Murat Dağ

2.8K posts

Murat Dağ banner
Murat Dağ

Murat Dağ

@muratdagtr

Tarihçi / Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Doktora.

Katılım Ağustos 2013
335 Takip Edilen2.3K Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
Murat Dağ
Murat Dağ@muratdagtr·
Eserlerimiz bize delâlet etmektedir. Öyleyse bizden sonra eserlerimize bakın.
Murat Dağ tweet mediaMurat Dağ tweet mediaMurat Dağ tweet mediaMurat Dağ tweet media
Türkçe
1
11
72
0
Murat Dağ
Murat Dağ@muratdagtr·
@mhmctn27 Beyefendi, bu yorumu neden yapma gereği duydunuz? Fotoğrafın tamamını biliyorsanız yayınlayayınız, yanındakinin daha iyi durumda değilse ben yayınlayayım. Buradan ne mana çıkardınız?
Türkçe
0
0
0
31
Mehmet Çetin
Mehmet Çetin@mhmctn27·
@muratdagtr Sayın tarihçi bu resmi niçin yayınladığını ve yanda duran daha düzgün kıyafetli değilde özellikle Türkmen diyerek yayınlamanız garip..
Türkçe
1
0
1
18
Murat Dağ
Murat Dağ@muratdagtr·
Ayıntâblı bir Türkmen...
Murat Dağ tweet media
Türkçe
12
37
539
25.7K
Murat Dağ
Murat Dağ@muratdagtr·
Ayıntâblı Türkmen bir kadın.
Murat Dağ tweet media
Türkçe
0
0
34
1.2K
Murat Dağ
Murat Dağ@muratdagtr·
1935 yılındaki nakil töreni, en önde 4 köşesi bayraklar ile çevrilmiş tabut Şahin Bey'in naaşını taşımaktadır. Ruhu şad olsun...
Murat Dağ tweet media
Türkçe
2
3
15
485
Murat Dağ
Murat Dağ@muratdagtr·
Şehadetinin 106. Yılında Şahin Bey’in Şehadeti ve Mezarların 3 Kez Nakil Edilmesi Gaziantep’in “Bayrak Şehidi” olarak anılan Kilis-Antep yolu Kuva-yı Milliye Kumandanı Teğmen Şahin (Mehmet Sait), Fransızlara karşı verdiği destansı mücadeleler neticesinde; Millî Savunma Bakanlığı Künye Kayıt Defteri ile Ayıntab hastane kayıtlarına göre, 27 Mart 1920 tarihinde Elmalı Köprüsü civarında şehit düşmüştür. Şehadetinin ardından naaşı, Ulumahsere Köyü kıyası Karaca Kiya tarafından diğer şehitlerle birlikte defnedilmek üzere Ulumahsere Köyü’ne götürülmüştür. Karaca Kiya, durumu Antep’e bir haberci aracılığıyla iletmiş; şehirden gönderilen cevapta, iki hoca ve bir mutemet eşliğinde yüksek bir yere kabir hazırlanarak defin işleminin gerçekleştirilmesi istenmiştir. Bu süreçte, Şahin Bey’in Antep–Kilis yolu muharebelerinde silah arkadaşı olan Mülklü Hacı Ağa, Ulumahsere Köyü’ne gelerek cenazeyi Mülk Köyü’ne götürmek istemiş; ancak Karaca Kiya bu talebe başlangıçta izin vermemiştir. Bunun üzerine Hacı Ağa, Burç’ta karargâh kurmuş olan Kılıç Ali Bey’in yanına giderek, daha önce Şahin Bey’e verdiği söz gereği naaşı Mülk Köyü’ne götürmek istediğini ifade etmiş ve kendisine salık verilmesini talep ederek gerekli izni almıştır. Alınan izin sonrasında Ulumahsere Köyü’ne dönen Hacı Ağa, Şahin Bey’in naaşını bir süllüm (akşam merdiven) üzerine yerleştirip bağlayarak, sekiz çeteden oluşan bir grup ile nöbetleşe omuzlarda taşıyarak yaklaşık 12 kilometrelik mesafeyi kat etmiş ve Mülk Köyü’ne ulaştırmıştır. Bu yolculuk sırasında Mezere, Mizmiz ve çevredeki köylerde saygı atışları yapılmış, Şahin Bey’in kahramanlıkları anlatılmıştır. Mülk Köyü’ne varıldığında ise dinî vecibeler yerine getirilerek naaşı burada defnedilmiştir. Şahin Bey’in naaşı, 1935 yılına kadar yaklaşık 15 yıl boyunca Mülk Köyü’nde kalmıştır. 25 Aralık 1935 tarihinde Gaziantep şehir merkezinde Şehitler Abidesi’nin inşasının tamamlanmasının ardından, bölgedeki kahraman şehitlerin naaşları defnedildikleri yerlerden alınarak buraya nakledilmiştir. Bu kapsamda Şahin Bey’in kemikleri de önce İhsan Bey (Esenbek) Camii’ne getirilmiş, ardından diğer şehitlerin kemikleriyle birlikte Şehitler Abidesi’nin altındaki mahzene defnedilmiştir. Şahin Bey’in naaşı, 1980’li yıllarda son kez yer değiştirmiştir. Muharip Gaziler Derneği üyelerinden Ali Nadi Ünler ve arkadaşlarının girişimleri sonucunda, naaş bugünkü ebedî istirahatgâhı olan, şehit düştüğü Kilis–Antep yolu üzerindeki Elmalı Köprüsü civarındaki anıta nakledilmiştir.
