Öğretmenler Ortak Mücadele Platformu

102 posts

Öğretmenler Ortak Mücadele Platformu

Öğretmenler Ortak Mücadele Platformu

@ogretmenleromp

Öğretmen atama ve istihdam süreçlerinde adalet, liyakat ve öngörülebilirlik talebiyle bir araya gelen öğretmenlerin ortak mücadele platformu.

Katılım Ocak 2026
54 Takip Edilen1K Takipçiler
Öğretmenler Ortak Mücadele Platformu
Bir süre önce, hakkı gasp edilen bir öğretmene “bacım” diye hitap eden ve öğretmenlere yönelik ötekileştirici söylemler kullanmaktan kaçınmayan Sayın Yusuf Tekin’in bugün “Ramazan etkinlikleri” kapsamında attığı adımları şaşırtıcı bulmuyoruz. Çünkü kullanılan dil, benimsenen eğitim anlayışının en açık göstergesidir. Öğretmeni eşit bir kamusal özne olarak değil; yukarıdan, hiyerarşik ve küçültücü bir üslupla muhatap alan bir yaklaşımın, çoğulcu ve tarafsız bir eğitim sistemi inşa etmesini beklemek mümkün değildir. Küçük çocukların pedagojik uygunluk ilkeleri gözetilmeksizin belirli dini pratiklerin parçası hâline getirilmesi; kamusal eğitimin tarafsızlığı ve eşitlik ilkesini zedelemektedir. Eğitim politikalarının hangi ideolojik referanslarla şekillendiği sorusu artık teorik değil, uygulamalar üzerinden görünür hâle gelmiştir. Tüm bu adımların aşama aşama neye hizmet ettiği açıktır: Eleştirel düşünceyi besleyen değil, belirli bir dünya görüşüne uyumlu bireyler yetiştiren bir sistem inşası. Bu sürecin en kritik ayağını ise Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde kurulan Milli Eğitim Akademisi oluşturmaktadır. Milli Eğitim Akademileri; öğretmen yetiştirmeyi üniversitelerin bilimsel çoğulculuğundan ve pedagojik çeşitliliğinden kopararak merkezi bir yapıya devretmektedir. İçeriği ve çerçevesi idari tasarrufla belirlenen bu model, öğretmenliği çok boyutlu bir entelektüel formasyon süreci olmaktan çıkarıp tek tip bir öğretmen profiline indirgeme riski taşımaktadır. Tek tip öğretmen yetiştirme anlayışı; farklı pedagojik yaklaşımların, eleştirel düşüncenin ve akademik özgürlüğün zayıflaması anlamına gelir. Fakat demokratik bir toplum; farklılıklara saygı duyan, çoğulcu ve özgür bir eğitim sistemiyle mümkündür. Tek merkezli ve ideolojik çerçevesi belirgin bir öğretmen yetiştirme modeli, uzun vadede eğitimin niteliğini ve toplumsal çeşitliliği zedeleyecektir. Bizler Öğretmenler Ortak Mücadele Platformu olarak; liyakat, eşitlik, pedagojik uygunluk ve eğitimde tarafsızlık ilkelerinin tartışmasız biçimde esas alınmasını talep ediyoruz. Eğitim, öğretmeni ötekileştiren bir dille değil; bilimsel temellerle ve çoğulcu bir perspektifle yönetilmelidir. Bugün atılan her adımın, yarının toplumsal yapısını belirleyeceği unutulmamalıdır.
