platcorn

5.9K posts

platcorn banner
platcorn

platcorn

@platcornweb

everyone loves platcorn! - powered by @wraithesportsTR

Internet Katılım Mart 2023
454 Takip Edilen113.3K Takipçiler
platcorn
platcorn@platcornweb·
@ercin_caner Reklam değil, içerik üreticileri ve yayıncılardan reklam almıyorum. Türkiye’de popüler olmayan bu kategoride zaten oldukça az içerik varken, canlı yayınlarda birçok bölümü oynanan bir serinin romana dönüştürülmesini bence paylaşım değeri taşıyor.
Türkçe
0
0
12
296
platcorn
platcorn@platcornweb·
Swaggybark, Kick canlı yayınlarında rol yapma serisi olarak izleyiciyle buluşturduğu karanlık fantezi evreni Velutan’ı romana taşıdı. Yayınlardan bağımsız bir hikayeyi dört karakterin gözünden anlatan roman, sekiz yıllık çalışmanın ardından editörlük ve çeviri aşamasına geçti.
platcorn tweet mediaplatcorn tweet media
Türkçe
156
33
273
8.1K
platcorn
platcorn@platcornweb·
Dünya Kupası finalinde İspanya şampiyonluğa ulaştı, Messi kaybetti, Speed mutluluktan ağladı.
Türkçe
4
6
170
11K
platcorn
platcorn@platcornweb·
iShowSpeed, FIFA Dünya Kupası finaline özel hazırlattığı, turnuvadaki tüm ülkelerin bayraklarını taşıyan formasını tanıttı.
Türkçe
26
14
3.9K
711.7K
platcorn
platcorn@platcornweb·
Arkadaşlar merhaba. Size önceden bahsetmiştim; rahmetli kardeşimizin süreci sona erdiği zaman sizlere şeffaf bir şekilde, ben ve ailem adına, sürecin ne şekilde ilerlediğini, bu süreçte ne kararlar verildiğini çok fazla yorumumu katmadan, bize tebliğ edilenleri aktaracağımı söylemiştim. Aslında tam olarak süreç sona ermedi. Hâlâ belirli kararlara itirazlarımız var. Fakat şu zamana kadar olan kısmını size açıklama zamanının geldiğini düşünüyorum. Ben ailem adına, sürecin başından yani rahmetlinin öldüğü zamandan yakın geleceğimize kadar sırasıyla, bir şekilde dilim döndüğünce ilerlemeye çalışacağım. - Öncelikle adli tıp raporundan başlayalım. Rahmetlinin adli tıp raporunda kanında bir alkol ya da kendisini uyuşturabilecek herhangi bir maddeye rastlanmadı. Yani rahmetli aklıselim bir vaziyetteydi. Öyleymiş. Bunun sonrasında bize ilk tebliğ ettikleri kağıtta kovuşturmaya yer olmadığı kararı, yani parantez içinde takipsizlik kararı verildi. Bu söylediklerim bir yorum değil; direkt kendisiyle ilgili çıkan sonuçlardan bahsediyorum. Bu takipsizlik kararı neden verilirmiş? Takipsizlik kararı delil yetersizliği olan durumlarda veriliyormuş. Takipsizlik kararının tebliğ edildiği aynı kağıtta, aynı belgede 3 ya da 4 satır altında vakanın bir intihar vakası olduğu yazıyor. Fakat bu takipsizlik kararının verildiği kağıtta, bize tebliğ edilen belgede kişinin intihara yönelik herhangi bir ön hazırlığının bulunmadığı bilgisi de yazıyor. Bunu da nasıl araştırıyorlar? Kendi kullanmış olduğu cep telefonundan, herhangi bir dijital ortamda, sosyal ortamda arattığı olağan dışı bir arama; herhangi bir duygu durum bozukluğu ya da sosyal hayatında herhangi bir olağan dışı değişiklik... Kişinin ilerleyen hayatında olağan dışı gerçekleşen şeylerin