EBS Ordu

2.1K posts

EBS Ordu banner
EBS Ordu

EBS Ordu

@ordu_ebs

Yetkili ve Etkili Sendika

ORDU Katılım Kasım 2010
497 Takip Edilen523 Takipçiler
EBS Ordu
EBS Ordu@ordu_ebs·
Talat YAVUZ@talatyavuz29

***Pazartesi'den Pazartesi'ye*** ▪︎▪︎▪︎GÜNDEMİNİ SÖYLE▪︎▪︎▪︎ Mevsim kış, okullar kapalı. Sendikalar hareketli. Dünyada olup bitenleri hiç olmadığı kadar yakından takip ediyoruz. Gazze’de yaşanan soykırımın ardından hortlayan haydut devlet düzeninin, insanlığın başına hangi belaları açacağını kimse öngöremiyor. Sendikal gündeme dönecek olursak, yarıyıl tatiline girerken son hafta gelişim raporları, öğretmen rotasyonu ve norm fazlası atamaları konuştuk. Yine kaostan beslenenler sahne aldı, yangına körükle gittiler ve şimdi kısır gündemlerine dönüp kriz çıkaracakları yeni fırsatları kollamaya başladılar. Gelin, normal zamanlarda sendikaların gündeminde ne var diye bakalım ve “ İyi tatiller” paylaşımından yani 16 Ocak sonrası gündemlerine göz atalım. Ne üretmişler, ne paylaşmışlar, ne ile meşgul olmuşlar? Bu konuda sendika veya genel başkanların sosyal medya hesapları bize yardımcı olacaktır, üye sayılarına göre bakalım durum nedir? İkinci sırada bulunan sendikanın genel başkanı, kongre tebriki, denetleme faaliyeti, bayrak provokasyonuna tepki, Cuma hutbesi ve Türkmen öğrencilerle ilgili paylaşımda bulunmuş. Üçüncü sıradaki sendika karnede Atatürk resmi, eğitim için birlik deklarasyonu, başkanlar kurulu, internet sitelerine erişim engeli, özür atamalarını gündem yapmış. Dördüncü sıradaki sendika ise yarıyıl raporu, mesemler, din eğitimine ayrılan kaynak, Suriye’deki gelişmeler, mülakat mağdurları, Hırant Dink, Uğur Mumcu, otel yangını, sendikanın 31. yaşını gündem yapmış. Beşinci sıradaki sendika ise angarya görevler, resen atamalar, promosyon, mazeret atamaları, bayrak provokasyonunu gündem yapmış. Altıncı sıradaki sendikanın başkanı ise mazeret ve norm fazlası atamalar, DYK, akademi, bayrak provokasyonu derken karşılıklı hakaret ve küfürleşmelerle saç örme tartışması üzerinden içindekini dışarı sıçratmış. Şimdi ise yetkili sendika EBS'nin gündemine bakalım ve kıyaslayalım: İyi tatiller dedikten hemen sonra “Ücrette Denge, Gelirde Adalet için 81 ilde basın açıklaması yaptık” paylaşımı yapılmış. Çalışan Gazetecilerle buluşma, takdir belgesini Gazze’deki çocuklara vermek lazım diyen öğrencimizi tebrik, kardeş sendika kongresi, bayrağımıza kast eden hainler bedelini ödemelidir paylaşımı, uluslararası gündeme dair yabancı basına geçilen açıklama. Kadın eğitim çalışanlarının sorunları, beklentileri ve çözüm önerileri, sözleşmeli personele de yarım zamanlı çalışma hakkı verilmesi, çalışma hayatında dijital dönüşüm konulu Çalışma Meclisi paylaşımı, yurt dışında görevlendirilecek öğretmenler seçme sınavına hazırlık kitabı tanıtımı. Çocuk Aile ve Eğitim temasıyla Eğitime Bakış Dergisi 62. Sayısının tanıtımı ve son olarak da Gazze’de yapılan Çadır Okul tanıtım videosu… Şimdi kararı sizler verin, hangi sendika üretiyor, çalışıyor, dert ediniyor? Hangi sendikanın gündemi ekonomi, geçim sıkıntısı, eğitim, Gazze, bayrak, dünyadaki haydutluk düzeni, dijitalleşme, kadın, aile, çocuk, gazeteciler, üyesine akademik destek ve akademik sendikacılık… Bu durum sadece son on gün için değil yıllar yılı böyle. Diğerleri sorundan, krizden, ideolojik körlükten, yılların ihmali ile tıkanan sistemin arızalarından, her fırsatta kaşıdıkları toplumsal hassasiyetlerimizden, eski düzenin baskıcı uygulamalarına duydukları özlemden vs. beslenirler. Biz ise işimize bakar, çalışır, üretir ve tarihe not düşeriz. Farkımız budur. @EgitimBirSen Talat YAVUZ Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri yavuztlt@hotmail.com

