Hakan Başarslan
138 posts

Hakan Başarslan
@outpost31HB
https://t.co/KnzEiToOGY https://t.co/IXkTuuMC2m https://t.co/zDqOr104aG

yazıYORUM Neler Oluyor ve Dünya Nereye Gidiyor? 3 Ve sonrası... Küresel sapkın güçler, kendi hesaplamalarına göre belirledikleri en yakın tarih olan 2033'te, Mesihin geleceğini öngörüyorlar ve Mesihin gelişinin ardından 2034'te ise bir dünya savaşı çıkartmayı plânlıyorlar. Mesihin gelişi ve olası dünya savaşı olmadan önce ise; ekonomi, ticaret, tedarik, piyasa, hammadde, enerji vs açısından, tüm dünya ülkelerinin belini kırmak için; önümüzdeki bir kaç yıl içerisinde yeni bir küresel pandemi senaryosu daha uygulanması plânlanıyor. Küresel Güçlerin şu anda bir dünya savaşını kaldırabilecek ekonomik güçleri olmadığı için bölgesel operasyonlar yapıyorlar ve gelecekteki savaş için şimdiden kritik yeraltı cevherleri, hammadde ve enerji alanlarıyla birlikte, kara-deniz ticaret ve enerji geçiş noktalarına çöküyorlar ve kendilerini hazırlıyorlar. Yeni küresel pandemi gelmeden, kapanmalar olmadan ve dünya durmadan önce; küresel güçler ABD ve İsraili kullanarak hem dünyayı dizayn ediyor hem de yer altı cevherlerine, yeni ticaret yolları geçiş noktalarına ve enerji alanlarına çökerek, şimdiden gelecekte ayakta kalacak tek güçlü devlet olmak için ekonomisini güçlendiriyor. Gelecek pandemiyle kendileri hariç ayakta kalacak devletler olmayacağı ve tüm dünya adeta yumuşak bir lokma hâline geleceği için, istedikleri gibi dünyayı yutacaklar ve istedikleri projeleri dayatacaklar. Elbette plânları açısından bu tarihleri erkene çekme veya ileriye atma durumları da olabilir. İşler plânladıkları gibi gitmez ise, ellerinde az sayıda tarih kaldı ve o tarihlerde hedeflerine ulaşmaya çalışacaklar. Hürmüz Boğazı sonrası sıra Kızıldenize çökmeye gelecek. Somaliland olayı durup dururken ortaya çıkmadı. Sırada Kızıldenizi kontrol etmek için Yemenin karışması ve belki de bölünmesi var. Ve daha önce yazdığım gibi bizi bekleyen bir Kıbrıs sorunu önümüze getirilecek. Sonra sırada ise Keşmir ve Avusturalya var. Dünyada olan olaylarda ortaya çıkan huzursuzluk, gerilim, korku ve güvenlik sorununu ise, Nato'nun genişlemesiyle halledecekler. Trump'ın sürekli Nato'yu sert bir şekilde eleştirmesi ve ABD'nin Natodan çıkacağını söylemesi sebepsiz değil. Oluşturdukları plânlı sahte krizler, gerilimler ve çatışmalar sayesinde; dünyada ve dünyadaki farklı bölgelerde plânlı güvenlik sorunu oluşturuyorlar ve oluşturacaklar. Latin Baharından sonra sırada Afrika Baharı ve Asya-Pasifik Baharı var. Planları çerçevesinde Total Kontrol için; Ortadoğu, Avrupa, Güney Amerika, Afrika, Asya-Pasifik vs bölgesel Nato'ları oluşturulması ve bölge ülkelerinin buna mecbur hale getirilmesi plânlarında. Küresel Oyun Kurucuların ana hedefi olan Tek Dünya Krallığı ve Hükümdarlığı'nın oluşabilmesi için; önce askeri anlamda Natonun küresel çapta genişlemesi ve Tek Dünya Ordusu kurulması gerekli. Tek Dünya Ordusu olmadan Tek Dünya Devleti ve Krallığı olamaz! Dünyada olan olaylar, beklenen Mesih gelmeden önce Tek Dünya Devleti ve Ordusunun oluşturulabilmesi için yapılan kontrollü kaos operasyonlarıdır. Kaos ve krizler olmadan; güvenlik