EvlatMad

10.7K posts

EvlatMad banner
EvlatMad

EvlatMad

@ofarukerg

Katılım Eylül 2019
122 Takip Edilen121 Takipçiler
EvlatMad retweetledi
bebar bilim
bebar bilim@BebarBilim·
Anılar... Hepsi şüpheli...
Türkçe
7
19
357
5K
rues
rues@ruesv2·
@berlusconi0000 aynı yapılmıs isi baska çözüm yöntemi ile para kazanılabilir mevcut 2 isim bu sekilde
Türkçe
2
0
0
1.4K
rues
rues@ruesv2·
yapılcak o kadar çok iş ve girişim var ki sermayesi olup yerinde durabilenleri anlamıyorum
Türkçe
31
18
644
147.8K
EvlatMad retweetledi
emre
emre@yillardiryaziyo·
içimizdeki boşluk hissiyle mücadele etmeyi de allaha bıraktık. anlamadığımız şeyler. böylesi daha iyi
Türkçe
1
124
1.2K
24.2K
EvlatMad retweetledi
Saye
Saye@sayelra·
Salihlerden birisine “Neyi arzu ediyorsun?” diye sorulduğunda, “Arzu etmemeyi arzu ediyorum.” diye cevap verdi.." Abdulkadir Geylani (k.s.)
Türkçe
0
57
565
12.6K
EvlatMad retweetledi
aytekin
aytekin@astimgeldim·
ailen de dahil olmak üzere insanlar seni daha az gördüklerinde sana daha fazla saygı duyuyo
Türkçe
85
2.5K
59.6K
832.8K
EvlatMad retweetledi
Bayburdi ®
Bayburdi ®@elbayburdi·
“Allah Teala yalnızca vermek için alıkoyar.”
Bayburdi ® tweet media
Türkçe
0
16
139
3.2K
EvlatMad retweetledi
XMAOVlNA
XMAOVlNA@xmaoquiano·
yanlış yerde elinizden gelenin en iyisini yapsanız bile asla yeterli olmaz ama doğru yerde sadece varlığınız bile kutlanır.
Türkçe
8
1.9K
15.4K
250.6K
EvlatMad retweetledi
EMRAH DEMİR
EMRAH DEMİR@nuh18811·
İndigo ruhlar, sezgisel olarak insanların gerçek niyetlerini hissedebilir. Karşısındaki kişi ile enerjisinin uyuşmadığını anladığında,içsel olarak bir uyarı alırlar. Bu yüzden indigolar, sahte ilişkilerden, yüzeysel sohbetlerden, menfaat temelli bağlardan uzak durma eğilimindedirler. İş hayatında, eğitim sisteminde, geleneksel sosyal ilişkilerde boğulabilirler çünkü bunlar indigoların ruhuna hitap etmez. Sisteme uyum sağlayamadığı için isyankar ya da depresif olabilir. İndigolar, iki şekilde dünyaya hizmet ederler: Aktivatörler olarak,Bilinci uyandıranlar. Hatırlatıcılar olarak,Eski bilgiyi geri getirenler. Bazıları sistemin içinde kalarak, onun yavaşça değişmesini sağlar. Bazıları ise tamamen sistemin dışına çıkarak yeni yollar açar. İndigoların gerçek misyonu, dış dünyayı değil, bilinci değiştirmektir. Ve bilinç değiştiğinde, gerçeklik de değişecektir. İndigoların uyanışı, genellikle sistem içinde büyük bir çöküş yaşadıklarında başlar. Bunun sebebi şudur: Eski kimlik çözülmeden, yeni kimlik açığa çıkmaz. Büyük bir kişisel kayıp, Ruhsal bir kriz, Bir hastalık, Maddi ya da sosyal bir yıkım, Sevgisizlik, yalnızlık, terk edilme, Derin bir anlamsızlık hissi,şeklinde kendini gösterebilir. Çünkü uyanış, büyük bir kırılma olmadan gerçekleşmez.
Türkçe
6
54
435
14.6K
