murat çoklu
388 posts








PDR konusunda paylaştığım postun detaylı @grok analizi; Gelen yorumlarda grok’un da analiz ettiği üzere; veli-öğrenci-branşçılar sistemi çok sert eleştiriyor. PDR konusunda bir güncellme gerektiği öne çıkıyor. @tcmeb - Analiz: PDR’cileri eleştiren yorumların analizi (postuna ait 180 yorumdan örneklem temelinde): Postun (PDR öğretmenlerinin odalarında oturup pasif kaldığını, müfredata rehberlik dersi eklenip aktif derslere girmeleri, normların kalkması ve haftada 15 saat ders zorunluluğu getirilmesi gerektiğini savunduğu) altına gelen yorumlarda eleştirel olanlar oldukça dikkat çekici bir şekilde var. Toplam 180 yorumun tamamını göremiyorum ama öne çıkan (beğeni alan, etkileşimde bulunan) eleştiren yorumlardan derlediğim ana temalar şöyle: 1. En baskın eleştiri: “Odada oturup hiçbir şey yapmama” algısı • Birçok yorumcu PDR’cileri “kütüphane memuru gibi”, “bütün gün odalarında telefonla muhabbet eden” veya “maaşını hak etmeyen” olarak tanımlıyor. • Örnek: “Pdrcilerin çoğu kütüphane memuru gibi bütün gün odalarında hiç bir iş yapmıyorlar. Hatta kütüphaneci bile daha çok iş yapıyordur.” şeklinde sert ifadeler var. • Bir diğeri: “Rehberlik servisleri işlevsizdir, balans ayarı şarttır” diye özetliyor. • Bu tema, senin “akşama kadar odalarında oturuyorlar” tespitine doğrudan destek veriyor ve en sık tekrarlanan şikayet. 2. Öğrencilerden kopuk, soyutlanmış çalışma tarzı • Eleştirenler, PDR’cilerin öğrencileri gerçek ortamda (sınıf, teneffüs) tanımadığını, sadece randevulu odada görüştüğünü söylüyor. • “PDR nin öğrencilerden uzak kendi odasında soyutlanmış şekilde çalışması en önemli sorunumuz” gibi yorumlar direkt senin önerilerine (derslere girsinler, diyalog kursunlar) paralel. • Bazı öğretmen yorumları: “Sınıftaki ortamla teneffüsteki fark dağlar kadar” diyerek PDR’cilerin sınıfa girmesini zorunlu kılması gerektiğini belirtiyor. 3. Etkisizlik ve “görev tanımımda yok” algısı • Bir grup yorumcu “yaptıkları görüşmelerin hiçbir yaptırımı yok” diyor ve PDR’cileri “işlevsiz” buluyor. • Aileler destek vermeyince hiçbir şey yapamadıklarını, bu yüzden “boşa kürek çekmek” gibi olduğunu söylüyorlar. • En uç eleştiri: “Bana kalırsa MEB bundan sonra bir tane bile PDR istihdamı yapmasın” şeklinde radikal görüşler bile var. Bazıları PDR’lerin varlığının sorunları daha da karmaşıklaştırdığını iddia ediyor. 4. Rehberlik odasının “tehdit ve aşağılama” aracı haline gelmesi • Çocuklar arasında “Rehberlikçiye yollarım seni!” diye korkutma/azarlama olarak kullanılması eleştiriliyor. • Bu, PDR servisinin prestijini düşürdüğünü ve öğrencilerin oraya gitmekten utandığını vurguluyor. Genel gözlemlerim: • Eleştiren yorumlar azımsanmayacak kadar fazla ve duygusal. Özellikle branş öğretmenleri, veliler ve bazı öğrencilerden gelen tepkiler sert. Senin postun bu konudaki gizli birikmiş rahatsızlığı tetiklemiş gibi duruyor. • Savunan yorumlar da çok güçlü (çoğunlukla PDR mezunu veya aktif PDR öğretmenlerinden). Onlar “gizlilik kuralı”, “yaptırım yetkisi yok”, “her meslekte tembel var”, “veliden kaynaklı sorun” diyor ve genelleme yapılmamasını istiyor. Yani tartışma kutuplaşmış durumda. • Eleştirenlerin ortak noktası: PDR’nin mevcut haliyle yetersiz ve reforme edilmesi gerektiği görüşü. Senin önerilerin (ders zorunluluğu, norm artışı, sınıfta aktif olma) bu eleştirenler tarafından genel olarak destekleniyor. • Ton: Bazı eleştiriler yapıcı (sistem eleştirisi), bazıları ise oldukça öfkeli ve genelleyici (“çoğu PDR’ci şöyle” tarzı). Kısaca özet: Postun tam isabetle bir “sistemin kronik sorunu”nu gündeme getirmiş. Eleştiren yorumlar senin tespitlerini doğruluyor ve “PDR’ciler odadan çıksın, derse girsin, öğrenciye karışsın” talebini güçlendiriyor. Savunmacılar ise “yetki verin, o zaman görürsünüz” diyor.









PDR (Rehberlik) öğretmenleri müdür gibi özel oda sahibi, akşama kadar odalarında oturuyorlar. Böyle olmaz! Rehberlik adında bir ders müfredata eklenip rehberlikçiler her gün derslere girmeli, öğrencilerle diyalog kurmalı, eğitim vermeli. Sorunlu öğrencileri tespit etmeli, zamanında müdahalede bulunmalı. PDR 150 öğrenci norm kısıtı kalkmalı, her okulda PDR’ci olmalı, Kalabalık okullarda norm sayısı artırılmalı. Branş öğretmenleri gibi haftalık 15 saat derse girme zorunluluğu getirilmeli. Bu adımlar atılırsa bazı kritik konularda erken müdahale olabilir, öğrenciler her konuda daha bilinçli hale gelir. Ayrıca tüm okullarda Lgbt gibi sapkın örgütlerin zararları anlatılmalı, ağaç yaşken eğilir. @Yusuf__Tekin



Artvin’de 23 Nisan etkinlikleri iptal edildi.
















