Sabitlenmiş Tweet
Smh
2K posts

Smh retweetledi

#EngelliyeEmeklilikHaktır Çünkü;
Yeni yasa, oyun sırasında kural değiştiriyor…
Değişen engellilik oranları, sağlık kurullarındaki işleyişte yaşanan belirsizlikler, yaşam boyu mücadele eden engellilerin umudunu yerle bir ediyor…
Engellinin Emekliliğine Dokunmayın!
@AYMBASKANLIGI
Türkçe
Smh retweetledi

Biz susarsak seçim gecesi tüm interneti kesmeye dahi girişebilirler. Toplumun büyük çoğunluğunun destek olmadığı bir talep ve eksik hukuki gerekçelerle sosyal medyayı kapatılamaz. Genel politik mevzulara girmekten kaçınan sanatçı ve sporcular sessiz. Lütfen onları etiketleyelim.
Özgün Emre Koç@ozgunemrek
Instagram'ı kapatmanın hukuki bir dayanağı yok. O yüzden ipe sapa gelmez gerekçeler öne sürüyorlar. Bir yandan burada bir test yapıldığını da akılda tutmalı: İstediğimiz zaman iletişimi kesebiliyor muyuz? Tepki alıyor muyuz? Almıyorsak gerektiğinde daha ileri gidebilir miyiz?
Türkçe
Smh retweetledi
Smh retweetledi

@korayphlvglu Çok yakın zamanda kiralanacak ev bulunamayacak. Devlet kendi alacaklarina sene başında %126 zam yaptı yetmedi 6ay sonra bir o kadar daha yaptı. Ev sahibine %25 yap dedi. Her üründe %25 artış sadece iki ay da oluyor. Yabancılar ve bu zalim iktidar gitmedikce ki gitmezler, DÜZELMEZ
Türkçe
Smh retweetledi

M.S.1215 İngilizler krala “hop, tek bildiğin vergi toplamak,bundan böyle bunu yazılı kurala bağlayacağız” dedi.
Buna “Büyük Sözleşme” anlamına gelen Magna Carta dediler.
808 yıl sonra,
M.S 2023de Magna Carta’yı dondurma markası zanneden yüce Türk milleti, “vergileri gerekli yerlere harcadık, hesap vermeye vaktimiz yok” diyen Reis Erdoğan’a, vergilerini tek imzada 5 kat arttırma yetkisi verdi.
Türkçe
Smh retweetledi
Smh retweetledi

İzmir Büyükşehir Belediyesi bugün Basmahane’deki bütün Arapça levhaları, mağaza isimlerini sökmeye başladı. Öte yandan İstanbul’da bugün İçişleri Bakanlığı’nın talimatı ile İstanbul valiliği Taksim ve çevresinde bütün kaçakları toplamaya başladı. Önce her hangı bır işte calısmayan başıboslar toplanacak daha sonra kafe bar restorant gıbı yerlerde çalısan yabancılar uyruguna bakılmaksızın toplanacak kararı uygulamaya konuşmuş. Bu uygulamaların hepsi Zafer Partisi’nin tavizsiz ve etkili muhalefetinin sonucudur. 13 milyon sığınmacı/kaçak vatanlarına dönsün diyorsan Zafer Partisi’ne üye ol, görev al ve oy ver. @zaferpartisi
Ümit Özdağ@umitozdag
Zafer Partisi İzmir il başkanı Seçkin Boyunağa Basmahane’de İzmirli yetkilileri görevlerini yapmaya davet etti. Basmahane’nin adeta kurtarılmış, kanunsuz bölge olması kabul edilemez. @zaferpartisi @zaferpartisiizmir
Türkçe
Smh retweetledi

