Artık hayatımın resmi olarak 'tamam' noktasındayım. Benimle aynı fikirde değilseniz, tamam. Beni sevmiyorsanız, tamam. Çok fazla şey yaptığımızı düşünüyorsanız tamam. Benimle bir daha iletişime girmek istemiyorsanız ona da tamam. Tamam yani sorun yok.
Bir yolda yürüyorsun; yolun yarısı birilerinin seni dağıtmasıyla, diğer yarısı da kendini toparlamakla geçiyor. Bir yolda yürüyorsun; yolun yarısı düşmekle, diğer yarısı da açılan yaraları satmakla geçiyor.
Neresinden bakarsan bak, ne kadar vicdanını rahatlatırsan rahatlat. Hayatıma, gençliğime, hayallerime, geleceğime, sağlığıma verdiğin zararı ömrünün sonuna kadar ödeyemeyeceksin.Kulun kulda hakkı kalmaz, ödeşmeden ömür bitmez.
Zaman ayırmak bir nezaket değil, öncelik meselesidir. Yoğunluk bahanelerinin arkasına gizlenen her değersizlik, aslında "benim için o kadar da önemli değilsin" demenin kibar yoludur.
Uzun zamandır iyi değilim ama galiba bunu iyi anlatamıyorum; çünkü hâlâ benden beklentileri olanlar, bir şeyler başarabileceğimi sananlar var. Çok üzücü
Birinin ne kadar nankör olduğunu anlamak için ona verdiğin tavizleri sadece bir gün kes. O güne kadar yaptığın tüm iyiliklerin nasıl tek bir 'hayır' ile silindiğini izlemek tam bir ibret vesikasıdır.
"Bazen her şeyi yüzlerine vurmak istiyorum ama sonra vazgeçiyorum. Yalanı yaşam biçimi hâline getirmiş insanlara gerçeği anlatmak sadece vakit kaybı. Çünkü biliyorum ki, doğruyu bildiğimi bilseler bile başka bir yalanla bunu örtmeye çalışacaklar."
Zamanında deli gibi anlam yüklediğim ve çok sevdiğim ne varsa herkesleşti. Varlığını büyüttüğüm her şey karakter olarak gözümde de küçüldü mesela. Bazı şeyler böyle işte, sonradan farkına varıyor insan. Belki de bu farkındalık her şeyi öğretiyor insana.
Hislerim mi kuvvetli kalbim mi temiz bilmiyorum ama arkamdan çevirilen şeyler genelde önüme düşer söylenen yalanlar bir bir ortaya çıkar evde ayaklarımı uzatmış bi şekilde otururken öğrenirim ve görürüm.
bir insanın kalitesini sen elini çektikten sonra yaptığı hareketle belli eder. 'beni onlarla karıştırma' dediği kişilerden bir farkı kalmadığında doğru kararı verdiğini anlarsın.
Kimden uzaklaştıysam, son bir kez dönüp baktım. Gördüklerimden sonra kendimi bir kez daha kutladım. Meğer ne kadar doğru bir sözmüş: Manzaranın içindeyken görülmeyen, manzaraya uzaktan bakıldığında kendini gösterirmiş.
Bir insana aklı kadar kızacaksın. Empati seviyesi kadar duygularını göstereceksin. Kapasitesi kadar konuşacaksın. Fazlası israf.
Olgunluk, herkesi anlamak değil, kimle ne kadarını paylaşacağını bilmektir.
"Affedici tarafıma güvenip her hatayı uyarmama rağmen tekrarlayanı,
Bir sabah güneşi ile siler, hayatıma devam ederim.
Ne ben kimsenin mecburi istikametiyim,
Ne de kimse benim çıkmaz
sokağım ...!"
"Git demiyorum, kal da diyemiyorum. Adını koyamadığım bir yerdeyiz. Ne sen tamamen bendesin, ne ben senden kopabiliyorum. Arada kalmış bir hikâye bu; vedası yok, kavuşması da..."
Bir gün anlayacaksın; peşinden koştuklarının çoğu sana ait değilmiş. Seni yoran da, kıran da, oyalayan da dünyaymış. O gün secdeye vardığında anlayacaksın ki insanın asıl yuvası Allah'a yakın olduğu yermiş. Dünya bir durakmış, huzur ise O'nun katındaymış.
Birisi bana en sevdiğim çocukluk anımı sorduğunda, özlediğim şey oyuncaklar veya çizgi filmler değil, aşırı düşünmenin ne anlama geldiğini bilmemenin verdiği huzur oluyor.