murat özer

338 posts

murat özer

murat özer

@mrtzr32

Katılım Aralık 2022
152 Takip Edilen7 Takipçiler
murat özer
murat özer@mrtzr32·
@muhammet_tokali İlmînize saygım var değerli hocam öğrenciler için üzülsem de ben farklı düşünüyorum. Hürmetler…
Türkçe
0
0
0
12
murat özer
murat özer@mrtzr32·
@muhammet_tokali Sizin bahsettiğimiz ceza süresinden önce kapıyı kapatmasıyla mümkün kü ben buna zerre kadar ihtimal vermiyorum. Bu öğrencilere ben de üzülüyorum ama yıllardır bu sınavlarda görevliyim, kurallar esnetilirse sonunu alınamaz.
Türkçe
2
0
12
718
murat özer
murat özer@mrtzr32·
@kemalkunc52 @muhammet_tokali Aynı fikirdeyim. Eğer kurallar esnetilirse okul bahçesinin büyüklüğü ve okul giriş kapısına uzaklığı bile okuldan okula değişeceği için haksızlık oluşturur.
Türkçe
0
0
0
21
Kemalkünç
Kemalkünç@kemalkunc52·
@muhammet_tokali Digeri de 10 saniye der kapı açılır diğeri gelir 20 saniye der kapı açılır taviz tavizi doğurur siz saat 10 da başlayan duruşmaya geç kalırsanız hakim savcı hoşgeldiniz mi diyor
Türkçe
1
0
4
187
murat özer
murat özer@mrtzr32·
@muhammet_tokali Girişte ÖSYM nin kameralı saati var, görevli ona uygun davranmak zorunda, sınav yönergesine göre adayın bahçede koşuyor olması ile okulun dışında olması arasında fark yok. İnisiyatif alıp süre dolsa da koşanı alayım diyemez, derse ve şikayetle tespit edilirse kendisi ceza alır.
Türkçe
0
0
6
338
murat özer
murat özer@mrtzr32·
@DrGunerSonmez Ayrıca inisiyatif alıp aldı diyelim (ki yasak soruşturma geçirir) bahçesi büyük okulla bahçesi küçük okul arasında da fark oluşacaktır. Bu kuralların esnetilmesi bi çok soruna ve haksızlığa sebep olur.
Türkçe
0
0
0
22
murat özer
murat özer@mrtzr32·
@DrGunerSonmez Değerli hocam sınav yönergesine göre adayın okul bahçesinde olması ile okul dışında olması arasında fark yok, kaldı ki daha güvenlik araması var. Giriş kapısının bulunduğu katta ÖSYM nin kameralı dijital saati var, görevli o saate göre davranmak zorunda inisiyatif alamaz.
Türkçe
1
0
1
400
murat özer
murat özer@mrtzr32·
@agbalm @srkninci Ayrıca okul bahçesinde olan alınabilir dese ertesi sene son ana kadar bekleyip okul bahçesinde koşan bir sürü kişi görürüz o da ayrı sorunlara yol açar.
Türkçe
0
0
2
240
Mikail Ağbal
Mikail Ağbal@agbalm·
@srkninci Serkan hocam, polis onu iceri alsaydi sorusturma gecirirdi büyük ihtimalle. Bir de su var madem o kadar önemli bir sinav neden son saniyeye birakiyorsun? Biz de o dönemleri yasadik ve 15 dakika öncesinde degil daha önceden gittik sinav yerine.
Türkçe
3
1
60
2.3K
murat özer
murat özer@mrtzr32·
@agbalm @srkninci Sınav yönergesinde adayın okul bahçesinde olması ile okul dışında olması arasında fark yok kaldı ki daha güvenlik araması var. Görevli kurallara uygun davranmış. İnisiyatif alıp sınav binasına kimseyi alamaz yoksa soruşturma geçirir.
Türkçe
0
0
7
249
murat özer retweetledi
ملا عبد الله يلديز
Peygamber efendimiz ﷺ buyurdu ki; “Yaptığınız duânın kabul edileceğine yürekten inanarak duâ edin! Çünkü Allah Teâlâ gaflet içinde ve dikkatsizce yapılan duâyı kabul etmez.” Tirmizî
Türkçe
2
111
1.1K
20.1K
murat özer retweetledi
İbrahim KAYA
İbrahim KAYA@ibrahimKAYA_632·
Ezber unutmasına dua arayan bir kardeş sormuştu. Kur'an'ı sürekli ezberleyip unutan bir adamın şikayeti üzerine verilen Nebevî bir ilaç, reçete burda. Manasının tamamını aşağıya bırakıyorum ⤵️