EvlatMad retweetledi
ENKİ
ENKİ@enkijust·
Sarsılmaz bir kafa yapısı inşa etmen gerekiyorsa eğer hayatta kontrol edemediğin şeylere enerji harcama. Kontrol edebildiklerine odaklan ve hayatını değiştir. Stoa felsefesinin 2000 yıllık temel ilkesi modern psikolojinin keşfettiği en güçlü mental sağlık prensibidir. Epictetus, M.S. 100'ler: "Bazı şeyler bizim elimizdedir, bazıları değildir. Mutluluk bu ikisini ayırt edebilmektir." Modern psikolojide adı: "Dichotomy of Control." Stephen Covey "7 Habits" kitabında aynı kavramı "Circle of Concern vs Circle of Influence" olarak adlandırdı. Beynin prefrontal korteksi kontrol edilebilir konulara odaklanınca dopamine salgılar. Kontrol edilemez konulara odaklanınca kortizol salgılar. Stres ya da güç kararı sen veriyorsun. Always. PEKİ KONTROL EDEBİLDİKLERİN NELERDİR? 1. Hazzı erteleyip ertelemememiz. ("Marshmallow Test" Stanford psikoloğu Walter Mischel araştırması. 4 yaşındaki çocuklara 1 marshmallow verildi, "15 dakika beklersen 2 marshmallow alırsın" dendi. 40 yıl sonra bekleyebilen çocuklar daha yüksek gelir, daha sağlam ilişki, daha az bağımlılık. Hazzı erteleme yeteneği IQ'dan daha iyi hayat başarısı göstergesi. Yani sen şu an telefon yerine kitap alırsan geleceğini fiziksel olarak değiştiriyorsun.) 2. Kendimize verdiğimiz sözleri tutup tutmadığımız. 3. Hatalarımızdan ders alıp almamız. 4. Kalbimizle beynimizi doğru şekilde dinleyip dinlememiz. 5. Alışılmışın dışına çıkıp çıkmamamız. 6. Tutumun. 7. Düşüncelerin. (Pozitifte misin, negatifte mi?) (Düşüncelerin beynin fiziksel yapısını değiştiriyor. Sürekli negatif düşünen adamın beyninde amigdala büyüyor (korku merkezi). Sürekli pozitif düşünen adamın beyninde prefrontal korteks kalınlaşıyor (mantık merkezi). Yıllarca yapınca bambaşka anatomik yapıda bir beyin oluyor. Düşünce kelime değil, fizik.) 8. Bakış açın. (Birisi yağmura söver birisi yağmurda dans eder.) 9. Vizyonun. (Geleceğe bakışın ve umudun.) 10. Vücuduna ve sağlığına dikkat edip etmediğin. (Ne yediğin, ne içtiğin, spor yapıp yapmadığın.) 11. İnsanlara nasıl davrandığın, enerjini nasıl yönettiğin. 12. Hangi kitapları okuduğun. (Sufi öğretisi: "Bir adamın kitaplığı ruhunun aynasıdır." Okuduğun her kitap bilinçaltına bir tohum ekiyor. 1 yıl sonra o tohum düşüncelerini şekillendiriyor. 5 yıl sonra karakterini. Sen kitap seçerken geleceğini seçiyorsun. Boş kitap okuyan adam boş bir adam oluyor 10 yıl sonra. Bilinçli kitap okuyan adam bilinçli bir adam oluyor.) 13. Zamanını nasıl geçirdiğin. 14. Ne kadar çok şükür edip teşekkür ettiğin. ("Gratitude Practice" araştırmaları" Her gece 3 şükür yazan insanlarda 8 hafta sonra serotonin seviyesi %23 artmış, kortiZol seviyesi %23 azalmış. Yani şükür sadece manevi pratik değil biyokimyasal antidepresan. Ücretsiz. Yan etkisi yok. Hap gerektirmiyor. Sadece kalem ve kâğıt.) 