sorunu ortaya çıkmaz, Nato genişleyemez, asker müdahale edemez ve küresel çapta total kontrol sağlanamaz! Önümüzdeki 10 yıl ve sonrası çalkantılı geçeceğe benziyor. Plânlananlar arasında tekrardan küresel pandemi, elektrik ve enerji kesintileri, gıda ve hammadde sıkıntısı, tedarik zincirinin durması, ekonomik kriz, borsa çöküşleri, hiperenflasyon, iflaslar, işsizlik, halk ayaklanmaları, darbeler, suikastler, anarşi, bölgesel sıcak çatışmalar, savaş, nükleer sızıntı, bölgesel göçler, bioterör, 11 Eylül ve Pearl Harbor benzeri ''inside job'' sahte bayrak operasyonları ve nükleer silahların kullanımı da dâhil değişik senaryolar söz konusu. Şu anda dünyada olan bütün olaylar 2033/34 yıllarına ve sonrasına hazırlık. Tek Dünya Ordusu'ndan sonra ise sıra hızlı bir şekilde; tek dünya parası, tek dünya dini, karbon ayak izi, kotalı enerji-elektrik ve su, dijital kimlik/çip, evrensel temel gelir(şartlı maaş sistemi), vatandaşlık puanı, seyahat kısıtlaması, mikroçip ve biyometrik takip, yapay et ve gıdalar, zorunlu aşılama, otomasyon ve robotik sistemler, Metaverse, BlockChain, Singularity, Transhumanizm vs gibi projelere gelecek. Dünyada olan şeyleri birbirinden bağımsız okumayınız. Tüm Dünya Küresel Güçler tarafından Neo Sosyalizm ve Neo Faşizm'e doğru sürükleniyor. Daha sonra ne mi olacak? Dijital Sosyalizm! Dijital Faşizm! Tekno Terör! Hollywood çok iyi bir rehberdir. İyi takip ediniz. O filmler ve diziler boşa çekilmiyor/çektirilmiyor! Görüldüğü üzere Küresel Güçler, bir taşla 10 kuş vurmadan taş atmıyorlar. Ve yine görüldüğü üzere masanın -yani Total Kontrol'ün ayakta olabilmesi için, masanın TEOpolitik, Jeopolitik, Ekonomik, Askeri olarak 4 ayağının da sağlam olması gerekiyor. En nihâye; Herşeyin en doğrusunu ve içyüzünü Allah bilir. ''Onlar tuzaklar/plânlar yaparlarken, Allah da karşı plânlar yapıyordu. Ve Allah plân yapanların en hayırlısıdır.'' (Enfâl 30)







Why is Trump threatening to leave NATO? Because the Israelis have already announced they want to attack Turkey next - and Turkey is in NATO. Israel can't attack our own alliance, so they have to first destroy that alliance.









yazıYORUM Neler Oluyor ve Dünya Nereye Gidiyor? 4 Türkiye... Trump'ın; ''Türkiye'nin çok büyük ve yıpranmamış bir ordusu var.'' sözlerine, Tom Barrack'ın ''Artık dünyanın jandarması değiliz'', ''Suriye'de Federasyon ya da ona benzer bir şey olmalı'', ''Bence Türkiye, tüm bu olayların merkezinde olabilir'', sözlerini eklerseniz ve The Economics dergisi ''The Don's New World Order'' kapağını incelerseniz olan bitene şaşırmazsınız. Trump'ın sürekli sert bir şekilde NATO'yu eleştirmesi ve ABD'nin NATO'dan çıkacacağını söylemesi sebepsiz olmadığı gibi; Trump'ın sürekli bizi övmesi de sebepsiz değil. Müesses Nizam tarafından Tek dünya birliğinin olmazsa olmaz parametrelerinden olan Tek Dünya Devleti ve Ordusu'na giderken, yakın gelecekte kurulması planlanan Avrupa, Ortadoğu vs Nato'sunun ayak sesleri bunlar ve bu bölgelerden bazılarının güvenlik ve kontrol işlerinin Türkiye'ye ihâle edilmesi sözkonusu. Bir taraftan bu bölgelerin güvenliğinin ve idâresinin bize verilmesi gururumuzu okşayıp ''Yeniden Büyük