Doç. Dr. Murad Asiltürk

3K posts

Doç. Dr. Murad Asiltürk banner
Doç. Dr. Murad Asiltürk

Doç. Dr. Murad Asiltürk

@muradasilturk

Saadet Partisi Genel İdare Kurulu Üyesi / . / Kabrim beni bekliyorken dünyalık hevesteyim. Uyandır artık Ya Rab! Belki son nefesteyim.

İstanbul Katılım Mart 2011
872 Takip Edilen4.7K Takipçiler
Doç. Dr. Murad Asiltürk
Doç. Dr. Murad Asiltürk@muradasilturk·
Konya'da Necmettin Erbakan Üniversitesi Ted-x konuşmam var. Yarın 10.30'da.
Doç. Dr. Murad Asiltürk tweet media
Türkçe
2
10
40
843
Doç. Dr. Murad Asiltürk retweetledi
Mücahit Gültekin
Mücahit Gültekin@mgultekin11·
Salıyı Çarçamba’ya bağlayan gece, yani bu gece, Trump İran’ın köprülerini ve enerji alt yapısını yok etmek için harekete geçeceğini söyledi. Zaten günlerdir, İran’a yönelik çok ağır bombalamalar devam ediyor; okullar, hastaneler, ilaç şirketleri, üniversiteler hedef alınıyor. Şunu herkes bilmeli: ABD’nin müttefiki olan ülkeler az ya da çok bu saldırıların ortağıdır. Bu sorumluluktan kurtulamazlar. Çocuklarımız ve torunlarımız üç yıla yakın bir süredir devam eden bu ahlaksız savaşta topraklarını ABD üslerine açan, İsrail’le ilişkisini kesmeyen bütün ülkeleri yargılayacaktır. Türkiye’deki mevcut iktidar da dahil. Şu söyleyeceklerimden İslam’ı referans almayan takipçilerim münezzehtir. Nitekim aralarında onuruyla ve özgür vicdanıyla düşünen, hareket eden pek çok kişi var. Hepsine selam olsun. Bunu yapmayan kişilereyse diyeceğim bir şey yok. Sonuçta aynı referanslarla hareket etmiyoruz. Siyasal olaylar çoğu zaman karmaşık ve belirsizliklerle doludur. Fakat Cenab-ı Allah 7 Ekim’den sonra sahneyi öyle bir kurdu ki her mükellef insanı bir tarafta durmaya aklen ve ahlaken icbar etti. Devam etmeden şunu belirtmeliyim: Hiçbir siyasal analize, hiçbir siyasal öngörüye tam olarak güvenmiyorum. Bunları okuyor, faydalanmaya çalışıyorum ancak hepimizi kuşatan ilahi bir planın varlığına inanıyorum. Bütün bir insanlığın ve mevcudatın ilahi bir plan dahilinde önceden belirlenmiş bir menzile doğru ilerlediğine inanıyorum. Allah jeopolitik, ekonomik ya da stratejik tahlillerle ilgilenmiyor; Allah ABD ya da İsrail’le de ilgilenmiyor. O’nun ilgilendiği tek bir şey var: Gerçekten inanıp inanmadığımızı “bize” göstermek. Her şey bunun için. Nitekim öldüğümüzde ne İsrail’in önemi kalacak, ne Amerika’nın; ne İran ne de Lübnan’ın. Ne mezheplerimizin önemi kalacak ne de kavmi ve ideolojik aidiyetlerimizin; öldüğümüzde bunların hiç birinin önemi kalmayacak. Önemli olan tek bir şey var: Kalbimizde olanın bize de gösterilmesi. Herkes kendi kendinin şahidi olacak: Ben kimim ve ne için yaşadım? Açık kanıtlar kendi arzularımla, beklentilerimle, korkularımla; önkabul ve ön yargılarımla çatıştığında neyi tercih ettim? İşte bu tercihin örtülmesine, manipüle edilmesine, gizlenmesine izin verilmeyecektir. Dediğim gibi, kalbimizde olan bize de aşikar olacaktır. Aynen ömürleri Peygamber beklemekle geçmiş, sonunda bekledikleri peygamber gelmiş, onun peygamber