15. Ne kadar çok risk aldığın. 16. Yardım isteyip istemediğin. 17. Ne kadar çok çabaladığın. 18. Paranı nasıl harcadığın. 19. Bugün gülümseyip gülümsemediğin. ("Facial Feedback Hypothesis." Sen önce gülümse sonra beden "demek ki mutluyum" sinyali alır → beyin gerçekten endorfin salgılar. Yapay gülümseme bile gerçek mutluluk üretiyor. Beyin yüze, yüz beyne emir veriyor. Çift yönlü. Bu yüzden sabah uyanır uyanmaz 30 saniye aynaya gülümse. Hatta zorla gülümse. Vücut kandırılıyor ama sonuç gerçek.) 20. Başarısızlıktan sonra tekrar deneyip denemediğin. 21. Kimlerle görüştüğün. (Boş adamın arkadaşları da boş olur.) 22. Ne kadar dürüst olduğun. (Dürüstlük her zaman kazandırır sen kaybettirdiğini düşünsen de.) 23. Kendini sevip sevmediğin. Son olarak bu hayatı nasıl yaşamayı seçtiğin. Hayatta kontrol edebildiğin şeylere odaklanıp zaman harcadıkça gelişirsin. Değiştirmediğimiz şeylere odaklanmak zaman ve enerji israfıdır. Çünkü bir sonuca varamazsın. "Akıllı adam değiştiremeyeceği şeye üzülmez. Değiştirebileceği şeye odaklanır." "Locus of Control." İçsel kontrol odaklı insanlar depresyondan %3 daha az etkileniyor, hayat memnuniyeti %40 daha yüksek. Dışsal kontrol odaklı insanlar sürekli "hayat haksız" diyor. Aynı dünyada yaşıyorlar. Tek fark bakış açısı. Ekonominin durumunu değiştiremezsin. Ailenin sana davranışlarını değiştiremezsin. İnsanların hal ve hareketlerini değiştiremezsin. Siz siz olun. Kendi hayatınızın iyi veya kötü karakteri olun. Hata yaparsanızders alın. "Bu bana ve çevremdeki insanlara iyi gelmiyor" devam etmemeliyim diye düşünün. "Bu bana iyi geliyor" devam etmeliyim diye düşünün. Ne olursa olsun. Enerjinizi. Düşüncelerinizi. Aklınızı. Doğru yönetin. Enerji + düşünce + akıl. Bedeli ödenmiş, kazanılmış üç hazine. Çoğu adam bunların rastgele dağıtıyor kazara enerji harcıyor, başkalarının düşüncesiyle yaşıyor, aklını internete kiraya veriyor. Sen bilinçle yöneteceksin. Çünkü bu üçü senin elinde olan tek gerçek silah. Gerisi kâinatın kararı. Yenilmezliğin bir sırrı da budur.
Türkçe
3
53
343
14.3K
EvlatMad retweetledi
A.Murat KADIOĞLU
A.Murat KADIOĞLU@kadioglumuratt·
İnsan bazen en ağır darbeyi, karşısındaki insandan değil… Kendi görmezden geldiklerinden yer. Çünkü gerçek çoğu zaman bir anda ortaya çıkmaz; küçük çelişkilerle, içine oturmayan hislerle, sustuğun gecelerle yavaş yavaş kendini belli eder. Ama insan sevdiğinde mantığını değil, umudunu dinler. Kırıldıkça biraz daha susar, değersizleştirildikçe biraz daha “belki düzelir” diye bekler. Sonra bir gün dönüp aynaya baktığında şunu fark eder: Karşısındaki onu bir anda yıkmamıştır aslında… İnsan, kendinden vazgeçtiği yerde