G.B.

139 posts

G.B. banner
G.B.

G.B.

@notordeg

Katılım Kasım 2023
341 Takip Edilen23 Takipçiler
G.B.
G.B.@notordeg·
@ajansfenercom Yedi yıldır ne yapmış da desteklemiş, sol bek alamadık limitten
Türkçe
0
0
0
254
Fener Ajans 🇹🇷
Fener Ajans 🇹🇷@ajansfenercom·
Aziz Yıldırım: “Hakan Safi ile seçimden sonra bile birleşebiliriz, biz Fenerbahçeliyiz!”
Türkçe
42
34
1.2K
46.4K
G.B.
G.B.@notordeg·
@eczozgurozel Başkan sen yeni partiye geç yeni yüzlerle sol bir programla mücadeleyi iktidara karşı devam etrr, mvleri chpde kalsın hukuki süreç devam ederken, grup başkanvekili olarak muharrem bey malum şahsı insan içine çıkarmaz, sen ankaradan çıkar halkın içinde dolaşırsın, bu oyun bozulur.
Türkçe
0
0
0
11
Özgür Özel
Özgür Özel@eczozgurozel·
Bu memleketi, bir avuç insanın çıkar hesaplarına teslim etmeyeceğiz. Yarın Ankara İl Başkanlığımızın önünde bir arada, omuz omuzayız. Herkesi bayramlaşmaya bekliyoruz. Cumartesi | 14.00 Ankara İl Başkanlığımız Kızılay / Milli Müdafa Caddesi
Türkçe
2.1K
9.6K
53.4K
897.6K
G.B.
G.B.@notordeg·
@fbtransfer_07 Osimhen transferi bütün tr futbolunu bozdu, ligin geliri ve itibarı belli. Vedat uygun bonservisle gelecekse ideal aday, 30-40M bonservis 10M maas mi olacak? Dar alanda oyun kuran, hat kiran bekin yok, sağ açık yok. Bunlar öncelik vedat her türlü +20 yapar.
Türkçe
0
0
3
692
fbtransfer_1907🇹🇷
fbtransfer_1907🇹🇷@fbtransfer_07·
Vedat 2. Adamsa helal olsun, Vedat 1. Adamsa geçmiş olsun.
Türkçe
45
15
1K
50.3K
G.B.
G.B.@notordeg·
@newarlanamq 1 yıl pause tuşuna basar futbolla ara veririz, üç ay sonra istifa eder geri döneriz
Türkçe
0
0
12
844
batuhan
batuhan@newarlanamq·
23 haziran topuk yaylası
batuhan tweet media
Türkçe
23
12
1.5K
99.4K
G.B.
G.B.@notordeg·
@alimahir Puro yakıp efkarlı efkarlı bakmadığınız kalmış, siyaset tuccarligini bugun de bırakmamışsınız.
Türkçe
0
0
0
45
Ali Mahir Başarır
Ali Mahir Başarır@alimahir·
Baba ocağımızda biriz, beraberiz, milletimizleyiz! Bu haklı mücadeleye yürek veren, omuz veren, umudu büyüten herkese sonsuz teşekkürler. Milletimizin iradesiyle, inancıyla, dayanışmasıyla bu karanlığı mutlaka aşacağız!
Türkçe
905
721
10.2K
480.7K
G.B.
G.B.@notordeg·
@Diamond_Tranfer Hocam bütçe olan Conte vs Jesus bilgin var mı? Jesus +10 verilecek bir hoca değil ya, Araplar ne kadar veriyor bilmiyorum ama
Türkçe
0
0
0
348
Diamond Transfer🇹🇷🇵🇸
Diamond Transfer🇹🇷🇵🇸@Diamond_Tranfer·
Conteyi net istiyor safi. Kendisi juve yi beklemek istedi. Vazgeçmedi ama conteye bağlı her sey.
Türkçe
14
6
439
13.2K
Diamond Transfer🇹🇷🇵🇸
Diamond Transfer🇹🇷🇵🇸@Diamond_Tranfer·
💎 Yadsinamaz bir gerçek var kabak gibi ortada. Hocamız %50 ihtimal ile JESUS. iki adayin da adayları arasinda. Kim kazanırsa kazansın jesus ihtimali var. Yerli de 2 farklı aday var. Safi tarafinda conte harici bir aday daha var. Bulamadım. Arıyorum.
Türkçe
24
7
426
13.6K
G.B.
G.B.@notordeg·
@MrTradeer Gözünüz aydın hocam. Allah size daim alım fırsatı versin..!
Türkçe
0
0
0
788
Mr. Trader
Mr. Trader@MrTradeer·
Bist alcaz mis gibi. %10-15 civarı toplamda salma devam edebilir yarın seans açılınca alırım bayram sonu biraz daha alırım. Sonunda istediğim kriz geldi; alım vakti. Yorumlarda hiç boş siyasi kelime yazmayın siyaset umrumda bile değil 3-4 aydır zaten bu olacağı belliydi ve planımıda bistte ona göre yaptım birkaç kez de yazdım. Başkalarının ne yaşadığını da önemsemiyorum siyaset ile 2023 de ilişkimi kestim. 255-260 dolar civarı bistte baya mal almış olurum; Şimdi de aldım yarın da alırım :) 3-4 aya %30-35 karla satarım muhtemelen.
Mr. Trader tweet media
ibrahim Haskoloğlu@haskologlu

