
Ozan İsaoğlu
12.3K posts

Ozan İsaoğlu
@ozanisaoglu
Akdeniz Üni./ Hogwarts 🎓🎥🇹🇷


Harry Potter dizisindeki Severus Snape karakterine ait ilk görsel:

Kubilay Kaan Kundakçı cinayetinin güvenlik kamerası görüntüleri:

Napolyon’un III.Selim’e hediyesi. Baktıkça beni hatırlarsın demiş reis.

SON DAKİKA | Aleyna Kalaycıoğlu tutuklandı.

Aras Bulut İynemli’nin Halit Ergenç’in set odasını basmaya gitmesi ve tarihe benzer bir şekilde yine kurban gitmesi

Samsun’da bir çiftçi, ilaçlama yaptığı tarım dronuna tutunarak diğer tarlaya geçti.

Netanyahu is panicking. He admits on camera that he and Trump are desperately trying to drag Europe and the rest of the world into their disastrous war. He is begging the international community for help because the US and Israel cannot win this alone.

ABD saldırılarında öldürülen Minab İlkokulu öğrencileri...


🔴#SONDAKİKA | ABD’YE AİT F-35 SAVAŞ UÇAĞI İRAN TARAFINDAN SALDIRIYA UĞRADI VE ORTA DOĞU’DAKİ BİR ÜSSE ACİL İNİŞ YAPTI. — CNN Olay doğrulanırsa ABD’nin 5. nesil bir savaş uçağının vurulduğu ilk olay olabilir.


“İran’ın saldırılarına dair Arap ve İslam ülkeleri Dışişleri Bakanları İstişari Toplantısında Şu Ortak Açıklama Çıktı: 1. Türkiye Cumhuriyeti, Azerbaycan Cumhuriyeti, Bahreyn Krallığı, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Kuveyt Devleti, Lübnan Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Katar Devleti, Suudi Arabistan Krallığı, Suriye Arap Cumhuriyeti, ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları, İran saldırılarına ilişkin olarak hicri 29 Ramazan 144, miladi 18 Mart 2026 Çarşamba günü Riyad’da istişari bir bakanlar toplantısı gerçekleştirmiştir. 2. Bakanlar, İran’ın Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerine, Ürdün Haşimi Krallığı’na, Azerbaycan Cumhuriyeti’ne ve Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik saldırılarını ele almış; balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla gerçekleştirilen ve yerleşim alanlarını, sivil altyapıyı — petrol tesisleri, tuzdan arındırma tesisleri, havalimanları, konut binaları ve diplomatik misyonlar dahil — hedef alan bu kasıtlı İran saldırılarını kınadıklarını ve reddettiklerini teyit etmişlerdir. Bakanlar, bu tür saldırıların hiçbir gerekçeyle veya hiçbir şekilde meşrulaştırılamayacağını vurgulamışlardır. Ayrıca devletlerin, Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesi uyarınca kendilerini savunma hakkına sahip olduklarını ifade etmişlerdir. 3. Bakanlar, İran’a saldırılarını derhal durdurma çağrısında bulunmuş ve uluslararası hukuk, uluslararası insancıl hukuk ve iyi komşuluk ilkelerine saygı gösterilmesinin, tırmanmanın sona erdirilmesi, bölgenin güvenlik ve istikrarının sağlanması ve krizlerin çözümünde diplomasinin teşvik edilmesi için ilk adım olduğunu vurgulamışlardır. Bakanlar ayrıca İran ile ilişkilerin geleceğinin, devletlerin egemenliğine saygı gösterilmesine, iç işlerine karışılmamasına, egemenliklerinin veya topraklarının herhangi bir şekilde ihlal edilmemesine ve askeri kabiliyetlerin bölge ülkelerini tehdit edecek şekilde kullanılmaması veya geliştirilmemesine bağlı olduğunu belirtmişlerdir. 4. Bakanlar, İran’ın, tüm saldırıların derhal durdurulmasını, komşu devletlere yönelik her türlü provokatif eylem veya tehdidin koşulsuz biçimde sona erdirilmesini ve İran’ın kendi hedeflerine hizmet etmek üzere Arap ülkelerindeki bağlantılı milisleri destekleme, finanse etme ve silahlandırma faaliyetlerini durdurmasını öngören 2817 (2026) sayılı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Kararı’nı uygulama yükümlülüğüne uyması gerektiğini vurgulamışlardır. Ayrıca İran’ın, Hürmüz Boğazı’nda uluslararası deniz trafiğini kapatmaya veya engellemeye yönelik herhangi bir tedbir veya tehdide başvurmaktan ve Bab el-Mendeb’de deniz güvenliğini tehlikeye atmaktan kaçınması gerektiğini ifade etmişlerdir. 5. Bakanlar, Lübnan’ın güvenliği, istikrarı ve toprak bütünlüğüne desteklerini yinelemiş; Lübnan devletinin egemenliğinin ülkenin tüm topraklarında etkinleştirilmesini ve silahların devletin tekelinde tutulmasına ilişkin Lübnan hükümeti kararını desteklediklerini belirtmişlerdir. Ayrıca İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırganlığını ve bölgedeki yayılmacı politikasını kınamışlardır. 6. Bakanlar, gelişmeleri izlemek ve ortaya çıkan meseleleri değerlendirmek amacıyla bu konudaki yoğun istişare ve koordinasyonu sürdürme kararlılıklarını teyit etmiş; ortak tutumların oluşturulmasını ve güvenlik, istikrar ve egemenliklerini korumak, İran’ın topraklarına yönelik HAİN saldırılarını durdurmak için gerekli meşru tedbir ve uygulamaların benimsenmesini sağlayacak şekilde çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etmişlerdir.” @hakanchelik