olduğunu tespit ve teşhis etmiş ama Araplardan geldiği için reddetmiş Yahudiler gibi. Onlar o gün Muhammed’i reddettiklerinde Allah’ın iradesini reddettiklerini biliyorlardı. Aynen Kerbela’da Hüseyin’in karşısında olan herkesin hakikatin de karşısında olduğunu bildikleri gibi. O gün Hüseyin’e karşı kılıçlarını çekenler hakikate karşı kılıç çektiklerini biliyorlardı. “Tarafsız” kalanlar da hakikati savunamayacak kadar alçak olduklarının farkındaydı. Herkes herşeyi bile-isteye tercih etmişti ve Allah için de önemli olan buydu. Hatif dizisi bunu mükemmel bir replikle anlatır: Kocasının haksız olduğunu bilen ama bunu kanıtlayamayan Reyhane ona “Mahkemede görüşürüz!” der. Ortada bir kanıt bırakmadığına güvenen kocası “Hangi belge ve delillerle görüşeceğiz?” diye sorar. Belli ki Reyhane’nin “mahkeme”den kastettiğini yanlış anlamıştır. Reyhane’nin cevabı şudur: “Belge ve delil sensin! Bu, davalı ve davacının aynı kişi olduğu tek mahkemedir.” O yüzden o mahkemede bütün duruşmalar tek celsede ve bir an kadar kısa sürecektir. Belki bir “an”a da ihtiyaç olmayacaktır: “Artık insan kendi aleyhinde bir şâhit ve bir delildir” (Kıyamet Suresi: 14). İşte Allah, Yahya Sinvar kulu aracılığıyla 7 Ekim’de sahneyi öyle bir kurdu ki, kimsenin ne kendini ne de bir başkasını kandırmasına izin vermedi. Nasıl izin versin ki? Yaşayan delil üzere yaşamalı ölen de delil üzere ölmeliydi. Bu ilahi bir sünnetti. Soru şuydu: Dille söyleneni amelle tasdik etmenin önündeki engel nedir? Makam mı, para mı, can mı, mezhep mi, meşrep mi, korkular mı, geçmiş mi, tarih mi, beklentiler mi, ulusal ya da kavmi aidiyetler mi? İşte o gün Filistin mücadelesinin gerçekte nefislerimizle bir mücadele olduğunu anladık. Allah bize Filistin’den önce kendi ön yargılarımızın ve taassuplarımızın esiri olduğumuzu gösterdi. Üstelik bunu Sünniler için Şiileri Şiiler için de Sünnileri kullanarak yaptı. Gerçekten ancak ilahi bir güç böyle bir sahneyi kurabilirdi. Hangi Şii derdi ki o şerefli günün ezanını Yahya Sinvar okuyacak ve ona da önce Hasan Nasrallah tabi olacak? Hangi Sünni derdi ki Ebu Ubeyde Ayetullah Hamaney’i büyük komutan olarak selamlayacak ve İran’ı ümmetin ileri savunma hattı olarak tanımlayacak? Ve kim derdi ki, 7 yıl boyunca “Sünni” ülkelerin ABD-İngiltere-İsrail’le birleşip yok etmeye çalıştıkları “Zeydi” Husiler Yahya Sinvar’ın çağrısına “Lebbeyk!” diyecek? İnanın çok acayip şeyler oldu bu üç yıl içinde. Belki bir üç yüz yılda olabilecek kadar büyük ve acayip şeyler. Allah sahnenin dekorunu öyle bir döşemişti ki, hiçbir şeyi eksik bırakmamıştı. Aaron Bushnell’i koydu bu sahnenin bir köşesine. Sonra “Bizler -bunun olmasına izin verenler- Filistinlilerin affını asla hak etmeyeceğiz!” diyen Elias Rodriguez’i. İspanya Parlamentosundan Ione Belarra’yı da koydu uygun bir yere. “Ben Hıristiyanım, doğru ama Müslümanların bakış açım sonsuza dek değişti” diyen annesi babası Siyonist olan ismini bilmediğimiz o kızı. “Burada olduğum için işimi kaybedebilirim. Ama oturup