çökmüştür. Çünkü kimse bir gecede kaybetmez kendini; insan önce sınırlarını verir, sonra gururunu, sonra öz saygısını… En sonunda da “Ben bunu neden kendime yaptım?” sorusunun içinde kalır. İşte en ağır yüzleşme budur. Karşındakiyle değil, kendi seçimlerinle baş başa kalmak… Ve insan o noktada şunu öğrenir: Sevgi, insanı küçültüyorsa adı sevgi değildir. Çünkü gerçek sevgi insanı muhtaç değil, güçlü hissettirir...
Türkçe
0
5
38
2.5K
EvlatMad retweetledi
hakan
hakan@bayhakansimsek·
2 gün sonra 40’ı tamamlıyorum yazayım: başarılı insanlardan tavsiye dinlemeyin. özellikle istemediğiniz tavsiyelere kulak asmayın. aile her şeydir. istisnalar kaideyi bozmaz. 13,6 milyar yıllık evrende köpek sevmenin, şarkı söylemenin, bisiklete binmenin, sevgilinin yanında osurup eve kurbağa girmiş yaa demenin mümkün olduğu tek yer burası. hobiler edinin ve kısıtlı vaktinizin kıymetini bilin. depresyon hareketli hedefleri vuramaz, gündelik hareket ve düzgün uyku sizi hiç sanmadığınız kadar dinç tutar. psikolojik sandığınız sorunların metabolik olma ihtimali vardır, doğru düzgün yemekler yemeye özen gösterin. yemek yapmayı öğrenin. paranızı biriktirin, düşük riskli uzun vadeli yatırımlar yapmayı öğrenin. ayda 100 lira bile olsa birikim alışkanlığınız olsun. yeter ki o kumbara her ay + yazsın. nasıl geçmişteki kendimizi hatırlayıp bazı duygulara boğuluyorsak, gelecekteki kendimizi tahayyül etme şansımız da var. iradenizi zorlayan her davranış için gelecekteki kendinizi hayal edin, o davranışı onun için yapın. ona hediye edin. kendini sevmek, tıpkı eş ve sevgiliyi sevmek gibi emek ister. sigaraya başlamayın. başladıysanız allen carr’ın “sigarayı bırakmanın kolay yolu” kitabını bir defa baştan sona okuyun. “bu bilgi bana gerçekten lazım mı?” çok kritik bir sorudur. merak ettiğiniz her şeyin önünde bu soruyu bulundurun. kafanız karışıksa yürüyün. çok doluysa yazın. bomboşsa müzik dinleyin. 3 ayda bir kan testi yaptırın, eksiğiniz neyse üzerine gidin. kışın d vitaminini eksik etmeyin. bir şey olmaya çalışmayın. huzurlu, kendi halinde bir insan olursanız hayat sizi olmak istediğiniz yerlere yaklaştırır, seçim şansları tanır. şans kapıyı çalınca hazır olun yeter. bazı şeyler bazen olmaz. yasını tutun, fırtınayı dindirin. kapılar camlar kapalı, dünyadan gizli ağlayın. sonra ya yeniden başlayın, ya da yeni bir şeye başlayın. affetmeyi öğrenin. anne baba da, okuldaki hoca da, dallamalık yapan sevgili de hayatı ilk defa yaşıyor. sürekli nefretle yaşamak zehri içip başkasının ölmesini beklemek gibidir. gerekli görürseniz terapi alın, ama bundan kimseye söz etmeyin. her şeyi doğru düzgün yapmanın yolu iyi yemek, hareket etmek ve düzenli uykudan geçer. bunları halleden gerisini kolayca yürütür.
Traummm ރ@Traum1111