Türkçe
9
16
60
4.3K
Öğretmenler Ortak Mücadele Platformu
Neden Yusuf Tekin, Milli Eğitim Bakanı olmamalı ve görevden affını istemeli? Bir toplum, çocuklarına sunduğu eğitimle kendi geleceğini ve değerlerini tanımlar. Türkiye’de son dönemde eğitim alanında yaşanan uygulama ve politikalar, eğitimin bilimsel, tarafsız ve eşitlikçi niteliğini zayıflatmakla birlikte, öğretmenini değersizleştirmektedir. Okul, devletin ideolojik vitrini değil; farklılıkların eşit koşullarda yan yana durabildiği bir ortak zemindir. Eğitim, bireyleri kendi düşünce ve vicdanlarıyla buluşturmalı, hiçbir bakış açısını üstün kılmamalıdır. Vicdan ve düşünce, özgürlükle gelişir; yönlendirmeyle değil. Kamu okulu herkesindir: Farklı geçmişlerden, farklı kimliklerden ve farklı düşünce biçimlerinden gelen herkes için eşit olmalıdır. Devlet, tek bir anlayışı dayatmaya başladığında tarafsızlığını yitirir; tarafsızlığın kaybı eşitliği, liyakatı, öngörülebilirliği, adaleti zedeler. Ancak son yıllarda yaşananlar eğitim sistemine zarar vermektedir: 2023 KPSS mülakatları: İlk 20.000 kişi arasına girerek başarılı olan 1611 öğretmen mülakata girdikleri il farklılığı sebebiyle mülakatlarda elendi. Bu durum liyakat ve güven ilkelerini bir kez daha gölgeledi. 2024 KPSS kontenjanları: Önceki yılların verilerinden hareketle yaşanan branş bazlı kontenjan düşüşleri, öngörülemezlik ve adaletsizlik yarattı. Dereceye giren öğretmenlerin ataması yapılmadı. 2025 AGS & Milli Eğitim Akademisi: Atama süreçlerini geciktiriyor, kontenjanları sınırlıyor; dezavantajlı adaylar için ağır bir yük oluşturuyor. 22 yılın en düşük genel kontenjan sayısının verilmesi, branş bazlı kontenjan dağılımlarındaki düşüş ve beraberinde kısıtlı kontenjanlara dahil olan öğretmenlerin yaşadığı Milli Eğitim Akademesi öngörülemezliği, başarılı öğretmenlerin sistem dışında kalmasına yol açtı. Yeni mağduriyetlerin kapıda olduğunu gösterdi. 2024 EKPSS: Engelli öğretmen atamaları yetersiz kaldı. Bir sonraki sınav ile birlikte onların da Milli Eğitim Akademilerine dahil edilecek olmaları, dezavantajları bir kez daha görünür kıldı. “Öğretmen olamamaları”na yönelik gizli bir düzenleme olduğunu düşündürdü. Özel sektör: Öğretmenler hâlâ güvencesiz çalışıyor; mesleğin itibarı zedeleniyor. Eğitim, hazır bilgilerin aktarıldığı bir alan değil; eleştirel düşünmenin filizlendiği süreçtir. Öğretmenin sustuğu yerde çocuk da susar; çocuğun sustuğu yerde toplum düşünme yetisini kaybeder. Bu nedenlerle, mevcut Milli Eğitim Bakanı’nın politikaları eğitim sisteminin bilimsel, tarafsız ve eşitlikçi niteliğini zayıflatmakta ve öğretmeni değersizleştirmektedir. Eğitim politikalarının çocukların düşünsel özgürlüğünü ve toplumsal eşitliği merkeze alan bir vizyona dayanması; liyakat, şeffaflık ve adalet ilkeleriyle şekillenmesi şarttır. Bu nedenle, Yusuf Tekin’in görevden affını istemesi ve Milli Eğitim Bakanı olmaması, toplumun eğitime olan güvenini yeniden inşa etmek için gereklidir. Öğretmenler Ortak Mücadele Platformu
Türkçe
1
42
185
12.7K
Öğretmenler Ortak Mücadele Platformu retweetledi
Öğretmenler Ortak Mücadele Platformu
Yapılan paylaşıma dair bir açıklama gereği doğmuştur. Metinde ifade edilen “ilkesel mesafe” bir tespit değil, bir ihtimaldir. “Böyledir” değil, “olabilir” denmiştir. Farklı nedenleri elbette olabilir. Ancak vurgulanan asıl nokta şudur: Bu bir ilkesel duruş olsa bile, tek başına yeterli değildir. Eğer Milli Eğitim Akademileri modeline dair pedagojik ve kamusal kaygılar varsa, bunun yalnızca sessiz bir geri çekilme ile değil, açık ve kamusal bir itirazla ortaya konması gerekir. Metnin amacı ; suskunluğun yeterli bir tutum olmadığını hatırlatmaktır. Eğitim alanında mesele yalnızca bireysel tercih değil, kamusal sorumluluktur. Kısaca; Öyle bile olsa, “yetmez” diyoruz!