Fatsa, Türkiye 🇹🇷 ZXX
0
0
2
25
EBS Ordu
EBS Ordu@ordu_ebs·
Talat YAVUZ@talatyavuz29

***Pazartesi'den Pazartesi'ye*** •••TATİLDE NE YAPALIM?•••• Yarıyıl tatillerinde hep öğrencilere ödev verme alışkanlığımızı gelin bu tatil değiştirelim ve kendimize ödev verelim. Ödevimiz eğitime dair olsun. Her eğitimci bir konu seçsin, çalışsın ve kendi sistemini önersin. Bu önerileri bir heyet toplasın, değerlendirsin ve sisteme dönüştürsün. Ben örnek olsun diye güncel bir konu seçtim: Öğretmen Yetiştirme, Atama, Yükseltme ve Yer Değiştirme Sistem Önerisi. Benim modelim, mevcut sisteme dair tespit, eleştiri ve öneri getirmeyi zaman kaybı olarak görüyor, ancak esin kaynağı olarak yine ülkemizdeki bir uygulamayı alıyor. Önce ilkeleri belirledim, benim sistemimde: İhtiyacımız kadar öğretmen yetiştirilir. Öğretmen adayları, lisans eğitiminden sonra değil lise hatta ortaokuldan sonra seçilir. Adaylar yazılı sınavın yanında, uzmanları tarafından uygulanan birçok test ve değerlendirmeye tabi tutulur. En donanımlı şekilde yetiştirilir. Eğitim fakültesine, MEB kadrolarında görev yapan doktoralı kıdemli öğretmenlerden, her yıl belli oranda atama yapılır. İlk on yıl alanında yüksek lisans, daha sonraki yıllarda ise doktora eğitimi ile mezun olunur. Yüksek lisans ve doktora eğitimi devam ederken, okullarda kıdemli öğretmenlerin gözetiminde gözlem, staj ve uygulama yapılır. Lisans diplomasının alınmasını takip eden 1 Eylül günü, Cumhurbaşkanının katılacağı törenle bütün mezunların ataması yapılır. Lisans veya doktora eğitiminden sonra görev yerleri kura ile belirlenir. Üç bölgeye ayrılmış görev alanlarında teşvik edici uygulamalarla belli süreliğine çalışır. Maaş farkı, ek ders, hizmet puanı, kariyer basamaklarında sağlanan avantajlar ve mesleğin ilk yıllarında zorunlu bölge hizmeti ile öğretmenlerin ülke sathında dağılımı sürekli kontrol edilir. Öğretmen maaşları sisteme üst başarı diliminden öğrenci girişlerini sağlayacak şekilde ülke güvenliğini ilgilendiren husus olarak değerlendirilir ve yüksek tutulur. Öğretmenler üniversitelerde, üniversite hocaları da MEB’e bağlı okullarda ders verebilir. İlkeler istikrarla uygulanır ve popülizm yapılmaz. Norm fazlası öğretmen kavramı kullanılmaz, mutlaka sistem içinde görev verilir. Eğitim yöneticiliği, profesyonel bir meslek olarak planlanır. Yönetim kademelerine, sadece bir alt kademeden atama yapılır. Yer değişikliğinde kriter olarak süre değil objektif ölçülen başarı esas alınır. Ödül sistemi, mülki amirlerin takdirine değil eğitim hiyerarşisinin ölçekleri belli değerlendirmelerine dayanır. Benim sistemim gelişime ve yeniliğe açıktır. Çift ana dal gibi çift branşa da izin verir. Dersleri sadece bir öğretmenin vereceği kırk dakikalık dilimler olarak algılamaz. Bu yeni modele paralel, eğitim sisteminde yapılacak köklü değişikliklerle yeni nesil öğretmenler, hem mesleğe hem de ülkemize çok şey katacaktır. Neden olmasın. Subayını böyle yetiştiren, iki kere doğuya, üç kere batıya, gerektiğinde yurt dışı göreve gururla gönderen devletimiz, öğretmenini neden böyle yetiştirmesin, atamasın, yerini değiştirmesin. Yeter ki kalıpları yıkalım ve yeni sistemleri tartışalım. Yoksa atanamayanların feryatları ve atananlara yaşattığımız kargaşa arasında yıllarımız, kaynaklarımız, nesillerimiz heba oluyor. Bir yılda iki kere norm fazlası olmak ve iki kere atanmak kader olmasa gerek. Bu model, ülke kaynaklarını etkili kullanma fikrine dayanır. Hem atayamadığımız yüzbinlerce gencimizi doğru alanlara yönlendirmeyi hem de onlara bütçeden ayırdığımız kaynağın tamamını eğitime yansıtacak bu modeli tartışalım derim. Talat YAVUZ Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri yavuztlt@hotmail.com