🔴#SONDAKİKA | CHP KURULTAY DAVASI'NDA 'MUTLAK BUTLAN' KARARI ÇIKTI. KEMAL KILIÇDAROĞLU YÖNETİMİNİN DEVAM ETMESİ TALEP EDİLDİ.

Türkçe
21
6
255
54K
Diamond Transfer🇹🇷🇵🇸
Diamond Transfer🇹🇷🇵🇸@Diamond_Tranfer·
" Ligi bilen hoca " İsmail kartal ve bana gelen ama teyit alamadığım Jesus ihtimali geldi aklıma. İsmail Kartal icin haber yaptım zaten. Yerli de tek aday. Ama ligi bilen kısmına takıldım.
Türkçe
47
5
430
14.5K
G.B.
G.B.@notordeg·
@Diamond_Tranfer Hocam pek inanmıyorum ben hala bu işin olacağına, insanlar pek farkında değil ama moduna daha sükseli bir iş bence.
Türkçe
1
0
1
159
G.B.
G.B.@notordeg·
@KhaosXuQa Söylediklerin bu yıl olsa bu yılda sampiyon olurduk, dar alan becerisi olan, mesafe kat eden, adam geçen kanadın yok. Ferdi gibi bir kanat bekin yok merkezin tıkandığı her maç sorun yaşıyorsun. Conte’ nin uçlusunde kanat bek dediğin adam ilerde bu sayede merkezü dağıtıyor rakibin
Türkçe
0
0
1
381
Onur
Onur@KhaosXuQa·
- Beyler üretemiyoruz, hocama Kvaratshelia almadılar. - Neden hücumda çoğalamıyoruz yaa - Yok olmuyor abi kadro çok kötü. - Modern futbol 3-4-3 beyler, kanat beklerimiz kötü ondan olmuyor.
EnesBolelli@EnesBolelli

Conte Juveye gitsin şampiyon olma şansı yüzde 80 Fenere gelsin yüzde 20 Cesur, risk alan, önde oynamayı, atak futbolunu kafaya takmış herhangi bi hoca da yüzdeler tam tersi Şampiyon: Ersun Kupa: Jesus En yaklaşan: İsmail Tesadüf dğl bunlar. Diğerleri zaten kontrol takıntılılar

