Yiğit@yugenmarkos
Yarın sileceğim ayağına geçenki kısa paylaşımımdaki nefes egzersizinin fizyolojik sürecini anlatacağım.
(BİRADER NE ANLATIYOSUN YA)
Şimdi mesele yalnızca aşağıda bahsettiğim Tummo ile ilgili değil. Tummo gibi birçok tantrik ve modern nefes egzersizi var ve hepsinin tek ortak noktası hiperventilasyondur. Yani gerekenden daha hızlı ve/veya daha derin nefes alma durumudur.
Bu, panik atak gibi bilinçsiz durumlarda insana bayılma hissi verip yaşam kalitesini diplere çeken bir solunum bozukluğu olsa da bilinçli yapıldığında etkileri bu sefer kaliteyi umulmadık tepelere çıkarıyor.
Peki nasıl oluyor da aynı fizyolojik süreç, biri için kabusken diğeri için bir armağana dönüşüyor? Cevap aslında beyninize ve bedeninize kimin dümende olduğunu bilinçli bir şekilde göstermenizde saklı.
Nasıl?
1 - Hızlı ve derin nefes alıp verdiğinizde, ciğerlerinizden normalden çok daha fazla karbondioksit atarsınız. Karbondioksit, kanda çözündüğünde karbonik asit oluşturan asidik bir bileşendir. Kandaki co2 seviyesi düştüğünde, kanınızın pH'ı yükselir ve geçici bir alkaloz hali (solunumsal alkaloz) oluşur.
2 - Co2 aynı zamanda beyin damarlarını genişleten güçlü bir vazodilatördür. Co2 seviyesi düştüğünde, beyne giden damarlar daralır. Bu, beyne giden kan akışını geçici olarak azaltır ve aşağıda paylaştığım fotoğraftaki hissin birebir aynısını yaşatan sersemlik, hatta hafif bir trans benzeri değişmiş bilinç haline neden olur.
Yani kontrolü panikten alıp, farkındalığa geçirdiğimizde, bu hal meditatif bir derinliğe kapı açmaya başlar. Gittikçe geçmiş ve gelecekten azade bir boşluğa doğru sürüklenmeye başlar ve uzun bir süre orada meditasyon yaparak kalırsınız. İslamiyet'teki vecd haliyle aynıdır.
İşin bir de paradoksal kısmı var... Bohr Etkisi.
Hiperventilasyon sırasında kandaki oksijen seviyesi aslında pik yapar. Fakat alkaloz nedeniyle oksijen, kırmızı kan hücrelerindeki hemoglobine daha sıkı yapışır ve dokulara (beyne, kaslara vs) bırakılması zorlaşır. Yani kan iyice oksijenle tıka basa doluyken vücut onu kullanmakta zorlanır. Nefes tutma aşamasına geçildiğinde ise Co2 yeniden birikmeye başlar, pH düşer ve oksijenin serbest kalıp dokulara ulaşması için leziz bir ortam oluşur.
Buradaki asıl maharet, otonom sinir sistemini bilinçli olarak manipüle etmek yani. Hiperventilasyon, sempatik sinir sistemini (savaş ya da kaç) tetikler. Ardından gelen nefes tutma ve rahatlama ise parasempatik sistemi (dinlen ya da sindir) devreye sokar. Bu iki sistem arasında bilinçli bir şekilde gidip gelmek, aç kapa yapmak, stres tepkiniz üzerinde muazzam bir kontrol geliştirmenizi sağlar. Soğuk duş gibi veya tıpkı rahiplerin çıkıp Tummo pratiği yaptığı yoğun kar fırtınalı dağlar gibi stres kaynağıyla birleştirildiğinde, vücudunuza stres karşısında sakin kalmayı öğretirsiniz.
Bir de lütfen bu tarz pratikleri, özellikle de altta yatan herhangi bir sağlık sorununuz (kalp, tansiyon, epilepsi vb.) varsa, bir uzman eşliğinde ve güvenli bir ortamda (oturur veya uzanır vaziyette, suyun yanında olmadan) yapın ki ne ben sizin hakkınıza gireyim ne de siz sorun yaşayın.☺️
Arrivederci.