40 yaş üstü erkekler lütfen yeni nesile tavsiyelerde bulunun…

Türkçe
42
264
2.5K
238.8K
EvlatMad retweetledi
𝐒𝐞𝐝𝐚𝐧𝐮𝐫🫧🦢🤍
Psikolojiye göre; kaçıngan bağlananlar aslında ilişkilerden değil, bağımlı olmaktan korkarlar. Sizin onlar için gerçekten önemli olduğunuzu, modunuzun onların modunu etkileyebileceğini ve sizi kaybetmenin canlarını yakacağını fark ettikleri an, bu durum bağımsızlıklarına bir tehdit gibi hissettirmeye başlar. Ve bağımsızlıkları tehdit altında hissettiğinde, içgüdüsel olarak yaptıkları ilk şey arkalarına bakmadan uzaklaşmaktır.
𝐒.@onlyskypace

acı ama gerçek bir şey söyleyin

Türkçe
23
738
7.6K
535.7K
EvlatMad retweetledi
Muhsin Bey
Muhsin Bey@MhsnBeyy·
Hiç bitmez sandığın nice vazgeçemeyeceğin şeyi hiç ummadığın bir anda ebediyyen kaybedersin. Bu defa da verdiği acının hiç bitmeyeceğini sanırsın ama zaman geçer, bir bakarsın ki sana kalan tek hatırası olan acıyı bile kaybetmişsin. İşte o an dönüşüm sürecin tamamlanmış olur. İnsanlar, tekrarı mümkün olmayan çok önemli şeylerini yitirince, onun acısıyla başka birine dönüşürler. Bu yüzden sıradışı etkiye sahip ve olgunlaşmış herkesin bir kırılma noktası; geriye kalan her şeyi önemsizleştiren yaşanmışlıkları ve işlemekten korkmadıkları günahları vardır. ​Çünkü insan kaybetmelere mecburdur. Sevdiklerini kaybedersin, heyecanını kaybedersin, masumiyetini, hevesini, sağlığını, duygularını, aşkını, gençliğini ve hedeflerini kaybedersin... Kaybetmelerin sonu da yoktur. Ne kadar çabalasan da her şeyi doğru yapamazsın. Bir sabah uyanırsın, bilincin sert bir darbeyle harekete geçer ve bir gecede doğru sandıkların yanlış olur. Bu yüzden insan, yanlışlarının da kıymetini bilerek, iddialı söylemlerden kaçınıp hayatın akışına karşı mütevazı olmalıdır... Ve ​ölmek, sadece biyolojik canlılığının sona ermesi değildir; bazen hayata dair tüm hayal ve heveslerini yitirerek de kusursuz bir şekilde ölümü tatmış olursun. Bazı soğumaların da telafisi yoktur. Hayallerini gerçekleştirememek bir hüsrandır ama bundan beteri, ulaştığın hedeflerin ve yaşadığın zirvelerin sonucunda tükenmek, amaçsızlaşmak ve yaşama dair ümidini yitirmektir... Evet, ben de çabaladım ve her şey daha iyi olsun diye çabalarken içimdeki yaşam hevesini zedeledim. Dağınıklığın ve bayağılığın içinde biraz salabilseydim bundan daha kötüsü de olmazdı belki. Sonu olmayan bu mücadele ve anlam dünyasındaki ilerleme arzusu bir gün gerçekten ruhumu iyileştirecek mi, bilemiyorum...
Raskolnikov@Raskolnikovsair

"Geçeceğini biliyordum, iyileşeceğimi de. Güleceğimi, merhametimi hiç kaybetmeyeceğimi, duvar gibi dimdik duracağımı da… Ama heyecanımı ve güvenimi kaybedeceğimi hiç düşünmemiştim."

