mustafa

284 posts

mustafa banner
mustafa

mustafa

@notrust1942

Qué será, será.

Katılım Haziran 2019
121 Takip Edilen113 Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
mustafa
mustafa@notrust1942·
mustafa tweet media
ZXX
0
0
0
178
cibilibob
cibilibob@Syraxwld·
@notrust1942 yolda on tsne var benden dostum öyle de deme 🙏🏻🙏🏻💘🧿🌹
Türkçe
1
0
0
10
cibilibob
cibilibob@Syraxwld·
ANLAT HOCA ANLAT VİZELERE AZ KALDII ANLAAATTT
cibilibob tweet media
Türkçe
4
0
85
917
mustafa
mustafa@notrust1942·
@Syraxwld Bu sitede sevdiğim kızın olma ihtimali 0 burdaki herkes tanrıça model falan awk
Türkçe
0
0
0
6
cibilibob
cibilibob@Syraxwld·
ben buyum işte, bu kadarım...
cibilibob tweet media
Türkçe
4
1
23
419
mustafa
mustafa@notrust1942·
@formaduragi Ulan adam satıcıymış zaten bizim sabahladığımız günki zeka
Türkçe
0
0
0
7
mustafa
mustafa@notrust1942·
@formaduragi Hangi site bu joseforma alayim dedim 30 iş gününde gelir diyo o zamana ben var mıyım acaba
Türkçe
1
0
0
22
Forma Durağı
Forma Durağı@formaduragi·
Benim isim Arda Turan olsaydı Arda Turan Atletico forması alırdım çok uyumsuz oldu bu
Forma Durağı tweet media
Türkçe
17
0
99
11.8K
lara
lara@ailur0phile7_·
200 fava sonuc 😜
lara tweet media
Català
17
1
88
2.5K
mustafa
mustafa@notrust1942·
@ailur0phile7_ Devamını izlemek istiyorum ayakları da kadraja dahil edin
Türkçe
0
0
0
17
mustafa
mustafa@notrust1942·
@FormaMilor Şerite biz de hastayız ama bizi o kadar sallamıyorlar ki hollandaya verdikleri şablon aslında tam bizlik geri kalan formayı da kıp kırmızı yapıp bizi sallıyorlar
mustafa tweet mediamustafa tweet media
Türkçe
0
0
0
36
Forma Milör
Forma Milör@FormaMilor·
Milli Takım Forma Tasarımı ve Logo Kullanımı Son yıllarda formalarımızın tekrara düştüğü yönündeki eleştiriler anlaşılabilir; ancak bu eleştiri ile bantlı forma geleneğinden vazgeçilmesi gerektiği düşüncesi birbirine karıştırılmamalıdır. Milli forma, bir ulusun spor alanındaki en önemli temsilidir. Sadece bir kıyafet değil, tarihimizin, hafızamızın ve ortak duygumuzun simgesidir. Bizim formamız da bu anlamda dünyada eşi az bulunan bir kimliğe sahiptir. Üzerinde logo ya da bayrak olmasa dahi, uzaktan bakıldığında dahi ayırt edilebilen özel bir formadır. Bu kimliğin temeli, Cumhuriyetimizin henüz yeni kurulduğu 1923 yılında atılmıştır. Milli takımımız ilk maçına çıktığında, imkansızlıklar dolayısıyla hazırlanan beyaz forma üzerinde yer alan kırmızı bant ve o bant üzerindeki şanlı bayrağımız, bugün hâlâ hafızalarda yaşayan ikonik bir geleneğin başlangıcı olmuştur. O gün atılan bu adım, sadece bir tasarım tercihi değil, bir milletin kendini temsil etme biçimidir. Elbette tasarım dünyasında yenilik ve çeşitlilik önemlidir. Tekrara düşmeden de bantlı tasarımı koruyarak farklı