@2_sayfaofficial Sanatçının vefasızı kim deseler direk bu derim. O kendisine benzediği için evine kadar gittiği, sonrasında yüz üstü bıraktığı felçli kızımız gözümün önüne geldi birden.
Çok komik olmaya çalışırken saçmalamış. Hamaset yapmaktan gerçeği bilerek ıskalıyor. Birincisi orada kayyum yok, ikincisi seçimi yolsuzlukla kazananlar gitmiş, seçimlerden önceki genel başkana yetkiler verilmiş en kısa sürede tekrar seçime gitmesi için… aynısı senin de başına gelseydi sen sana yapılanlar için helal olsun adamlar haklı mı diyecektin?
Yavuz Ağıralioğlu: "CHP kayyum süreci yaşıyor. Biz şimdi kimle bayramlaşacağız?
Kayyumlarla bayramlaşsak, yanlış bulduğumuz karara itiraz edenlerin kalbini kıracağız.
Öbür türlü yapsak, kongrenin kendilerinden alındığını düşünenlerin kalbini kıracağız"
İbrahim Anlaşmaları yalnızca diplomatik imzalarla değil, vicdanla da desteklenmelidir. Eğer Ortadoğu’da kalıcı bir barış hedefleniyorsa, bunun yolu önce Gazze’de akan kanın durmasından, yıkılan şehirlerin yeniden ayağa kaldırılmasından ve mazlum insanların yaşadığı acının kabul edilmesinden geçmektedir.
Bugün dünyanın büyük bir bölümü, Gazze’de yaşanan insanlık dramını yalnızca siyasi bir mesele olarak değil, vicdani bir kırılma olarak görmektedir. Çocukların enkaz altında kaldığı, hastanelerin hedef olduğu, sivillerin susuzluk ve açlıkla mücadele ettiği bir ortamda “normalleşme” çağrıları toplumların vicdanında karşılık bulmamaktadır.
İsrail, gerçek bir barış ve güven ortamı oluşturmak istiyorsa önce Gazze konusunda samimi bir yüzleşme gerçekleştirmelidir. Yaşanan sivil kayıplar için açık bir özür, uluslararası hukuka uygun davranma taahhüdü ve Filistin halkının temel haklarını tanıyan somut adımlar atılmadan yapılacak her anlaşma eksik kalacaktır.
Çünkü barış yalnızca devletlerin imzaladığı metinlerle kurulmaz. Barış; annelerin gözyaşının dinmesiyle, çocukların korkusuz uyumasıyla, insanların onurlu şekilde yaşayabilmesiyle mümkündür.
İbrahim Anlaşmaları, eğer gerçekten bölge halklarının huzurunu hedefliyorsa, önce Filistin meselesini görmezden gelen bir yaklaşım olmaktan çıkmalıdır. Aksi halde bu süreç, halkların gözünde bir barış projesi değil; siyasi ve stratejik çıkar anlaşması olarak değerlendirilmeye devam edecektir.
Ortadoğu’nun yeni anlaşmalardan önce yeni bir vicdana ihtiyacı vardır. Gazze’de adalet sağlanmadan atılan her diplomatik imza, eksik kalmaya mahkûmdur.
Donald Trump:
"İran anlaşması imzalanırken Türkiye, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Pakistan, Mısır, Ürdün ve Bahreyn'in, İbrahim Anlaşmaları'nı imzalamasının zorunlu olması gerek."
ÇİFTÇİNİN EMEĞİNİ KİM ÇALIYOR?
Türkiye’nin gıda güvenliğinin teminatı olan çiftçilerimiz, ne yazık ki bugün serbest piyasa adı altında kurulan fırsatçı bir düzenin kıskacında.
emekhaber.com/ciftcinin-emeg…
Doğruları konuşmasın kimse, adalet işlemesin… söz konusu mevzu Ekrem, Özgür olursa, çalma çırpma günah suç olmaktan çıksın istiyorlar. Yahu siz dediniz diye hırsız hırsız olmayacak mı? Siz dediniz diye suç suç olmaktan çıkacak mı? Herkes bunlar neden chp de yaşandı kısmını es geçmiş CHP’nin önceki başkanına küfür ediyor, şu hile ile para ile rüşvet ile yıktıkları başkanına… yazık Atatürk’ün partisi edebiyatını geçtim… chp bölünmeye mahkum. Ek-İm partisi hazır.
İMAMOĞLU ve TANAL NİÇİN TARTIŞTI?
Hayat ne garip…
CHP’nin iptal edilen 38. Olağan Büyük Kurultayı yapılırken, Divan Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Divan Üyesi Mahmut Tanal tartışıyor.