da bekleyemezdim!” diyen Antropoloji profesörü Elizabeth Cullen Dunn’ı. Neler oluyordu? Bu nasıl bir sahneydi ki ortaya çıkan her bir figür ön yargılarımıza saldırıyordu! En beklenmedik kişiler sahnede tek tek boy gösteriyor ama dünyanın kendilerini beklediğine inandığımız kişiler ortalıkta görünmüyordu. Aaron Bushnell kendini yakıyor, Hasan Nasrallah 85 ton bombayı göğüslüyor, Ensarullah’ın kabinesi bombalanıyor ama “Biz kaybedersek Gazze kaybeder!” diyenler ticaretinden vazgeçemiyordu! Bizim kafamızda kurduğumuz sahne ile Allah’ın bize gösterdiği sahne arasındaki çatışma öylesine derin ve yıkıcıydı ki herkesi bir karar anına mecbur etti: Aynen Yahudilerin Muhammed’i kabul edip etmemeyi tercih etmekle yüzleştikleri o karar anı gibi. Fakat ön yargılar kanıtlara ve gerçeklere dirençlidir. “Tevil”, “mazeret” ve “manipülasyon” gibi şeyler icat etmiştir insanoğlu ön kabullerini korumak için: Diğer adı kendi beklentilerimize ters olan kanıtları yok saymak için o kanıtlara kulp takmak. Bizler bunu yaptıkça Allah kanıtlardı artırdı. Hizbullah’tan 5 bin şehid aldı. HAMAS’ın bildiğimiz bütün liderlerini tek tek yanına aldı. İran’ın genelkurmay başkanlarını, komuta kademesini ve en sonunda Ayetullah Hamaney’i. Daha neler alır neler verir bilmiyorum. Sahne tamamlandı mı onu da bilmiyorum. Fakat bildiğim bir şey var: Herkes taassubuyla yüzleşecek. Bu iş “Filistin” demekle bitmeyecek. Sahne dinamik ve sürekli değişiyor. Tarihin kendi payımıza düşen anında sahnede kimin yanına düşeceğiz? Sevdiklerimizi nefret ettiklerimizle yan yana gördüğümüzde ne yapacağız? Sözün kâr etmediği günlere geldik. İran bombalanıyor. Bu gece belki daha fazla bombalanacak. Belki de yerle yeksan edilecek. Lübnan bombalanıyor ve belki de dah fazla bombalanacak. Düşman net. Saflar açık. Ama bunların bir önemi yok. Kalplerdeki eğrilik ya da doğruluk sonucu belirleyecek. Kalplerinde eğrilik olanlar yine muhkemleri bırakıp müteşabihlerin peşine takılacak. Yine kabul etmesi en çok beklenenler reddedecek ve yine uzaklardan bir Ebuzer gelip hakikate beyat edecek. Geçen bombaların altında yaşayan Lübnanlı Ahmed’in söylediklerini okudum, söyledikleri bize ulaşmasa da göklerin en üst katına ulaştığına ve melekleri de ağlattığına inanıyorum. Dünyaya bir mesajın var mı diye soran spikere şöyle diyor: "Dünyaya bir mesajım yok, dünyaya herhangi bir mesaj iletmeye ihtiyacım da yok. Eğer dünya onurlu bir duruş sergilemek istiyorsa, bunu kendi vicdanıyla yapmalıdır. Biz kendi duruşumuzu sergiliyoruz, üzerimize düşeni yapıyoruz, ilkelerimiz ve ahlakımız bize neyi emrediyorsa onu yerine getiriyoruz. Eğer dünyayı harekete geçirecek bir şey kalmadıysa, varsın harekete geçmesinler. Kimseye bir şey söylemek istemiyoruz"
Türkçe
64
375
817
24.6K
Doç. Dr. Murad Asiltürk retweetledi
Mahmut Arıkan
Mahmut Arıkan@mahmutarikansp·
Biz İran’la sadece komşu değiliz! Biz; aynı kaderin, aynı tarihin, aynı acının insanlarıyız! İktidara sesleniyorum: İran’a insani yardım koridorunu açın!