bulunmadığı; yani kısacası hakeza mali olarak herhangi bir çöküntünün bulunmadığı yazıyor. Bunları da hesap hareketlerinden, banka dökümlerinden incelemişler. Biz rahmetli vefat ettikten sonra bütün bankalardaki hesaplarına geçmiş son 3 ayına kadar erişmiştik. Bunları belgelere dökmüştük. Yani mali olarak herhangi bir çöküş, kendisini sıkıntıya sokacak ya da karamsarlığa kapılacak herhangi bir durum söz konusu olmadığı, kişinin olağan hayat seyrinde bir farklılık olmadığı da yazıyor. Yani kişinin herhangi bir intihara karşı ön hazırlığının bulunmadığı yazıyor. Fakat işte az önce de belirttiğim gibi, bunun üç satır altında ise vakanın bir intihar vakası olduğu yazıyor. - Biz bu karara 17 sayfalık bir itiraz dilekçesi oluşturduk. Bu karara 15 gün içinde itiraz etme hakkımız vardı. Bu karara tam olarak 17 sayfalık bir itiraz dilekçesi oluşturduk. Şimdi şunu diyebilirsiniz: Neden, yani neden itiraz dilekçesi oluşturuldu? Çünkü verilen takipsizlik kararı delil yetersizliği yüzünden veriliyormuş; fakat gerekli delillerin toplanmasıyla alakalı belirli incelemeler ve çalışmaların yapılmadığını düşünüyoruz. Şimdi bunları size tek tek anlatacağım. Size itiraz ettiğimiz dilekçenin tamamen 17 sayfasını anlatamam. Anlatamam dediğim; başlı başına en temel yapılması gereken ama yapılmayan şeylerin ana başlıklarını anlatacağım. - Adli tıp raporunda gerçekleşen yanlışlıktan bahsedeyim size. Kardeşimin boyu adli tıp raporunda 1.78 cm olarak kayıtlara geçiyor. Şimdi ben kardeşimin boyunun –bakın en azını söylüyorum– 1.86'nın altında olmadığına eminim. Yani 1.86'nın belki yukarısı vardır ama aşağısı yoktur. Bu net, bunu net olarak söylüyorum. Aslında bunu ben bu videoyu paylaştıktan sonra siz de çok iyi öğrenebilirsiniz. Nasıl öğrenebilirsiniz? Rahmetli kardeşim belirli izleyici buluşmaları yaptı çok fazla. Orada illaki aranızda yüzlerce kendisiyle birlikte boydan fotoğraf çekildiğiniz fotoğraflarınız vardır. Kendi fotoğraflarınıza ve onunla birlikte çekilmiş olduğunuz fotoğraflara bakınca, boydan çekilmiş olan fotoğraflarınıza bakınca zaten kendi boyunuzu santimi santimine biliyorsunuzdur. Rahmetlinin boyunun 1.78 olmadığını çok net olarak anlayabilirsiniz. Benim kardeşimle yüzlerce fotoğrafım var, onlarca videom var. Benim boyum 1.76. Kardeşimle yan yana geldiğimde, rahmetli biliyorsunuz yapı olarak da iriydi, 100 kilonun da üzerindeydi. Boyu da uzundu. Kardeşimin santimi santimine boyunu bilmiyorum bu arada ama az önce de söylediğim gibi 1.86'dan aşağı değil boyu. Şimdi buradaki yanlışlık ne 1 cm ne 2 cm; yaklaşık 8-9 cm'lik bir yanlışlıktan bahsediyoruz. Zaten en yakın yayıncı arkadaşları da rahmetlinin boyunun 1.78 olmadığını çok iyi biliyor. Sizler de çok iyi biliyorsunuzdur. Kendisinin birçok yerde; gittiği etkinliklerde, hayran buluşmalarında, izleyici buluşmalarında vermiş olduğu bir dünya boydan fotoğrafları var, pozları var. Buradan anlayabilirsiniz. Bu itiraz dilekçemizin içinde rahmetlinin boyunun 1.78 olmadığını, bunun bir yanlış