bilgos
13.9K posts

bilgos retweetledi
bilgos retweetledi

Hoca…
❝“Tek Başına Parti gibi” yaşamak her babayiğidin harcı değildir. Bitmek tükenmek bilmeyen enerjisini bir kolektifin içine yerleştirmeyi becermek ise tarihte çok az devrimciye nasip olmuştur. Yalçın Hoca bu sınırı erkenden görmüş olmalı, bir daha hiç denemedi. “Biz” 1982 öncesinde, o sınır çizgisini gören bir Yalçın Küçük sınıfıydık. Hoca’yla yolu hiç kesişmeyenlerimiz de dâhil olmak üzere, karşıdevrim çağında devrimi arama güdüsünü ondan devraldık ve Örgüte, Partiye taşıdık. Büyük harfle Ö, büyük harfle P!❞
✍️Aydemir Güler (@AydemirGuler) yazdı
haber.sol.org.tr/haber/hoca-408…

Türkçe

@kroniknews Kırmızılı arabada da hata var (kusur değil) arkadan gelen çarpanın kusurlu olmasına sebep oluyor.
Türkçe
bilgos retweetledi

Enerji alanını baştan aşağı özel şirketlerin kâr kapısına çeviren AKP iktidarı, savaş bahanesiyle patronların daha çok kâr etmesi için seferberlik ilan etmiş durumda.
Daha dün elmas ve pırlantadan vergi alınması teklifini zenginleri üzmemek adına geri çeken AKP’nin elektrik ve doğalgaza yaptığı yüzde 25’lik zammın tek anlamı budur.
Emekçileri açlık sınırının altındaki asgari ücrete hapsedip, emeklileri ölüme terk eden AKP’nin halk düşmanı bu adımı derhal geri çekilmelidir.
Enerji alanı baştan aşağı ve bedelsiz olarak devletleştirilmelidir!
Türkçe
bilgos retweetledi

NATO'YU ÜLKEMİZDEN SÖKÜP ATACAĞIZ!
📍4 Nisan Cumartesi 18.30 Ankara
Ankaralı emekçiler çağrımız size: Dünyanın en büyük terör örgütüne karşı birlikte yürüyelim! @AnkaraTkp
Türkçe
bilgos retweetledi

Kadın hakimi vuran erkek savcı hakim karşısına çıktı: ‘İstesem hakimliğini engellerim o gücüm var’
💬“Polis memurlarında biraz akıl olsa beni zaten vururlardı. Polis memurlarımız bu konuda çok becerikli değil biliyorsunuz.”
💬“Kastım öldürme olsa kafasına tek kurşunla öldürebilirim. Kadın örgütleri geldilerse hoş gelmişler.”
💬“Ben müştekinin hakimlik yapmasını engelleyebilirdim, yaptığı şeyler dolayısıyla. Hâlâ o gücüm ve kudretim var, bunu söyleyeyim.”
haber.sol.org.tr/haber/kadin-ha…

Türkçe
bilgos retweetledi

Yıllarca komünistler için “evinizi, arabanızı elinizden alacaklar” yalanını attılar. Oysa komünistler barınma hakkının en temel hak olduğunu savundu yıllarca.
Komünistlerin devletleştirme programı, büyük işletmeleri, sanayiyi, madenleri, bankacılık sektörünü vb. kapsar. Ve hiçbir yerde bunu gizlemezler. “Üretim araçlarında özel mülkiyeti” esas alan bir toplumsal sistemin yıkılacağını ilan ederler.
Peki yurttaşların evine göz dikenler kimdir? Her şeyden önce insanları evsizliğe mahkum edenlerdir. Bugün milyonlarca kişinin evi zaten yok! Bir de emlağı bir yatırım aracı olarak görenler, onar onar, yüzer yüzen konut ve arsa alanlar var. Onlar şiştikçe daha fazla insan evsizleşiyor.
Komünistlerin devletleştirme programı, tüm toplumun beslenme, barınma, ulaşım, sağlık, eğitim, kültür, spor, dinlenme gibi temel ihtiyaçlarını sağlamaya dönük eşitlikçi ve refah üreten bir programdır.
Bir de holdingler için “kamulaştıranlar” var. Akbelen’de olduğu gibi. Köylere, insanların yaşam alanlarına zorla el koy, sonra özel şirketlere tahsis et, karşı çıkanları tutukla!
Sıkışınca da “komünistler evinizi elinizden alacak” diye yalan at!
Türkçe
bilgos retweetledi

Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği hakkında başlatılan soruşturma kapsamında, Dernek Başkanımız Avukat Müjde Tozbey İstanbul Bakırköy adliyesinde savcılığa ifade verdi.
İfade işlemlerinin ardından adliye önünde bir açıklama yapan Tozbey, derneğin yürüttüğü haklı mücadelenin hedef alındığını belirtti.
"Biliyorsunuz, bir süre önce müvekkillerimiz Fatma Nur ve Hifa’yı kaybettik. Cenazelerinde ve sonraki süreçte hem ölümlerinin üzerindeki şüphenin aydınlatılması için hem de yaşadıkları dönemde neden gerekli tedbirlerin alınmadığına dair açıklamalarda bulunmuştuk. Çünkü Fatma Nur ve Hifa yaşarken sadece sosyal çevrelerinden dışlanmadılar. Aynı zamanda gerekli kurumlardan eğitim ve sağlık alanlarında yeterli desteği alamadılar. İlgili bakanlıklar tarafından Hifa için sağlık tedbiri uygulanmadı ve biz uygulanması için mücadele ettik.
Diğer taraftan Adalet Bakanlığı'na defalarca seslendik. Fatma Nur kocası tarafından tecavüze uğradı, Hifa babası tarafından cinsel olarak istismar edildi. "Baba tutuklanmalı, yargılama bağımsız ve objektif yürütülmeli" dedik. Aynı zamanda cinsel istismar mağduru Hifa’nın gerekli sağlık desteğini alması gerektiğini her defasında belirttik. Ama maalesef Fatma Nur ve Hifa'nın şüpheli ölümleriyle karşılaştık.
Bugün Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği avukatları olarak müvekkillerimizin ölümünün acısını yaşarken bir taraftan da bizler hakkında soruşturma başlatıldığını öğrendik. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından hakkımızda suç duyurusunda bulunulmuş. Bakanlığın Hifa ve Fatma Nur için yaptıklarından değil, yapmadıklarından bahsetmişiz ve halkı kin ve düşmanlığa itmişiz. Bakanlık öyle söylüyor suç duyurusunda. Peki gerçekten halkı kin ve düşmanlığa mı ittik? Ortada iki ölüm, iki can var. Çocuk ve kadın öldürüldü veya öldü.
Biz avukatları olarak Fatma Nur'un ve Hifa'nın acısını yaşarken, bu şüpheli ölümün aydınlatılması gerekirken, istismarcı ve tecavüzcü babanın cezaevine atılması gerekirken; bugün Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği olarak bizler yargılanıyoruz.
Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği'nin başkanı olarak savcılığa ifade verdim. Bize sordukları soru şuydu: Hifa ölmeden önce sağlık tedbirinin uygulanmasını engellediniz mi? Hifa ölmek üzereyken, çok ağır sağlık sorunları varken neden engellediniz?
Düşünebiliyor musunuz? Hifa'yı cinsel olarak istismar eden babaya bu sorular sorulmuyor. Hifa'yı cinsel olarak istismar eden baba bugün sokaklarda elini kolunu sallayarak özgürce dolaşabiliyor. Ancak derneğimiz her açıdan destek sunduğu, Hifa ve Fatma Nur’un yanında olduğu için hakkımızda soruşturma başlatıldı ve bugün ifade vermek için geldik.
Tabii ki şunu söylüyoruz: Türkiye Cumhuriyeti'nde biz nasıl ki cumhuriyeti ve laikliği savunmaya devam edeceksek, aynı zamanda her zaman kadının ve çocuğun yanında olacağız. İstediğiniz kadar bizi şikayet edin. İstediğiniz kadar savcılıklarda hakkımızda soruşturmalar başlatın, davalar açın. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bizim hakkımızda yapacağınız hiçbir şikayet tarihe yazılmayacak. Ama bugün bizim dik duruşumuz Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihine yazılacak ve asla unutulmayacak. Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği, Fatma Nur ve Hifa'nın yanında olduğu için asla unutulmayacak. Ama Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olarak unutulacaksınız. Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihinde asla isminiz yer almayacak. Bizler her zaman kendimizle gurur duyacağız. Peki ya sizler?"
Türkçe
bilgos retweetledi
bilgos retweetledi

