notorious

6 posts

notorious banner
notorious

notorious

@notorious014

Katılım Aralık 2023
182 Takip Edilen10 Takipçiler
notorious
notorious@notorious014·
@AlexXatzapost @HrvatskiV we dont even care anything about you but all you do is talking about us so honestly what is the logic behind?
English
0
0
5
244
notorious
notorious@notorious014·
@xvilleTRG @clickshaber ne kadar akıldan yoksunsun, malatyalılar erzurumlular antepliler adanalılar kürt mü? ya da ardahan kars van gibi yerlerde yaşayan herkesin kürt olduğunu mu düşünüyorsun?
Türkçe
0
0
0
78
Ali Pasha
Ali Pasha@xvilleTRG·
@clickshaber Ekleme Maddeler: "en az 1 veya gerek görülürse 2 kuşak boyunca Türkiye doğumlu ve Türk kökenli olması " Madde: Batı Bölgesi Anadolu Bölgesi ve Ege Karadeniz Bölgeleri (Kabül) köken olarak uygulanması Madde: Zaman aşımı ve geriye dönük genel Sicil uyumluluğu
Türkçe
1
0
1
1.7K
Clicks
Clicks@clickshaber·
{KULİS BİLGİSİ} Avrupa birliği ile Türkiye arasında vize serbestisi geliyor.
Clicks tweet mediaClicks tweet media
Türkçe
295
103
4.8K
2.7M
calciolog
calciolog@calciolog_tr·
“13 Mart 1973’te Surinam’ın Paramaribo kentinde doğdum. O zamanlar ülke hâlâ Hollanda’nın sömürgesiydi. Bir liman işçisi ile temizlik görevlisi bir kadının oğluydum. Ekonomik sebeplerle küçük yaşta Hollanda’ya taşındık. Amsterdam’ın kötü şöhretli ve pek tekin sayılmayan mahallelerinden biri olan Nieuwendam’da büyüdüm. Karanlık sokaklar ve mahalle kabadayıları arasında futbolculuktaki ilk adımlarımı attım. Her gün top oynardım. Asfalt üzerinde üçe üç maçlar yapıyorduk. Uzun mücadelelerden sonra oradaki serserilerin bile saygısını kazandım ve bana ‘Sokağın Belediye Başkanı’ lakabını taktılar. O mahallede çocuklar arasında eğlence diye bir şey yoktu, yalnızca ‘sonuna kadar’ mücadele vardı. Çoğu zaman maçlardan sonra bıçaklar çekilir ve ‘başka bir maç’ başlardı. Ben de sık sık hedef alınıyordum çünkü farklı kökenlere sahiptim ve ten rengim farklıydı. İşte orada savaşçı karakterimi geliştirdim çünkü başka seçeneğim yoktu. O mahallede yalnızca aslan gibiysen hayatta kalırsın. Belki de bu yüzden pek de yumuşak başlı ve uyumlu bir karaktere sahip değilim. 14 yaşındayken Ajax’ın gözlemcileri beni fark etti. İlk günlerden itibaren karakterime sadık kaldım ve çok sayıda top kazanmamı sağlayan agresifliğimi ortaya koydum. Beni A takıma çıkaran Louis Van Gaal oldu. Sahadaki oyunumu gördükten sonra bana ‘Pitbull’ lakabını da o taktı. Kalbimde en büyük yeri bırakan takım Juventus’tur. Juventus formasını giyen ilk Hollandalı olmak benim için büyük bir onurdu. Juventus’ta oynarken karakterimi (her zaman olmasa da) biraz geri planda tutmaya çalıştım çünkü her şeyi mahvetmek istemiyordum. O yıllarda Juventus dünyanın en winner kulüplerinden biriydi ve her futbolcunun hayalini temsil eden gerçek bir futbol cennetiydi. Böyle bir fırsatı çöpe atamazdım. Juventus’ta kazanmayı öğrendim. Bunun nasıl olduğunu tam olarak bilmiyorum. Soyunma odasının havasında hissedilen bir şey bu. Oyuncudan oyuncuya aktarılan kavramlar var. Milyonlarca taraftarın sana aktardığı bir duygu. Dünyada sana aynı hissi veren başka bir kulüp yok. Ama itiraf etmeliyim ki her zaman kusursuz bir tavır sergilediğim söylenemez. Bir pazar günü Delle Alpi’de iç sahada oynuyorduk. Sahaya çıktığımda rakibimizin kim olduğunu bile bilmiyordum çünkü teknik toplantılarda anlatılanların hiçbirini dinlememiştim. Sahaya çıktığımızda Montero’ya rakibimizin kim olduğunu sordum. Bunu da pek alçak olmayan bir ses tonuyla söyledim. Rakipler ve etraftakiler ne düşündü kim bilir. Paolo bana Piacenza ile oynadığımızı söyledi. O maçta bir gol attım ve sahanın en iyisi oldum. Sokakta göçmenlerle futbol oynadığım hikâyesi bir efsane değildir. Hatta birkaç kez Zidane’ı da benimle oynamaya zorladım. Buna bayılırdım. Çok sık yapardım. Arabaya biner, bir otoparkta insanların top oynadığını görürsem arabayı kenara çekip onlara katılırdım. Çünkü ben de onlardan biriydim. Azınlık olmanın ne demek olduğunu biliyorum. Başka bir ülkeye göç edip uyum sağlamanın ne demek olduğunu biliyorum. Onlar için oynuyordum çünkü onları temsil ettiğimi hissediyordum. O otopark maçları benim için başka her şeyden daha önemliydi. Size bir perde arkası da anlatayım. Profesyonel kariyerimdeki son takımım İngiltere’nin alt liglerinden Barnet FC oldu. Orada kaleci olmadığım hâlde 1 numaralı formayı giydim. Çünkü hayatım boyunca hep her şeyde birinci olmak için çalıştım: topa önce ulaşmakta, rakiplerin ayak bileklerinde ya da benim düşünmeyi sevdiğim gibi bu sporu seven insanların kalbinde ve özellikle de ‘göçmen kardeşlerimin’ kalbinde...” — Edgar Davids
Türkçe
11
16
491
106.9K