ZXX
0
0
4
31
EBS Ordu
EBS Ordu@ordu_ebs·
Peygamber Efendimizin makamı âlâya ulaştığı bu kutlu gecenin İslam ve insanlık alemi için huzur ve refaha vesile olmasını diliyoruz. Miraç Gecemiz Mübarek Olsun
EBS Ordu tweet media
Fatsa, Türkiye 🇹🇷 Türkçe
0
0
3
12
EBS Ordu
EBS Ordu@ordu_ebs·
Genel Başkanımız Sn Ali Yalçın beyin mesajıdır; Bakanlık, yaptığımız görüşmede sahada yaşanan Gelişim Raporu problemine ilişkin duyarlı davranacağını ifade etmişti. Bugün yazı yayınlayarak tüm birimlere duyurmuştur. Yetkili sendika olarak çözüm odaklı iletişimimiz sürecektir.
EBS Ordu tweet media
Ordu, Türkiye 🇹🇷 Türkçe
0
1
3
26
EBS Ordu
EBS Ordu@ordu_ebs·
Eğitim-Bir-Sen@EgitimBirSen

ÖĞRENCİ GELİŞİM RAPORLARI, ÖĞRETMENLERE YÜK VELİLERE BİLMECE OLMAKTAN ÇIKARILMALI Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli (TYMM) çerçevesinde ilkokullarda başlatılan Öğrenci Gelişim Raporu uygulaması, öğretmenler üzerinde ağır ve bürokratik yük oluşturmakta, öğrenci gelişimini net biçimde ortaya koyamamakta, veliler için anlaşılır bir geri bildirim sunmaktan ziyade çözülmesi gereken bir bilmeceye dönüşmektedir. TYMM çerçevesinde geçen yıl ilkokul 1. sınıflarda başlatılan başlatılan ve kademeli şekilde devam ettirilen “Öğrenci Gelişim Raporu” uygulamasını, “öğretmen”, “öğrenci”, “veli” ve “TYMM” olmak üzere dört perspektiften, sahadaki gerçek karşılıklarını esas alarak değerlendirdik. 👉🏽Öğretmen için “ağır, yorucu ve sürekli tekrar eden iş yükü” oluşturuyor 👉🏽Öğrencilerde “karne heyecanının kaybı ve etiketlenme riski” meydana getiriyor 👉🏽Velilerde “muğlaklık ve kafa karışıklığına neden oluyor 👉🏽 TYMM ruhunu yansıtmıyor Sonuç olarak; ✏️“Öğrenci Gelişim Raporu” uygulamasındaki terminolojik kavramlar ile sınıf içi pedagojik gerçeklik arasındaki uyumsuzluk, sistemin çalışmasını engellemektedir. ✏️Öğrenci gelişim raporlarında, veli ve öğrenci tarafından anlaşılır bir dil kullanılmalı, ölçülebilir hedefler ortaya konulmalı, ölçüt sayısı azaltılarak öğretmenin gözlem kalitesi artırılmalıdır. ✏️Hazırlanan raporlar, sadece öğrencinin durumunu tespit eden değil gelişimini destekleyecek somut çözüm önerileri sunmalı ve velilere yol haritası olabilecek dinamik bir yapıya kavuşturulmalıdır. Açıklamamızın tam metnine ulaşmak için: ebs.org.tr/haber/ogrenci-…

Ünye, Türkiye 🇹🇷 ZXX
0
0
3
17
EBS Ordu
EBS Ordu@ordu_ebs·
Talat YAVUZ@talatyavuz29