olduğunu, rahmetlinin Medula ve diğer sağlık kuruluşlarındaki kayıtlarının dosyaya kazandırılmasını istediğimizi talep ettik. Bu talebimiz karşılanmadı. Neden karşılanmaz böyle bir talep? Ortada net olarak bir yanlışlık var ve ne 1 cm ne 2 cm. Nedenini bilmiyoruz. Video esnasında birçok "neden" soruma denk geleceksiniz ama cevabı yok. Biz cevabını alamadık. Ya talebimiz karşılanmadı ya reddedildik. Başlıca konulardan bir tanesi bu. - İkincisi; rahmetlinin bulunmuş olduğu şehirde, bulunmuş olduğu ilçede, Ankara'da, Eryaman'da bulunabilmesi, incelenebilmesi gerektiğini düşündüğümüz HTS kayıtlarının dosyaya kazandırılmasını istedik. Dosyaya eklenmesini talep ettik, reddedildi. Neden reddediliyor? Amacımız şüpheli bir ölümdeki şüpheleri ortadan kaldırmak değil mi? Bir araştırmanın hakkıyla yapılabilmesi değil mi? Neden HTS kayıtlarının dosyaya eklenmesi reddediliyor? Bu birincisi. - Bir diğeri; rahmetlinin bulunmuş olduğu, oturmuş olduğu site içerisindeki güvenlik kamera kayıtlarını; ölmüş olduğu dönem, ölmüş olduğu zamandan öncesini ve sonrasını, yani belirli haftaları içeren öncesini ve sonrasını tüm site içerisinde bulunan güvenlik kamera kayıtlarını istedik. Otoparktaki güvenlik kamera kayıtları, site içerisinde bulunan güvenlik kamera kayıtları... Bunun dışında bulunmuş olduğu bloktaki asansörlerdeki güvenlik kamera kayıtlarının dosyaya kazandırılmasını talep ettik, reddedildi. Neden reddediliyor? Biliyorum bu videoyu çektikten sonra kafanızda bir dünya soru işareti oluşacak. Biz bu soru işaretleriyle her gün yaşıyoruz. Her gün bunları kendi içimizde "neden" diyoruz. Elimizden geleni yapıyoruz. Zaten altından kalkması çok zor bir acımız var ama ekstra bu belirsizlikler ve belirsiz olan şeyleri de belirlemeye çalışmamız, bu çabalarımızın da reddedilmesi bizi bulunduğumuz durumdan daha da kötü bir duruma manevi olarak sokuyor. - En önemli diğer şeylerden bir tanesini daha söyleyeceğim size. Rahmetli kardeşimin ölmeden önce bileğinde şöyle –kendi bileğimi göstereyim size– çapraz bir şekilde, yani şu an tam gösteremiyorum da, şöyle bileğinde çaprazlama bir kesik var. Bu kesiğin derinliğini size nasıl tarif edebilirim tam anlamıyla beni anlayabilmeniz için? Bileğindeki kesik ne damarına zarar verebilecek derecede derin, ne de bu kesik izinin geçebileceği kadar hafif. Böyle bir kesik düşünün. Bu kesiğin neyle yapıldığına dair delil olarak da bir bıçak var; bıçakla yapıldığı söyleniyor. Hatta bu bıçak delil olarak da tutuluyor. Bu bıçağın işte sapının ölçüsü, ana o baş kısmındaki santimetresi... Mesela baş kısmı bıçağın 13 cm olarak yazıyor. Bir meyve bıçağı olduğu yazıyor, hatta bıçağın markası da yazıyor, söylememe gerek yok. Bu bıçakla bu kesiğin olduğu söyleniyor. Fakat bu bıçağın üzerinde yapılan incelemeler sonucunda, kesik ile bıçak arasında kriminal bir eşleşme bulunmuyor. Bıçak üzerinde kardeşimin DNA'sı bulunmuyor. Bıçak üzerinde DNA bulunmuyor. Yani nasıl düşünmemiz lazım? Ütopik mi düşünmemiz lazım? Benim şu verilmiş olan