Bakırköy adliyesi önüne çağrı
Fatma Nur ve Hifa'nın acı kaybı sonrası derneğimiz hakkında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın şikayeti üzerine "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlaması ile başlatılan soruşturma kapsamında dernek başkanımız Müjde Tozbey, 2 Nisan saat 13.00'te İstanbul Bakırköy Adliyesi'nde ifade verecektir.
Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği'nin mücadelesi köklü, yaygın, haklı ve meşrudur; bu mücadeleye gölge düşürülmesi mümkün değildir.
Bu haklı mücadeleyi savunmak ve derneğimizin yanında olmak için tüm dostlarımızı dayanışmaya çağırıyoruz.
#ÖnceÇocuklarVeKadınlar #FatmaNurVeHifa #DayanışmaYaşatır

Türkçe
bilgos retweetledi
bilgos retweetledi

Küba hakkındaki karalama kampanyalarına bir yenisi eklendi. Castro’nun torunlarından Sandro denen adam “Küba kapitalist olmalı” diye buyurdu.
Şimdi bunu köpürtüyorlar. Hatırlatalım:
1. Aynı emperyalist medya resmi olarak özel yaşamına ilişkin hiçbir bilgi paylaşılmayan (doğrusu da budur) Fidel Castro’nun 20 ila 30’a yakın torunu olduğunu ileri sürmektedir. Yani, Sandro öyle “nadir toprak elementi” değildir.
2. Torunların bir bölümü zaten ülke dışındadır, Küba’daki toplumsal sisteme dostça bakmamaktadır. Önemli devrimcilerin bütün uzak-yakın akrabalarının devrimci olması zaten beklenmemelidir. Nitekim birçok kalburüstü devrimcinin zorlu yaşamları aile içinde sorun yaratmış, düşmanlıklar bile üremiştir.
3. Sandro C. Küba’da muteber biri değildir, herhangi bir özelliği de yoktur. Ülkenin bu zor döneminde düşman medyaya verdiği bu söyleşiden sonra daha da itibarsızlaşmıştır.
4. Ünlü kişilerin çocuklarının, eşlerinin, kardeşlerinin sırf bir ünlünün akrabası oldukları için birer “bilge” gibi görülmesi ilkelliktir. Bunu konudan bağımsız söylüyorum. Herkes kendi hayatını yaşar, kendi eserini, mücadelesini ya da ihanetini yaratır.
5. 100. yaş gününde yüzlerce süikast girişimini ve badireyi atlatan Fidel’e Sandro adlı bu zevzeğin leke sürmesi mümkün değildir. Boyu yetmez.
Türkçe

Üç kadın 💪 (Neslişah Başaran Lotz, Gözde Somel ve ben) kafa kafaya verip iki demir çelik tesisimizin (Erdemir ve İsdemir) kuruluş öykülerini Soğuk Savaş yardım rekabeti çerçevesinde ele aldık. Bu çalışmanın yayınlanmasının dört yıllık bir tarihi var (Az önce bu mecrada denk geldiğim sosyal ve beşeri bilimciler ne yapar sorusuna da yanıt olsun.)
Aynı konuda daha geniş bir ekip olarak sürdürdüğümüz kapsamlı bir araştırma (ABD, Sovyet ve Türkiye arşivlerinde) sürüyor.
Bu araştırmanın, Türkiye'nin Soğuk Savaş tarihine ve sanayi tarihine katkı yapmasını amaçlıyoruz.
Bu ilk ürün. Devamı gelecek...
MAU Siyaset@SiyasetMau
Bölümümüz öğretim üyesi Prof. Dr. Cangül Örnek’in “The Cold War in Turkey’s Industrialization…” başlıklı makalesi, New Perspectives on Turkey (2026) dergisinde yayımlanmıştır.
Türkçe