59. Uzaya çıkmayı imkansız görüyor..
60. Ay’ı nur kaynağı olarak nitelendiriyor, güneşin ışığını yansıttığını bilmiyor..
61. Büyük patlama ile ilgili hiçbir bilgi geçmiyor..
62. Köleyle hür bir tutulur mu, diye insanları ayrıştırıyor..
63. Konuşan karınca, ejderha, vs masalsı anlatımları var..
64. İblis için bir ayette melek, diğerinde cin diyor..
65. Mahşerde Allah şefaat etmez diyen ayet de var, eder diyen de..
66. Hayvan, bitki, coğrafi şekil ve besinler ortadoğuya özgü..
67. Bir ayette vasiyet şart, diğerinde değil..
68. Allah Muhammed’e salat ediyor..
69. Kıble önce Kudüs’ken Yahudiler itiraz ettikten sonra Kabe oluyor..
70. Cehennemde Ebu Cehil’e düello teklif ediliyor..
71. Rahman suresinin 31 ayeti plak takılmış gibi aynı cümleyi yazıyor..
72. Her şeyi bilen Allah kıyamet saatini meleklerden öğreniyor..
73. Cennette kadınlar için vadedilen bir şey yok..
74. Hayvanları yük taşıma, öldürüp yeme ve ulaşım aracı olarak görüyor, evrimden alaksız..
75. Bazı ayetler daha Muhammed zamanında hükmünü yitiriyor ama hala duruyor..
76. Peygambere soru sormak için sadaka vermek emrediliyor..
77. Cennetin genişliği ayetlerde farklı anlatılıyor..
78. Evren dünyadan daha önce yaratıldı diyor..
79. Rüzgar olmasa gemiler durur diyor..
80. Boşanma konusunda kadını 3 kez boşayıp başkasıyla evlendirip boşarsan tekrar sana helaldir gibi garip bir mantığa sahip..
81. Göklerle yer bitişikken onları ayırdığını iddia ediyor..
82.Diğer kitaplar gibi varlığına kanıt olmayan Nuh’un gemisi efsanesini anlatıyor..
83. Mekke’de ayetler barışçılken Medine’de Muhammed güçlenince vahşi ayetler geliyor..
84. Muhammed’in “sapık” olmadığını savunan ayet var..
85. Kuran’ı Muhammed’in kölelerinin yazdırdığının iddia edilmesine dair “onların Arap olmadığı” savunmasını yapan garip bir ayet var..
86. Gece ve gündüz bilimsellikten çok uzak anlatılıyor..
87. Mikail’in meteorolojiden sorumlu olduğu söyleniyor ama trilyonlarca gezegen var..
88. Tatlısuda mercan ve inci yetişebileceği anlatılıyor..
89. Tevrat’tan alıntılar yapılırken hata yapılmış, Zebur kitap zannediliyor..
90. Cennet sadece erkeklere özgü bir harem gibi anlatılıyor..
91. Allah’ın bazı insanlara hidayet vermediği ve onları yakacağı söyleniyor..
92. Göğün yere düşmemesi için tutulduğu yazıyor..
93. Nisa 11-12 ayetlerinde matematik hesap hatası yapılıyor..
94. Güneşin sıradan bir yıldız olduğu bilinmiyor..
95. Bilimselliğe ters olarak her şey insan için yaratıldı mantığı var..
96. Cinlerden bahsediyor, varlıklarına hiçbir bilimsel delil yok..
97. Allah bazı ayetlerde pazarlık yapıyor..
98. Hırsızlık haram ama savaşta elegeçirilenlerin yağmalanması helal..
99. Nisa 23 ensesti yasaklıyor, Ahzab 50 sadece peygambere izin veriyor..
100. Kuran’da “TECAVÜZ” kelimesi hiç geçmiyor.. Kadına, Çocuğa, Hayvana tecavüzün cezası yok..
Türkçe
Smh retweetledi

2000 sonrası çalışanlara müjde Kademe Geliyor 🙏
#Kurban2023 #KurbanBayram #KURBANBAYRAMI #KurbanBayramı
İbrahim Yüce Allah’tan tüm müslüman YouTube’da Tüm Türk Uber Sünnet Çarşamba Hak Ellerinden Bilmukabele sağlıklı sizede sevdiklerinizle rabbimden seninde rabbimize sanada

Türkçe
Smh retweetledi

Avrupa'nın gelmiş geçmiş en büyük lideri 🇪🇺
• Ne olduğu belirsiz 10 milyon insanı Avrupa sınırlarından uzak tutarak Batı'nın refahını korudu.
• Maddi durumu düşük olan Avrupalılar için kur farkını 30 kat açarak ucuz tatil fırsatı sundu.
• Kur farkından dolayı ucuz sağlık hizmetiyle Avrupa'ya can simidi oldu
• Avrupa'daki eksik nitelikli eleman ihtiyacını karşıladı. Doktor, mühendis vb. vasıflı insanların Batıya gitmesi için elinden geleni yaptı.
• Avrupa'dan her yıl en cok çöpü satın alarak Batı'nın çevre temizliğine bile el attı.