***Pazartesi'den Pazartesi'ye*** ▪︎▪︎▪︎▪︎KİM KAYBETTİ?▪︎▪︎▪︎ Bugün, gelin eğitim dünyasını da yakından ilgilendiren iki önemli tartışmayı sizlerle beraber analiz edelim. Bunlardan biri son dönem konuşmalarında Bilal Erdoğan’ın; ülkemizde yerli ve milli olmayan eski aydın takımı tasfiye oldu ancak, yerine yeni aydınlar yetiştiremedik özeleştirisinin çarpıtılması. Diğeri ise sunucu Mehmet Akif Ersoy’u tutuklanmaya götüren süreç üzerinden yürütülen dindar nesil tartışmaları. Bu iki tartışma ile topluma şu mesajı vermek istiyorlar: “Aydın kesimi tasfiye ettikleri için eğitim, kültür, sanat vs. birçok alanda başarısız oldular. Bu yüzden dindar nesil dediler, ancak kendilerine değil bize benzeyen bir nesil ortaya çıktı.” ve bütün iddialarını kaybettiler. Ülkemizde aydın kesim tartışması eski ve bilinen bir tartışmadır. Birilerine göre aydın olmanın ölçüsü milletten, dinden, değerden uzak olmaktır. Aydın olabilmek için batılı gibi düşünmek, batılı gibi yazmak, yaşamak ve hissetmek gerekir. Millet cahil, onlar bilgili, millet bilmez, onlar bilirler! Hâlbuki milletimiz çok iyi bilir, bu sözde aydınlardan bu ülkeye hiçbir fayda gelmemiştir, tasfiyeleriyle de hiçbir şey kaybedilmemiştir. Dindar nesil söylemi iflas etti iddiasına bakacak olursak, burada da ustaca bir manevra yapılmaya çalışıldığı görülecektir. Dindar neslin temsilciliği, sunucu Mehmet Akif Ersoy ve arkadaş çevresine kaldıysa zaten vazgeçelim bu iddiadan. Bizim emek verdiklerimizin yolu hiç onlarla kesişmez. Mahalleleri, duygu ve düşünceleri, gündemleri farklıdır. Şimdi biraz hafızamızı yoklayalım ve 22 Eylül 2025 tarihine gidelim. “Teknofesti Doğru Anladık Mı?” diye sorduğumuz günlerdi. Teknoloji üreten, eğitimli, dil bilen, milletimizin geleceğini sağlama alacak proje ve ürünleriyle, yüzbinlerin ziyaret ettiği meydanları dolduran pırıl pırıl gençlerimizi görünce; “Panayır, panayır...” diyenler işte bu sözde aydınlardan başkası değildi. (Emin Çapa) Eğitimde, özellikle fetönün tasfiyesinden sonra atılan adımlarla yepyeni bir nesil geliyor, bunu görüyorlar. Proje okullar, program çeşitliği ile sanata, spora, bilime, mesleğe yönelten her türden yeni nesil liselerimiz. Beceri ve değer odaklı yeni müfredat ve yeni ders kitapları, hepsi gelecekte kıymeti anlaşılacak adımlar. Teknoloji Fen Liseleri duydunuz mu hiç? Daha yeni başladık, bir nesil demek on yıllık bir emek demek değil. Yaşanan sıkıntıları, çekilen ıstırapları, kaybolan yılları, anlamsız yasakları, çöken uluslararası sistemi, soykırımları ve insanlığın içine düştüğü buhranı gören yeni nesil yeni aydınlarını da dindar nesli de yetiştirecektir, yetiştirmektedir. Teknofest kuşağı, aydın diye geçinenlerin pabucunu daha şimdiden dama atmıştır. Bu arada bizim eski aydın kesimin ilham kaynağı olan batı, Gazze’de sergilenen soykırımın ardından Maduro olayı ile tamamen çöktü ve bitti. Uluslararası hukuk, evrensel değerler, devletlerin egemenlik hakkı, insan hakları, demokrasi vs. söylemlerin bir masaldan ibaret olduğunu gören bir nesle, bu kavramları yücelten eski tüfek aydınların verebileceği hiçbir şey kalmamıştır. Batı medeniyeti ve onların peşine takılanlar kaybetti, köklerinden beslenenler insanlığa umut olmaya devam edecektir. Silahlar değil adalete, erdeme inananlar ve insana gerçek saygısı olanlar kazanacaktır. Talat YAVUZ Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri yavuztlt@hotmail.com