yorumlar üretmek mümkündür. Tonlar değişebilir, bantın formu veya detayları zenginleşebilir, modern dokunuşlar eklenebilir. Ayrıca deplasman formalarında çok daha özgün ve cesur tasarımlar denenebilir; burada yaratıcılığın sınırı geniştir. İç saha forması için ne kadar muhafazakarlığı savunuyorsam; deplasman forması için de bir o kadar yenilikler, farklılıklar, deneysel formalar olması gerektiğini düşünüyorum. Ancak ana forma söz konusu olduğunda, Türk Milli Takımı’nın ikonik bantlı beyaz forma kültüründen vazgeçmemesi gerekir. Çünkü bu forma yalnızca bir tasarım değil, nesiller boyunca taşınan bir semboldür. Değişim yapılabilir, yorum yapılabilir; fakat kimlik terk edilmemelidir. Kısacası, tekrara düşmemek yenilik gerektirir; ama kökten kopmak kimlik kaybına yol açar. Türk Milli Takımı’nın bantlı beyaz forması da tam olarak bu kimliğin en güçlü simgelerinden biridir. Logo konusuna gelecek olursak, burada da benzer bir hassasiyet söz konusudur. Diğer birçok devletin aksine bizim tarihsel bir devlet armamız bulunmamaktadır. Türkiye Futbol Federasyonu’nun mevcut logosu ise kamuoyunda sıkça tartışılan, estetik açıdan çok beğenildiği söylenemeyecek bir logodur. Diyelim ki gelecekte çok daha güçlü, herkesin benimsediği yeni bir logo tasarlandı; yine de meselenin özü değişmez. Çünkü bizim iç saha formamızın çıkış hikâyesi bir logo üzerine değil, beyaz forma üzerine işlenmiş ay-yıldızlı bayrak fikri üzerine kuruludur. Bu forma, bir federasyonu ya da bir kurumu değil, doğrudan bir milleti temsil eder. Bu nedenle iç saha formasında bayrak yerine logo kullanılması, tarihsel anlamı ve sembolik değeri zayıflatabilecek bir tercih olur. Elbette futbol dünyası dinamiktir ve tasarım alanı yeniliklere açıktır. Bu noktada farklı denemeler yapılabilecek en doğru alan deplasman formasıdır. Eğer bir gün güçlü bir devlet arması tasarlanırsa ya da federasyon logosu modern ve kapsayıcı bir kimliğe kavuşursa, bu tür semboller deplasman formalarında rahatlıkla kullanılabilir. Böylece hem yaratıcılık alanı korunur hem de ana formanın tarihsel kimliği zarar görmez. Sonuç olarak, iç saha forması, geleneğin ve kimliğin taşıyıcısıdır; deplasman forması ise yeniliğin ve denemenin alanıdır. Türk Milli Takımı’nın beyaz zemin üzerine işlenmiş ay-yıldızlı forması da, bu kimliğin en saf ve en güçlü ifadesi olarak korunmalıdır.
Forma Milör tweet media
Türkçe
26
15
237
19.3K
mustafa
mustafa@notrust1942·
Bu ülkenin bayrak sevdası çok güzel de abicim italya mavi hollanda turuncu kullanıyor bi araştırın neden? Turkuaz rengimiz neden bu kadar görmezden geliniyor yap bu eski formayı ev forması deplasman da ismini senden alan rengi yap tasarımlara hiç girmicem berbat logomuz bile yok
Forma Milör@FormaMilor