karara, bizlerin, benim ve ailemin şu verilmiş olan karara inanabilmemiz için, çok affedersiniz ama aklımı ve beynimi bir kenara emanet bırakmam gerekiyor. Ve ortada bu kadar ciddi anlaşmazlıklar varken, ciddi kafamızda soru işaretleri varken, mademki bıçağın üzerinde DNA örneği bulunmuyor; şimdi ben o zaman bu kesiğin, kardeşimin, rahmetlinin kolundaki kesiğin bu bıçakla yapılmadığını da düşünebilirim. Peki ne? Neden o zaman başka bir herhangi bir kesici alet örneği aranması gereği duyulmadı? Sonuçta o bıçak, yani kardeşimin kolundaki kesiği yaratan o bıçak olduğu söyleniyor ve bu delil olarak alınıyor ama bıçağın üzerinde bir DNA örneği bulunmuyor. Bıçağın üzerinde herhangi bir DNA örneği yok. Bakın arkadaşlar, yorum yapmıyorum. Konuştuğum şeyler benim yorumlarım değil. Bize tebliğ edilen şeyleri sizlere aktarıyorum. Zaten böyle olacağını söylemiştim de size. Şimdi bu başlı başına; diğer bahsettiğim HTS kayıtları gibi, kamera kayıtları gibi, buralardaki reddedilmemiz gibi, kardeşimin boyunun 1.78 cm yazılıp yaklaşık 8-9 cm'lik yanlış kayıtlara geçmesi gibi... Bunu da E-Nabız sisteminde, Medula sisteminde ve diğer sağlık sistemlerinden kardeşimin doğru olan boyunun ölçüsünü saptayabilmek, belirleyebilmek için dosyaya kazandırılmasını talep ettiğimizde bu talebimiz de karşılanmamıştı. Birçok "neden" sorusu var ama hiçbirine cevap alamadık. Hiçbirine cevap verilmedi. Ben bu vakanın intihar vakası olduğuna nasıl inanabilirim? Şimdi ben bu vakada kovuşturmaya yer olmadığı kararına, yani takipsizlik kararına nasıl inanayım? Takipsizlik kararı da delil yetersizliği yüzünden verilen bir karar. Yani delil aranmaz ise delil bulunamaz, bariz. Hepimiz, birçoğumuz okul okuduk, tahsilimizi yaptık. Ortaokul, lise, üniversite... Biz mi yanlış öğrendik adaletin ne olduğunu? Bize okullarda öğretmenlerimiz, hocalarımız yanlış mı öğretti bazı şeyleri? Biz 17 sayfalık böyle bir karara itiraz ettik ve bu itirazımız da reddedildi. Bu itiraz talebimiz de reddedildi. Ben rahmetli kardeşim için adaletin yerini bulmadığını düşünüyorum. Yani vakanın intihar vakası olduğu kararını bize tebliğ edilen kağıdın aynı kağıdın 3-4 satır yukarısında kişinin intihara karşı hiçbir ön hazırlığı bulunmadığını da yazıyor. Bunu da nereden inceliyorlar? Telefondaki WhatsApp görüşmeleri, telefon konuşmaları, herhangi bir mali çöküntü durumu var mı, bunlara bakıyorlar ve burada hiçbir olağan dışı, normal hayat seyrinde bir düzensizliğe rastlamıyorlar ve kişinin intihara karşı hiçbir ön hazırlığı olmadığı raporu da veriliyor, sonucu da veriliyor. Ama vakanın intihar vakası olduğu söyleniyor. - Bir şey daha ekleyeyim. Bu da çok basit, tabiri caizse basic yapılması gereken şeylerden bir tanesi olduğunu düşünüyorum. Şimdi biliyorsunuz ben rahmetlinin abisiyim. Babam var, annem var, bir de kız kardeşim var. Rahmetliyi en yakın tanıyan ve kendisinin birincil yakınları olan bizlerin hiçbir şekilde ifadesi alınmadı. Yani bizim ifademize başvurulması gereği duyulmadı. Ne annemin, ne