“İran’ın saldırılarına dair Arap ve İslam ülkeleri Dışişleri Bakanları İstişari Toplantısında Şu Ortak Açıklama Çıktı: 1. Türkiye Cumhuriyeti, Azerbaycan Cumhuriyeti, Bahreyn Krallığı, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Kuveyt Devleti, Lübnan Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Katar Devleti, Suudi Arabistan Krallığı, Suriye Arap Cumhuriyeti, ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları, İran saldırılarına ilişkin olarak hicri 29 Ramazan 144, miladi 18 Mart 2026 Çarşamba günü Riyad’da istişari bir bakanlar toplantısı gerçekleştirmiştir. 2. Bakanlar, İran’ın Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerine, Ürdün Haşimi Krallığı’na, Azerbaycan Cumhuriyeti’ne ve Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik saldırılarını ele almış; balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla gerçekleştirilen ve yerleşim alanlarını, sivil altyapıyı — petrol tesisleri, tuzdan arındırma tesisleri, havalimanları, konut binaları ve diplomatik misyonlar dahil — hedef alan bu kasıtlı İran saldırılarını kınadıklarını ve reddettiklerini teyit etmişlerdir. Bakanlar, bu tür saldırıların hiçbir gerekçeyle veya hiçbir şekilde meşrulaştırılamayacağını vurgulamışlardır. Ayrıca devletlerin, Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesi uyarınca kendilerini savunma hakkına sahip olduklarını ifade etmişlerdir. 3. Bakanlar, İran’a saldırılarını derhal durdurma çağrısında bulunmuş ve uluslararası hukuk, uluslararası insancıl hukuk ve iyi komşuluk ilkelerine saygı gösterilmesinin, tırmanmanın sona erdirilmesi, bölgenin güvenlik ve istikrarının sağlanması ve krizlerin çözümünde diplomasinin teşvik edilmesi için ilk adım olduğunu vurgulamışlardır. Bakanlar ayrıca İran ile ilişkilerin geleceğinin, devletlerin egemenliğine saygı gösterilmesine, iç işlerine karışılmamasına, egemenliklerinin veya topraklarının herhangi bir şekilde ihlal edilmemesine ve askeri kabiliyetlerin bölge ülkelerini tehdit edecek şekilde kullanılmaması veya geliştirilmemesine bağlı olduğunu belirtmişlerdir. 4. Bakanlar, İran’ın, tüm saldırıların derhal durdurulmasını, komşu devletlere yönelik her türlü provokatif eylem veya tehdidin koşulsuz biçimde sona erdirilmesini ve İran’ın kendi hedeflerine hizmet etmek üzere Arap ülkelerindeki bağlantılı milisleri destekleme, finanse etme ve silahlandırma faaliyetlerini durdurmasını öngören 2817 (2026) sayılı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Kararı’nı uygulama yükümlülüğüne uyması gerektiğini vurgulamışlardır. Ayrıca İran’ın, Hürmüz Boğazı’nda uluslararası deniz trafiğini kapatmaya veya engellemeye yönelik herhangi bir tedbir veya tehdide başvurmaktan ve Bab el-Mendeb’de deniz güvenliğini tehlikeye atmaktan kaçınması gerektiğini ifade etmişlerdir. 5. Bakanlar, Lübnan’ın güvenliği, istikrarı ve toprak bütünlüğüne desteklerini yinelemiş; Lübnan devletinin egemenliğinin ülkenin tüm topraklarında etkinleştirilmesini ve silahların devletin tekelinde tutulmasına ilişkin Lübnan hükümeti kararını desteklediklerini belirtmişlerdir. Ayrıca İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırganlığını ve bölgedeki yayılmacı politikasını kınamışlardır. 6. Bakanlar, gelişmeleri izlemek ve ortaya çıkan meseleleri değerlendirmek amacıyla bu konudaki yoğun istişare ve koordinasyonu sürdürme kararlılıklarını teyit etmiş; ortak tutumların oluşturulmasını ve güvenlik, istikrar ve egemenliklerini korumak, İran’ın topraklarına yönelik HAİN saldırılarını durdurmak için gerekli meşru tedbir ve uygulamaların benimsenmesini sağlayacak şekilde çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etmişlerdir.” @hakanchelik

Şuraya bir soru bırakacağım ve savaş bitene kadar Şia konusunu bir daha açmayacağım: İslam Dünyası’yla münasebetinin “kendi alanını genişletmek”ten ibaret olduğunu artık sağır sultanın bile çok iyi bildiği İran, bu karanlık savaş bittikten sonra mezhep ihracı propagandasını daha üst seviyeye taşıyacak ve “İslam Dünyası’nda Amerika ve İsrail’e direnen ve şöyle şöyle zararlar veren tek ülke” söylemi üzerine kurgulayacak. Orta Doğu’dan Avrupa’ya, Orta Asya’dan Afrika’ya bu söylemin yıkıcı etkisi hiç şüphe yok ivmelenecek. Ülkemizi ve insanımızı bu etkiden koruma noktasında tedbirimiz nedir?