İbrahim KAYA tweet media
Türkçe
11
128
804
47.8K
murat özer retweetledi
Hilmi Demir 🇹🇷
Hilmi Demir 🇹🇷@ProfHilmiDemir·
Peter Langman, 48 okul saldırganını detaylı vaka çalışmaları üzerinden inceleyerek bu kişilerin kim olduklarını, onları katliama iten nedenleri ve bu tür olayların nasıl önlenebileceğini ortaya koyar. Yazar, okulların silahlı veya silahsız güvenlik görevlilerinden ziyade, potansiyel tehlikeleri erkenden tespit edecek "tehdit değerlendirmesi" ekiplerine ihtiyacı olduğunu vurgular. Katliamcılar genellikle planlarını eyleme dökmeden önce "sızdırırlar". İki şey çok önemlidir: 1. Bu uyarı işaretlerini anlayacak uzmanlık. 2. Uzmanların bu tehditlerin üzerine gitmesini sağlayacak yasal dayanak.
Hilmi Demir 🇹🇷 tweet media
Türkçe
2
13
31
2.5K
murat özer retweetledi
Rotasız Kaptan
Rotasız Kaptan@ekinoks28·
İnsan fiili eleştirebilir; fakat akıbeti Allah’a bırakmalıdır. Çünkü hükmün sahibi O’dur. Cennet de O’nun, cehennem de… Ve O, kullarına herkesten daha merhametli olandır. Rabbim bize rahmetiyle muamele etsin ve bizlere hidayet nasip etsin. Âmin.
Türkçe
5
22
274
24.8K
murat özer retweetledi
Rotasız Kaptan
Rotasız Kaptan@ekinoks28·
Zira bugün insanın en ağır imtihanı, başkalarının sonunu yargılamak oldu; diliyle cennet dağıtan, kalemiyle cehennem yazan nice insan… Oysa bu, Kur’an’ın ruhuna uzak, kulluğun edebine yabancı bir yüktür; cehalet, bazen en süslü dindarlık kisvesine bürünür. +++
Türkçe
1
14
157
28.8K
murat özer retweetledi
Rotasız Kaptan
Rotasız Kaptan@ekinoks28·
"Onların hesabı ancak Rabbime aittir. Düşünseydiniz bunu anlardınız." (Şuara 113). Böylece hükmü sahibine iade etti; insan olmanın hududunda durdu. Ne bir kader mühürledi, ne de rahmet kapısını kapattı. +++
Türkçe
1
7
146
32K
murat özer retweetledi
Rotasız Kaptan
Rotasız Kaptan@ekinoks28·
“Artık kim bana uyarsa o bendendir; kim de bana karşı gelirse, şüphesiz Sen çok bağışlayan, çok merhamet edensin.” (İbrahim 36). Onlar hakkında, İsa (aleyhisselam)’ın sözüyle konuşurum: +++
Türkçe
1
6
144
36.9K
murat özer retweetledi
Rotasız Kaptan
Rotasız Kaptan@ekinoks28·
Fakat Ebu Hanife, insanın kader defterini okumaya yetkili olmadığını, cennetle cehennemin anahtarının kulun elinde bulunmadığını biliyordu. Kendini hükmün değil, teslimiyetin makamında tuttu. Ve şöyle dedi: “Onlar hakkında, İbrahim (aleyhisselam)’ın sözüyle konuşurum: +++
Türkçe
1
7
106
38.4K
murat özer retweetledi
Rotasız Kaptan
Rotasız Kaptan@ekinoks28·
“Bunların akıbeti nedir; cennet mi, cehennem mi?” Oysa dil, azap ayetlerini sıralayabilirdi; hüküm vermek kolaydı. Evet, içki büyük bir günahtı; nefse kıymak ise ilahî tehdidin gölgesinde ağır bir cürüm. +++
Türkçe
1
7
88
38.7K
murat özer retweetledi
Mesut Özbilir
Mesut Özbilir@mesutozbilir·
Malum olayla ilgili “çalışan kadın” tartışmasının yeniden alevlendiğini ve atışma düzeyinde ele alındığını görüyorum. Burada meseleyi ikiye ayırmamız gerekir; herhangi bir kadının çalışması ve “kadın”ın çalışması. Herhangi bir olayı bu gibi spesifik detaylara indirgeyerek değerlendirmek doğru değil. Yarın birgün annesi ev hanımı olan başka bir saldırı örneğiyle de karşılaşmak mümkün. Onun için bu bize doğru sonuç vermez. Herhangi bir olay, mahza herhangi bir annenin çalışıp çalışmamasına indirgenmemeli. “Kadın”ın