Murat Dağ tweet media
Türkçe
2
3
24
871
Murat Dağ
Murat Dağ@muratdagtr·
@alpaguttt Dün ve bugün anma yapıldı. Bugün de Şahin Bey’in izinde saha gezisi yapıldı.
Türkçe
1
0
3
88
Temir Tegin
Temir Tegin@alpaguttt·
Bugün 28 Mart “ Düşman benim cesedimi çiğnemeden Antep’e geçemez” diyen Şahin Bey’in şahadet yıl dönümü Şehit düştüğü yere geldim şuursuz onlarca insan mangal peşinde bir fatiha okumadan acizler. Sanırım bir anma da yapılmadı Yetim olarak şehit oldu bugünde yetim kaldı
Temir Tegin tweet media
Türkçe
1
0
2
143
Murat Dağ
Murat Dağ@muratdagtr·
Bre sorun, Nemçelüyle Lehliye, Ne de çabuk unuttular, Muhaçı, Zigetvarı, Temişvarı, Uyvarı...
Murat Dağ tweet media
Türkçe
2
0
9
560
Murat Dağ
Murat Dağ@muratdagtr·
Kilis Sokaklarına Fransız Tabur Komutanı Tarafından Asılan İlanın Bir Sureti Memleket içinde kargaşa gerçekleştiği takdirde Fransız askeri komutanı aşağıdaki tedbirlerin uygulanmasını emretmiştir. 1- Sokaklar makineli tüfek, el bombası, gazlı obüslerle süpürüleceğinden düşmanlık fikri taşıyanların hanelerinde kalması lazımdır. 2- Herhangi bir hanede silah patlarsa o hane tamamıyla yakılacaktır. 3- Bütün Türk memurlarının yetki ve hükümleri geçici olarak düşürülüp askeri komutana ait olacaktır. Kurulacak sıkıyönetim ve savaş divanı bütün halk üzerinde hayat ve ölüm hükmünü vermeye yetkilidir. 4- Her kimin silah taşıdığı görülürse sorgusuz kurşuna dizilecektir. Kargaşa zamanında öldürülen ve yaralanan her Fransız askerine bedel iki adam kurşuna dizilecektir. Mahkûm olanı bilmek için kuraya başvurulacaktır. İrade-i Millîye Gazetesi 22 Aralık 1919
Murat Dağ tweet media
Türkçe
2
35
100
9.3K
Murat Dağ
Murat Dağ@muratdagtr·
1932 yılı Ramazan ayının Kadir Gecesi’nde, Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla Ayasofya’da özel bir Mevlid-i Şerif merasimi düzenlenmiştir. Bu merasimde dönemin tanınmış hafızlarından Hafız Yaşar Okur başta olmak üzere birçok hafız görev almış ve Süleyman Çelebi’nin Vesîletü’n-Necât adlı mevlidi okunmuştur. Söz konusu merasim, Türkiye’de bir ilki temsil etmiş ve Ayasofya’dan canlı olarak radyodan yayınlanan ilk dinî program olmuştur. İstanbul Radyosu aracılığıyla gerçekleştirilen bu yayın sayesinde, İstanbul dışındaki şehirlerde bulunan insanlar da mevlidi dinleme imkânı bulmuştur. Ayasofya’da gerçekleştirilen bu program, hem dinî merasimlerin geniş kitlelere ulaştırılması hem de yeni gelişen radyo teknolojisinin toplumsal hayata kazandırılması açısından önemli bir adım olarak değerlendirilmiştir. Merasim, dönemin basınında da geniş yer bulmuş; Ayasofya’daki kalabalık, mevlidin okunması ve halkın radyolar başında bu yayını dinlemesi ayrıntılı biçimde aktarılmıştır. Mevlid-i Şerifin detaylarını, Hafız Yaşar Okur anılarında şu şekilde anlatmaktadır. 👇
Murat Dağ tweet mediaMurat Dağ tweet mediaMurat Dağ tweet mediaMurat Dağ tweet media
Türkçe
0
4
22
1.2K
Murat Dağ
Murat Dağ@muratdagtr·
Türk milleti, büyük bir müverrihini kaybetti. #İlberOrtaylı
Murat Dağ tweet media
Türkçe
0
0
14
407
Murat Dağ
Murat Dağ@muratdagtr·
@FuatSerdarAydin Ayrıca, olmayan bir hadiseden güzel senaryo üretiyor. Hangi dönen çalıştığını da anlamış değilim. Yelpazesi geniş hocam.
