil. Peki ülkenin bunca yazarı, oyuncusu, yönetmeni, ressamı aklınıza gelebilecek sanatçısının TBMM ve siyasiler üzerinde kendi haklarına dair bir yasayı geçirecek gücü yok mudur? 5- Veri ve şeffaflık eksikliği Bu sektörün gerçek büyüklüğü, geliri, kaybı bilinmiyor. 500 milyar tl civarı olduğu düşünülüyor ama ölçülmeyen şey yönetilemez. Türkiye’de kültür-sanat ekonomisi hâlâ “tahminlerle” konuşuluyor. Bu bile başlı başına bir sorun. 6- Devlet politikalarının parçalı ve vizyonsuz olması Kültür-sanat hâlâ stratejik bir endüstri olarak görülmüyor. Oysa bugün dünya ekonomisinde yaratıcı endüstriler en hızlı büyüyen alanlardan biri. Türkiye bu fırsatı ya görmüyor ya da yönetemiyor. Sanatçılar ise örgütlenmedikleri için siyasilerin bu vizyonsuzluğundan sadece şikayet ediyor. 7- Emek sömürüsünün normalleşmesi “Görünürsen kazanırsın”, “bu iş / kişi sana kapı açar” gibi cümlelerle insanlar ücretsiz ya da düşük ücretle çalıştırılıyor. Bu, sektörün kendi kendini değersizleştirmesidir. Bu tabloda para kimin elindeyse kral odur ve tüm geleceğiniz bazen bir kişinin iki dudağı arasındadır. Dolayısıyla orman kanunları geçerlidir, büyük balık küçüğü yutar. Bugün Alfa Yayın Grubu’nun başına gelenler üzerinden yürüyen tartışma da tam olarak bu yüzden yanlış bir zeminde ilerliyor. Bir kurumun hataları olabilir, bir çalışanın yaşadığı sorunlar da dibinek adar gerçek ve kendisi de % 100 haklı olabilir. Bunlar konuşulur, eleştirilir. Ama sosyal medyada birkaç gün süren linçlerle ne bu sektör düzelir ne de bir daha benzer krizler yaşanmaz. Çünkü mesele kişiler değil. Mesele sistem. Bu ülkede kültür-sanat alanı yıllardır aynı döngüyü yaşıyor. Kriz olur → tepki yükselir → taraflar kutuplaşır → birkaç gün konuşulur → unutulur → hiçbir şey değişmez. Sonra aynı hikâye başka bir kurumda yeniden başlar. Dürüstçe fikrimi söylemek istiyorum çünkü biliyorum ki birkaç ay sonra en fazla 1 yıl sonra bugün en yüksek tondan eleştiri yapanların bir kısmı yine dosyasını ya Everest'e ya da yine aynı koşullarda iş yapan bir benzerine göndermek zorunda. Eğer gerçekten bir şey değişecekse, enerjimizi linç etmeye değil, yapı kurmaya harcamak zorundayız. Örgütlenmeden, güçlü ve bağımsız kurumlar yaratmadan, telif bilincini tabana yaymadan, hukukun uygulanmasını talep eden kolektif bir irade oluşturmadan bu sektörün hiçbir sorunu kalıcı olarak çözülmez. Ve en rahatsız edici ama en gerçek cümle şu: Bu alanda çalışan yazar, editör, çevirmen ya da yazar temsilcilerinin birleşebilseler aslında büyük bir etki alanı ve gücü var ama dağınık. Bir araya gelmediği sürece, ne kendi hakkını koruyabilir ne de karşısındaki sistemi değiştirebilir. Dolayısıyla bugün sorulması gereken asıl soru şu bana göre; Bu kadar büyük bir endüstri neden hâlâ kendi kaderini belirleyemiyor? Bu soruya dürüst bir cevap verilmeden, bana göre hiçbir tartışmanın gerçek bir anlamı yok. Sanatçıların sanatına ve emekçilerin emeğine saygılarımla... Av. Sedef Erken
