
sedat bektaş
3.3K posts


sedat bektaş retweetledi

@HaberKuvva Kadın yakalandıktan sonra örgütteki pozisyonu ve buna bitişik olarak neden “Dönüş Noktası” yazan bir fonda konuştuğu, bunun örgüt içi bir haberleşme yöntemi olup olmadığı da sorulmalı. @EmniyetGM @adalet_bakanlik
Türkçe

#SONDAKİKA
Sosyal medyada tesettürlü bir kadının Bilal Erdoğan hakkında söyledikleri gündeme bomba gibi düştü.
Türkçe

@trafik_cezasi Kamera kayıtları başladımı şova başlıyor. Bu tiplerin hemen psikiyatriye sevki ardından trafikten men edilmesi lazım
Türkçe
sedat bektaş retweetledi

🚩"Eğer gerçek bir tehdit yoksa gazetecilerden çakar ve koruma alınmalı."
Türkiye’de çakarlı araç konusu suistimal ediliyor. Özellikle bazı gazeteciler ve yakınları bu ayrıcalığı kötüye kullanıyor. Eğer gerçek bir tehdit yoksa gazetecilerden çakar ve koruma alınmalı. Ölüm tehdidi varsa zaten koruma polisi verilir ve bu normaldir. x.com/tgrthabertv/st…
Türkçe
sedat bektaş retweetledi
sedat bektaş retweetledi

@SavciSayan Bi dakika zam değil o, para vermeden geçip telafisini de yapmamanın bedeli o.
Bu arada başkan, bir hırs bürüdü seni. Alışık değiliz bu hallerine. Lütfen etrafındaki sesleri kontrol et.
Türkçe

🔴ZALİMLERİN ZÜLMÜNE
BAKAR MISINIZ..
Geçiş tarihi: 04.01.2026
Geçiş bedeli: 1.310 TL
Ceza bedeli: 5.240 TL
Toplam ödenecek tutar: 12.885,25 TL
4 ayda %980 zam!
Şimdi Sn. Şimşek’e soruyorum:
Taksicinin hesabını sorgulayan,
Berberin kasasına oturan,
Tezek satan köylüye “Bu para hesabına nereden geldi?” diyen maliyenin,
Halkı milyarlarca lira soyan bu çetelerden haberi yok mu?
NOT:Her gün yüzlerce böyle şikayet alıyorum..

Türkçe

🔴SAYIN MEHMET ŞİMŞEK
AFFINI İSTEMELİDİR..
Görevi bırakan bir Bakan, yerine gelen yeni bakana üç mektup bırakır.
Ve der ki: “Ne zaman basınç artar, ne zaman sıkışırsan, bu mektupları sırayla aç.”
Yeni gelen bakan bir süre idare eder. Ama bakar ki işler yolunda gitmiyor, birinci mektubu açar.
Mektupta şunu yazar: “Geçmişi kötüle.” O da çıkar, geçmişi suçlamaya başlar. Bir süre nefes alır, günü kurtarır.
Ama sorunlar bitmez. Bu kez ikinci mektubu açar. Mektupta: “Etrafını kötüle” yazıyordur.
Bu sefer de suçu başkalarına atar, ekibini hedef gösterir, Bürokrasiyi suçlar,yine bir süre idare eder.
Fakat gerçek değişmez. Sorunlar büyür, çözüm üretilmez.
Çaresiz kalınca üçüncü mektubu açar.
Ve o mektupta şu yazar:
“Kardeş, sen de üç mektup yaz. Çünkü bu işi bilmiyorsun/başaramıyorsun.”
Bugün gelinen noktada, bu hikâye bir fıkradan öte bir gerçeği anlatıyor.
Sayın Mehmet Şimşek’in artık üçüncü mektubu açma zamanı gelmiştir.
Sürekli geçmişi suçlamakla, farklı kesimleri hedef göstermekle ekonomi düzelmiyor.
Vatandaşın yükü hafiflemiyor, piyasalarda güven kalıcı hale gelmiyor.
Aksi takdirde, Sayın Cumhurbaşkanımızın bütün çabalarına, milletin verdiği desteğe ve duyduğu güvene rağmen kaybeden biz olacağız.
Ve bu ülke, hak etmeyen, bu yükü taşıyamayacak kadroların eline kalma riskiyle karşı karşıya kalacaktır.
Bunun bedeli ise sadece bugünü değil, Türkiye’nin belki de 50 yılını kaybetmesi olacaktır.
Bu yüzden mesele artık açık ve nettir:
Sayın Mehmet Şimşek’in bırakma zamanı gelmiş, hatta çoktan geçmiştir.
Türkçe