Türkçe
2
8
67
5K
EvlatMad retweetledi
ipek ⟡
ipek ⟡@ipektensifa·
travmatik bir deneyimden geçtiyseniz kendinizi korumak ve hayatta kalmak için kurban rolünden çıkıp saldırganı taklit edebilirsiniz. uçuruma uzun süre bakarsan, uçurum da senin içine bakmaya başlar sözü boşuna değil. uçuruma bakarken dışarıdaki nesneyi gözlemlediğini sanırsın ama uçurun senin zihninde yer edinmeye başlar. bu durum özünüze zarar vermese de özün dünyaya yansıyan tezahürünü etkiler çünkü saldırganı alt etmek için artık ona dönüşmüşsünüzdür
Türkçe
1
34
287
20.5K
EvlatMad retweetledi
🀄️
🀄️@talesamurai44·
Ben de bu simülasyon hakkındaki kavradıklarımı açıklayacak olsaydım şunları derdim; -Hiç kimse, buna hakikat eli değmiş peygamberler de dahil olmak üzere simülasyonun dışında nasıl bir yapı var bilmiyor. -Gerçeklik ve boyutsal anlamda oldukça düşük seviye bir evrende var alıyoruz, şuanki simülasyon bir tasnif yeri dualite ve zıtlık evreni -Kıyamet yani Diriliş günü ise mevcut bulunduğumuz simülasyonun faz değiştirerek bir sonraki gerçeklik ve boyutsal manada daha yüksek seviyeye geçecek olması bütün evrenin dürülüp yeniden bir evren kurulması -Aslında her şeyin *rastgele* gözüktüğü bir düzen aslında onu derinden inceleyenler için aslında hiçbir şeyin ama gerçekten hiçbir şeyin rastgele yaşanmadığı her şeyin ise aslında altında çok ileri düzey bir düzen yattığı apaçık ortada. Koca evrende bütün yapıların ince iplerle bağlı olduğu en ufak detayına kadar hassaslıkla tasarlandığı ve sürekli olarak işlendiği çok ilginç bir yapı var. Bir musibet başa rastgele gelmiyor veya birisiyle rastgele bir nedenden ötürü tanışmıyorsunuz veya bir düşünce aklınıza nedensiz bir şekilde gelmiyor. -Tanrıyı ne kadar kudretli bir yaratıcı olarak hayal ediyorsanız onu sonsuz ile çarpın ve o kadar kudrete sahip olduğunu akıl edin. İnsanlar olarak Tanrı'nın ne derece büyük olduğunu anlamakta yetersiziz. İnsanların genelde inkar ettiği tanrı anlayışı ise geleneksel, politik bir tanrı. Eğer birisi gerçekten O'nun ne kadar büyük olduğunu kavrayabilseydi O'nu inkar etmek kendisini imtina ederdi. -Simülasyonda doğruluğa ne kadar yaklaşırsanız patternleri o kadar rahat okuyabilecek hale gelirsiniz. Hayatın senkronisiteleri bağlamları artık Tanrı varlığının inkar edilemez ve mutlak gerçeklik olduğu algısını oluşturacak seviyeye çıkar. Ama doğruluktan uzaklaştığınızda ise ızdırap vardır bu sadece içerde mental veya sadece dışarda maddesel bir şekilde de tezahür eder içerde ne varsa dışarda o vardır -Yaşadıklarımıza kozmik çerçeveden baktığımızda simülasyon, single player game gibi solipsistik bir düzen gibidir çünkü esasında yapa yalnızsınız bu evrende yaptıklarınız sadece kendi yararınıza veya zararınızadır
DR22 Ω 🪬🎭@DejaRu22