Türkçe
8
125
447
106.3K
Jülide Kayaş retweetledi
FABİSAD
FABİSAD@fabisad·
Yatağınızın altındaki mahmur canavara, sohbetine doyum olmayan hortlak dostunuza, daveti kapmadan rahat edemeyen vampir komşunuza, gecenin karanlığında gizlenen her türlü mahlukata haber salın! Şimdi eğlenme zamanı 💃🕺 FABİSAD Cadılar Bayramı Partisi, 31 Ekim’de Liman Kahvesi’nde! 🎃 Adres: Caferağa Mah. Kadife Sok. No: 37 Kadıköy / İstanbul #FABİSAD #CadılarBayramı #Halloween #Parti
FABİSAD tweet media
Türkçe
3
8
18
6.6K
Jülide Kayaş
Jülide Kayaş@misircini·
@mete_akta Çok, çok üzgünüm, hâlâ inanamıyorum... Çok renkli bir hayatı oldu, nevi şahsına münhasır biriydi. İyilikle ve güzellikle anacağım kendisini hep. Ailenize tekrar sabır diliyorum, sırasız bir kayıp🖤
Türkçe
1
0
4
3.2K
Mete Aktaş
Mete Aktaş@mete_akta·
@misircini Mikrobik bir rahatsızlıktan dolayı Bağışıklık sistemi çöktü. 1 ay gibi hastane ve yoğun bakım sonucu Vefat etti.
Türkçe
6
7
39
8.2K
Mete Aktaş
Mete Aktaş@mete_akta·
Dün ve bugün sosyal medyada çıkan kedi tüyünden öldü haberi asılsız ve yalandır. Rahmetli Kuzenim olur.Başka bir rahatsızlıktan vefat etmiş tir.
Mete Aktaş tweet media
Türkçe
197
1.5K
4.8K
526.6K
Jülide Kayaş
Jülide Kayaş@misircini·
Cadılar Bayramı daha iyi kutlanamazdı, çok teşekkürler bu güzel akşam için 🎃👻
Alper Kaya@alper_kaya

Dün akşam, @gizsimsek ile #Halloween havasını sonuna kadar hissettiğimiz bir film gösterimi gerçekleştirdik ve eşlik edenlerle birlikte 2007 yapımı #TrickRTreat filmini izledik. Tabii "Şeker mi şaka mı?" sorusunu ihmal etmedik, gelen misafirlerimiz hem film akşamının anısına sticker hem de #CadılarBayramı konseptli şekerlerden alma şansı yakaladı 🍭🍬 Bu güzel akşamı mümkün kılan başta @fabisad başkanımız @misircini ve kapılarını bizlere açan, misafirperverlikleriyle kalpleri ısıtan @obdbilimkurgu'ya sonsuz teşekkürler! Tabii eşlik edenler ile çeşitli nedenlerle aramızda olamayan dostlarımıza da... Çok keyif aldığımız bu gösterimin yenisi için biz kolları sıvadık!

Türkçe
0
2
5
605
Jülide Kayaş retweetledi
Apaçık Radyo
Apaçık Radyo@acikradyo·
Açık Radyo’nun karasal yayını bugün saat 13.00 itibariyle kesiliyor. Gelişmeler için bizi takip etmeye devam edin.
Apaçık Radyo tweet media
Türkçe
74
801
2.1K
583.9K
Jülide Kayaş retweetledi
FABİSAD
FABİSAD@fabisad·
2014’ten beri GİO Ödülleri'nde bilimkurgu, fantazya ve korku alanlarına önemli katkılarda bulunmuş duayen isimlere verdiğimiz Mavi Anka Onur Ödülü bu yıl, "Son Tiryaki" kitabı başta olmak üzere, öyküleriyle bilimkurgu edebiyatımızı zenginleştiren Müfit Özdeş'e takdim edilecek.
FABİSAD tweet media
Türkçe
0
10
32
8.8K
Jülide Kayaş retweetledi