Türkçe
133
972
3.1K
49.8K
Doç. Dr. Murad Asiltürk retweetledi
Mücahit Gültekin
Mücahit Gültekin@mgultekin11·
Devrim Muhafızları Ordusu, Siyonizmle mücadelenin öğretmeni Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ı selamladı!
Türkçe
73
1K
3.7K
159.5K
Doç. Dr. Murad Asiltürk retweetledi
Gaffar Yakınca
Gaffar Yakınca@GaffarYakinca·
🔴ÖNEMLİ - Volkswagen’in İsrail için füze üreteceği kesinleşti. Volkswagen CEO'su Oliver Blume, şirketinin Osnabrück fabrikasını İsrail'in Demir Kubbe füze savunma sistemi için parça üretmek üzere dönüştürme çalışmaları yürüttüğünü doğruladı.
Türkçe
545
2.5K
4.7K
1.6M
Doç. Dr. Murad Asiltürk retweetledi
Doç. Dr. Murad Asiltürk retweetledi
Arslan Ateş
Arslan Ateş@arslanates·
Ülkesini savunmak için terörist İsrail’e ve emperyalist ABD’ye saldıran İran niye bizi bu kadar rahatsız ediyor. Ne yapsın ABD ve İsrail’e ‘gelin ülkemizi işgal edin’ mi desin. Bu nasıl akıl tutulmasıdır. Eğer ilgilendirmiyorsa sizi İran’ın ne yaptığı kardeşim bir şeyler söylemek zorunda da değilsiniz. Bizi İsrail’in ve ABD’nin zarar görmesi ilgilendiriyor… Mevzuyu Sünni Şii bağlamında ele almak en hafif tabirle; yaklaşan küresel tehdidi, BOP işgalini ve kuşatmayı perdelemek demektir. Yapmayın bunu!
Türkçe
2
30
97
1.7K
Doç. Dr. Murad Asiltürk retweetledi
Nevzat Çiçek
Nevzat Çiçek@nevzatcicek·
Geçmişte @DIBMehmetGormez Hoca’nın yaptığı bu konuşmayı bu bayramda “umut” olarak buraya bırakıyorum “AKAN MÜSLÜMAN KANI OLDUKTAN SONRA, KANIN SUNNİSİ-ŞİİSi OLUR MU?
Türkçe
47
594
1.7K
38.6K
Doç. Dr. Murad Asiltürk retweetledi
Mahmut Arıkan
Mahmut Arıkan@mahmutarikansp·
Bu kararname neyin nesi? Türkiye İran’a karşı yürütülen savaşta İsrail’e lojistik sağlayan bir ülke mi olacak? İktidar bir an önce, en küçük bir şüpheye yer bırakmayacak şekilde bu sorunun cevabını açıklamak zorundadır!
Türkçe
220
1.7K
4.1K
230.2K
Doç. Dr. Murad Asiltürk retweetledi
Nevzat Çiçek
Nevzat Çiçek@nevzatcicek·
Rıza Pehlevi, Münih'te kurşun geçirmez camın arkasında konuşuyor. İran Cumhurbaşkanı Peşkin ise savaşın 14. gününde İranlıların arasında yürüyor... Şair güzel söylemiş: “Hiçbir korkuya benzemez halkını satan adamın korkusu!”
Türkçe
230
3K
23.3K
914.7K
Doç. Dr. Murad Asiltürk retweetledi
Birol AYDIN
Birol AYDIN@birolaydinSP·
“İran’dan füze geldi, NATO vurdu.” cümlesini ne kadar çok tekrarlarsalar, NATO’yla birlikte İran’a müdahale etmeye zemin hazırlayacaklarını biliyorlar! Bir taraftan ısrarla “tekrarlanan yalanlar”, -miş gibi atılmış/-mış gibi vurulmuş füzeler ve sürekli İran’ı hedef alan bir dil! Diğer taraftan ABD’de görülecek olan Halkbank davasının 3 Mart’tan, 11 Mart’a ertelenmesi ve ABD büyükelçiliğinin Türkiye’ye seyahat uyarıları… Kimse aklımızla alay etmesin! Bu füzeler, Halkbank davası için atılan şantaj fişekleridir!
