

@arslanbirol17 Bu duyuruyu böyle yapmamanız lazım diye kaç kere yazmak lazım? 1) herkesin interneti yok 2) görme engelliler bu resmi nasıl okuyacak? 3) hıdırellez'de bile sms atıyorsunuz, bırakın bu inadı ve böyle bilgileri sms ile gönderin
Necdet Yücel
36.2K posts



@arslanbirol17 Bu duyuruyu böyle yapmamanız lazım diye kaç kere yazmak lazım? 1) herkesin interneti yok 2) görme engelliler bu resmi nasıl okuyacak? 3) hıdırellez'de bile sms atıyorsunuz, bırakın bu inadı ve böyle bilgileri sms ile gönderin

Çocuk isterse her hangi bir spor dalını tercih edebilir. İsterse bir sanat dalı tercih edebilir. Bunun ekonomiyle çok da ilgisi yok. Bu hayatın içinden gelen biri olarak söylüyorum. Basitçe söylüyorum,sigara içmediğim için bile bir çok şey yapabildim. Yoksul bir hayatın içinden çıkıp,çok başarılı olmuş insanlar var,özellikle ülkemizde. Hayat yolu tercih meselesidir..

Yoksulluğun yeni marketi: Tarihi geçmiş gıdalar, ‘fırsat ürünü’ oldu! İstanbul dâhil dört şehirde açılan Yenir isimli markette, tavsiye edilen tüketim tarihi (TETT) geçmiş ya da son kullanma tarihine (SKT) günler kalmış ürünler indirimli satılıyor. Raflar, çeşitli zincir marketlerde stok dışı bırakılan her çeşit ürünle dolu. Dar gelirliler, emekliler ve öğrenciler yoğun talep gösterirken, markette alışveriş esnasında “Tavsiye edilen tüketim tarihi ile son kullanma tarihi arasındaki farkı biliyor musunuz?” şeklinde anonslar yapılıyor. Tüketim tarihi aylar geçmiş gıdalarda %50–80’e varan indirimlerin olduğu markette, müşteriler “en yenilebilir” olanı seçmek için yoğun çaba harcıyor. Markette TETT’si dört ay geçmiş, Antep fıstığı, kaju, badem ve fındıktan oluşan 450 gramlık çerez tabağı 130 liraya satılırken, lise öğrencileri buradan 30 liraya aldıkları noodle ile karınlarını doyuruyor. Hatice Yüksel: Eşim işçi emeklisi. Ben 75 yaşındayım. Yufka, kurabiye, pirinç, çorbalık aldım. Ucuz olduğu hâlde 500 lira verdim. Bu yaşımda bunları yaşadığım için hiç kimseyi affetmeyeceğim. Zafer Göçer: 67 yaşındayım. İlk defa geldim. Ürünleri almaya cesaret edemedim. Düştüğümüz hâle bak. Kadir Tombuloğlu: 79 yaşındayım, emekliyim. Torunlarımın eğitimine destek olmak için hâlâ çalışıyorum. Sabah saat 04.00’ten akşam 16.00’ya kadar bir çay ocağında çalışıyorum. Yapacak bir şey yok. Nezahat Becerikli: Buradan hemen tüketebileceğim besinler, kuru gıda ve hijyen malzemeleri alıyorum. Bu hâlimize çok sitemliyim. Mehmet Bitiren: Bu markette tarihi geçmiş ama ambalajı bozulmamış ürünler bulunuyor. 69 yaşındayım, bu zamana kadar böyle bir şey görmedim. Her şey çok pahalı. (İlke Çıtır / Nefes)


Well, I've read this Sarah Russell poem about 15 times this morning... So now you can too:

Şehirler arası optimal hız kaç olmalı?



Otobüste ağlayan insanlara şaşırmaktan asla vazgeçmeyeceğim. Bunu yaşamak için çok kırılmış olmanız gerekir.

“Yirmi yaşındayken herkesin sizin hakkınızda ne düşündüğünü önemsersiniz, kırk yaşına geldiğinizde artık kimsenin ne düşündüğünü önemsemeyi bırakırsınız, altmış yaşına geldiğinizde ise esasında hiç kimsenin sizi düşünmediğini fark edersiniz.” — Winston Churchill


Tokyo’da Tuhaf Hava şimdi raflarda!✨ Çok satanlar listesinden düşmeyen Japon yazar Hiromi Kavakami, 2001 TANİZAKİ ÖDÜLLÜ romanı “Tokyo’da Tuhaf Hava”da, yolları kesişen iki yalnız ruhun zaman ve mekânın ötesine geçen, ince bir melankoliyle belirsizce ilerleyen ilişkisini büyüleyici bir Tokyo manzarasıyla sunuyor. ilknokta.com/hiromi-kawakam… #TokyodaTuhafHava #İthakiYayınları