@barisssn Sırf hemşehricilik yapıyor demesinler diye Yasin'i de sayıyorsun. Oysaki tüm bu isimlerin yaptıklarının yüzde birini yapmamıştır
Türkçe

Pinheiro tam bizim MHK’ye göre..!
Nasıl olsa içeride sıvacı hemşehrileri de VAR..!
Yasin Kol’u da bu kadar yormamış olurlar..!
Bundan bizim Riva’da çok iyi okeye dördüncü olur..!
VARCİHAN-Halil Umut-Yasin Kol, bu da dördüncü..!
Az kalsın unutuyordum; Reşat Onur Coşkunses aman aslanım bunlardan uzak dur..!
Masalarına oturma çaylarını içme telefonlarını açma aslanım, yanlarına gitme,
Bunlardan uzak dur, çizgini bozma, biz seni koruruz, sakın korkma böyle devam aslanım..!
Kimsin bilmiyorum ama mert uşaksın sakın bozulma, telefon numaranı bile verme şu yukardakilere…
4 verirler maçlarına, aman sakın aynı odada soyunma onlarla..!
Türkçe
sedat bektaş retweetledi
sedat bektaş retweetledi

👏👏👏🙏🧿
Haluk Bayraktar@haluk
Trabzon’a yeni bir bilim merkezi daha kazandırmanın heyecanı içerisindeyiz. 2023 yılında gençlerimizin hizmetine sunduğumuz Özdemir Bayraktar Bilim Merkezi’nin ardından, şimdi de @T3Vakfi olarak Sürmene Belediyesi ile birlikte kuracağımız Bayraktar Bilim Merkezi için imzalarımızı attık. @T3Vakfi olarak yapımını tamamen üstlendiğimiz bu merkezde, 7 farklı temada bilim atölyeleri, #Deneyap ve #Teknofest atölyesi, seminer salonu, çocuk oyun alanları ve gökyüzü gözlem terası gibi birçok birim yer alacak. Evlatlarımızı geleceğin teknolojilerine hazırlayacak Bayraktar Bilim Merkezi, Trabzon'a ve gençlerimize hayırlı, uğurlu olsun. #MilliTeknolojiHamlesi 🌍🇹🇷
ART
sedat bektaş retweetledi

📌AK Parti MKYK üyesi Emre Cemil Ayvalı,
“İhtiyaca binaen yapılan Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ni "Saray, Saray!" deyip iktidara gelince ODTÜ'ye vereceklerini söyleyenler,
İmamoğlu'nun koltuğa oturur oturmaz Boğaziçi Üniversitesi’nin kullandığı binayı, kendine lüks malikâne yapmasına tek kelam etmediler.
Oradaki eylemci hocalardan da çıt çıkmadı.
CHP’nin söylemi ile eylemi arasındaki fark bu kadar keskindir.”
@emrecemil35
Türkçe
sedat bektaş retweetledi