babamın, ne benim ne de kız kardeşimin ifadesine başvurulma gereği dahi duyulmadı. Neden? Yani mesela bir babamı çağırıp, herhangi bir bu soruşturmayla ilgilenen yetkili kişi artık her kimse; yani bu soruşturmayla ilgili savcılık, bu olayla ilgilenen herhangi bir devletin memuru bizim ifademize başvurmadılar. En azından bir babamı çağırıp ya da beni çağırıp, "Gel bakayım kardeşim, sen bu adamın abisisin. En son telefon konuşmalarınızda ya da görüştüğünüz zamanda, kardeşinde şüphelendiğin ya da kendisinin kötü olduğunu düşündüğün herhangi bir şey var mı? Ya da siz bir şey hissettiniz mi kendisiyle ilgili? Ya da her şey bir tarafa, sizin bize söylemek istediğiniz bir şey var mı?" diye bize sorulma gereği bile, bizim ifademizin alınma gereği bile duyulmadı. Ben mi yanlış biliyorum ya da ben mi yanlış düşünüyorum? Ben bir hukukçu değilim arkadaşlar, çok fazla bilgiye, detaya da sahip değilim; fakat bu yapılması gereken en temel şeylerden biri değil mi? En azından bizlerin bir ifadesi alınmaz mı? Bunlara anlam veremiyoruz biz. Ve böyle bir soruşturmanın sonucuna nasıl inanabiliriz? Çünkü gerekli işlemler ve araştırılmalar yapılmadı. Hakkıyla araştırılabilmesi, hakkıyla incelenebilmesi için yapılmasını istediğimiz şeyler de reddedildi. Az önce bahsettiğim gibi; HTS, kamera kayıtları, bizim ifadelerimizin alınmaması, kardeşimin boyunun adli tıp raporunda yanlış yazılması –hem de en az 8-9 cm yanlış yazılması–... Bunun dışında kardeşimin kolundaki kesiğin, delil olarak almış oldukları bıçakla DNA örneğinin eşleşmemesi. Demek ki o bıçakla DNA örneği eşleşmiyorsa belki de başka bir kesici aletti, başka bir kesici alet vardı. Buna bile gerek, yani başka bir kesici alet aranmasına bile gerek duyulmadı sanırım. O zaman ben şunu düşünürüm: Demek ki Sayın Savcılığımız öyle bir şey biliyor ki, ne bizim ifademizin alınmasına gerek var, ne kardeşimin kolundaki kesiğin o DNA örneğiyle eşleşmemesi Sayın Savcılık için bir sorun, ne kardeşimin boyunun doğru ölçülmemesi bir problem, ne kamera kayıtlarına ne HTS kayıtlarına ihtiyaç duyuluyor. O zaman ben şunu düşünürüm: Öyle bir şey biliyorsunuz ki vakanın intihar vakası olduğuna dair, bunların hiçbirine gerek duyulmadı. O zaman bunu bizimle paylaşın. Bu bizim en doğal hakkımız değil mi? Neden? - Videoyu da çok fazla uzatmak istemiyorum, yaklaşık yarım saate geliyor arkadaşlar. Yapabileceğimiz taleplerimizi, şikayetlerimizi tekrardan oluşturduk. Ben ömrü hayatım boyunca, nefes aldığım sürece –ben ve ailem, özellikle kendi adıma konuşayım– kardeşime ne olduğunu Allah'ın izniyle öğreneceğim. Bakın, şimdiki söyleyeceğimi altını çizerek söylüyorum: Biz suçlu aramıyoruz. Altını çizerek tekrar ediyorum: Biz suçlu aramıyoruz. Gerekli incelemelerin ve araştırılmaların yapılmasını istiyoruz. Zaten gerekli incelemeler ve araştırılmalar yapılırsa ortada bir suç ya da suçlu varsa ortaya çıkar. Kimseye, hiç kimseye bir ithamda bulunmuyoruz. Biz sadece gerekli incelemelerin ve araştırılmaların yapılmasını