Türkçe
Smh retweetledi

Öyle bir dönem yaşıyoruz ki Misak-ı Milli'nin dışında kalan kim varsa dışarıda kaldığına şükredercesine pasaportunu öpüp başına koyar oldu. Daha dün Türkiye Cumhuriyeti topraklarını öperek sınırdan giren soydaşlarımız, kabul edin ya da etmeyin bugün en şanslılarımız. Türk vatandaşıysan en kötü araca 4-5 kat fiyata biniyorsun. Türkiye'den başka hiçbir AB ülkesinde çalışamıyorsun. Seyahat edemiyor, etsen de gavur parasına dünya kadar para veriyorsun, onunla da kalitesiz ortamlarda kalitesiz bir tatil yapıyorsun...
Çünkü helal kazancın bu kadarına yetiyor. Helal kazanıp kendi ülkende adam yerine konmuyorsun ki gavurda değerin olsun. Bulgaristan'da aynı aracı 2.000 euroya alabiliyorken burada 10 bin euroya alıyorsun. inanmayan bakabilir (mobile.bg). Dünün uyduruk Gürcistan'ında sümüğünü silmeyeceğin Lari, TL'den daha değerli. Dubai'de otellerde turistlere masaj yapan filipinli göçmenlerden daha geleceksiz bir gelecek inşa ettik şu gençliğe.
Kaybedenlerin ülkesinde kazananlar kulübüne geçmezseniz geleceğiniz yoktur. Sistem de sizi o kulüpte yer almazsan hor görmeye veyahut hiç görmemeye şartlanır.
Bunlar işin en basit kısmı. İşin en zor kısmı ise topraklarımıza aldığımız insanlarla ne kadar yaşamak zorunda olduğumuzu bilemememiz. Az buz da değil. 1 milyon olsa dersin evet eritiriz, sindiririz ama milyonlarca. Ama görüyorum ki gelen kültürünü koruyor. Türkleşmeyi sağlayacak bir ideal, bir politika da yok. Ümmetçilik tam gaz. Kulamparalığa, sosyal eşitsizliğe, liyakatsizliğe, talana (arazi, mülk), kadına şiddete, gençliğin geleceksizliğine kayıtsız kalanlar türbelerde filan evliyanın mezarı önünde rol kesiyor. Bir de tutup Peygamber döneminde halkın hurmadan başka yiyeceği yoktu ama ittiba ediyorlardı (tabi oluyor, sorgulamadan itaat ediyordu) diyor. Bu tiplere hoca, alim diye saygı göstermeye alışık bir kısım toplumsa biz düz ve gelişine konuşunca bize tepki veriyor.
Şuursuz işte. Halbuki bilse onun ve ondan türeyecek nesil için konuşuyoruz... Bir yanda inşaatta amelelik eden adamı görüyorum, bir yanda üç beş bahşiş almak için motorsikletle barsaklarını ilk kazada refüje saçacak kuryeyi görüyorum, bir yanda eminönünde taşa oturmuş lif satan teyzeyi, diğer yanda su satan çocukları, tespih satan engellileri görüyorum.
Siha yapan, uçak gemisi yapan bir ülkede bunlar kabul edilebilir şeyler mi? Yoksa bizim değişmeyen gerçeğimiz aslında bunlar da bizler siha ve uçak gemisine bakarak mı başka dünyalarla avutuyoruz kendimizi?
İnsanların sefaletini gördüğüm her gün, yaşadığım ülkede şükrediyor ama onların bu sefaleti kanıksadığını, bunu yücelttiğini, bunu gelenek ve dinimizle meczedip kutsallaştırdıklarını görüyorum.
Toplum, kendilerine Allah'ın indirdiği emirler ile insan gibi yaşamak yerine sünni rahiplerin diliyle, fakirliği ile "sahabe" gibi yaşadığını sandığı sürece bu toplum da daha iyi şeyleri hak etmiyor.
Bu sebepten bu günlere dek kendimi sürekli sorumlu hissettiğim topluma ve gelecek nesle karşı daha az sorumlu hissediyorum. Başımıza sizler için bela alıyoruz farkında mısınız? Her konuşmamız ya mobbing ya bir yüksek yerden azar ya da "laflarına dikkat etsin" gibi şeylerle ödüllendiriliyor.
Buna ne kadar tahammül edebiliriz? Biz neyse, bizim gibiler neyse... geleceklerini bize yaslamış olan ailelerimiz, ağzının tadı bozulmasın diye buna tahammül etmeli mi?