Türkçe
58
563
1.6K
31.1K
Doç. Dr. Murad Asiltürk
Doç. Dr. Murad Asiltürk@muradasilturk·
Amerika İran'a niye saldırıyor? Hamaney'i niye doğrudan hedef alıyor? Tek sebebi dünyayı sömürürlerken kendilerine sorun çıkartmaları. Gazze'de Filistinlilere koşulsuz tam destek olmaları. E o zaman insan olanın ne tarafta olması gerektiği belli değil mi? #TelAviv #IranWar #iran
Türkçe
1
18
68
1.3K
Doç. Dr. Murad Asiltürk retweetledi
Mahmut Arıkan
Mahmut Arıkan@mahmutarikansp·
Türkiye ve İran, bu coğrafyanın iki kadim devletidir. Bizler ülkelerimizi karşı karşıya getirmek isteyen iç ve dış odaklara cevap verecek tarihsel tecrübe ve devlet aklına sahibiz. Yaşadığımız tecrübelerin bunu bize net olarak öğrettiğini bilmeliyiz. Şunu herkes bilsin ki kurulan tezgahın farkındayız ve bu kirli denklemin bir parçası olmayacağız! Çünkü bu tehlikeli girişim, sadece askeri bir tehdit değil, Türkiye’yi bölgede hedef haline getirmek için kurulan stratejik bir tuzaktır. Türkiye bu tuzağa düşmemelidir. Şüphesiz Türkiye, kendisine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek kudrete sahiptir ancak "savaş lobisi"nin sonu belirsiz maceralarına da geçit vermemelidir. Türkiye’yi komşularıyla bir savaşın tarafı haline getirmenin vebali ağırdır. Merhum Erbakan Hocamızın ifadesiyle söylüyorum: “Kim bu vebale girerse bilsin ki; alnını 70 yıl secdeden kaldırmasa bu vebali ödeyemez!" Gün, İslam dünyasının birbirini hedef alma günü değil, coğrafyamızı kuşatan asıl saldırılara karşı omuz omuza verme günüdür.
Türkçe
70
572
1.8K
51.3K
Doç. Dr. Murad Asiltürk
Doç. Dr. Murad Asiltürk@muradasilturk·
İran'la ilgili bazılarında 47 yıl miladı var. Amerika'nın güdümündeki Pehlevi hanedanının şii olması sorun değil. Ne tarihi, ne dinini bilen halkımıza, Amerika'ya boyun eğmeyen ve Gazze'ye yardım eden İran'ı düşman olarak tanıtıyorlar. #Iran bizim değil İsrail'in düşmanı, unutma!
Türkçe
0
13
40
550
Doç. Dr. Murad Asiltürk retweetledi
Yavuz DEĞİRMENCİ
Yavuz DEĞİRMENCİ@yavuzdegirmenci·
Hakan Fidan: "Sen ev ödevini yapıp yeteneklerini geliştirmediysen İsrail ile, Amerika ile ağız dalaşına bile girmemen lazım." Beyfendi yıllarca efsane gibi lanse edildi. Bu kadarmış. Sanırım Erdoğan sonrası en uyumlu figür ben olurum mesajı veriyor başka izahı olamaz.
Türkçe
105
174
932
44.1K
Doç. Dr. Murad Asiltürk retweetledi
Mücahit Gültekin
Mücahit Gültekin@mgultekin11·
ABD ve İsrail neden İran İslam Cumhuriyeti'nde rejim değişikliği istiyor? Cevabı, şehid Yahya Sinvar'ın konuşmasında.
Türkçe
14
364
1K
26.5K