çalışma hayatına gelirsek, kadın elbette çalışmamalı, çalışmak zorunda olmamalı. Kadın için asıl ve esas olan ev hanımlığı ve anne merkezlilik olmalıdır. Çalışma hayatı istisna ve tercihe dayalı olmalıdır. Bugün ekonomik ve sosyal sebepler kadına iş hayatını dayatmaktadır. Bütün kadınlar çalışmalı demek, kadınların büyük bir bölümü iş hayatının çarkları arasında ezilmeli, hasis işlerde yıpranmalı demektir. İş hayatı çok azı müstesna kadınlar için güllük gülistanlık değildir. Şuan konu tartışmaya evrildiği için savunma pozisyonunda ele alınıyor. Ama öyle değil. Kadın için faydalı olan iş hayatına mecbur bırakılmaması, aksine ev hayatının nitelikli hale getirilmesidir. Odağını çocuklarına çevirmesidir. İhtiyaç duyduğunda sosyalleşebileceği, spor yapabileceği, ilgi duyduğu konularda uzaktan eğitim alabileceği kadınlara özel iyi imkânlar geliştirilmesidir. Bunun peşine düşülmeli ve bu imkânlar talep edilmelidir. İş hayatı ne kadın için, ne aile için ne de toplum için hayır getirecek bir yöneliş değildir.
Türkçe
14
23
187
11.4K
murat özer retweetledi
Mesut Özbilir
Mesut Özbilir@mesutozbilir·
Yine bakıyorum konu en olmadık yerlerinden tutuluyor; dizileri suçlama, evde silahın ne işi var vs... Bunlar yeni şeyler değil; tüfek icat olduğundan beri evin duvarında asılı dururdu zaten... TV icat olduğundan beri vurdu kırdı filmler vardı zaten... Babalarımız da biz de böyle büyüdük, yeni şeyler değil bunlar! Yeni olan şey çocuk büyütme tarzımızdır. Böyle bir çocuk yetiştirme şekli olamaz. Otoriteden yoksun, sorumluluktan muaf, sınırdan uzak, hayattan izole... Bir çocuk okulun koridorunda yüksek sesle sinli kaflı küfürler edecek ve öğretmen ona haddini bildiremeyecek! Böyle bir eğitim şekli olamaz. TV'de Kemal Sunal'ın “eşşoğleşek” sözünü bipleyeceğiz ama okulda sinkaflı küfürler edilmesine göz yumacağız. Benim çocuğum okuldan hayasızlık öğrenip gelecek. Bu pedagojik riyakârlığı bırakmak ve acilen kadim öğretilere dönmek durumundayız. İnsan yetiştiremiyoruz, bununla biran önce yüzleşmemiz gerekiyor. Din eğitiminde bile cehennem yok artık, cehennemi kapattık. Oysaki Allah peygamberini “beşîr ve nezîr” yani; cennet ve nimetleriyle müjdeleyen, cehennem ve azabıyla ikaz eden, olarak vasıflamıştır. “Sizi önünüzde yaklaşan bir günün azabına karşı uyarıyorum” diye İslâm'a davet ediyordu Allah Rasûlü (s.a.s.). Ne oldu da cehennemin kapısına mühür vuruldu? Biz birinin ağacına elimizi uzatmadıysak, bir karıncanın yuvasını bozmadıysak, ağzımıza küfür koymadıysak cehennem de yanarız diye korktuk hep. Bir hayvana zarar verecek olsak, nenem “Anası kargış eder” derdi korkardık el uzatmaya. Kimsenin olmadığı yerde bile en aciz bir hayvanın da sahibi var bilinciyle büyüdük. Şimdi bu canavarları kim yetiştiriyor? Dümdüz söylüyorum, bu neslin mimarı modern psikoloji ve pedagojinin sınanmamış öğretileri ve dogmatik bir biçimde kabulüdür. Anne babaları bu çarpık ebeveynlik tarzına sevk eden budur. Eğitim kurumlarını, eğitmekten aciz bırakan budur. Bunun acilen tartışmaya açılması gerekiyor. Evde baba otoritesi, okulda öğretmen otoritesinin olmayışı akran zorbalığını besleyen en temel etkendir. Öğretmen ve baba yeniden eski saygınlığına kavuşmalıdır. Meseleyi bir iki olaya münhasıran ele almak son derece yanlıştır.
Türkçe
60
654
2.6K
106.7K