Ünye, Türkiye 🇹🇷 ZXX
0
0
1
12
EBS Ordu
EBS Ordu@ordu_ebs·
Ali YALÇIN@_aliyalcin_

KAMUDA HUZURUN TESİSİ İÇİN Ü C R E T D E N G E S İ Ş A R T ! Bugün gerçekleştirdiğimiz basın açıklamasıyla, mevcut tabloyu değerlendirdik ve "Kamuda Huzurun Tesisi İçin Ücret Dengesi Şart" diyerek çağrıda bulunduk. ▪️ Kamudaki gelir adaletsizliği artık teknik bir sorun olmaktan çıkıp vicdani bir siteme dönüşmüştür. Aynı odayı paylaşan, aynı işi yapanlar arasındaki uçurum büyümüş, sınavla gelmiş, dirsek çürütmüş kamu görevlilerimiz, emeğinin karşılığını bulamaz hale gelmiştir. ▪️ Memur-Sen’in haklı taleplerini görmezden gelerek verilen Hakem Kurulu zamlarıyla belirlenen maaş/ücretler, emekli ikramiyeleri, emekli aylıkları piyasa gerçeklerinin altında kalarak enflasyon karşısında erimiş ve kamu görevlilerini süregelen bir geçim sıkıntısına mahkum etmiştir. ▪️ Kamuda bir diğer büyük problem Gelir Vergisindeki adaletsizliklerdir. Az kazanandan az çok kazanandan çok vergi sistemi oturtulmadıkça, çalışanın omzundaki dolaylı vergi yükü hafifletilmedikçe vergide adaletin sağlanması olası değildir. Tüm bu sorunların çözümü için kamu personel sisteminde reform şarttır. Memur-Sen olarak; 1️⃣Geçmiş kayıpları telafi edecek şekilde, emekliliğe de yansıyan TABAN AYLIĞA SEYYANEN ZAM yapılmasını, 2️⃣Çalışma barışı için 2026 yılında Kamu Personel Sisteminde reformun tamamlanmasını, 3️⃣4688 sayılı Kanun; süre, yetki ve Hakem Kurulu yapısı yönüyle evrensel normlara uygun hale getirilmesini, İvedi ve elzem görüyoruz. Kamu İşvereni bu başlıkları ajandasının en başına not etmeli, kamu görevlilerinin toplu sözleşme ile kayıt altına alınan diğer problemlerine de çözüm üretmelidir. Ekonomik maliyeti göğüslemek, çalışma barışının bozulmasıyla ortaya çıkacak sosyal maliyeti üstlenmekten çok daha ucuz ve kolaydır.

Ünye, Türkiye 🇹🇷 ZXX
0
0
2
9
EBS Ordu
EBS Ordu@ordu_ebs·
Eğitim-Bir-Sen@EgitimBirSen

2025’İN EĞİTİM GÜNDEMİNİ DE BİZ BELİRLEDİK Eğitim-Bir-Sen olarak 2025 yılı boyunca eğitim ve sendikal alandaki faaliyetlerimizle medyanın odağında yer aldık. Gazete, TV ve dijital mecralarda bu faaliyetlerimizin yer aldığı 43 bin 443 haberimizle 2025'te eğitim ve sendikal hayatın gündemine damga vurduk. Sendikamızın 2025 yılı medya raporu, Eğitim-Bir-Sen’in eğitim çalışanlarının sesi soluğu ve umudu olduğunu, oluşan gündemin peşinde koşan değil gündem belirleyen kendi gündemini kamuoyunun gündemi haline getiren bir sendika olduğunu göstermektedir. Yıl boyunca verdiğimiz mücadelenin ve elde ettiğimiz kazanımların toplumsal bir hafızaya dönüşmesi, örnek alınması için bir dijital almanak oluşturduk. Faaliyetlerimizin medyadaki yansımalarının yalnızca bir özetini sunabildiğimiz “Eğitim-Bir-Sen 2025 Almanak” videomuzu, tüm detaylarıyla YouTube kanalımızda camiamızın ve kamuoyunun dikkatine sunuyoruz. 24 dakikadan oluşan bu dijital almanak, sadece bir hafıza ve geride bırakılan yılın raporu değil teşkilatlarımızla birlikte daha büyük hedeflere yürüme azmimizin ve bitmeyen motivasyonumuzun da göstergelerinden biridir. Eğitim politikalarından özlük haklarına, yükseköğretimden okul koridorlarına uzanan sendikal mücadelemizin farkını birçok çalışma ile ortaya koyduk. Tüm çalışmaların içinde yer alan teşkilatımızı tebrik ediyor, bizimle iş birliği ve paydaşlık yapan kuruluşlarımızın yöneticilerine teşekkür ediyoruz. 🖥️ Eğitim-Bir-Sen 2025 Almanak’ın tamamını izlemek için: youtu.be/gKf8bkoC8t0 📰 Haberimizi okumak için: ebs.org.tr/haber/2025in-e…

