Az önce Milli Takım’dan basın toplantısını izledik. Samet’in açıklamalarını iyi tahlil etmek gerekir. Burada yazılan her cümlenin milli oyuncularımızı nasıl etkilediğini çok net anlattı.
Eşimin, biz evlenmeden önce bir erkeğe yemek pişirdiğini öğrendim. O günden beri yemek masasında otururken inanılmaz rahatsız oluyorum. Her akşam yemeğinde eşimin o adamın karşısında yemek yerkenki görüntüsü aklımdan çıkmıyor. Eşimin, öyle özel bir ortamda başka biriyle aynı tuzluğa dokunduğunu bilmek dahi midemi bulandırıyor. Artık evde sadece zorunlu olduğum için yemek yiyorum.
Reynmen, milli takıma yapılan eleştiriler hakkında konuştu:
Ya arkadaşlar, sabahtan beri yorum okuyorum da… En küçüğü 20, en büyüğü taş çatlasa 30 yaşında. Hayatlarında futboldan daha iyi yaptıkları bir şey olmadığı için milli takımda oynayan gencecik çocuklarla ilgili o kadar ağır ithamlarda bulunuluyor, o kadar zorbalayıcı şeyler yazılıyor ki…
Ne güzel işte; Kaş’ta antik tiyatroya ekran kurulmuş, camilerde ekranlar kurulmuş. Ülkede bir sinerji yaratılmış. Biraz da keyif almaya baksak. Bu kadar “Allah kahretsin seni Arda!”, “Adam akıllı oynasana Kenan!” falan…
Zaten ellerinden gelenin en iyisini yapmak için oraya gitmediler mi? Bazen yapamazsın. Olur yani. Bu kadar büyütmeye gerek var mı?
Ne güzel sabah 7’de kalktık, maçı izledik, sinir olduk. Sonra başlıyorlar: “Primleri aldınız, bonusları aldınız…” Abi alacak tabii. Siz deli misiniz? Adamın hayatında para kazandığı tek alan, yapmayı bildiği en iyi şey futbol. Bu işten para kazanacak tabii ki.
Bu arada çok kazanıyorlar, harbi. Ama adam hayatı boyunca bunun için çalışmış. Asıl reklam filmlerinden para kazanmasınlar, asıl çocukları o alanda sömürmesinler. Bir bakıyorum Türk Hava Yolları, bir bakıyorum başka bir marka… Sürekli her yerdeler. Üstelik çoğu zaman da gerçeğini oynatamayan yapay zekâlarla reklam çekiliyor. Bence bunlar çok makul hareketler değil.
Bence eleştirilecekse teknik direktör eleştirilmeli. Futboldan çok anlamıyorum açıkçası; son 1-2 senedir daha ilgiliyim, biraz takip ediyorum. Ama çok özür dilerim, o adam ne alaka ya? Milli takımın başında milli bir teknik direktör olamaz mıydı? Çok mu önemliydi? O kadar mı iyi? Neden vazgeçemedik? Bilmiyorum. Sadece soruyorum.
“1959 öncesi şampiyonluklar niye verilmiyor?”
Metin Sipahioğlu: “Çünkü Galatasaray’ın o dönemde 1 şampiyonluğu var. Fenerbahçe’nin 9 şampiyonluğuna karşı Galatasaray’ın da 9 şampiyonluğu olsaydı, tarihle çoktan barışılırdı. Metin Oktayların, Baba Hakkıların, Gündüz Kılıçların, Lefterlerin hakkı çoktan verilirdi. ‘Büyük futbol tarihi’ diye videolar, röportajlar hazırlanırdı. Sebep, şampiyonlukların 9’a 1 olması.”
(Yağız Sabuncuoğlu)
For me, Hull City represents the meeting of a remarkable city and a wonderful country that welcomed me warmly from the very first day I arrived in Hull.
Today, Hull City is a club followed and supported by millions of Turkish fans, and this is a great source of pride for me. I will continue to support and strengthen this special bond as much as I can. @hullcity#HullCity#hcafc#theTigers
Hull’a geldiğim ilk günden beri beni harika bir şekilde karşılayan, çok güzel bir ülke ile çok güzel bir şehrin buluşmasıdır Hull City benim için. Hull City artık milyonlarca Türk taraftarı olan bir takım ve bu çok gururlandırıyor. Elimden geldiğince bu güzel birlikteliğe destek vermeye devam edeceğim.
@Hak_Soy Muhafazakar anne neden böyle yetiştirme ihtiyacı duyuyor onu düşüneceğinize iğrenç bir üslupla turşusunu kurarsınız diyorsunuz beyfendi sizin gibi birileriyle olmasındansa tüm böyle kızlarımız sizin ucuz ifadenizle evde kalsın daha iyi
Muhafazakar anneler !
"Ben okumadım kızım okusun" diye diye okutup bir yerlerini kaldırdığınız evde kalmış kızlarınızla başbaşa kaldınız.
Artık turşusunu kurarsınız bu 2 yabancı dil bilen(!), Pieyçdili, çok bilmiş çirkin kızlarınızın.