Aynı zamanda avukat da olan Tanal, Başkan İmamoğlu’nu “2. tur oylamada usule aykırı davranmak ve kurallara uymamakla” suçluyor.
Gün geliyor; kurultay aralarında bu sebebin de olduğu gerekçeler yüzünden iptal ediliyor.
Divana bizzat Kılıçdaroğlu tarafından önerilen Tanal bugün ise o dönem itiraz ettiği ve kurultayın iptalinin gerekçelerinden biri olan “süreye uyulmama tartışması‘’nı unutmuşçasına davranıyor.
Aynı Tanal, 2 yıl önce “itiraz ettiği usulsüzlüğü” bugün canhıraş savunuyor.
Sahi ne uğruna?
2 yıl önceki usulsüzlük zaman içinde ortadan mı kalktı?
Ne oldu?
Ne değişti?
Bir dönem daha vekil olabilmek için Kılıçdaroğlu’na küfür etmeye değer miydi Mahmut Tanal?
Bak, videodaki itirazın bile mahkeme kararının haklılığını ortaya koyuyor.
O halde sen niye ağlıyorsun Mahmut Tanal?
Dününe mi bugününe mi yoksa yarınına mı?
Sahiden niye ağlıyorsun?
@TheLaikYobaz Çin’e giden her şey satılmak üzere size geri döner unutmayın. Adamlar yok pahasına kemik alır size kolojen satar, tabak satar, diş tozu, kemik tozu satar… adamlar satmak için biz de almak için varız.
CEMAL ENGİNYURT:
"Kemal Kılıçdaroğlu kaybetti.%48 kayıp mı?
CHP'nin oyu %70'ti de
Kemal Kılıçdaroğlu bu oyu %48'e mi düşürdü?
%25'e mi düşürdü?
Değişim isteyip, 7 defa milletvekili seçileceksin,
şimdi Kemal Kılıçdaroğlu başarısız diyeceksin.
Neredeydin? Hangi çalışmayı yaptın?
O zaman Kemal Kılıçdaroğlu'nu suçlayan arkadaşlar
önce kendileri ne çalıştılar onun hesabını versinler.
%48..
25 milyon 500 bin oy almış,
hakikaten bana göre Türkiye'de son yıllarda
büyük bir birliktelik"
#mutlakbutlan #özgürözel #chp
Verilen bu mutlak butlan kararıyla Yüksek Seçim Kurulu, sandık; dolayısıyla demokrasi yok sayılmıştır.
Verilen bu kararın demokrasimize, hukuk sistemimize, ülke ekonomimize ve uluslararası itibarımıza ağır sonuçları olacaktır.
Anahtar Parti olarak her zaman adaletin, demokrasinin, millet iradesinin ve devletin kurumsal varlığının yanında olduğumuzu ifade ederek, kararı doğru bulmadığımızı Türk milletine saygıyla arz ederiz.
@_Devletci_ Dünya ateş çemberi, savaşlar zulümler almış başını gidiyor, bize tecrübe lazım, bu güne kadar bizi savaşların gölgesinde beladan uzak tutan sayın cumhurbaşkanımızın önderliğinde Ak Partiyle devam inşallah.
Ben Gvir’in sergilediği ahlaksız ve hukuk tanımaz tutum, bugün bir kez daha İsrail’in gerçek yüzünü bütün dünyaya göstermiştir. İnsan haklarını, diplomatik teamülleri ve uluslararası hukuku hiçe sayan bu yaklaşım; yalnızca belirli kişilere değil, insanlığın ortak vicdanına yönelmiş açık bir saldırıdır.
Türkiye başta olmak üzere bütün dünya ülkeleri, vatandaşlarına yönelik gerçekleştirilen bu haksız alıkoymalara karşı güçlü ve kararlı bir ses yükseltmelidir. İsrail, Sumud üzerinden aslında yalnızca bir kafileyi değil; insan haklarını savunan milyonların iradesini, vicdanını ve onurunu hedef almıştır. Bu aşağılayıcı ve saldırgan tavır asla kabul edilemez.
Özellikle Türkiye’nin en büyük emek ve sivil toplum hareketlerinden biri olan HAK-İŞ Konfederasyonumuzun yöneticilerine yönelik bu tutum, sadece bir kuruma değil, milletimizin iradesine ve insanlık değerlerine yapılmış bir saygısızlıktır. Artık dünya yeni bir perdeyi aralamalı; yıllardır hukuksuzluk, işgal ve baskıyla ayakta duran İsrail’in gerçek yüzünü görmeli ve bu terör politikalarına karşı ortak bir duruş sergilemelidir.
Sessiz kalan herkes bilmelidir ki; bugün Gazze’de susturulmak istenen şey yalnızca insanlar değil, insanlığın vicdanıdır.