Milli Takım Forma Tasarımı ve Logo Kullanımı Son yıllarda formalarımızın tekrara düştüğü yönündeki eleştiriler anlaşılabilir; ancak bu eleştiri ile bantlı forma geleneğinden vazgeçilmesi gerektiği düşüncesi birbirine karıştırılmamalıdır. Milli forma, bir ulusun spor alanındaki en önemli temsilidir. Sadece bir kıyafet değil, tarihimizin, hafızamızın ve ortak duygumuzun simgesidir. Bizim formamız da bu anlamda dünyada eşi az bulunan bir kimliğe sahiptir. Üzerinde logo ya da bayrak olmasa dahi, uzaktan bakıldığında dahi ayırt edilebilen özel bir formadır. Bu kimliğin temeli, Cumhuriyetimizin henüz yeni kurulduğu 1923 yılında atılmıştır. Milli takımımız ilk maçına çıktığında, imkansızlıklar dolayısıyla hazırlanan beyaz forma üzerinde yer alan kırmızı bant ve o bant üzerindeki şanlı bayrağımız, bugün hâlâ hafızalarda yaşayan ikonik bir geleneğin başlangıcı olmuştur. O gün atılan bu adım, sadece bir tasarım tercihi değil, bir milletin kendini temsil etme biçimidir. Elbette tasarım dünyasında yenilik ve çeşitlilik önemlidir. Tekrara düşmeden de bantlı tasarımı koruyarak farklı yorumlar üretmek mümkündür. Tonlar değişebilir, bantın formu veya detayları zenginleşebilir, modern dokunuşlar eklenebilir. Ayrıca deplasman formalarında çok daha özgün ve cesur tasarımlar denenebilir; burada yaratıcılığın sınırı geniştir. İç saha forması için ne kadar muhafazakarlığı savunuyorsam; deplasman forması için de bir o kadar yenilikler, farklılıklar, deneysel formalar olması gerektiğini düşünüyorum. Ancak ana forma söz konusu olduğunda, Türk Milli Takımı’nın ikonik bantlı beyaz forma kültüründen vazgeçmemesi gerekir. Çünkü bu forma yalnızca bir tasarım değil, nesiller boyunca taşınan bir semboldür. Değişim yapılabilir, yorum yapılabilir; fakat kimlik terk edilmemelidir. Kısacası, tekrara düşmemek yenilik gerektirir; ama kökten kopmak kimlik kaybına yol açar. Türk Milli Takımı’nın bantlı beyaz forması da tam olarak bu kimliğin en güçlü simgelerinden biridir. Logo konusuna gelecek olursak, burada da benzer bir hassasiyet söz konusudur. Diğer birçok devletin aksine bizim tarihsel bir devlet armamız bulunmamaktadır. Türkiye Futbol Federasyonu’nun mevcut logosu ise kamuoyunda sıkça tartışılan, estetik açıdan çok beğenildiği söylenemeyecek bir logodur. Diyelim ki gelecekte çok daha güçlü, herkesin benimsediği yeni bir logo tasarlandı; yine de meselenin özü değişmez. Çünkü bizim iç saha formamızın çıkış hikâyesi bir logo üzerine değil, beyaz forma üzerine işlenmiş ay-yıldızlı bayrak fikri üzerine kuruludur. Bu forma, bir federasyonu ya da bir kurumu değil, doğrudan bir milleti temsil eder. Bu nedenle iç saha formasında bayrak yerine logo kullanılması, tarihsel anlamı ve sembolik değeri zayıflatabilecek bir tercih olur. Elbette futbol dünyası dinamiktir ve tasarım alanı yeniliklere açıktır. Bu noktada farklı denemeler yapılabilecek en doğru alan deplasman formasıdır. Eğer bir gün güçlü bir devlet arması tasarlanırsa ya da federasyon logosu modern ve kapsayıcı bir kimliğe kavuşursa, bu tür semboller deplasman formalarında rahatlıkla kullanılabilir. Böylece hem yaratıcılık alanı korunur hem de ana formanın tarihsel kimliği zarar görmez. Sonuç olarak, iç saha forması, geleneğin ve kimliğin taşıyıcısıdır; deplasman forması ise yeniliğin ve denemenin alanıdır. Türk Milli Takımı’nın beyaz zemin üzerine işlenmiş ay-yıldızlı forması da, bu kimliğin en saf ve en güçlü ifadesi olarak korunmalıdır.

Türkçe
0
0
0
35
mustafa
mustafa@notrust1942·
@Eidolast_ @TamParcali Olay herhalde şerit değil ama logo koymak zorunlu bizim logomuz da yok o yüzden bayrak konuyor direkt
Türkçe
0
0
0
19
Umut N
Umut N@Eidolast_·
@TamParcali Zaten beyaz formada şerit kullanılacaksa, içindeki logonun çerçevesiz biçimde sadece ay-yıldız şeklinde kullanılması lazım.
Türkçe
2
0
25
1.4K
mustafa retweetledi
konfucyus
konfucyus@novarginn·
seneye amed-gs maçları
konfucyus tweet media
Türkçe
19
294
13.1K
122.9K
mustafa retweetledi
Hannah
Hannah@diasp8dri·
Barça daytime matches vs Barça nighttime matches
Hannah tweet mediaHannah tweet media
Français
12
506
11.4K
94.9K
mustafa
mustafa@notrust1942·
@ericckko Adam maç fazlasıyla bile 2. Awk
Türkçe
0
0
0
15