Bu toplum için risk almak,konuşmak, problem yaşamaya değer mi? Rahat otur yerinde say paranı, ısır bifteğini paşam!
Bir yanda 30 derece sıcağın altında balyalar ve koliler yüklü arabasını sultanhamam ve mercan yokuşlarından çıkaran adamlar, bir yanda Anadolu'da taşra bürokratı olmak için parti yaygarası yapan tipler ve her geçen gün daha da azalan çiftçilerimiz ve kendisini besleyemeyen bir ülke olma gerçeğimiz?
Bir diğer yanda ise tüm yukarıda saydığım kişilerin tersine alın teriyle para kazanmak nedir hayatında hiç bilmemiş, öğrenmemiş cüppeli tiplerin demeçleri ve toplumda gördükleri saygıya bakıyorum. Hayır efendiler. Saygının adresi bu tipler değil. Saygının adresi "tensipleriyle" bir yerlere gelmiş tipler de değil. Saygıyı bu geleceği çalınmış millete göstereceksiniz.
Aslında o milletin de genelinin beyin ve düşünce dünyasındaki fakirliği, yozluğu ve çölleşmeyi görünce ona da saygı duymak için motivasyonunuz kalmıyor
Lakin soruyorsunuz bu sefer "Peki beni bu topraklara ait kılan ne kaldı? Bu ülke, bu vatan dediğim topraklara sadece coğrafi bir bağlılık mı hissediyorum? Bu siyasi sınırlar içerisinde egemen kalabilmiş bir ülkenin ve ona sembol olan ve şu ana dek stresten başka bir şey vermemiş değerlerini ne kadar taşıyabilirim?" Diyorsunuz. Bayrağın ağır bir tarafı yoktur. Değer görmemek ağırlaştırır o bayrağı... bu duygular iter insanı ihanete. Tüm bunların ağır geldiği bir yüzyılda insanları ihanete iten bir liyakatsizlik, cıvıklık, üretilen her şeyi değersizleştiren bir çöküş psikolojisi ve cehaletin prim yaptığı ve cahillerin koltuk aldığı ortamlarda kim ülkesi için ne üretmek isteyebilir ki?
Ümmet bilincinin cemaat bilincine yenildiği, vatanseverliğin partizanlığa, ilmin cehalete, ahlakın fırsatçılığa, liyakatin sadakate yenildiği her toprak, ahlaklı ve dürüst insanın hapishanesidir.
Dürüst bir insanın korkak olmasını da anlayabilirim. Dürüstlük ve cesaret nadiren aynı kişide buluşur.
Hatta dürüst, cesur ve zeki kimseler en azlarıdır. Bunların da çoğu eceliyle ölmez.
Çünkü bunlar tüm rantçıların, tüm hırslı cahillerin düşmanıdır. Dünyada hırslı adamdan daha tehlikelisi ise, cahil ve hırslı olan adamdır. Çünkü hırsının, sebep olacağı distopik öngörüleri yoktur. Başkalarına ve ülkeye vereceği zararları düşünmez.
Kurduğu zenginlik ile dolu dünyadaki rüyalarına giden yolda bu tip insanların yoluna çıkıp da çiğnemeyeceği papatyalar, ezmeyeceği güller, kırmayacağı fidanlar, kesmeyeceği çınarlar yoktur.
Gözünüzün yaşına bakmaz, biçer ve geçer.
Bir anda gelişen zenginliğin dünyası acımasızdır. Çobanı zengin yaparsan herkesi koyunu gibi görür.
Zengin çobanlar, zengin rahipler, tok kötüler, aç iyiler, korkak dürüstler, itilmiş alimler, yüceltilmiş cahiller... bunların hepsi aslında tek bir ülkenin bileşenleridir. Bitik ülkelerin belirtileridir.
En mahrem dağlarını afgan çobanlara teslim etmiş bir ülke olduk. Kim bilir kaç mağarasının yerini? Bilmiyor gençliğimiz yaşadığı şehirler ve köylerde. Kaç yerde terörist gezse onun aksanını anlamayıp terörist olduğunu bile askere söylemeyecek tipleri doldurduk ülkeye çoban diye.
Geçen her gün daha az eskisi gibiyiz. Her gün yarından genç, ama yarından daha zenginiz.
Hala küçük Erbakan'ın laflarını konuşanları görüyorum. Asgari ücret 15 bin olsun, 20 bin olsun diyenleri görünce hayrete düşüyorum.