Türkçe
11
8
122
12.6K
G.B.
G.B.@notordeg·
@Diamond_Tranfer Fenerbahçe’ye gelmiş en büyük birkaç hocadan biri olacak hayırlısıyla
Türkçe
0
0
0
151
Diamond Transfer🇹🇷🇵🇸
Diamond Transfer🇹🇷🇵🇸@Diamond_Tranfer·
Hakan safi, Conte yi cumartesiye kadar açıklamayı düşünüyor Via si olduğum habere özel yazamıyorum aq. Bize fırsat kalmıyor. 😀
Türkçe
40
15
869
26.5K
G.B.
G.B.@notordeg·
@Ca4rstn 5 seria a, 1 eplsi var bu adamın. Taktisyenligi, antrenman bilgisi Mou ile kıyaslanmaz ha gel görki iletişimi yok hoca-futbolcu ile kavga vs. Onun dışında şu adamı boklamanin mantığı olamaz.
Türkçe
0
0
0
14
G.B.
G.B.@notordeg·
@Diamond_Tranfer Conte için Samandıra’da futbolcularla arasını idare edecek adam lazım üstüne sakatlıklar sezonu baya etkiler bu yıl da çok çektiler o konuda da önlem lazım,
Türkçe
0
0
1
371
G.B.
G.B.@notordeg·
@KeloglanBM Hocam TS Oncu müstear, asıl isminizin Hamit Fikret olduğunu öğrenmiş olduk:)
Türkçe
1
0
0
82
T. Sabri Öncü
T. Sabri Öncü@KeloglanBM·
Bunu buldum bugün, başka bir şey ararken. Hindistan vergi kartım. O zaman saçlarımda kır yokmuş.
T. Sabri Öncü tweet media
Türkçe
3
0
76
7K
Evrensel Gazetesi
Evrensel Gazetesi@evrenselgzt·
📌 Sarı ve kırmızı, kendi tarihini yeniden çağırıyor Yeni dört yılın yolu ise sosyal medya uğultusundan, yıldız transferlerinden, sürekli büyüyen beklentilerden, kulüp markasının küresel dolaşımından geçiyor ✒️ Onur Özgen (@ozgenonur) yazdı 🔗 evrensel.net/yazi/99270/sar…
Türkçe
20
4
17
11.2K
G.B.
G.B.@notordeg·
@227_sm Harika bir içerik olmuş, kitabı okuma listeme aldım, elinize sağlık.
Türkçe
0
0
0
311
Sakıncalı Medrese ∴
Tanrı'nın yokluğunu ispatlamayı kendine takıntı haline getirmiş bir fizikçinin metafizik iddialarını kendi disiplininin bilimsel statüsünü kullanarak sözde bilimsel iddialarmış gibi sunmasına yönelik yaptığım eleştiri vesilesiyle iki gündür ilginç bir tecrübe yaşadım. Bilimin nasıl yapıldığı, bilim ile felsefe arasındaki sınırın nerede bitip nerede başladığı ile ilgili -aldığı eğitim fark etmeksizin- insanlarda ciddi bir kafa karışıklığı olduğunu bir kez daha gördüm. Bu konuda birkaç kelam edip faydalı olduğunu düşündüğüm bir eseri tanıtmak isterim. Bilim, en basit tanımıyla, varsayımları test etme pratiğidir. Hipotezleri sınamak, ölçmek, yanılabilir kılmak ve gerektiğinde terk etmek; işte bu pratik, Aristoteles'in epistemesinden Bacon'ın tümevarım programına, Popper'ın yanlışlanabilirlik ölçütünden Kuhn'un paradigma devrimlerine uzanan uzun bir düşünce serüveninin özüdür. Ne var ki bu serüven, kendi içinde gizli bir çelişkiyi barındırır: Sorgulama üzerine kurulu olan bilim, kendi temel varsayımlarını sorgulamaktan aciz ya da isteksiz olduğunda ne olur? Sorgulama kendisini sorgulayamazsa, yöntem bir dogmaya, araştırma bir inanca, sözde bilim adamı da bir inançlıya dönüşmez mi? Şimdi, tam da bu soruları hedefine oturtan önemli bir kitap var; telifi satın alınıp çevirilmesi hayli faydalı olacaktır, yayınevlerinin dikkatine! Rupert Sheldrake'in 2012 yılında yayımlanan The Science Delusion adlı kitabını kastediyorum. Peşin peşin belirtelim de ezbere konuşmaya hevesli olanları baştan susturalım: Sheldrake sıradan bir eleştirmen değil. Cambridge'de biyokimya eğitimi almış, Royal Society araştırma bursuyla onurlandırılmış, bitkilerde hücre ölümü ve oksin taşınması üzerine özgün keşifler yapmış, Hindistan'da kalkınma araştırmaları yürütmüş deneyimli bir bilim insanı ve akademisyen. Yani