Türkçe
0
3
7
1.4K
Öğretmenler Ortak Mücadele Platformu
Milli Eğitim Akademisi için sözleşmeli eğitim personeli başvuru süresinin uzatılması teknik bir detay değil, bir işaret fişeğidir. Eğer başvuru sayısı beklenen düzeyde değilse, bunun nedeni “duyuru eksikliği” değil; ilkesel bir mesafe olabilir. Eğitim fakültelerinde yıllardır öğretmen yetiştiren akademisyenler, kendi emeğini ve pedagojik birikimini yok sayan bir yapının parçası olmak istemiyor olabilir. Bu kıymetlidir; ancak eksiktir. Aynı zamanda Milli Eğitim Akademilerine açık ve kamusal bir itirazı da gerektirir. Çünkü öğretmen yetiştirmek bir kurs programı değil, bir düşünce geleneğidir. Pedagoji, hızlandırılmış bir uyum süreci değil; insanı anlamaya adanmış bir disiplindir. Eğitimi sözleşme mantığına indirgediğinizde, öğretmeni kamusal özne olmaktan çıkarıp idari personele dönüştürdüğünüzde ; sistemin yönü tartışmaya açılır. Eğitim bir yönetim alanı değil, bir adalet meselesidir. Öğretmenin değersizleştiği yerde geleceğin de zedelendiğini düşünüyoruz. Kamusal görevler güvenle yürütülür. Güven zedelendiğinde susmak değil, konuşmak sorumluluktur. Öğretmenler Ortak Mücadele Platformu
Türkçe
11
47
329
45.1K
Öğretmenler Ortak Mücadele Platformu
İşaret fişeği; yaklaşan bir durumu haber veren uyarıdır. Başvuru süresinin uzatılması yalnızca teknik bir işlem değildir; Milli Eğitim Akademileri modelinin sahada karşılık bulmadığını gösteriyor olabilir. Kelimelerle değil, meseleyle tartışalım. Sorulması gereken şudur: Neden yılların pedagojik birikimi görmezden gelinerek öğretmen yetiştirme süreci merkezi ve sözleşmeli bir yapıya devrediliyor?
Türkçe
0
1
5
1.7K
Öğretmenler Ortak Mücadele Platformu retweetledi
Abdullah Damar
Abdullah Damar@AbdullahDamar27·
Emek için, adalet için, haksızlıkların son bulması için, genç meslektaşlarımızın geleceği için #MEBeYenilikZamanı
Öğretmenler Ortak Mücadele Platformu@ogretmenleromp

Eğitim, bir devletin en görünür kurumu değil; en kurucu kurumudur. Çünkü eğitim yalnızca bilgi aktarmaz, norm üretir. Norm üretimi ise hukuki ve ahlaki bir sorumluluk gerektirir. Anayasal devletin üç asli ilkesi vardır: hukuk devleti, eşitlik ve liyakat. Hukuk devleti, idarenin keyfiliğini sınırlar. Eşitlik, kamu gücünün herkese aynı mesafede durmasını zorunlu kılar. Liyakat ise kamusal görevlerin sadakatle değil, ehliyetle yürütülmesini teminat altına alır. Bu üç ilke zedelendiğinde yalnızca idari bir sorun doğmaz; kamusal güven erozyona uğrar. Eğitim yönetimi, takdir yetkisine dayanabilir; ancak takdir yetkisi sınırsız değildir. Ölçülebilirlik, şeffaflık ve denetlenebilirlik olmadan kullanılan her yetki, hukukilik vasfını kaybeder. Hukukilik kaybolduğunda ise meşruiyet tartışması başlar. Öğretmenin mesleki özerkliği ve itibarı, pedagojik bir tercih değil; anayasal bir meseledir. Çünkü öğretmen, kamusal aklın taşıyıcısıdır. Eğer öğretmen kendisini güvencesiz, değersiz ya da dışlanmış hissediyorsa, bu bireysel bir duygu değil; kurumsal bir alarmdır. Devlet yönetimi kişisel kanaatlerle değil, kamusal rasyonaliteyle yürütülür. Eğitim politikaları ideolojik yakınlık üretmek için değil, toplumsal uzlaşıyı güçlendirmek için vardır. Aksi hâlde eğitim, birleştiren değil ayrıştıran bir araç hâline