Ülkede euro belli, dolar belli. Giren doğrudan yatırım çok az. Dünya sermayesi faiz dışında ülkeye para emanet etmek istemiyor. Bu ülkede döviz belliyken istediğin kadar asgari ücreti belirle. Yine yiyeceğin ekmek, et bellidir.
İngiltere'de, Dubai'deki adam eti 120-150 liralara yerken sen niye yiyemiyorsun? Bunu soracak olan ben değilim. Etin yerine yumurta, mercimek, nohut da ikame edebilirsin. Ama bir ülkede fakirin et yemesi değil, beyin tabakasının kitap alamaması daha acıdır.
Kitabı yumurta ve nohutla ikame edemiyorsun çünkü.
Gelelim iktidara, bu iktidardan bahsetmiyorum. Genel manada dünyada iktidarlar en fazla 10 sene sürmelidir. Dünyada hiçbir GELİŞMİŞ DEMOKRASİDE 20 yıl, bir iktidar yönetimde kalamaz. Almanya'da KOHL 18 sene kaldı ama ikinci bir Kohl'e izin verilmedi. Çünkü soyadın manası gibi LAHANA misali iç içe geçmiş ilişkilerle anılırdı Helmut KOHL. Bu lahanaların içerisi böcekler, gizli ilişkiler, kuytu gözeneklerle doluydu. Almanya'daki eyalet sistemi sebebiyle sınırsız bir yetkiye sahip olamadı Kohl ama onlara birleşik bir Almanya bıraktı. Bu biraz da tarihi süreci iyi kullanmasına borçluydu. Uzun süre iktidarda kalırsanız tarihin şanslı dönemlerinde bazen topu baskete yolladığınız da oluyor, ıskaladığınız da...
Bir sene yaşamayan bebek, dört mevsimi göremez.
Görmeniz için uzun yaşamanız lazımdır. Her zaman iyi yöneterek değil bazen talihiniz iyi gider kazanırsınız bazen de talihi satın alırsınız.
Uzun iktidarlar da iyi değildir çünkü bir süre sonra halka sorumlu olduklarını unutur, İktidarın mutlak sahibi olduklarını, bunun için görevlendirilmiş olduklarını düşünürler. Kanuni döneminin Osmanlı'da çürümenin esas başladığı dönem olduğunu bir çoklarınız okumuştur.
Diğer yandan da insan doğal olarak soruyor. Kim gelsin? 20 yılda gelmesi muhtemel "cesaret, zeka ve dürüstlük" dediğimiz üç mühim bileşene sahip olup da bu günlere gelebilen kaç kişi kaldı? Kaç kişiye bu günlere gelebilmesi için "müsade edildi"?
En iyilerin bu dünyadaki kaderi ya Hz.Ali gibi suikaste uğramak, ya Hz.Ömer gibi camide hançerlenmek, veyahut Hüseyin gibi aldatılmak, halkı tarafından satılmak ve garip ölmektir...
Irak, Kufe'de 3 bin kişi mektupla davet ediyor, seni Halife istiyoruz diye çağırıyorlar Hz.Hüseyin'i... sonra Muaviye'nin oğlu Yezid'in adamları gelince biz böyle bir şey demedik, Yezid'e tabiyiz diyorlar... Hazreti Hüseyin, Kufe'ye giremiyor. 70 adamıyla 4500 kişilik Yezid ordusuna mağlup oluyor... Bu tarz bir rakam farkı için mağlup olmak kelimesi yanlış. Katliama uğruyor zavallı.
Kufe de bunu Hazreti Hüseyin'i çok sevdiği için değil, Emevilerin Başkenti Şam'a taşıması ile Kufe'nin gelirlerinin düşmesi sebepli hoşnutsuzluklarından dolayı istiyorlardı
Emevilik o dönemden sonra Müslüman dünyasının geleceğini belirlerken sünniliğin de karakterine dönüştü. İktidara gelen, Muaviye gibi "zaten bana aitti" kafasıyla her tür demokrasiyi hanedana çeviriyor. Rövanşizm olmaması için de iktidarda kalmak için ne gerekirse yapılıyordu. BenAli, Mübarek,Saddam hep böyle kaldı. Yani her sünni liderin içerisine bir Muaviye kaçıyor ve her sünni devlet, sünni dünyanın liderliği için E'muaviyye imparatorluğuna öykünüyordu
Şükür ki bunlara çok uzak, bu tür 3.dünya örneklerine yabancı, oturmuş bir demokrasiye sahibiz. Sonuçta 3 bin yıllık devlet kültürü var
Ne kadar şükretsek azdır🤲ٱلْحَمْدُ لِلَّٰه