Osmanlı'' idealini canlı tutacak, tarihi geçmişimiz sebebiyle halkta sempati oluşturacak ve siyasilere artı olarak yazacak; fakat diğer taraftan Türkiye sorunlar yumağına gömülüp, sorunlardan başını kaldıramayıp enerjisinin bölünmesi sonucu, etrafının askeri açıdan kuşatılması ile enerji ile ticaret yollarından bypass edilmesine seyirci kalıp müdâhil olamayacaktır. Plân en başından beri ''Türkiyenin büyütülüp küçültülmesi'' senaryosuna göre dizayn ediliyor. Tabii ki olayların zâhiren jeostratejik, jeopolitik, ekonomik yönleri olduğu gibi; TEOpolitik yönleri de mevcut. Yeni Dünya Düzeni kurulana kadar, kısa ve orta vadede bize bölgede ihtiyaçları var. Fakat gelecekte asıl plânları Ortadoğu NATO'su kurulduğunda, yeniden dizayn ettikleri İran'ı yada bölgedeki başka bir ülkeyi NATO'ya almak ve bizi NATO'dan çıkarmak. Ticaret ve enerji yollarından dışlanmış, ekonomisi zayıflamış, NATO'dan çıkarak savunmasız ve desteksiz kalmış olan Türkiye ise; işgal dâhil her türlü saldırı ve operasyona açık hâle gelecek. Son olarak yıllardır Rothschield ailesinin Türkiyeye yatırımlar yapması ile, Rothschield kontrolündeki BlackRock şirketinin başkanının neden Türkiyeye gelmiş olabileceğini ve Cumhurbaşkanımızla neler görüşmüş olabileceğine de değinelim ve olası senaryoları yazalım. Yeni enerji ve ticaret yolları aktif hâle gelene kadar, kısa ve orta vadede Türkiye'nin konumu gereği, doğu-batı arasında enerji, ticaret ve tedarik transit geçiş yolu olmasını plânlıyorlar. Ve bölgesel güvenliği sağlama, kontrol ve jandarmalık görevi için Türkiye'nin askeri gücünü ve bölgedeki tarihi geçmişini kullanmak istiyorlar. Ayrıca kurulması plânlanan Ortadoğu ve Avrupa NATO'su gibi oluşumlarda bizi kullanmak istiyorlar. Bunlar için askeri ve teknolojik gelişmişlik gerekiyor. Askeri ve teknolojik gelişmişlik içinse, finans gücü gerekiyor. Ayrıca; Kanal İstanbul, Ada İstanbul/Ekümenopolis projeleri dışında; Yeni Dünya Düzeniyle uyumlu olmak için Dijital TL/Para teknolojisi ve altyapısı, Blockchain, Yeni Dünya Düzeni'nin Gıda, Tarım, Hayvancılık, Sağlık, Tıp, İklim, Karbon, İletişim, Emniyet, Güvenlik... vs politikalarına uyumlu altyapıların hazırlanması ve otomasyon, dijitalizm ile robotik sistemlere geçmek için hazırlıklar yapılması gerekli. Ve tüm bunlar içinse büyük bir finans gücü gerekiyor. Türkiyeyi ilerde kendileri teslim almak ve yönetmek için hazırlamak, geliştirmek ve dönüştürmek istiyorlar. İstanbul'da kurulan ve hâlen geliştirilen, ve yeni ''Yeni Wall Street'' ve ''Yeni Manhattan'' olması beklenen ''İstanbul Finans Merkezi'' kompleksi bile bu senaryolarla ilgili. Ve gelecek olan yeni küresel pandemi'de Türkiyenin kendi plânları ve çıkarları için ayakta kalabilmesı için, finans gücüne ve desteğine ihtiyacı olduğu da unutulmamalı. Sayın Cumhurbaşkanının BlackRock başkanı ile görüşmesinden birkaç gün sonra yaptığı konuşmasında kurduğu aşağıdaki cümleler ve kullanmış olduğu kelimeler, öngörülerimizi ve tahminlerimizi destekler nitelikte. "Türkiye çok uluslu şirketlerin merkezi olacak. Düzenlemeleri en kısa zamanda hayata geçireceğiz, Talimatlarımız doğrultusunda ekonomi kurmay ekibimiz şu an Türkiye’yi çok uluslu