Prowling 𐱅𐰇𐰼𐰰
2.1K posts

Prowling 𐱅𐰇𐰼𐰰
@prowlingturk
A wolf prowls until midnight comes for its prey. If a wolf dies, ascends to the sky as an eagle.





Meloni refutes Trump; says she didn’t beg him for a photo: “They are made up, I'm frankly appalled. I don't know why he behaves this way with his own allies; However, one thing he must remember: I and Italy never beg."

Batı Roma İmparatorluğu dağıldıktan sonra, Yahudiler hristiyanlığı yok etmek için harekete geçti önce kilisenin siyasal yetkisini kısıtlamak için İtalya üzerinden Rönesans ve Reform aydınlanma hareketini başlattılar, aynı süreçte hristiyanları kendi içinde bölmek için mezheplere ayırdılar ve Kutsal Roma Cermen İmparatorluğunda protestan hareketini başlattılar, hristiyanlığı kendi bünyesinde koruyan Fransız monarşisini yıkmak için Fransız Devrimini başlattılar, ve en son 1. Dünya savaşı ile de geriye kalan protestan Alman İmparatorluğunu ve Katolik İtalya'yı yıktılar. Yıktıkları milletleri kendilerine köle (goyim) etmek için önce eğitim sistemiyle tarihlerini unutturdular, anayasalarını Yahudi yazarların ideolojilerine göre uyarlanmış, para ve faiz temelli anayasaya geçirdiler. Bu sistemde, paran varsa halk seni sever ve seçilirsin. Parayı yönetenleri (yahudiler) memnun edersen seni parlatır, önünü açarlar. Bunun adı da demokrasidir, seçme ve seçilmedir. Birinci Dünya savaşının hemen ardından, Yahudilerin Rusya'da başlattıkları bolşevik hareketi Çarlığı yıkmak, yerine Komünizmi kurmak, hristiyanlığı, müslümanlığı ve millet bilincini silmek içindi. Hem demokrasi hem de komünizm aslında siyonizme hizmet eder. Soğuk Savaş yıllarında Hristiyanların ve Müslümanların akıttığı kan, aslında Yahudi yazarların fikir ayrılıkları ve milletleri zayıf tutmak için akıtıldı. Bugüne geldiğimizde dinleri ve milletleri böldükleri yetmedi, sırada aileyi bölmeyi, cinsiyetleri bölmeyi hedeflerine koydular.
















HAREMDE KAPILAR AÇILDI. Herkes gücün kimde olduğunu tartışıyor. Kimse gücün ne olduğunu tartışmıyor. Çünkü eski çağın gücü para değildi. Asker de değildi. Nüfuzdu. Telefon açabilmekti. Bir yere ulaşabilmekti. Bir kapıyı açtırabilmekti. Türkiye'de yüz yıldır görünmeyen bir aristokrasi vardı. Soyadı aristokrasisi. Makam aristokrasisi. Çevre aristokrasisi. İnsanlar seçimlerle hükümetlerin değiştiğini sandı. Ama birçok masada aynı soyadları kaldı. Aynı aileler. Aynı çevreler. Aynı ilişkiler. Şimdi ilk kez başka bir şey oluyor. Sistem sadakati, geçmişten daha değerli hale geliyor. Soyadından daha değerli. Çevrenden daha değerli. Hatta servetinden daha değerli. Bu yüzden önümüzdeki yılların en büyük çatışması iktidarla muhalefet arasında olmayacak. Eski seçkinlerle yeni seçkinler arasında olacak. Kameralar bunu göstermeyecek. Manşetler bunu yazmayacak. Ama büyük kavga burada yaşanacak. Çünkü tarihte her dönemin sonunda aynı soru sorulur: Ülkeyi kim yönetecek? Bu kez farklı bir soru geliyor: Ülkeye kimlerin yöneteceğine kim karar verecek? Kapı tam burada açıldı. Çoğu insan daha eşiğe bile gelmedi.