Sheldrake ana akım bilim pratiğinin içinden konuşuyor. Kitabın temel tezi şudur: Çağdaş bilim, on temel dogmanın esiri hâline gelmiş olup bu dogmalar bilimi bir araştırma yöntemi olmaktan çıkarıp bir metafizik imanın taşıyıcısına dönüştürmektedir. Sheldrake bu dogmaları tek tek teşhis eder, her birini bir soruya çevirerek açık uçlu bir araştırmanın nesnesi kılar ve böylece hem bilim felsefesine hem de kültürel eleştiriye katkıda bulunur. Ben elbette bu on dogmanın hepsinden burada bahsederek -tabiri caizse- spoiler vermeyeceğim, lakin esere dair fikir vermesi açısından dogmaların kökenine dair Sheldrake'in düşüncelerini tanıttıktan sonra temsil değeri yüksek iki tanesini özetlemeye çalışacağım. Peki, bu dogmaların kökeninde ne var? Bu tarihsel bir soru. Dolayısıyla Sheldrake'in eleştirisi de tarihsel bir soruşturmayla başlıyor. On yedinci yüzyıl öncesinde, Batı düşüncesinde doğa canlı, organik ve amaç-yüklü olarak tasavvur ediliyordu; örneğin Leonardo da Vinci yerkürenin vegetatif bir ruhu olduğunu, William Gilbert bütün gök cisimlerinin öz-koruma güdüsüyle donanmış olduğunu ifade ediyordu. Bu anima mundi geleneği, Stoacılardan Neoplatonculara, Ortaçağ Hristiyan doğa felsefesinden Rönesans büyücülüğüne uzanan geniş bir öz-anlama alanını temsil ediyordu. Bilinen hikaye: Descartes, Newton ve ardılları bu geleneği köklü biçimde dönüştürdü: Doğa bir organizma olmaktan çıktı, bir makineye dönüştü. Burada Sheldrake'in asıl meselesi şudur: Mekanik felsefenin bilişsel ve pratik başarıları, onu doğanın gerçek yapısına dair kesin bir ontolojik statüye, bir norma yükseltmek için yeterli değildir der. Ne var ki bu yükselme gerçekleşti. On dokuzuncu yüzyılın sonunda, bilimsel materyalizm -maddenin tek gerçeklik olduğu, bilincin beyin aktivitesinin bir yan ürünü olduğu, evrenin amaçsız mekanik süreçlerden ibaret olduğu öğretisi- yalnızca bir metodolojik tercih olmaktan çıktı ve adeta bir ontolojik kural haline geldi. Karl Popper bu tutumu vaatçi materyalizm (promissory materialism) olarak adlandırır: Henüz yapılmamış keşifler için düzenlenen senetler üzerine kurulu bir inanç biçimi. Sheldrake'e göre bu senetlerin vadesi geçmiştir ve materyalizm borçlarını ödeyemez durumdadır. Sheldrake bu noktada, bilimin metotları ile bilimin metafiziğini birbirinden ayırt etmek gerektiğini söyler. Ölçüm, deney, matematiksel modelleme ve yanlışlanabilirlik; bunlar metodolojiye aittir ve değerli araçlardır. Materyalizm ise metafiziğe aittir ve metodolojiden türetilemez. Bir araştırma programının metodolojik başarısı, onun metafizik varsayımlarının doğruluğunu garantilemez. Bunu unutmak, bilimsel pratiği bilimsel dogmaya dönüştürür -ki X'te bu dogmaya inanan bağnazlar sürüsüne berekettir-. Sheldrake kitapta on dogmayı soru biçimine çevirerek ele alıyor. Bu retoriğin kendisi felsefi bir jest içerir: Sokrates'in soru yöntemi gibi, yerleşik kesinlikleri yeniden açık uçlu sorunlara dönüştürmek. Dediğim gibi, ben temsil değeri yüksek olan iki dogmadan kısaca bahsedip görevimi sonlandıracağım, gerisi kitabı merak edenlerin kendisine kalmış; temin edip tetkik etmek onlara düşüyor. Sheldrake'in ele alıp soruya çevirdiği dogmalardan biri, doğanın amaçsız olup olmadığı. Tabii buradaki kesin hüküm, olmadığı yönünde. Hakim bilim paradigması doğada teleolojiyi kabul etmez. Darwin öncesi biyoloji, Aristoteles'in telos kavramını, yani her şeyin içine yerleştirilmiş erekseli, canlı