ornitocem
8.4K posts










🚨 EVERY EUROPEAN NEEDS TO KNOW THIS: The European Union is turning into an anti-democratic surveillance apparatus. In March, the European Parliament REJECTED the extension of “Chat Control.” So what did Brussels do? While everybody is distracted from the World Cup, they furtively brought it back through a rarely used procedure and are trying again. The goal is to allow private communications to be scanned under a derogation from normal ePrivacy protections. They’ll have access to your private messages and your photos. And, as always, mass surveillance is being sold to you under the banner of “safety.” The EU bureaucrats do not trust you. They urgently want the infrastructure to surveil you. And when its own Parliament votes the wrong way, the bureaucratic and anti-democratic machine simply finds another procedure and tries again. The European Union is not protecting democracy. It is becoming its enemy. And almost all CONSERVATIVES members of the parliament voted in favor of this Orwellian plan. And now imagine a combination of governmental surveillance AND Palantir. SCARY!!!! SHARE THIS. Europeans deserve to know what Brussels is doing to their privacy.




Artık yabancı devlet başkanlarını valsle, dansla karşılayan bir Türkiye yok. Mehter marşı ve yeniçeri kıyafetleriyle karşılayan bir Türkiye var. İşte bunlar, 100 yıldır uyutulmaya çalışılan Osmanlı torunlarının ayak sesleri. Birileri yine kuduracak...

Burası Hakkâri Yüksekova görüntüler güncel. Yüzleri maskeli, sırtlarında pkk paçavrası olan terörist kıyafetli grup ellerinde Molotof, Havai fişeklerle Polisimize saldırıp mahalle aralarına barikat kuruyorlar. Memleket dahilinde iktidar sahipleri aklını başına almazsa iyi şeyler olmayacak.


Welcome to Ankara 🇹🇷! With 32 NATO Leaders set to gather in Türkiye’s capital this week, get to know the host of the 2026 #NATOsummit ↓

Unutma Unutturma! Iğdır-Hakmehmet Köyü-6 Ekim 1999; Ermeniler tarafından katledilen Türklere ait toplu mezar. Unutulan her acı tekrarlanır.






🇺🇸 Tek Ulus. Tek Hikâye. 250 Yıl. 4 Temmuz’da Amerika Birleşik Devletleri, Bağımsızlık Bildirgesi’nin kabulünün 250. yıl dönümünü kutluyor. Bu dönüm noktası; ulusun tarihini, üzerine kurulduğu ilkeleri ve hikâyesini şekillendiren Amerikalı nesilleri onurlandırıyor. Amerika 250. yaşını kutlarken, özgürlük, fırsat, yenilikçilik, keşif ve liderlik mirasına bakıyor; bir sonraki bölüme umutla ilerliyoruz. // 🇺🇸 One Nation. One Story. 250 Years. On July 4, the United States marks the 250th anniversary of the adoption of the Declaration of Independence, a milestone celebrating the nation's history, the principles on which it was founded, and the generations of Americans who have shaped its story. As America celebrates its 250th birthday, we reflect on a legacy of freedom, opportunity, innovation, discovery, and leadership—and look ahead to the next chapter. #Freedom250





Deniz Göktaş, Gibi’de oynadığı bölüm hakkında konuştu: “Sevdiğim dizinin bir bölümünü, içinde ben varım diye izleyemedim. Sette çok gerilmiştim. Roma bölümüydü; her yerde meşalelerin olduğu, uğraşılmış, çok güzel bir dekor vardı. Hikayeye göre 35. gündü, herkes yorgunluktan ölmek üzereydi ve hasta insanlar vardı. Meşalenin dakikada bir yenilenmesi gerekiyordu ve o işten görevli biri vardı. Hepimiz öylece dururken 'Bir hata yapacağım ve her şey baştan başlayacak' diye çok gerildim. Setteki insanlar da bununla ilgili şakalar yapıyordu. Yanlış bir şey yapmaktan ne kadar gergin ve yalnız hissettiysem, yemeği bile metot oyuncusu gibi köle gibi yiyordum, orada köleyi oynuyordum. Arada Feyyaz'lar gelip 'Oğlum gelsene yanımıza, ne yapıyorsun uzakta?' diyordu. Bense tek başıma sigara içiyordum.”