Edirne Merkez, Edirne 🇹🇷 Türkçe
Smh retweetledi

Değerli basın mensupları,
28 Mayıs’ta yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin 2. Turunu AK Parti genel başkanı Recep Tayyip Erdoğan kazanmıştır. Bu seçimi Erdoğan sayısı Türk vatandaşlarından gizlenen vatandaşlık verilen yabancıların oyları olmadan kazansaydı kendisini tebrik ederdim. Ancak, Erdoğan seçimleri büyük ölçüde Türk halkının seçme ve seçilme hürriyetini kısıtlayan yabancı seçmen ithali ile kazanmıştır. Zafer Partisi Erdoğan’ı TEBRİK ETMEMEKTE kararlıdır.
Değerli basın mensupları,
Zafer Partisi Mayıs 2023 seçimlerinden istediği sonucu rakamsal olarak alamamıştır. Partimiz 1 milyon 529 bin 119 oy ile yüzde 2.2’de kaldık. Sonucun böyle olmasında Türk siyasetinin “Erdoğan’a nefret” ve “Erdoğan’a sevgi” ekseninde Millet ve Cumhur ittifakların şeklinde ikiye bölünmüş olmasının büyük etkisi olmuştur. Bu duygu seli seçmenin rasyonel program üzerinden oy vermesini büyük ölçüde engellemiştir.
Keza Zafer Partisi’ne uygulanan büyük medya ambargosu, anket firmalarının bilinçli görmemezlikten gelme politikaları bu sonucun doğmasına katkı vermiştir. Partimizin seçim bütçesinin olağanüstü küçük olması da bu sonucu ortaya çıkaran bir diğer faktördür. Bu ağır şartlar altında çalışan bütün Zafer Partisi teşkilatlarına ve adaylarına içten teşekkürlerimi sunuyorum.
Zafer Partisi’nin aldığı oylar bizim mutlu etmemekle beraber aldığımız sonucun politik sonuçları açısından önemli bir başarı olduğunu görüyoruz.
Zafer Partisi’nin öncülüğünde kurulan ATA ittifakı adayı Sinan Oğan yüzde 5.12 oy almıştır. Bu sayede Cumhurbaşkanlığı seçimleri 2. Tura kalmıştır. Zafer Partisi’nin ATA ittifakına öncülük yapması ile bölücü siyasetin ülke siyasetine şekil verme girişimi başarısızlığa uğratılmıştır.
Zafer Partisi, siyasetten tasfiye edilmek istenen Atatürk çizgisinde Türk milliyetçiliğini tekrar siyasetin gündemine belirleyici güç olarak taşımıştır.
Zafer Partisi, sürekli tartışmaya açılan Türkiye Cumhuriyeti’nin Anayasamızın ilk dört maddesi ve 66. Maddesinde dile getirilen kuruluş felsefesini yapmış olduğu politik çıkış ile vazgeçilmez olarak Millet ve Cumhur ittifaklarına teyit ettirmiştir.
Zafer Partisi, terörle mücadele konusunda Millet ve Cumhur ittifaklarına kararlılık gösterme gerekliliğini kabul ettirmiştir.
Ve Zafer Partisi 2 sene önce hiç konuşulmayan 13 milyon sığınmacı ve kaçağın vatanlarına dönmesi politikasını Türk siyasetine kabul ettirmiştir.
Özetle ısrarla yok sayılmak istenen, görmemezlikten gelinen Zafer Partisi Türk siyasetinin parametrelerini belirlemiştir.
Bu süreçte Zafer Partisi olarak, bizimle görüşme talep eden Kılıçdaroğlu ve Kurtulmuş ile görüşmeler gerçekleştirdik. Bu görüşmelerde odak noktamız, Türkiye’nin ana sorunları ve çözüm yolları üzerinde mutabakat aramak olmuştur. Özellikle 13 milyon sığınmacı ve kaçağın vatanlarına dönüşü konusunda muhataplarımızın pozisyonunu anlamak istedik. CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu, Zafer Partisi’nin Anadolu Kalesi projesini kabul etti. Sayın Numan Kurtulmuş ise “Siz bize destek verin, biz halledelim” dedi.
Bu arada Sn. Sinan Oğan’ın Cumhur ittifakı adayına destek vereceğini açıklaması, kişisel siyasi tercihi olmuştur.Bu açıklamanın Zafer Partisini bağlamadığını daha önce dile getirdik. Ve biz Zafer Partisi olarak AKP hükümetlerinin yarattığı yıkımı durdurmak, enkazı kaldırmak ve Milletimize çözüm yolunda taze bir başlangıç yapmak için Sn. Kılıçdaroğlu ile 2. Kez görüştük. Bu görüşmeler neticesinde Cumhuriyetimizin kuruluş ilkeleri ve felsefesinin savunulacağını teyit ettik.
Kimse anayasamızın ilk 4 maddesini, Türk Milleti tanımının yapıldığı 66. Maddeyi sorgulayamaz.
Bu süreçte FETÖ, PKK ve IŞİD’e karşı izlenecek stratejik bir terör mücadelesi,
Ülkemizi adeta dünyanın lunaparkı yapan Türk Milletinin kaynaklarını sömüren 13 milyon sığınmacı ve kaçağın 1 sene içinde ülkelerine yollanması hususlarını da kapsayan bir protokol CHP genel Başkanı Sn. Kılıçdaroğlu ve Zafer Partisi arasında imzalanmıştır.
Zafer Partisi ve CHP genel başkanı Kılıçdaroğlu arasında imzalanan bu protokol 2. Tur öncesi yepyeni bir sinerji yaratmış ve seçmene umut aşılamıştır.
Zafer Partisi Genel Başkanı olarak benim ve Zafer Partisi kadrolarının saha ve sosyal medya çalışmaları, ittifak ortaklarının daha önceki çalışmalarından daha fazla etkileşim ve olumlu geri dönüş almıştır.
2. Tur verilerine baktığımızda seçime katılım oranının düşmesine rağmen Sn. Kılıçdaroğlu’nun oy sayısı ve yüzdesi artmış, ilk turda iki aday arasında bulunan yüzdesel makas, 2. Turda kazanmaya yetmese de Sn. Kılıçdaroğlu lehine kapanmıştır.
Bu matematiksel durum bizlere Sn. Sinan Oğan’ın oylarının ağırlıklı olarak Kemal Kılıçdaroğlu’na yöneldiğini göstermektedir. Eğer bu süreçte elimiz kolumuz adeta bağlanmasa idi yarattığımız olumlu etkinin çok daha yüksek olacağını düşünmekteyiz. Zafer Partisi 3.5 günlük süreçte üzerine düşeni yapmıştır.
Türkçe
Smh retweetledi