Türkçe
0
0
4
177
Fuat Serdar Aydın💯
Fuat Serdar Aydın💯@FuatSerdarAydin·
Bu adamlar hurafeci ve yalancıdır. Hiç bir temel bilgi ve belgeye dayanmadan maalesef milletin önemli kesimini rehin alan cehalet ve sorgusuz inanma huylarını sömürerek yer kazanma hevesindedirler. Türk ordusunda Fransızlardan ele geçen dişe dokunur silah yoktur ama nereden bilsin gariban bunu, işi gücü yok, ordu envanteri, silah kaynaklarını mı inceleyecek 😎
Türkçe
1
2
41
820
Murat Dağ
Murat Dağ@muratdagtr·
Antep Harbi üzerine; TBMM Zabıt Cerideleri’nin tamamını, ATASE arşiv belgelerinin önemli bir kısmını, dönemin Fransız ve Türk basınının tamamını, hatıraları ve konuyla ilgili çok sayıda kitap ile makaleyi incelemiş ve bu sahada yayın yapmış biri olarak açıkça ifade edebilirim ki videoda dile getirilen iddialar aşırı derecede abartılı ve mesnetsizdir. Yukarıda bahsettiğim hiçbir kaynakta, “Anteplilerden bizi kurtarın” şeklinde bir kayıt bulunmamaktadır. Tarihçilik, belgeye dayanır; söylentiye değil. Olayın seyri kısaca şudur: Gaziantep, Fransızlar tarafından tam muhasara altına alındığı günlerde gerçekleştirilen Huruç Harekâtları ile kuşatma yarılmış; Özdemir Bey dâhil birçok Kuva-yı Milliye mensubu hat dışına çıkmıştır. 9 Şubat 1921’de bu durumu fırsat bilen Fransızlar, yerel eşraftan üç kişiyle bir teslim antlaşmasına yönelmiş ve şehir yönetimine el koymuştur. Ancak bu antlaşma, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bilgisi ve onayı dışında yapılmıştır. Mustafa Kemal Paşa önderliğindeki Ankara Hükûmeti bu girişimi ağır şekilde eleştirmiş ve kesin biçimde reddetmiştir. Bu süreçte hem Anadolu’daki direnişin sürmesi hem de Fransız kamuoyunda artan rahatsızlık, Fransa’yı Ankara ile doğrudan temas kurmaya zorlamıştır. Çünkü Fransızlar, buradaki direnişin diğer sömürgelerine yansıması olasılığını ciddi şekilde dile getirmiştir. Bunun akabinde, Diplomat Henry Franklin-Bouillon Haziran 1921’de Ankara’ya gelmiş, ancak Mustafa Kemal Paşa'nın Misak-ı Millî'nin tanınması şartı nedeniyle görüşmeler sonuçsuz kalmıştır. Dönüm noktası, Sakarya Meydan Muharebesi’nin kazanılmasıdır. Bu zafer, Ankara’nın diplomatik konumunu güçlendirmiş ve 20 Ekim 1921’de Ankara Antlaşması imzalanmıştır. Bu antlaşmayla Fransızlar, Hatay hariç olmak üzere Güney Anadolu’dan çekilmeyi kabul etmiştir. 25 Aralık 1921’de Maraş’ta bulunan 59. Alay şehri teslim almış; böylece Fransız işgali fiilen sona ermiştir. @anapaliahmet anlatısı TBMM-Ayıntâb Müdafaa-ı Hukuk Cemiyeti bağlantısının güçlü olduğunu bilmeden afaki bir yorum olmuş. Velhasıl Antep Harbi, yerel direniş ile Ankara’nın askerî ve diplomatik başarısının birleştiği çok katmanlı bir süreçtir. Basitleştirici ve sansasyonel anlatılar, hem mücadeleyi hem de tarih disiplinini zedeler.