şirketler için bölgesel yönetim merkezi olarak güçlü bir şekilde konumlandırmak. Transit ticaret' te küresel cazibe merkezine dönüştürmek... İstanbul Finans Merkezi’ni dünyanın önde gelen finans merkezlerinden biri haline getirmek için yoğun çaba sarf ediyor. Tıpkı salgın döneminde olduğu gibi bu küresel krizin de ülkemizin önünde yeni kapılar açacağına biz yürekten inanıyoruz'' Ortadoğudaki ve Dünyadaki gelişmeler karşısında eğer Türkiye küresel güçlerin dayattıkları plânlara aykırı hareket etmek yoluna giderse; Türkiyeyi kendi içinde sıkıştırmak için, barış süreci meselesi pürüzlenebilir ve terör tekrardan aktif hâle getirilebilir. Ekonomik yaptırımlar ise her zaman için masada hazır bekliyor. Ayrıca hükümeti sıkıştırmak için İmamoğlu meselesini de gündemlerine alabilirler. Önümüzdeki dönemde Türkiye kendisine verilen diğer talimatlar ile birlikte, barış süreci, af, anayasal değişiklikler, Heybeliada ruhban okulunun açılması gibi ''ödev''leri yerine getirmesi konusunda sıkıştırılacak. Ayrıca önümüze Kıbrıs ve Kudüs sorunları da getirilecek. Bize yapacakları yatırımlar, kredi ve finans desteği onlarla uyumlu olmamıza göre şekillenecektir. Son tahlil de; Trump'ın Cumhurbaşkanımız için söylediği; ''onun yapması gerekenler var'' cümlesini iyi düşünmek gerekiyor. En nihâye; Herşeyin en doğrusunu ve içyüzünü Allah bilir. ''Onlar tuzaklar/plânlar yaparlarken, Allah da karşı plânlar yapıyordu. Ve Allah plân yapanların en hayırlısıdır.'' (Enfâl 30)


İSTANBULLULARA BOMBA HABER! Kaynaklarımızdan aldığımız bilgilere göre İstanbul’un bazı ilçeleri bölünerek yeni ilçeler oluşturulacak. Önümüzdeki yıl İstanbul’un yerel yönetimler dosyası hazırlanarak TBMM Genel Kurulu’na sunulacağı ifade edildi. Nüfusu 1 milyon 400 bini bulan Esenyurt 3’e, 1 milyona yaklaşan Küçükçekmece 2’ye, 800 bin aşan Ümraniye 2’ye, Pendik 2’ye, Bağcılar 2’ye bölüneceği belirtiliyor. Ayrıca nüfusu 600 bine yakın olan Sancaktepe, Gaziosmanpaşa, Bağcılar, Üsküdar ve Sultangazi’nin de bölünmesi gündemde. BİZİ TAKİPTE KALIN istanbultakipte.com




Türkiye’nin enerji krizine karşı dünyaya sunduğu öneri. Enerji Bakanı Bayraktar: “Yeni enerji mimarisi kurmak zorundayız. Üç önerimiz var: 1. Yıllardır konuştuğumuz Türkmen gazının Hazar üzerinden Türkiye’ye ve Avrupa’ya gidişini hayata geçirmek. 2.Irak-Türkiye boru hattının Basra körfezine kadar uzatmak. 3. Katar’dan Suudi Arabistan, Ürdün ve Suriye üzerinden Türkiye’ye ulaşacak doğalgaz boru hattı inşa etmek. Yani dünyanın ve bu bölgenin yapması gereken en önemli şey enerji mimarisinde bu gibi çeşitlendirmedir.” @TCEnerji Bakanı @aBayraktar1 ile Al Jazeera için röportaj yaptık. Son derece kritik ve stratejik tespitler 👇 aja.ws/nonnkm Arapçası kemalozturk.com.tr/blog/yeni-bir-… Türkçesi