istiyoruz. Başka bir talebimiz yok, başka bir isteğimiz yok. Yani biz "adalet yerini buldu" demek istiyoruz. Gerekli incelemeler hakkıyla yapıldı, araştırılması gereken yerler araştırıldı; bunların yapılmasını istiyoruz. Başka bir talebimiz ve isteğimiz yok. Verilmiş olan takipsizlik kararına karşı dosyanın adli bir dijital örneğini, bir dijital kopyasını tarafımıza istiyoruz ki bu bizim temel anayasal haklarımızdan bir tanesidir; fakat erişim engeli veriliyor. Neden? Bu bizlerde aslında çok büyük bir hak kaybına neden oluyor. Bizim burada rahmetliyi savunma hakkımız engelleniyor aslında. Adli dijital bir kopyaya erişebilmek rahmetlinin ve bizim temel anayasal haklarımızdan bir tanesi ama dosyaya erişim engeli geliyor. Neden ki? Biliyorum bu videoyu paylaştıktan sonra birçoğunuzun kafasında soru işareti olacak ama durumlar, vaziyetler bu şekilde arkadaşlar. Ben kardeşimin şu verilerle, yapılan ya da yapılmayan, talep ettiğimiz ve reddedilen bu incelemelerle adaletin yerini bulduğunu düşünmüyorum. Tekrardan gerekli mercilere şikayetlerimizde bulunduk. Başka diyebilecek bir şeyim yok. Video da çok uzadı. Size mümkün olduğunca bize tebliğ edilen şeyleri aktardım, tebliğ edilen şeyleri söyledim size. Durum bundan ibaret. - Tekrardan söylüyorum; biz elimizden gelen her şeyi yapacağız. Bu benim zaten hayatımın asli görevi. Yani ben nefes aldığım sürece bu sürecin peşinden ayrılmayacağım. Net söylüyorum size; bizim yaşarken kanadımız kırıldı arkadaşlar. Aile bireylerim ve ben, bildiğiniz yaşayan ölüler gibiyiz. Bu kırılan kanadımız da tamir olmaz, yani yerine tekrardan takılmaz; sadece ve sadece bu şekilde yaşamayı öğreneceğiz. Allah hepinizden razı olsun. Tekrardan söylüyorum; annemin, babamın bu arada sizlere özellikle belirttiği selamı var, hepinize çok teşekkür ediyorlar. "Hiç merak etmesinler" diyorlar. Bu sürecin asla peşini bırakmayacağımızı söylüyorlar. Ben de aynı şekilde söylüyorum. Çünkü Oğuzhan da sizin evlerinize konuk oldu, sizin kalplerinize dokundu. İşin en önemli kısmı; haklarınızı helal edin. Bu arada ben kardeşimle hep gurur duydum. Hep göğsümü gere gere yürüdüm "benim kardeşim" diye, "benim aslanım, benim canım" diye. Sizler de haklarınızı helal edin. Çünkü Oğuzhan'a yaşarken hayatında bir ekmek kapısı açıldıysa, önce Allah'ın sonra sizlerin sayesinde oldu. Hiçbir şey yapmanıza bile gerek yoktı; yani sadece Oğuzhan'ı tek bir kişinin dahi izlemesinin bile emeği var Oğuzhan'ı Oğuzhan yapan şeylerde. Allah hepinizden razı olsun. Ama bu böyle bitmedi. Biz bu konunun, bu olayın peşini asla ve asla bırakamayız, asla da bırakmayacağız. Az önce de bahsetmiştim; ben nefes aldığım sürece bu sürecin peşini bırakmayacağım. Tek amacımız; bizim istediğimiz tek şey hakkıyla gerekli araştırılmaların, gerekli incelemelerin yapılmasıydı. Ama bu incelemeler yapılmadı. Takipsizlik kararı verildi delil yetersizliği yüzünden. Delil elde edebilmek için çaba sarf edilmedi. Süreç bundan ibaret arkadaşlar. Hepiniz Allah'a emanet olun, eyvallah.