Fatsa, Türkiye 🇹🇷 ZXX
0
1
4
25
EBS Ordu
EBS Ordu@ordu_ebs·
Talat YAVUZ@talatyavuz29

***Pazartesi'den Pazartesi'ye*** ▪︎ÖĞRETMEN NASIL DEĞER GÖRÜR?▪︎ Çok tartışılıyoruz. Eleştiriliyor, kolayca şikâyet ediliyoruz. Emeğimiz, başarımız görmezden geliniyor. Küçücük hatalarımız manşet oluyor. Yılda bir gün hatırlanıyor, diğer günler hep göz hapsinde tutuluyoruz. Şiddete uğrayınca nasihat ediliyor; öğrenciye sevgi, veliye saygıyla davranmamız isteniyor. Kıyafetimiz eleştiriliyor, mülki amirlerimiz nezdinde kravat kadar değer görmüyoruz. Herkes bizim alanımızda proje yapıyor, işimizi yapacak zaman bulamıyoruz. Yerine göre görev yaptığımız okul bahçesine bile otopark ücreti ödemek zorunda kalıyoruz. Kasım’ın 24. gününü bize ayırmışlar, o gün bile yöneticilerimiz bize gelmiyor, biz makamlarına gidiyor, onlara çiçek takdim ediyoruz. Bayramlarda da rahat bırakmıyorlar, kendileri şeref tribününde oturuyor, bizi karşılarında tören adımıyla yürütüyorlar. Tam hizalarına gelince kendilerine ciddi bir yüz ifadesi ile bakmamızı, çizgiyi geçince gülümsememizi istiyorlar. “Atanamayan mühendis” mi var da “atanamayan öğretmen” diyorsunuz diye kızıyor, başka iş yapın o zaman diyorlar. Atanmamız da yer değiştirmemiz de gündem oluyor. Bir hak talep ettiğimizde, “Tamam da bu eğitimin hali ne olacak?” sorularına muhatap oluyoruz. Yönetici olanlarımızın durumu ise daha kötü. Sürekli iş yüklüyor, yetkimizi kısıyor, merkezden kontrol ediyor, inisiyatif alanımızı daraltıyorlar. Bütçe yok diyorlar, veliden bağış talep edince müfettiş gönderiyorlar. Başarılısınız deyip yükseltiyorlar, bir anda, genç yaşımızda havuza atıp yıllar yılı orada unutuyorlar. Eğitimi biz öğretmenler değil çoğunlukla başka meslek sahipleri yönetiyor, hesap bizden soruluyor. Biz makamı yükseldikçe maaşı düşenleriz. Biz her türlü reformu, onlarca projeyi başarı ile uygulamak zorunda kalanlarız. Biz müfredat ve yaklaşımlar değişse de öğrencilerimizi sınavlara hazırlamak zorunda olanlarız. Biz sistemler değişse de sınav başarısı ile test edilenleriz. Biz, plansızlığın bedelini başka meslekler yaparak ödeyenlere en iyi örneğiz. Buna rağmen tarihi de bugünü de geleceği de görenleriz. Her şeye rağmen devletler kuran, ülkelerin kaderini değiştiren, yaşadığı şehre adını verenleriz. Büyük devlet adamlarını yetiştiren, onlara liderliği, bilgeliği öğretenleriz. Biz takılmıyoruz yazdıklarımıza, dertlerimizi sınıfın kapısı ile kapatıyor, yelken açıyoruz geleceğimize. İz bırakıyoruz, on yıllar boyu silinmeyecek hafızalarda. Yapay zekâ bizim yerimize geçecek diyorlarmış, geçsin de görün o zaman, bizi belki o zaman anlarsınız diyoruz. Başka söze gerek yok, biz elimizdeki gücü biliyoruz. Öğretmen ne zaman mı değer görür, bu bakışı değiştirdiğimiz zaman. Öğretmen kaybederse toplum kaybeder, öğretmen değer görmezse bedelini sadece öğretmen değil toplum öder. Talat YAVUZ Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri yavuztlt@hotmail.com

ZXX
0
0
4
23