yazıYORUM Neler Oluyor ve Dünya Nereye Gidiyor? 3 Ve sonrası... Küresel sapkın güçler, kendi hesaplamalarına göre belirledikleri en yakın tarih olan 2033'te, Mesihin geleceğini öngörüyorlar ve Mesihin gelişinin ardından 2034'te ise bir dünya savaşı çıkartmayı plânlıyorlar. Mesihin gelişi ve olası dünya savaşı olmadan önce ise; ekonomi, ticaret, tedarik, piyasa, hammadde, enerji vs açısından, tüm dünya ülkelerinin belini kırmak için; önümüzdeki bir kaç yıl içerisinde yeni bir küresel pandemi senaryosu daha uygulanması plânlanıyor. Küresel Güçlerin şu anda bir dünya savaşını kaldırabilecek ekonomik güçleri olmadığı için bölgesel operasyonlar yapıyorlar ve gelecekteki savaş için şimdiden kritik yeraltı cevherleri, hammadde ve enerji alanlarıyla birlikte, kara-deniz ticaret ve enerji geçiş noktalarına çöküyorlar ve kendilerini hazırlıyorlar. Yeni küresel pandemi gelmeden, kapanmalar olmadan ve dünya durmadan önce; küresel güçler ABD ve İsraili kullanarak hem dünyayı dizayn ediyor hem de yer altı cevherlerine, yeni ticaret yolları geçiş noktalarına ve enerji alanlarına çökerek, şimdiden gelecekte ayakta kalacak tek güçlü devlet olmak için ekonomisini güçlendiriyor. Gelecek pandemiyle kendileri hariç ayakta kalacak devletler olmayacağı ve tüm dünya adeta yumuşak bir lokma hâline geleceği için, istedikleri gibi dünyayı yutacaklar ve istedikleri projeleri dayatacaklar. Elbette plânları açısından bu tarihleri erkene çekme veya ileriye atma durumları da olabilir. İşler plânladıkları gibi gitmez ise, ellerinde az sayıda tarih kaldı ve o tarihlerde hedeflerine ulaşmaya çalışacaklar. Hürmüz Boğazı sonrası sıra Kızıldenize çökmeye gelecek. Somaliland olayı durup dururken ortaya çıkmadı. Sırada Kızıldenizi kontrol etmek için Yemenin karışması ve belki de bölünmesi var. Ve daha önce yazdığım gibi bizi bekleyen bir Kıbrıs sorunu önümüze getirilecek. Sonra sırada ise Keşmir ve Avusturalya var. Dünyada olan olaylarda ortaya çıkan huzursuzluk, gerilim, korku ve güvenlik sorununu ise, Nato'nun genişlemesiyle halledecekler. Trump'ın sürekli Nato'yu sert bir şekilde eleştirmesi ve ABD'nin Natodan çıkacağını söylemesi sebepsiz değil. Oluşturdukları plânlı sahte krizler, gerilimler ve çatışmalar sayesinde; dünyada ve dünyadaki farklı bölgelerde plânlı güvenlik sorunu oluşturuyorlar ve oluşturacaklar. Latin Baharından sonra sırada Afrika Baharı ve Asya-Pasifik Baharı var. Planları çerçevesinde Total Kontrol için; Ortadoğu, Avrupa, Güney Amerika, Afrika, Asya-Pasifik vs bölgesel Nato'ları oluşturulması ve bölge ülkelerinin buna mecbur hale getirilmesi plânlarında. Küresel Oyun Kurucuların ana hedefi olan Tek Dünya Krallığı ve Hükümdarlığı'nın oluşabilmesi için; önce askeri anlamda Natonun küresel çapta genişlemesi ve Tek Dünya Ordusu kurulması gerekli. Tek Dünya Ordusu olmadan Tek Dünya Devleti ve Krallığı olamaz! Dünyada olan olaylar, beklenen Mesih gelmeden önce Tek Dünya Devleti ve Ordusunun oluşturulabilmesi için yapılan kontrollü kaos operasyonlarıdır. Kaos ve krizler olmadan; güvenlik sorunu ortaya çıkmaz, Nato genişleyemez, asker müdahale edemez ve küresel çapta total kontrol sağlanamaz! Önümüzdeki 10 yıl ve sonrası çalkantılı geçeceğe benziyor. Plânlananlar arasında tekrardan küresel pandemi, elektrik ve enerji kesintileri, gıda ve hammadde sıkıntısı, tedarik zincirinin durması, ekonomik kriz, borsa çöküşleri, hiperenflasyon, iflaslar, işsizlik, halk ayaklanmaları, darbeler, suikastler, anarşi, bölgesel sıcak çatışmalar, savaş, nükleer sızıntı, bölgesel göçler, bioterör, 11 Eylül ve Pearl Harbor benzeri ''inside job'' sahte bayrak operasyonları ve nükleer silahların kullanımı da dâhil değişik senaryolar söz konusu. Şu anda dünyada olan bütün olaylar 2033/34 yıllarına ve sonrasına hazırlık. Tek Dünya Ordusu'ndan sonra ise sıra hızlı bir şekilde; tek dünya parası, tek dünya dini, karbon ayak izi, kotalı enerji-elektrik ve su, dijital kimlik/çip, evrensel temel gelir(şartlı maaş sistemi), vatandaşlık puanı, seyahat kısıtlaması, mikroçip ve biyometrik takip, yapay et ve gıdalar, zorunlu aşılama, otomasyon ve robotik sistemler, Metaverse, BlockChain, Singularity, Transhumanizm vs gibi projelere gelecek. Dünyada olan şeyleri birbirinden bağımsız okumayınız. Tüm Dünya Küresel Güçler tarafından Neo Sosyalizm ve Neo Faşizm'e doğru sürükleniyor. Daha sonra ne mi olacak? Dijital Sosyalizm! Dijital Faşizm! Tekno Terör! Hollywood çok iyi bir rehberdir. İyi takip ediniz. O filmler ve diziler boşa çekilmiyor/çektirilmiyor! Görüldüğü üzere Küresel Güçler, bir taşla 10 kuş vurmadan taş atmıyorlar. Ve yine görüldüğü üzere masanın -yani Total Kontrol'ün ayakta olabilmesi için, masanın TEOpolitik, Jeopolitik, Ekonomik, Askeri olarak 4 ayağının da sağlam olması gerekiyor. En nihâye; Herşeyin en doğrusunu ve içyüzünü Allah bilir. ''Onlar tuzaklar/plânlar yaparlarken, Allah da karşı plânlar yapıyordu. Ve Allah plân yapanların en hayırlısıdır.'' (Enfâl 30)



yazıYORUM Neler Oluyor ve Dünya Nereye Gidiyor? 3 Ve sonrası... Küresel sapkın güçler, kendi hesaplamalarına göre belirledikleri en yakın tarih olan 2033'te, Mesihin geleceğini öngörüyorlar ve Mesihin gelişinin ardından 2034'te ise bir dünya savaşı çıkartmayı plânlıyorlar. Mesihin gelişi ve olası dünya savaşı olmadan önce ise; ekonomi, ticaret, tedarik, piyasa, hammadde, enerji vs açısından, tüm dünya ülkelerinin belini kırmak için; önümüzdeki bir kaç yıl içerisinde yeni bir küresel pandemi senaryosu daha uygulanması plânlanıyor. Küresel Güçlerin şu anda bir dünya savaşını kaldırabilecek ekonomik güçleri olmadığı için bölgesel operasyonlar yapıyorlar ve gelecekteki savaş için şimdiden kritik yeraltı cevherleri, hammadde ve enerji alanlarıyla birlikte, kara-deniz ticaret ve enerji geçiş noktalarına çöküyorlar ve kendilerini hazırlıyorlar. Yeni küresel pandemi gelmeden, kapanmalar olmadan ve dünya durmadan önce; küresel güçler ABD ve İsraili kullanarak hem dünyayı dizayn ediyor hem de yer altı cevherlerine, yeni ticaret yolları geçiş noktalarına ve enerji alanlarına çökerek, şimdiden gelecekte ayakta kalacak tek güçlü devlet olmak için ekonomisini güçlendiriyor. Gelecek pandemiyle kendileri hariç ayakta kalacak devletler olmayacağı ve tüm dünya adeta yumuşak bir lokma hâline geleceği için, istedikleri gibi dünyayı yutacaklar ve istedikleri projeleri dayatacaklar. Elbette plânları açısından bu tarihleri erkene çekme veya ileriye atma durumları da olabilir. İşler plânladıkları gibi gitmez ise, ellerinde az sayıda tarih kaldı ve o tarihlerde hedeflerine ulaşmaya çalışacaklar. Hürmüz Boğazı sonrası sıra Kızıldenize çökmeye gelecek. Somaliland olayı durup dururken ortaya çıkmadı. Sırada Kızıldenizi kontrol etmek için Yemenin karışması ve belki de bölünmesi