
1) Biraz uzunca bir twit olacağı ve fotoğraflar da kullanacağım için bu twiti zincir şeklinde yapacağım. 1950 yılında “İlahiyat Kültür Te’lifleri Basın ve Yayın Kurumu” tarafından kritik öneme sahip bir kitap yayınlandı. “Kore Savunmasına Katılmamızda Dini ve Siyasi Zaruret” başlıklı bu kitabın yazarı Arusi tarikatının şeyhi Ömer Fevzi Mardin idi. Mardin, postnişinliğe Nakşi-Halidi Şeyhi Küçük Hüseyin Efendi’den sonra oturmuştu. Ö. Fevzi Mardin, Osmanlı döneminde Mardinîler diye bilinen tanınmış bir sülaledendi. Yazılanlara göre “Ömer Fevzi” isminde birinin doğacağı ve şeyh olacağı Gavsı Geylani hazretleri tarafından müjdelenmişti. Ebulula Mardin, Şerif Mardin, Betül Mardin gibi isimler bu ailedendi. Mardin kitabında, Türkiye'nin, “Allah'ın bayrağını çekmiş hürriyetçilerin önünde canıyla-malıyla” savaşan ABD'yle mukaddes bir savaşa katıldığını; bu savaşın cihad ve gaza mahiyetinde olduğunu; Allah için her milletin Kore'ye koştuğunu yazmıştı. İlginç bir tarikattı bu. Fevzi Çakmak gibi önemli isimlerin tarikata yakın olduğu söyleniyordu. Ama daha da önemlisi Arusi tarikatının Musevilerle yakın ilişkisiydi. Mardin 1952’de Kitap Ehli Ailesi diye bir kitap yazmış, Musevilerle nasıl ortak paydalara sahip olduğumuzu anlatmıştı. Nitekim, 2001’de Üzeyir Garih mezarlıkta saldırıya uğradığında Fevzi Çakmak’ın yakınında medfun olan Küçük Hüseyin Efendi’yi ziyaret etmekte olduğu basında yazıldı. Her neyse asıl anlatmak istediğim bunlar değil. Kore Harbi’nin dindarlık, Amerikancılık ve İsrail’le ilişkisine değinmek istiyorum.
















