Odysseus 7 yıl Kalipso, 1 yıl Kirke’nin yanında karı koca hayatı yaşıyor. Bence eve döndüğünde Penelope kızmasın diye bu kadar şeyle savaştım diye yalan söylüyor. Yok ejderha
Homeros’un Odyssey’i bir eve dönüş hikayesiydi, fakat Nolan’ın Odyssey’i Truva’da cehennemin kapılarının açılması trajedisi.
Açıkcası Gazze soykırımı yaşanmasaydı Nolan bu filmi bence bu denli Truva odaklı çekmezdi.
Truva sahneleri ile bugünkü Gazze arasında fark yoktu. Nolan vermek istediği mesaj için destanın omurgasını bükmüş. Ama günümüze çok çarpıcı bir mesaj bırakmış.
Zeus’un yasası uluslararası hukuk, evrensel değerler, adına ne denirse denilsin bir arada yaşama kuralları. Bunların bir kez ayaklar altına alındığı zaman neler yaşanabileceğini göstermiş.
Batı medeniyetinin en kadim hikayelerinden birini alıp bugün Batı değerlerinin bizzat Batı eliyle gömülmesini seyircinin yüzüne çarpmış bence.
Truva’nın bedelini Odysseus’un kendisinin ve insanlığın en karanlık noktalarıyla yüzleşe yüzleşe ödemesi çok etkileyiciydi.
Odyssey’in özgünlüğü açısından Nolan’a öfkelendiğim yerler, yüzeyselleştirmesine sinirlendiğim zamanlar oldu. Fakat verdiği mesaj ve bağlam çok sakin, yumuşak ve yerinde.
Sonuna kadar Truvalıyız.
Truva’nın yıllar sonra verilmiş hakkı bu. Bizzat Truva’yı yakanlar ve Truvaları yakmaya devam edenler tarafından.
Bugüne kadar Truva atını ‘zekice’ bulanlar tarafından. Tıpkı bugün Gazze’deki yapay zeka silahları gibi. Bugünün Truva atları da aslında bu yapay zeka teknolojileri, övülen, zihnisinir savaş inovasyonları.
Çok hoşuma gitti.
Christopher Nolan, çekimlerde Truva Atı’na giren oyuncuların neden dışarı çıkmasına izin vermediğini anlattı:
🔹 “Kamerayla birlikte atın içine girdik.”
🔹 “Yaklaşık bir saat sonra biri, ‘Çıkıp ara versek mi?’ dedi.”
🔹 “Hemen, ‘Hayır, hayır, hayır; sakın çıkmayın’ dedim.”
🔹 “Zaten hepimiz o daracık yere zar zor girmiştik.”
🔹 “Birinin çıkmasına izin verirsem bir daha içeri girmeyeceğini biliyordum.”
🔹 “Bu yüzden ihtiyacımız olan bütün planları tek seferde çekmeliydik.”
🔹 “Saatlerce Truva Atı’nın içinde kaldık.”
🔹 “Rahat değildi ama bütün çekimleri tamamladık.”
filmden ciktik kahve icerken herkes bana filmin detaylarini soruyo ben de hikayeyi tamamliyorum. nolan’in asıl hikayeyi bilenlere yasattigi bi keyif daha. mersi sir nolan
بفيلم #TheOdyssey في مشهد الحوريات انقالت اقوى جملة سمعتها بحياتي ومن يومها وانا افكر فيها، عميقة بشكل خيالي
أوديسيوس يربط نفسه بساري السفينة عشان يسمع أغنية حوريات البحر (السيرينات)، الأغنية اللي محد سمعها وطلع منها حي. واحد من البحارة سأله: "شلون كانت؟" فرد عليه:
"All the things you wanted to be, and then all the things you wished you never wished for. It was a delicious itch you want to scratch, but you find it under the skin, and you can't reach it. So the delicious itch becomes unbearable. It told you what you most want is what you most can't have, and what you most can't have is what you already had and lost."
"كل الأشياء اللي كنت تتمنى تصير … وبعدين كل الأشياء اللي تمنيت إنك ما تمنيتها أصلًا. كانت مثل حكة لذيذة تبي تحكها، بس تكتشف إنها تحت الجلد، وما تقدر توصل لها. ومع الوقت، هالحكة اللذيذة تصير عذاب. كانت تقول لك إن أكثر شي تبيه هو الشي اللي مستحيل تحصله، وإن أكثر شي مستحيل تحصله … هو الشي اللي كان عندك وخسرته."
بمعنى اخر هي ذاك الصوت اللي داخل راسك، اللي يقنعك إن الحياة اللي ما عشتها كانت أحسن من الحياة اللي عايشها الحين. الصوت اللي يهمس لك:
"لو إني اخترت قرار غير … لو إني ما تركت هالعلاقة… لو إني كملت…الخ" ويخليك تدريجيًا تغيب عن واقعك
وأعتقد هذا السبب اللي يخلي اللي يسمعها ما يعيش، مو لأنها تقتل الجسد، لكن لأنها تسرق حضورك
إذا طول عمرك تتحسر على حياة ما عشتها، مستحيل تعيش الحياة اللي فعلًا عندك بكل تفاصيلها
هل تعلم انك بسماع موسيقى فيلم the odyssey هذا يعني انك تسمع اصوات لاول مره تسمعها في حياتك لانها من ادوات صمموها خصيصاً محاكاة للادوات الموسيقية قبل 3000 عام !
ayrica odysseus ölülerle konusmaya gittiginde akhilleusla olan o meshur diyaloglarini da gormek ister miydim isterdim ya. bi akhilleus aradi gozlerim ne yalan söyliim. ama hikayeyi cok dagitirdi o detay nolan nerden baksan cok zeki
ayrica penelope 20 sene odysseusu büyük sadakatle bekleyip tüm taliplerini zekice kendinden uzak tutarken, baş kahramanimiz 7 sene baska bi kadinla 1 sene baska bi kadinla yasiyo bi de cocuk yapiyo erkekler rezilsiniz…..
kirke sahnesi kisa ama muazzamdi dünyanin sonunu getiren erkeklerin ac gözlülügü doyumsuzlugu kendini bilmezligi neredeyse feminist bi yerden anlatiliyor. filmi 5 kere üst üste izlesem doymam, nolan cok iyi bir sanatci olmanin ötesinde bir dahi
filmde en etkilendigim an “denizden gelen siz miydiniz” cümlesi. dünyayı yıkan yok eden canavarlar aslında biziz hepsini biz yaptık mesajı cok yerindeydi. karakterin dönüsümünü izlerken yönetmen insani bu noktada cok yerinde rahatsiz ediyor muhtesemdi
odyssey büyüleyiciydi. hikayedeki tüm detayları bilenler icin kısacık bir film gibi gelebilir, mesela ben daha cok kirke sahnesi isterdim. epik bir hikayede savasci karakterin yasadigi aciyi icsel dönüsümünü yalnizligini caresizligini tam nolan tarzinda izledim
sanatsal acidan yapilmis daha iyi bi inceleme yok. filmi begenmedim diyen ya da helen neden siyahi falan diyeniniz varsa buyursun nevzat hocayı dinlesin m.youtube.com/watch?v=1LMbU0…