Bir polis arkadaşımızın yapay zekaya sorduğu soru ve cevabı👇
“Emniyet Genel Müdürlüğü özel bir kuruluş olsaydı devlet bu kuruluşla anlaşma yapıp güvenlik hizmeti almış olsaydı mevcut durumlar göz önüne alındığında (ücret, fazla çalışma, sosyal haklar) devlet bu özel kuruluşu denetlediğinde hangi konularda bu kuruluşa izin vermezdi?”
“Emniyet teşkilatı ile ilgili yapay zekaya bir soru sordum sana gönderiyorum paylaşır mısın?”
Emniyet Genel Müdürlüğü’nün (EGM) özel bir şirket olduğunu ve devletin bu hizmeti dışarıdan (outsourcing) aldığını varsayarsak, devletin denetim mekanizması "kamu otoritesinin korunması" ve "işçi haklarının sürdürülebilirliği" arasında hassas bir denge kurmak zorunda kalırdı.
Mevcut çalışma şartları, ücret politikaları ve özel hukuk kuralları göz önüne alındığında, devletin bir denetmen olarak muhtemelen "Kırmızı Çizgi" çekeceği ve izin vermeyeceği başlıca konular şunlar olurdu:
1. Mesai Sınırı ve Dinlenme Hakkı İhlalleri
Mevcut durumda emniyet teşkilatında uygulanan 12/24 veya 12/36 gibi esnek ve yoğun çalışma sistemleri, özel bir kuruluşta İş Kanunu'na toslardı.
İzin verilmeyen nokta: Haftalık 45 saati aşan ve personelin biyolojik ritmini bozan, ucu açık "ek görev" tanımlarına izin verilmezdi. Devlet, özel şirketin personeli dinlendirmeden çalıştırmasını "hizmet kusuru" ve "iş sağlığı güvenliği ihlali" olarak değerlendirip ağır idari para cezaları uygulardı.
2. "Ücretsiz" Fazla Mesai Uygulaması
Özel bir kuruluşta, yapılan her bir saatlik fazla mesainin karşılığının ya ücret ya da serbest zaman olarak verilmesi zorunludur.
İzin verilmeyen nokta: Devlet, "görev gereği" denilerek ek mesai ücreti ödenmemesine kesinlikle müsaade etmezdi. Şirketin maliyet düşürmek için personeli bedelsiz çalıştırması, devletin yaptığı ihale sözleşmesinin fesih sebebi sayılırdı.
3. Sendikal Hakların Kısıtlanması
Emniyet hizmetleri kamu gücü olduğu için şu an sendikal haklar kısıtlıdır. Ancak bu hizmeti veren "Özel X Güvenlik A.Ş." olsaydı, çalışanlar Anayasal bir hak olan sendika kurma ve toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahip olurdu.
İzin verilmeyen nokta: Devlet, şirketin çalışanlar üzerindeki "sendika karşıtı" baskılarına veya örgütlenme özgürlüğünü engelleyen iç tüzüklerine izin vermezdi.
4. Liyakat ve Keyfi Atamalar
Kamu bürokrasisinde tartışılan "tayin ve atama" süreçleri, özel bir şirkette "mobbing" (psikolojik taciz) kapsamına daha hızlı girerdi.
İzin verilmeyen nokta: Personelin gerekçe gösterilmeden sürekli şehir dışı görevlere gönderilmesi veya performans kriteri dışında tamamen subjektif nedenlerle rütbe/pozisyon değişikliği yapılmasına denetimlerde "hukuka aykırılık" notu düşülürdü.
5. Sosyal Haklar ve Tazminat Yükümlülükleri
Özel sektör mantığında kıdem tazminatı ve yıpranma payı (fiili hizmet süresi zammı) büyük maliyet kalemleridir.
İzin verilmeyen nokta: Şirketin kâr marjını artırmak için personelin tehlikeli iş sınıfındaki sosyal haklarını (ek sigorta primleri, yıpranma payları) eksik yatırmasına veya bu hakları sözleşme ile devreden çıkarmasına devlet asla geçit vermezdi.
Özetle
Eğer EGM bir şirket olsaydı, devlet muhtemelen "Ben bu hizmeti satın alıyorum ama personelin çalışma saatlerini ve haklarını modern iş hukukuna uygun hale getirmezsen sözleşmeyi iptal ederim" derdi. Çünkü özel bir şirketin personeli üzerinde kuracağı "sınırsız emir-komuta" yetkisi, hukuk devletinde ancak kamu personeli statüsüyle (ve onun sağladığı güvencelerle) dengelenebilir; özel sektörde bu durum doğrudan "sömürü" kategorisine girer.

Türkçe

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Giresun'da "çocuğa karşı cinsel taciz" suçundan tutuksuz yargılanan ve Görele Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Hasbi Dede'ye verilen 1 yıl 6 aylık hapis cezası kararına itirazda bulunacak.
Biz de @ucimorgtr olarak,itiraz dilekçemizi hazırladık.
"Cezanın üst sınırdan belirlenmesi gerektiği yönünden karara itiraz edeceğiz."
16 yaşındaki çocuğumuz toprak altında,bunu kimse unutmasın.
@SaadetOzkanEfe
Türkçe