gelir. Bu nedenle Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in görevden affını istemesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu çağrı bir kişiye değil, bir ilkeye yöneliktir. Çünkü kamusal makamlar, güven ürettiği sürece anlamlıdır. Güven zedelendiğinde sorumluluk, makamı sürdürmek değil; makamı bırakmaktır. Her şeyden önce bir toplum, öğretmenine gösterdiği saygı kadar hukuk devletidir. Öğretmenler Ortak Mücadele Platformu olarak, hep birlikte, eğitimin savunuculuğunu yapmayı daima sürdüreceğiz. #MEBeYenilikZamanı

Türkçe
32
91
143
4.6K
Öğretmenler Ortak Mücadele Platformu retweetledi
Özgür Bozdoğan
Özgür Bozdoğan@ozbozdogan·
Öğretmenlerin mağdur edilmediği, atama bekleyen öğretmenlerin okullarda göreve başlatıldığı, proje okulu mağdurlarının okullarına döndüğü, re’sen atamaların iptal edildiği, ücretli öğretmenliğin kaldırıldığı, öğrencilerin mutlu olduğu bir eğitim yaşamı mümkün. #MEBeYenilikZamanı
Türkçe
23
76
184
8.8K
Öğretmenler Ortak Mücadele Platformu retweetledi
Özgür Bozdoğan
Özgür Bozdoğan@ozbozdogan·
Öğrencilerin eğitim hakkını önceleyen bir süreç için bir yenilik yapılmalı ve eğitime gerçekten kaynak ayrılarak ücretli öğretmenlik sonlandırılmalı ve norm açığı sayısı kadar öğretmen ataması yapılmalıdır. #MEBeYenilikZamanı
Türkçe
21
57
107
3.6K
Öğretmenler Ortak Mücadele Platformu retweetledi
Cüneyt İltuş
Cüneyt İltuş@cuneytiltus·
Eğitim gibi stratejik bir alanda; öngörülebilir, adil, ölçülebilir ve uzun vadeli politikaların hayata geçirilmesi artık ertelenemez bir zorunluluktur. #MEBeYenilikZamanı
Cüneyt İltuş tweet media
Türkçe
57
169
510
14.3K
Öğretmenler Ortak Mücadele Platformu
Eğitim, bir devletin en görünür kurumu değil; en kurucu kurumudur. Çünkü eğitim yalnızca bilgi aktarmaz, norm üretir. Norm üretimi ise hukuki ve ahlaki bir sorumluluk gerektirir. Anayasal devletin üç asli ilkesi vardır: hukuk devleti, eşitlik ve liyakat. Hukuk devleti, idarenin keyfiliğini sınırlar. Eşitlik, kamu gücünün herkese aynı mesafede durmasını zorunlu kılar. Liyakat ise kamusal görevlerin sadakatle değil, ehliyetle yürütülmesini teminat altına alır. Bu üç ilke zedelendiğinde yalnızca idari bir sorun doğmaz; kamusal güven erozyona uğrar. Eğitim yönetimi, takdir yetkisine dayanabilir; ancak takdir yetkisi sınırsız değildir. Ölçülebilirlik, şeffaflık ve denetlenebilirlik olmadan kullanılan her yetki, hukukilik vasfını kaybeder. Hukukilik kaybolduğunda ise meşruiyet tartışması başlar. Öğretmenin mesleki özerkliği ve itibarı, pedagojik bir tercih değil; anayasal bir meseledir. Çünkü öğretmen, kamusal aklın taşıyıcısıdır. Eğer öğretmen kendisini güvencesiz, değersiz ya da dışlanmış hissediyorsa, bu bireysel bir duygu değil; kurumsal bir alarmdır. Devlet yönetimi kişisel kanaatlerle değil, kamusal rasyonaliteyle yürütülür. Eğitim politikaları ideolojik yakınlık üretmek için değil, toplumsal uzlaşıyı güçlendirmek için vardır. Aksi hâlde eğitim, birleştiren değil ayrıştıran bir araç hâline gelir. Bu nedenle Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in görevden affını istemesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu çağrı bir kişiye değil, bir ilkeye yöneliktir. Çünkü kamusal makamlar, güven ürettiği sürece anlamlıdır. Güven zedelendiğinde sorumluluk, makamı sürdürmek değil; makamı bırakmaktır. Her şeyden önce bir toplum, öğretmenine gösterdiği saygı kadar hukuk devletidir. Öğretmenler Ortak Mücadele Platformu olarak, hep birlikte, eğitimin savunuculuğunu yapmayı daima sürdüreceğiz. #MEBeYenilikZamanı