Değerli basın mensupları,
Bu geç kalınmışlığın ve yenilginin yaşanmaması, seçimlerin Zaferle taçlanması için 6 Nisan 2022’de adayın Mansur Yavaş olması gerektiğini ve bu durumda başta Zafer Partisi olmak üzere halkın büyük çoğunluğunun desteğinin alacağını dile getirmiştim.
Yine 19 Ocak 2023’te Mecliste düzenlediğim basın toplantısında Sn. Kılıçdaroğlu’na çağrıda bulunarak;
1921 Anayasası yerine kurucu 1924 Anayasasını benimsemesi,
Anayasanın değiştirilemez maddelerinin tartışmaya açık olmadığı yönünde vurgu yapması,
Atatürk’ün partisini bölücü unsurlardan temizlemesi,
Ve sığınmacı ve kaçakların amasız fakatsız vatanlarına geri dönüşü hususunda uzlaşılması durumunda hiçbir karşılık beklemeden kayıtsız-şartsız kendisini destekleyeceğimizi beyan etmiştim.
Maalesef bu çağrılarımız cevapsız kaldı…Keşke bu çağrılara zamanında cevap verilseydi bugün Türkiye çok farklı bir noktada olabilirdi.
Değerli Basın Mensupları,
Yine bu seçim sonucu bizlere göstermiştir ki vatandaşlık almış olan sığınmacılar seçimin kaderi noktasında belirleyici olmuştur.
Zafer Partisi kurulduğu günden bu yana sığınmacı ve kaçakların yarattığı ekonomik kriz, milli güvenlik krizi, demografik krizin yanında vatandaşlık verilerek oy kullandırılmalarının Türk Milletine haksızlık olduğunu dile getirmiş, 10 yıl süreyle yapılacak seçimlerde oy kullanmamalarına yönelik yasa teklifimize destek istemiştik.
Maalesef bu çağrımız da cevapsız kaldı…Ve görüyoruz ki, önemsiz görülen ithal seçmen oyları sonucun belirlenmesinde büyük rol oynamıştır.
Özetle 6’lı ittifak yanlış bir ittifaktı ve bu çağrılarımıza kayıtsız kalınması Atatürkçü, Türk milliyetçisi seçmene haksızlıktı.
Bu seçimin sonucu göstermiştir ki Atatürk çizgisinde Türk milliyetçisi kurucu ideoloji tasfiye edilemez. Bölücü unsurların her şeyi belirleriz anlayışı dayanaksızdır. Türk halkı sığınmacı ve kaçakların vatanlarına geri dönüşünü istemektedir.
Bu kayıtsızlıklar sonucu yaşanan yenilginin bedelini maalesef Türk milleti olarak birlikte ödeyeceğiz.
Neden mi?
Çünkü AKP Hükümetlerinin hedefledikleri “2023 Ekonomik Vizyonu” çökmüştür.
2003 yılından bu yana; ülke varlıklarının neredeyse tamamına yakınını satmalarına rağmen, arsa/konut karşılığı; Türk vatandaşlığı satmalarına rağmen, ülkemize menşei belirsiz kayıt dışı 75 milyar dolara yakın döviz girmesine rağmen, Türk Milleti gelir adaletsizliğine, işsizliğe, enflasyona, borç ve faize maruz bırakılmıştır. Buna karşılık rant ve faiz lobileri ile oluşturdukları yandaş şirketler zenginliklerine zenginlik katmıştır.
Gelinen noktada sürdürülebilir olmayan borçlar, baskılanmış olsa da yükselmeye başlayan kurlar, yüksek faiz oranları, daralan yerli üretim ve sayıları her yıl artan 20 milyona yakın yoksullaştırılmış Türk insanıyla karşı karşıyayız.
Değerli basın mensupları,
Seçim sonuçlarının kazananı olan Erdoğan için bu galibiyet PİRUS ZAFERİ’dir. Bir diğer ifade ile galibiyet gibi görünen mağlubiyettir. Tüm kaynakları yanlış kullanarak geldiği bu noktada ekonomiyi gireceği büyük türbülanstan çıkarma görevi Erdoğan’ın üzerindedir.
Ancak üzülerek söylüyorum ki AKP hükümeti Türk Milleti’nin son varlıklarını, BOTAŞ, THY, DDY gibi değerlerini de satmaya hazırlanıyor. Bunlar modern kapitülasyonlardır. Türk ekonomisi hızla varlıklarını ve bağımsızlığını yitirmektedir. AKP hükümeti Türk Milletini kendi toprağında kiracı yapmaya çalışıyor. Sığınmacı tehdidi ve ekonomik tehdit artarak devam ediyor. Ak Parti’nin ekonomik yıkım devam ederken başta Suriyeliler olmak üzere Araplara vatandaşlık verme politikası hızla devam edecektir. Vatanımız her geçen biraz daha işgal edilecektir.
Sevgili Yurttaşlarımız,
AKP hükümetlerinin neden olduğu büyük yıkıma karşı Zafer Partisi olarak Türk tarihinden, İstiklal Harbimizden ve Atatürk’ten aldığımız inanç ile direneceğiz.
Sevgili Türk halkı, sevgili genç kardeşlerim, moralinizi bozmayın.
Artık ne küresel güçlerin ne de Türk siyasi unsurlarının yok sayamayacağı Zafer Partisi var. Zafer Partisi, kuruluşundan bu yana geçen 1.5 yılın sonunda kıyı başını ele geçirmiştir.
Türkiye’nin göçmenistan olmaması için sizi Zafer Partisi’ne davet ediyorum.
Sığınmacılara yılda 11 milyar dolar harcanmaması, 8 milyar dolar insani yardım adı altında dünyanın değişik ülkelerine para aktarılmaması için sizi Zafer Partisi’ne davet ediyorum.
Sokaklarımızın güven içinde olması, kadınların; eşlerimizin, kızlarımızın, annelerimizin sokaklarda taciz edilmeden yürüyebilmesi için sizi Zafer Partisi’ne davet ediyorum.
Kiraların düşmesi, enflasyonun azalması ve hayat pahalılığının kontrol altına alınması için sizi Zafer Partisi’ne davet ediyorum.
21 yıldır bir mağlubiyetten diğerine sürüklenen yurttaşlarımızı Zafer Partisine davet ediyorum.
Bütün Türk milliyetçilerini, bütün Atatürkçüleri Zafer Partisi’ne davet ediyorum.
Zafer Partisi sizin eviniz. Burada 6 Ok da - 9 Işık da temsil ediliyor. Milli üniter laik devletin yılmaz ve tavizsiz tek savunucusu Zafer Partisi’dir.
Zafer Partisi’nde sağ-sol yok.
Zafer Partisi’nde Atatürk çizgisinde Türk milliyetçiliği var.
Türk bayrağını en yükseklere taşıyacak,
Türk Milletinin Zaferini birlikte kazanacağız.
Saygılarımla
Zafer Partisi Genel Başkanı
Prof. Dr. Ümit ÖZDAĞ
Türkçe
Smh retweetledi