var. Ve daha önce yazdığım gibi bizi bekleyen bir Kıbrıs sorunu önümüze getirilecek. Sonra sırada ise Keşmir ve Avusturalya var. Dünyada olan olaylarda ortaya çıkan huzursuzluk, gerilim, korku ve güvenlik sorununu ise, Nato'nun genişlemesiyle halledecekler. Trump'ın sürekli Nato'yu sert bir şekilde eleştirmesi ve ABD'nin Natodan çıkacağını söylemesi sebepsiz değil. Oluşturdukları plânlı sahte krizler, gerilimler ve çatışmalar sayesinde; dünyada ve dünyadaki farklı bölgelerde plânlı güvenlik sorunu oluşturuyorlar ve oluşturacaklar. Latin Baharından sonra sırada Afrika Baharı ve Asya-Pasifik Baharı var. Planları çerçevesinde Total Kontrol için; Ortadoğu, Avrupa, Güney Amerika, Afrika, Asya-Pasifik vs bölgesel Nato'ları oluşturulması ve bölge ülkelerinin buna mecbur hale getirilmesi plânlarında. Küresel Oyun Kurucuların ana hedefi olan Tek Dünya Krallığı ve Hükümdarlığı'nın oluşabilmesi için; önce askeri anlamda Natonun küresel çapta genişlemesi ve Tek Dünya Ordusu kurulması gerekli. Tek Dünya Ordusu olmadan Tek Dünya Devleti ve Krallığı olamaz! Dünyada olan olaylar, beklenen Mesih gelmeden önce Tek Dünya Devleti ve Ordusunun oluşturulabilmesi için yapılan kontrollü kaos operasyonlarıdır. Kaos ve krizler olmadan; güvenlik sorunu ortaya çıkmaz, Nato genişleyemez, asker müdahale edemez ve küresel çapta total kontrol sağlanamaz! Önümüzdeki 10 yıl ve sonrası çalkantılı geçeceğe benziyor. Plânlananlar arasında tekrardan küresel pandemi, elektrik ve enerji kesintileri, gıda ve hammadde sıkıntısı, tedarik zincirinin durması, ekonomik kriz, borsa çöküşleri, hiperenflasyon, iflaslar, işsizlik, halk ayaklanmaları, darbeler, suikastler, anarşi, bölgesel sıcak çatışmalar, savaş, nükleer sızıntı, bölgesel göçler, bioterör, 11 Eylül ve Pearl Harbor benzeri ''inside job'' sahte bayrak operasyonları ve nükleer silahların kullanımı da dâhil değişik senaryolar söz konusu. Şu anda dünyada olan bütün olaylar 2033/34 yıllarına ve sonrasına hazırlık. Tek Dünya Ordusu'ndan sonra ise sıra hızlı bir şekilde; tek dünya parası, tek dünya dini, karbon ayak izi, kotalı enerji-elektrik ve su, dijital kimlik/çip, evrensel temel gelir(şartlı maaş sistemi), vatandaşlık puanı, seyahat kısıtlaması, mikroçip ve biyometrik takip, yapay et ve gıdalar, zorunlu aşılama, otomasyon ve robotik sistemler, Metaverse, BlockChain, Singularity, Transhumanizm vs gibi projelere gelecek. Dünyada olan şeyleri birbirinden bağımsız okumayınız. Tüm Dünya Küresel Güçler tarafından Neo Sosyalizm ve Neo Faşizm'e doğru sürükleniyor. Daha sonra ne mi olacak? Dijital Sosyalizm! Dijital Faşizm! Tekno Terör! Hollywood çok iyi bir rehberdir. İyi takip ediniz. O filmler ve diziler boşa çekilmiyor/çektirilmiyor! Görüldüğü üzere Küresel Güçler, bir taşla 10 kuş vurmadan taş atmıyorlar. Ve yine görüldüğü üzere masanın -yani Total Kontrol'ün ayakta olabilmesi için, masanın TEOpolitik, Jeopolitik, Ekonomik, Askeri olarak 4 ayağının da sağlam olması gerekiyor. En nihâye; Herşeyin en doğrusunu ve içyüzünü Allah bilir. ''Onlar tuzaklar/plânlar yaparlarken, Allah da karşı plânlar yapıyordu. Ve Allah plân yapanların en hayırlısıdır.'' (Enfâl 30)



