Türkçe
4
15
48
2.8K
Murat Dağ
Murat Dağ@muratdagtr·
@gznintarihcisi Doğru hocam, Ankara’nın bu başarısı karşısında İngilizler, Fransızları; şerefsizce bir antlaşma yapmakla ve kendilerine karşı kullanılmak üzere silah temin etmekle suçluyor.
Türkçe
1
0
1
90
Gazi'nin Tarihçisi 🇹🇷
Gazi'nin Tarihçisi 🇹🇷@gznintarihcisi·
mühimmat ile ilgili konuşması da hatalı. bize top bırakmıyorlar tam tersi onları taşıyorlar. İstiklal Harbi sürecinde topları İstanbul'dan kaçırıp; Doğu Cephesinden, Rusya'dan getirtiyoruz. Fransızların bize bıraktıkları küçük bir hibe var onlar da 4484 Türk, 3865 Alman, 10 adet de Manliher ve 1730 Büyük çaplı Martin tüfek.
Gazi'nin Tarihçisi 🇹🇷 tweet media
Türkçe
1
0
5
119
Murat Dağ
Murat Dağ@muratdagtr·
Şunu da ekleyeyim, Fransız işgal kuvvetlerinin kumandanları General Andreà ve Albay Abadi'nin harp günlükleri ve kitaplarının güncel baskılarının editörlük ve tarih danışmanlığını yaptım. Orada dahi @anapaliahmet 'nın dedikleri ile ilgili tek bir içerik yok. Doktorasını yapan sayın @anapaliahmet belge/kaynak gönderirsen seviniriz.
Türkçe
0
1
8
510
Murat Dağ
Murat Dağ@muratdagtr·
Kesinlikle, hatta Fransız generallerin harp günlüklerini de okudum. Anteplilerden kendilerine karşı mücadele edenlere kemalist diye bahsedip, ağır ölümle tehdit ediyor. Yine bunun dedikleri yok. Beyefendi, tarih alanında tüm konularda yorum yapabiliyor ama tarih disiplinine sahip değil. İstiklâl Harbi alerjisini de çoğu zaman dile getirmiştir. Bu video da ayrıca manidar.
Türkçe
1
0
3
191
Gazi'nin Tarihçisi 🇹🇷
Gazi'nin Tarihçisi 🇹🇷@gznintarihcisi·
İstiklal Harbini küçültme çabaları :) hocam bu şahıs bir videosunda halife Abdülmecid'e laf atarken, kitabında İsmet İnönü'yü gizli anlaşmalar yapan bir hain olarak anlatıyor. ne dediğini, ne anlattığını kendisi de bilmiyor. vahdettinperest bir kişiden doğru bir anlatı beklemek abartı olur
Türkçe
1
0
7
251
Murat Dağ
Murat Dağ@muratdagtr·
1921 yılında Gaziantep'te Ramazan... "Yıkılan ve yakılan yurtlarının, kül kokan eşikleri civarında kasvetli ve ıssız Ramazan günleri geçirmekte olan Gaziantepliler, bayramını da böyle karalar içerisinde geçirilmeyip sevgili memleketlerinde bir şenlik olmasını evvelâ Cenab-ı Hak’tan, sonra hakka dayanarak Büyük Millet Meclisinden niyaz ve temenni ederim. 14 Mayıs 1337 (1921) Antep Müdafaai Hukuku Milliye Cemiyeti Merkez Heyeti Reisi Namına İshak Refet (Işıtman)"
Murat Dağ tweet media
Türkçe
0
1
6
418
Murat Dağ
Murat Dağ@muratdagtr·
1972 yılında, Almanya'da çalışan Arif Sarı isimli bir vatandaş, Gaziantep Emniyet Müdürlüğüne 1960 model Volkswagen marka bir araç bağışlamış. @gazianteppolis
Murat Dağ tweet mediaMurat Dağ tweet media
Türkçe
0
0
9
1.1K
Murat Dağ
Murat Dağ@muratdagtr·
@ahmetsimsirgil Sen de yanlış yazmışsın hoca, "Düyûn-ı Umûmiye-i Osmaniye Varidat-ı Muhassasa İdaresi" olacak.
Türkçe
1
0
2
480
Ahmet Şimşirgil
Ahmet Şimşirgil@ahmetsimsirgil·
Daha Düyûn-ı Umumiye nasıl yazılır onu bilmiyor. Daha Abdülhamid Han'ın adını doğru yazmaktan aciz. İki sloganik cümle ezberlemiş ahkam kesiyor... Ramazan kararnamesi nedir, Muharrem kararnamesi nedir biraz araştır oku sonra Düyûn-ı Umumiye'den bahset Alacakaranlığın dibine düşmüş kendini aydınlıkta görüyor... Zavallılar....
Ahmet Şimşirgil tweet media
Türkçe
182
84
528
68.5K