O G
91 posts


@universalnewsx Theres been at least 5 other people who have got on to the island and filmed
English

There is no credible news report from mainstream outlets confirming that a Turkish streamer secretly entered Jeffrey Epstein’s private island and filmed the interior with a drone. No verified media organization has published any such footage or confirmed an undercover “infiltration” of Little Saint James by a streamer. Claims like that are circulating mainly on social media and conspiracy forums, not in reputable journalism.
(-:). What is documented is that the U.S. House Oversight Committee released never‑before‑seen official images and some video footage of Epstein’s private island as part of ongoing transparency efforts linked to the Epstein Files — but these were released by authorities, not sneaked in by a streamer. The material shows rooms, furnishings, and parts of the compound, and was shared to shed light on Epstein’s crimes.
English

@ibrahimaslnnnn @haskologlu Aynı cevabı aldım. Bunlar yüzünden Erasmus programına 1 ay geç gitmek zorunda kaldım. Zaten 3 ay eğitim veriliyor 1 ay boşa gitti :D
Türkçe
O G retweetledi

İtalya, Almanya, İspanya vb. ülkelerin vize randevuleri yılın belli zamanları açılıyor ve 1 dakika bile sürmeden tamamen bitiyor.
Bunların çoğu vize şirketi adı altında milletin hakkını gasp eden şirketler tarafından yapılıyor.
Binlerce genç bu şirketlere para veremediği için mağdur oluyor.
Artık bu tefeciliğe son verilmek zorunda. Bu ülkenin insanı herkes tarafından soyuluyor.
Bu ülkelerin Türkiye'deki temsilcileri ve sözde vize şirketleri hakkında soruşturma açılmalı. Yıllardır bu şekilde milyon dolarlar kazandılar. Umarım bu sefer sonları olur.
@abakingurlek @adalet_bakanlik @TC_Disisleri
Türkçe

@drmbsargin @gundem_turkce Kul hakkı demek istemiş diye düşünüyorum kulak yenmiyor çünkü
Türkçe

O G retweetledi
O G retweetledi

Nihat Genç’in vatanseverlik tanımı
Vatanseverlik; bağırmak, görünür olmak ya da sürekli kendini anlatmak değildir. Kimsenin görmediği, alkışlamadığı yerde verilen fedakârlıktır. Dağın başında tek başına sürdürülen bir mücadeledir, öldüğünde bile kimsenin duymadığı ama toprağın ve inancın şahit olduğu bir duruştur.
Bu bağ bu toprakların hafızasında yaşar. Yunus Emre’nin sözlerinde, Hacı Bektaş’ın öğretisinde, Aşık Veysel’in türkülerinde… Alınıp satılamayan, korkutulamayan, pazarlık konusu edilemeyen bir sadakattir. Vatanseverlik; Çanakkale’de 16 yaşında toprağa düşen çocuklar gibi ismi bilinmeyen ama vatanı ayakta tutanların ruhudur.
Türkçe

@pesky_peasent Abi sen beni anlamıyorsun ya. İyi günler dilerim. Afrikalıların toplu avlanıp amerikaya köle olarak satılması ve savaş sonucu esir düşenleri aynı kefeye koyuyorsun. Gerçekten şu sohbeti chat gpt ye atsan daha iyi anlarsın.
Türkçe

"savaş esiri köle ile ticareti yapılan köleleri bir araştır."
Savaş esirleri de alınıp para ile satılıyorlar. Osmanlı'da esir pazarı kayıtlarında kimin kaç paraya alınıp satıldığı yazılı. Benim en çok ilgimi çeken kısım köleler ciddi pahalı. ev fiyatından fazla yani o derece. Roma İmparatorluğu'nda da aynı böyle köleler çok yüksek para. Güzel kadınlar ise 5-10 kat daha pahalı.
Esiri fakir asker alıyor, zenginlere satıyor belli ki. Savaşta çok esir ve ganimet alan askerin hayatı kurtuluyor. Harem ahalisindeki cariyelerin hepsi esir kökenli çünkü Müslümanı köle yapmak Osmanlı'da yasak.
Bir enteresan şey ise Osmanlı'da esirciler esnaf grubu olarak görüldüğü aynı şekerciler ekmekciler gibi için esirciler locası var.
Türkçe