Türkçe
4
2
219
62.3K
platcorn
platcorn@platcornweb·
Geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden Oğuzhan “Jrokez” Dalgakıran’ın ağabeyi Emirhan Dalgakıran, kardeşinin ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma sürecinde yaşananları ve ailenin itirazlarını açıkladı. Emirhan Dalgakıran, adli tıp raporunda hatalar bulunduğunu, bazı delil ve kamera kayıtlarının incelenmesi yönündeki taleplerinin reddedildiğini ve aile bireylerinin ifadelerinin alınmadığını söyledi. Kimseyi suçlamadıklarını belirten Emirhan Dalgakıran, yalnızca gerekli incelemelerin eksiksiz yapılmasını istediklerini ve sürecin peşini bırakmayacaklarını ifade etti.
Türkçe
25
96
2.2K
673K
platcorn
platcorn@platcornweb·
Resmi stadyum yayınından iShowSpeed’in Dünya Kupası finali öncesi performansı...
Türkçe
4
0
184
35.7K
platcorn
platcorn@platcornweb·
iShowSpeed, Dünya Kupası için hazırladığı “CHAMPIONS” şarkısını FIFA Dünya Kupası finalinin kapanış töreninde 82 binden fazla kişinin önünde seslendirdi.
Türkçe
6
5
440
893.6K
platcorn
platcorn@platcornweb·
Yayıncı Üniversitesi rektörü Kai Cenat, kampüsten gizlice çıkıp gece kulübüne giden öğrencileri ve üniversitenin güvenlik ekibini önce helikopterle, ardından polis araçlarıyla takip ederek suçüstü yakaladı ve hepsini kampüse geri gönderdi.
Türkçe
13
13
2.2K
213.4K
platcorn
platcorn@platcornweb·
Ataberk Doğan, bu akşam oynanacak Arjantin-İspanya Dünya Kupası finalinin watch party yayınını İstanbul Boğazı’nda bir tekneden yapacağını duyurdu.
platcorn tweet mediaplatcorn tweet media
Türkçe
43
3
727
240.9K
platcorn
platcorn@platcornweb·
Kick, izlediğiniz kanalın sohbetindeki aktif kullanıcıları görüntüleme ve kullanıcılar arasında arama yapma özelliğini kullanıma sundu.
platcorn tweet mediaplatcorn tweet media
Türkçe
8
1
223
50K
platcorn
platcorn@platcornweb·
Ruhi Çenet, yeni yayınladığı Göbeklitepe belgeselinde deprem bölgesindeki yeniden yapılanma çalışmalarını tanıttı.
Türkçe
32
2
215
388.9K
platcorn
platcorn@platcornweb·
Hindistan'da canlı yayın yapan ABD'li Kick yayıncısı Shoovy, 20 dolarlık ödül karşılığında iki Hintliyi dövüştürdü.
Türkçe
18
3
292
136.2K
akinozgen
akinozgen@akin0zgen·
@platcornweb adam platformu premium hale getirin demiş de bu dingil direkt paralı özellik anlamış sanki
Türkçe
1
0
19
2.1K
platcorn
platcorn@platcornweb·
Kick Premium?
platcorn tweet media
English
8
3
86
36.4K
platcorn
platcorn@platcornweb·
konsoloyun’un telefon duvar kağıdı yaptığı banka hesap bilgileri, canlı yayında kazara ekrana yansıdı..
Ali@aliseven0

@agucu666 @platcornweb Gerçek mi nerede gözüktü

Türkçe
46
12
1.4K
1.3M
platcorn
platcorn@platcornweb·
Bangkok’ta canlı yayın yapan konsoloyun, alışveriş için uğradığı 7-Eleven’ın yanında güneşin altında çalışan inşaat işçilerine atıştırmalık ve soğuk içecek ikram etti.
Türkçe
87
10
1.7K
581.1K