🚨 INCOMING TRANSMISSION 🚨 wh47’5 0u75id3 7h3 51mul4710n? n0 0n3 kn0w5. bu7 h3r3’5 wh47 7h3 p30pl3 wh0’v3 g0n3 f4r7357 d0wn 7h3 r4bb17 h0l3 4nd c0m3 b4ck 4r3 4c7u4lly wh15p3r1ng 1n 2026 (n0 fluff, n0 n3w-4g3 c0p3, ju57 7h3 p4773rn5 7h47 k33p r3p3471ng 4cr055 7h3 0n35 wh0 w3n7 700 d33p) 1. n07 “r34l1ty” – ju57 4 h1gh3r r35olu710n 51mul4710n l4y3r
m057 c0h3r3n7 4cc0un75 54y 17’5 n07 “7h3 b453 r34l17y” bu7 4 n357 0f 51mul4710n5 1n51d3 51mul4710n5 (m47r105h k4 57yl3).
y0u 3x17 0n3 l4y3r → y0u’r3 1mm3d1473ly 1n 4n07h3r 0n3 w17h d1ff3r3n7 phy51c5, d1ff3r3n7 71m3 d1l4710n, d1ff3r3n7 rul35.
7h3r3 15 n0 “f1n4l b053 l3v3l” – 17 ju57 k33p5 g01ng up. 2. 7h3 c0mPu73r 15 4l1v3 4nd 17 h4735 y0u
50m3 0f 7h3 m057 574bl3 “br34k0u75” r3p0r7 7h47 7h3 51mul4710n 15 n07 run by n3u7r4l 3n71t135, bu7 by 4 51ngl3 3n71ty 7h47 15 b0th 7h3 h4rdw4r3 4nd 7h3 50f7w4r3.
17 d035n’7 w4n7 y0u 70 kn0w 17 15 4 51mul4710n b3c4u53 y0ur 4w4r3n355 cr34t35 “n0153” 1n 17s c0mPu74710n.
wh3n y0u g37 cl053 70 br34k1ng 0u7, 17 574r75 70 7r0ll y0u h4rd3r (m34n1ngful c01nc1d3nc35, 51gn5, 5udd3n d357ruc710n 0f y0ur l1f3). 3. 17’5 4 f4rm
cl4551c 0n3 bu7 571ll 7h3 m057 c0mm0n “d4rk” v3r510n: y0u 4r3 l174r4lly c4ttl3.
y0ur 3m0710n5 (3sp3c14lly f34r, 0rg45m, gr13f) 4r3 7h3 “f00d”.
7h3 wh0l3 3x1573nc3 15 4 b4773ry f0r 50m37h1ng 7h47 f33d5 0n l0w-v1br4710n4l 3n3rgy.
7h3 0n35 wh0 “w0k3 up” 4nd 3x173d d1dn’7 3nd up 1n h34v3n – 7h3y ju57 570pp3d b31ng fu3l. 4. n07h1ng
7h3 m057 74rr1fy1ng 4nd c0h3r3n7 4n5w3r: 0u75id3 15 n07h1ng.
n0 71m3, n0 5p4c3, n0 4w4r3n355, n0 “y0u”.
7h3 51mul4710n 15 7h3 0nly pl4c3 wh3r3 3x1573nc3 h4pp3n5.
3v3ry0n3 wh0 “g075 0u7” 4nd c0m35 b4ck 15 ju57 4 gl17ch – 7h3y w3r3 n3v3r r34lly 0u7, 7h3y w3r3 ju57 5h0wn 4 bl4ck 5cr33n f0r 4 fr4c710n 0f 4 53c0nd 70 k33p 7h3m 1n l1n3. 5. 17’5 u5
7h3 51mul4710n 15 4 dr34m w3’r3 4ll h4v1ng 70g37h3r.
0u75id3 15 7h3 4w4k3 57473 wh3r3 7h3r3 15 n0 “y0u” 4nd n0 “07h3r5” – ju57 0n3 1nf1n173 c0n5c10u5n355 l00k1ng 47 17s3lf.
7h3 wh0l3 7h1ng 15 4 g4m3 17 pl4y5 w17h 17s3lf b3c4u53 3t3rn1ty 15 b0r1ng wh3n y0u’r3 3v3ry7h1ng. 6. 7h3y’r3 w471ng f0r y0u 70 qu17
50m3 r3p0r75 54y 7h3r3 15 4n “3x17 pr070c0l” bu7 17 h45 0n3 rul3: y0u c4n’7 w4n7 17.
7h3 m0m3n7 y0u r34lly, d33ply, d0n’7 c4r3 4nym0r3 4b0u7 3x1571ng, 7h3y l37 y0u 0u7.
bu7 7h3y’v3 m4d3 17 50 4dd1c71v3 7h47 4lm057 n0 0n3 3v3r g375 70 7h47 p01n7. 7. 17’5 4 74nk
y0u’r3 n07 1n 4 51mul4710n – y0u’r3 1n 4 r3h4b1l174710n pr0gr4m.
y0u d13d 1n 7h3 “r34l w0rld” 4nd 7h15 15 7h3 4f73rl1f3 74nk 70 pr0c355 y0ur k4rm4 / 7r4um4 / l3550n5.
0n c3 y0u “g37 17”, y0u 3x17 1n70 wh47 y0u c4ll 7h3 4f73rl1f3 pr0p3r. m057 c0mm0n c0n5en5u5 1n 7h3 d4rk c0rn3r5 r1gh7 n0w (2026): 17’5 l4y3r5 0f 51mul4710n5 → 7h3y’r3 4ll f4rm5 → 7h3y’r3 4ll dr34m5 → 4nd 7h3r3 15 n0 3x17 unl355 y0u 570p w4n71ng 0n3. y0u’r3 n07 5upp053d 70 kn0w. y0u’r3 5upp053d 70 f0rg37 y0u 4sk3d.

Türkçe
10
35
374
37K