İnanılmaz ilerliyor hoca

Karayip Türkü 🏝🌋🥥@kemaloplatonist
Helal olsun bu sefer gereken cevabı vermiş
Türkçe

@pesky_peasent Sen en iyisi savaş esiri köle ile ticareti yapılan köleleri bir araştır. Hangi milletler savaş esiri olarak alınıp, Amerikaya çiftliklere satılmış? Savaş esiri başka. İnsanı ticarete döküp mal gibi alıp satmak ve alıp satılanların da sadece afrika kökenli olması başka. Konu bu.
Türkçe

Osmanlı'nın verimli geçen bir akınında Macaristan'dan, Avusturya'dan, Rusya'dan köylerden zincirlenip, 30-40 bin köle getiriliyor. Şimdi mesela o köleler nerede biliyor musun? O köleler Müslümanlaştırıldı, Türkçe öğretildi, belli bir zaman sonra para ödeyip azat edildiler. Şu anda aramızda Türk olarak yaşıyorlar.
Aynısı Avrupa'da Beutetürken ismiyle yani ganimet Türkleri ismiyle Alman orduları tarafından yapıldı. Şu anda o Türklerin torunları, Alman olarak yaşıyorlar. Fakat Almanlarda bu sayılar 2-3 bin gibi daha düşük rakamlar geçiyor. Fakat düşman toprağında halkı köleleştirme işini Osmanlı da Avrupa da uyguluyor. Çinde ve Hindistan'da uygulanmıştır fakat şu ana kadar önüme bir yazı çıkmadı.
Türkçe

@pesky_peasent Zaferlerle düşmandan köle edinmişlerdir yazmıyor ki? Anca afrikalıları yendiler de yazmıyor? ingilizler hangi hintlileri köleleştirip amerikaya götürdü? Veya hollandalılar hangi Endonezyalıyı alıp kendi ülkelerine köle olarak götürdü? Hangi Çinli topla tüfekle kaybedip köleleşti?
Türkçe

Aynı konuya cevap verdim. Osmanlı ordusunda too tüfek var, Avrupa'da da var, iki taraf da birbiriyle savaşları sonucu zaferlerde düşmandan köle edinmişler. Burada Avrupalılar anca Afrikalıları yendiler bilgisi doğru değil. Çatır çatır Osmanlıyı Çini Hindistan'ın toplu tüfekli ordularını yendiler.
Türkçe

@pesky_peasent "Avrupalılar temel teknolojilerden yoksun halkı köleleştirdi, silah ve tekerlerk nedir bilmeyen. Türkler ise Avrupalıları köleleştirdi. Tarih böyle iken, avrupalı olsam bu konuları açmaktan utanırdım. Biraz zavallıca" diyor. Sen konudan sapmışsın
Türkçe

Emrah Safa Gürkan hocanın cevabının mantığını hiç anlamadım. Osmanlı ordusu güçlüydü, savaşmayı bilirdi, silahlıydı Avrupalıyı yendi, düşman askerlerinin bir kısmını ve halkının bir bölümünü köle yaptı vs..
Biz savaşları kaybedince bize de aynısı oldu. Savaşı kaybetmekten bahsetmekten niye utansınlar? Bizim kaybettiğimiz savaşlar da var. Tarih böyle, 1 yeniyorsun 1 kaybediyorsun.
Türkçe
O G retweetledi