Suriye’nin kuzeyinde Cerablus, Afrin, El Ban ve Aziz’den oluşan 12.000 km2 bir alanı TSK kontrol ediyor. Bu bölgede 2.2 milyon Suriyeli yaşıyor. Ayrıca Türk birliklerin olduğu ancak kontrolümüz altında olmayan İdlib’te 3.1 milyon Suriyeli yaşıyor. Idlib değişik terör örgütlerinin kontrolü altında. 2 sene önce Türkiye’nin yaptığı bir konteynır kent Rus hava kuvvetleri tarafından vuruldu. Rus bombaları düşünce öyle bir patlama oldu ki, bombalar ile izah etmek mümkün değildi. Meğer konteynır kentin altında Ahrar’ül Şam örgütünün cephaneliği varmış. Özetle İdlib’te duruma bu kadar hakimiz. Öte yandan 1 milyon Suriyeliyi yollayacağız diye Erdoğan’ın açıkladığı proje 60-80-100 metrekarelik dairelerden oluşuyor. Daha yeni 5000 dairelik kompleksin temeli atıldı. İnşaat meşhur bir yardım kuruluşunun altkolu olan şirketlere verildi. 1 milyon kişinin dönmesi aslında hayal. Dönse bile terör ve uyuşturucu örgütlerinin kontrolünde bir bölgenin parçası olacaklar. Yine Türkiye bakmaya devam edecek. 1 milyon rakamı sadece algı. Sadece son 2 ayda 200 bin Suriyeliye vatandaşlık verildi. 5 sene sonra Türkiye’den yollanacak Suriyeli kalmayacak çünkü hepsi Türk vatandaşı olacak. Hangi partiye oy verirseniz verin ancak atalarınızın kanı ile alınmış bu topraklardan bu kadar kolay vazgeçmeyin. Bu seçimde bir kişi seçmiyoruz. 13 milyon sığınmacıyı geri mi yollayacağız yoksa bakıp besleyerek ülkemizi işgal mi ettireceğiz onu oyluyoruz. Lütfen yanlış yapmayın ve bana güvenin. Hepsini vatanlarına hukuka uygun şekilde ve insani şartları sağlayarak yollayacağım. Bunun için Kemal Kılıçdaroğlu’na oy verin. @zaferpartisi @herkesicinCHP
Türkçe
Smh retweetledi