tutuyordu. Darwin'in doğal seçilim mekanizması, bu teleolojik açıklamayı görünürde ortadan kaldırdı: Adaptasyon, bir amacın gerçekleşmesi değil, rastlantısal varyasyonun çevresel baskı altında ayıklanmasının ürünüdür. Sheldrake bu açıklamanın yetersizliğini göstermek için iki zemine başvurur. Birincisi deneyimsel: Gündelik deneyimimiz, organizmalar -insan, hayvan ve hatta bitkiler dahil- üzerinde gözlemlenen amaçlı davranışla doludur. Amaçlılığı salt bir epifenomen olarak açıklamak, fenomeni açıklamak değil yeniden adlandırmaktır. İkinci zemin teoriktir: Dinamik sistemler teorisi, çekiciler (attractors) kavramı aracılığıyla, sistemlerin belirli bir gelecek duruma doğru "çekildiğini" tanımlamamıza olanak tanır. Sheldrake sorar, bu matematiksel çekim, bilimsel söyleme uyumlu bir tür teleoloji değil midir? Sheldrake, biyolojide amaca yönelik açıklamaların -en azından heuristik düzeyde- meşru ve hatta gerekli olduğunu savunur. Bir organizmanın kalbinin görevi, kanı pompalamaktır; bu nedeni anlamak, mekanizmanın ötesinde bir ne içini gerektirir. Bu ikinci soruyu yok saymak, biyolojik anlayışı fakirleştirir. Sheldrake'in ele aldığı bir diğer dogma, maddenin bilinçsiz olduğu yönünde olandır. Sheldrake bunu da bir soruya dönüştürür: Tam bir eminlikle bunu iddia edebilir miyiz yoksa işin içinde yine bir metafizik iddia (yani materyalist metafiziğin iddiası) mı sızmıştır? Materyalizmin merkezi öğretisi şudur: Madde bilinçsizdir, bilinç ise maddenin -özellikle beyin dokusunun- bir özelliği ya da yan ürünüdür. Ne var ki bu öğreti, aynı anda hem çözüm sunar hem de yeni bir gizem yaratır: Öznel deneyim (qualia), birinci-şahıs bakış açısı, "bir şey olmak nasıl bir şeydir?" sorusu, hiçbir maddi açıklamayla tatmin edici biçimde karşılanamamıştır. Sheldrake'in önerisi, modern felsefede panpşisizm ya da panexperientialism olarak bilinen görüşe yakındır: Belki de bilinç, evrimin belirli bir aşamasında yoktan var olan bir şey değildir; belki de deneyim kapasitesi, dereceleri farklı olmakla birlikte, maddenin temel bir niteliğidir. Whitehead'in bu bağlamdaki görüşü şöyle özetlenebilir: Her gerçeklik momenti, bir "kavrayış" (prehension) içerir; bu kavrayış ilkel bir deneyim biçimidir. Günümüz felsefesinde Philip Goff, Galen Strawson ve diğerleri bu pozisyonu güçlü argümanlarla savunmaktadır. Eğer bilinç maddenin temel bir özelliğiyse, "bilinç beyin tarafından üretilir" cümlesi yanlış ya da en azından radikal biçimde yetersiz kalır. Bu, materyalist programın en zayıf noktasını işaret eder. Şimdi, toparlamak gerekirse, Rupert Sheldrake'in kitabı aslında şunu talep eder -ki Sheldrake bunu açık açık söyler-: Bilimin, kendi meta-varsayımlarını sorgulama kapasitesini yeniden kazanması. Bu talep, anti-bilim değil tam anlamıyla bilimsel bir taleptir. Çünkü bilim ancak kendi kör noktalarını görebildiği ölçüde ilerleyebilir; ancak kendi sınırlarını kabul ettiğinde dürüst kalabilir; ancak yerleşik dogmalara meydan okuduğunda yenilenebilir. Tabii ki Sheldrake'in on sorusu, on kesin cevap sunmaz. Ama bunu zaten amaçlamaz. Amacı, kapalı kapıları aralamaktır. Materyalizmin "artık her şeyi biliyoruz" küstahlığının zayıf temellerini göstermek, anti-bilim bir uğraş değildir. Bilakis neyin bilim, neyin metafizik olduğunun ayrımını -yeniden- yapabilmektir. Kitabın iddiası da vaadi de budur. Gerisi alıp okumanıza kalmış.
Sakıncalı Medrese ∴ tweet media
Türkçe
4
19
96
11.7K