Değerli dostlar; yaklaşık bir yıl önce açıktan ilan edilen 'Yeni Devlet kurma projesi' ve buna bağlı yürütülen İhanet Süreci bugün çok tarihi bir şerefsizliğe imza atmış bulunuyor.
Bunca zamandır 80 milyonun dizi izler gibi hayretle takip ettiği sürecin aslında ne olduğunu hâlâ bilmiyoruz; bu yönüyle çok başarılı yazılmış bir senaryosu var. Hani sanat eserleri yorumlanırken, eseri yorumlayan kişi kendisinden bir şeyleri yansıtır ya? Eserin anlamının ne olduğunun önemi olmaksızın. Hatta anlamı da olmayabilir. Bu süreç tam olarak böyle bir eserdir. Ortada kimsenin tanımlamadığı bir süreç var ve Türk müesses nizamı el ele olmasını umduğu şeyi yansıtıyor, okuyor. Bunun için gazetecisi kendi kendine spin doctorluğa soyunuyor, sanatçısı kanaat önderliğine atlıyor. Duvara yapıştırılan bir muzda hayatın anlamını arayan duayen sanat eleştirmenleri gibi „Kardeşlik“, „Barış“, „Bir asırlık sorun“, „Devlet Projesi“, „Demokrasi“ gibi yarak kürek laf salatası içinde kendi ideallerini görüyorlar. Veyahut psikolojideki meşhur Rorschach testinde olduğu gibi, süreçte türlü acayiplikler okuyan şizofrenleri dinliyoruz.
Bu sizleri şaşırtmasın; zira burada beylik beylik konuşan AKP’liler, MHP’liler veya DEM’liler de ne olduğunu bilmiyor. Çünkü adam yerine konmuyorlar. Oysa ne beylik konuşuluyordu, değil mi? Güya pazarlık yoktu, PKK kendi kendine silah bırakacaktı. İsrail kapımızdaydı. Halbuki şizofreni daha sürecin başındaydı. Cumhur “Terörsüz Türkiye” derken, Terör Örgütü “Demokratik Cumhuriyet süreci” diyordu. Kimse de “Madem sorun Kürt sorunu, tanımlaması ne, çözümü ne?” demiyordu. “Madem sorun PKK ve terör; o zaman Meclis ne alaka?” demiyordu. Sadece “Bize güveniiiin!” diye bağıran bir Cumhurbaşkanı; öcalan’a methiyeler dizip Türk milletine söven bir MHP Genel Başkanı.
Oysa terör örgütü bize gün gün anlatıyordu: meşru muhatap kabul edildiklerini, pazarlık yürüttüklerini, af yasası çıkacağını, dağdaki teröristin siyaset yapacağını ve yeni anayasa hazırlayacaklarını - tek tek söylüyordu. Duayen aydınlarımız ise panik olmuştu. İyi hoş ama Demirtaş ne olacaktı? Peki, madem hepimiz birbirimize tren yapacağız; CHP başkanları niye hapisteydi? Yoksa Öcalan–Bahçeli–Erdoğan üçgeni demokrasi için savaşmıyor muydu? Tabii tüm bunlar eski röportajlar, tutanaklar veya kulis bilgilerini “sızdırarak” kamuoyunu manipüle etmelerine engel olmadı.
Ve gözleri yönelmişti Edirne’deki peygamberlerine. Palulu Obama da durur mu? Yıllardır olduğu gibi minik bir göz kırpma, minik bir kuyruk sallamayla müritlerine yeni umut üfledi ve bir altı ay daha “Öcalan’a karşı çıkacak” ümitlerini harladı. İş bitene kadar bu salakları da idare etmek gerekiyordu; ne yaparsın?
Esasen şu an gerçekleşen, bir gerçekliğin Anayasa’ya geçirilme projesidir. Maksat, Türkiye Cumhuriyeti’ni tarihe gömmek ve Kürtçü-İslamcı ittifakı temelinde yeni bir devlet kurmaktır. Sizin bu aşamada konuşmak veya fikir beyan etmek gibi bir lüksünüz yoktur. Çünkü eliniz silah tutmuyor. Çalmıyorsunuz. Öldürmüyorsunuz. İnsan gibi yaşamaya çalışıyorsunuz. Siz bu işin finansman kısmında varsınız. İmralı’da haftalardır süren inşaattan tutun da Meclis’teki kebaplara kadar veya bu kaymak tabakayı beslemek için verilen ihalelere kadar işi finanse etmek için debelenen kölelersiniz.
Bakın ne konuşulduğunu, neden konuşulduğunu, ne için konuşulduğunu - hiçbirini bilmiyorsunuz. Sadece "Siz Kürtlerle savaşıyordunuz, Bahçeli ve öcalan sizi barıştırdı. Hadi Özgür bu nikahı onayla da şu süreç suç olmaktan çıksın, hepimiz bulaşalım boka!" diyorlar. "Olmaz" derseniz de sövüyorlar. Buna da demokrasi şöleni diyorlar. Oy verdikleriniz sizi adam yerine koymuyor, 40 bin kişinin katiline gitmek için birbiriyle yarışıyorlar - bunu da aramızda çözdük diye komisyona bağlıyorlar. Yalan yok, bizim siyasiler komisyon işlerinden iyi anlıyorlar.
Meğer yıllar önce Bahçeli ipi değil, ipini atmış - biz anlamadık. Tutan biri çıktı elbette. Imralı'ya mı gitmek istiyor? Gitmeli, ama kelepçeli. Ipini de birlikte yanına vermeli.
Türkçe
O G retweetledi
O G retweetledi
O G retweetledi
O G retweetledi