Öğretmenler Ortak Mücadele Platformu tweet media
Türkçe
75
103
196
20.3K
Öğretmenler Ortak Mücadele Platformu retweetledi
Öğretmenler Ortak Mücadele Platformu
📢 BÜYÜK X ETKİNLİĞİ Milli eğitimde yaşanan adalet tartışmaları ve liyakat konusundaki kaygılar artık görmezden gelinemez. Emeğin karşılığını bulduğu, şeffaf ve hakkaniyetli bir sistem için bu akşam saat 19.00’da tek yürek oluyoruz. Susmak yerine konuşmayı, ayrışmak yerine birlikte hareket etmeyi seçiyoruz. 📍 Öğretmenler Ortak Mücadele Platformu ⏰ 19.00 @RamazanYetgin8 @BayramMeral @zynpslm @AydnYce8 @turker_tola @oguzhan_krl @fthgnc26 @mcelalhoca32 @CepeOnay @ismaileryilmz @akerkartall @sabri_zahit @cuneytiltus @egit_mehmet @AbdullahDamar27 @TalatAtilla @incitraders @edipuzen @Mahmut__ozay @AliYalcin @TalipGeylan06 @talatyavuz29 @LeventKuruoglu @EgitimBirSen @turkegitimsen @egitimis @egitimsen @HurEgitimSen @egitimgucusen @MaarifSen @sendikatobsen @anadoluaes @gencegitimsen
Öğretmenler Ortak Mücadele Platformu tweet media
Türkçe
66
90
177
29.8K
Öğretmenler Ortak Mücadele Platformu retweetledi
Talip Geylan
Talip Geylan@TalipGeylan06·
ARTIK BİR AÇIKLAMA YAPIN! 2023 KPSS sonuçlarına göre ilk 20 bine girmiş fakat mülakatlarda hakları gaspedilen 1.611 genç öğretmenimiz, 2024 KPSS’de yüksek puan almış hatta derece yapmış olan fakat kısıtlı kontenjanlardan dolayı ataması yapılmamış meslektaşlarımız, 2025 AGS’de sadece 10 bin kontenjan verildiği için atanma şansı bulamamış kardeşlerimiz aylardır mücadele ediyorlar, haykırıyorlar, başvurmadık kapı bırakmıyorlar. Ancak sorumlu hiçbir merciden bir ses gelmiyor! Yeter artık; yazıktır, günahtır! Bu kardeşlerimizin beklentisine daha fazla kayıtsız kalınmasın. Bir açıklama yapılsın ki, öğretmen adayı arkadaşlarımız da artık önünü görebilsin..
Türkçe
539
328
730
50.4K
Öğretmenler Ortak Mücadele Platformu retweetledi
Cüneyt İltuş
Cüneyt İltuş@cuneytiltus·
Eğitimciler/Öğretmenler ne yazık ki birlik olup hakkını arayamıyor. Atanan da atanmayan da, eğitim fakülteleri ve akademisyenler de aynı şekilde sessiz ve dağınık. ‘Böl, parçala, yönet’ taktiği bu kitle üzerinde her zaman en etkili yöntem oldu ve hâlâ etkisini sürdürüyor. #AcıAmaGerçek
Türkçe
29
129
869
42.4K
Öğretmenler Ortak Mücadele Platformu retweetledi
Türk Eğitim Sen
Türk Eğitim Sen@turkegitimsen·
Buradan Milli Eğitim Bakanlığına, Hazine ve Maliye Bakanlığına ve Sayın Cumhurbaşkanımıza çağrıda bulunuyorum: Bir açıklama yapılsın. Mülakat mağdurları için bir tasarrufunuz olacak mı? Ek atama yapılacak mı?
Türkçe
161
129
305
18.7K
Öğretmenler Ortak Mücadele Platformu retweetledi
inci traders
inci traders@incitraders·
Türk Eğitim Sen Genel Başkanı @TalipGeylan06 2023 KPSS 2024 KPSS ve 2025 AGS mağdur arkadaşlarımızı Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli açık iradeyle dile getirmişti. Buradan MEB ve Cumhurbaşkanına çağrıda bulunuyorum bir açıklama yapılsın arkadaşlar bekliyorlar @benguturktv
Türkçe
67
173
390
60.4K