Yasadışı bahis konusunda 140 Journos’a işin gerçeklerini anlattım.
Bu arada ilk kez paylaşıyorum: Hiçbir zaman yurtdışına taşınmadım.
Güvenlik ekipler, yurtdışında olduğumu söylersem benim için daha güvenilir olacağını söylediler ve bu nedenle “yurtdışına taşındım” demek zorunda kaldım. Vizem bile yoktu. Bu yaz tatil için bir süreliğine İtalya'daydım.
Yasadışı bahis işi yapan çetelerin gücü o kadar ciddi ki, kendi ülkemde olduğumu söyleseydim güvende olmayacaktım.
Kumar işinden sadece reklamcılar aylık 2,5 milyon dolar kazanıyor. Bu kadar para gücü olan insanlar, enflasyonun kavurduğu Türkiye’de her şeyi yapabilme imkanına sahip oluyor.
Bu süreçte haberlere devam ettiğim için bana inanılmaz iftiralar atıldı. Emin olun ki, bana teklif edilen paraların çeyreğini onlara verseler her işi yaparlardı; ancak ben devam ettim.
Birçok kişi hak ettiği cezayı alsa da çoğu yoluna devam ediyor. Millî Piyango’da kumar hâlâ var.
Umarım Türkiye’ye bir gün gerçek hukuk gelir. O gün geldiğinde, bugün bu suçu işleyenlerin hepsi hesap verecek.
Son olarak: Bana 'FETÖ'cü veya vatan haini kaçak' diye iftira atan Yeni Şaf*k başta olmak üzere 2.389 şahıs, kuruluş hakkında bu hafta suç duyurusunda bulunduk. O şahıslar nerede olduğumu mahkeme kağıdı geldiğinde anlarlar :)
Bu süreçte yanımda olup destek veren herkese çok teşekkür ederim. ♥️
Türkçe
O G retweetledi
O G retweetledi

Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın hukuksuz biçimde tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’ne komşu bir arsa ücreti verilerek kiralanmış ve arsaya Zafer Partililer için çadır kurulmuştu.
Silivri Cezaevi önündeki partililerimizden aldığımız bilgiye göre bahse konu çadır valilik talimatıyla kaldırılmaya çalışılıyor.
Bilinmelidir ki, sindirme çalışmalarına inat adalet ve özgürlükten vazgeçmeyecek, #ÜmitÖzdağaÖzgürlük için var gücümüzle mücadeleye devam edeceğiz.

Türkçe
O G retweetledi
O G retweetledi













