Nuri ALÇI retweetledi
Nuri ALÇI
114 posts

Nuri ALÇI retweetledi
Nuri ALÇI retweetledi
Nuri ALÇI retweetledi

TÜVTÜRK istasyonunda dövülerek katledilen polis memuru Melih Okan Keskin’in 2 gün önce 44 yaşına girdiği ve iki çocuk babası olduğu ortaya çıktı.
Polis memurunun eşi Emel Keskin çarpıcı detayları anlattı:
“Aracın park lambasının yanmadığını söylüyorlar. Eşim tekrar dışarı çıkıp arabayı çalıştırdıktan sonra park lambasının yandığını görüyor ve tekrar içeri geliyor. 'Park lambam yanıyor' diyor. İçerideki görevli şahıslar ‘Artık geçti, burada kamera kaydı vardı; ama şu an yapacak bir şey yok. Dışarıdaki kamera bizi ilgilendirmez’ diyerek, eşimi gönderiyorlar. Ama alay eder bir şekilde ‘Geçmiş olsun, yarın tekrar gelirsiniz’ diyorlar.
Eşim de 'Yetkili kimse yok mu' diye sorduğunda, ‘Burada bir bayan mühendisi var, onunla görüşebilirsin’ diye yönlendiriyorlar. Eşim bayanın yanına gidiyor, orada onunla konuşurken bir ağız dalaşı meydana geliyor ve sonucunda 20-30 kişi toplanıp eşimi darbetmeye başlıyorlar. Eşim bu darp esnasında diğer vatandaşlar tarafından kurtarılmaya çalışırken daha fazla darbedildiğini söyledi.
Sonra eşim tekrar dışarı çıkıyor, darp raporu almak için eline telefonu alıyor, 112’yi arıyor. Bu esnada biri eşimin üstüne doğru arabayı sürüyor. Hatta kamera kayıtlarında eşimin ayağının ezildiği gözüküyor. Sonra eşim 'Ne yapıyorsun' falan diye el kol hareketi yapıyor. Sonra eşim telefon görüşmesi yaparken araçtan inen şahıs şiddetli bir şekilde eşime bir yumruk atıyor. Eşim bu yumruk darbesiyle sarsılıyor, düşmüyor, kendini toparlıyor. Tekrar eşimin üzerine yürüyorlar. Yani 3 ayrı olay var; ama 2’nci olayda yumruk darbesiyle eşim sarsılıyor. Ardından eşim tek başına arabasına atlayıp darp raporu almak için onkoloji hastanesine gidiyor.
Ben hastanedeyim bir olay oldu darp raporu alacağım. Sen çocukları al' diyor. Sonra tomografinin sonucunu söylemek için tekrar görüştüğümüzde 'Beynimde kanama varmış, beni ameliyat edecekler' dedi.
Eşime, 'Melih ne oldu' diyorum; ‘Kavga oldu, dayak yedim, 20-30 kişi üstüme saldırdı’ dedi. Sonra hastaneye gittim. Doktor bana eşimin beyninde 7 milimlik bir kayma olduğunu, kanamasının olduğunu, açık bir ameliyat olacağını, zor bir ameliyat olacağını, ameliyattan çıktığında felç kalabileceğini, her türlü ihtimali söyledi. Eşim ameliyata girerken benim elimden tutarak ‘Seni seviyorum, kedine iyi bak, çocuklarıma iyi bak’ dedi. Benim eşim elimi öpe öpe ameliyata girdi. Benim eşim bir yumrukla hayatını kaybedecek bir insan değildi. Hayatının baharında gitti. Ardında 2 çocuğunu bıraktı. Hayallerimiz yarım kaldı. 2 çocuğum babasız kaldı. Eşim olay yerinden ambulansla sevk edilmedi. Kimse tarafından ambulans çağırılmadı. Kendi şahsi aracımıza binip hastaneye darp raporu almaya gitti. Eşim bir tane bile yumruk sallamamış. Sadece kendini savunmaya almış. Canını kurtarmaya çalışmış. Her şeyimiz yarım kaldı. Çok gençti, 44 yaşındaydı. 2 gün önce doğum günü vardı. Sadece yumruk atandan şikayetçi değilim zaten. Herkesten şikayetçiyim.
Olayın daha çok araştırılmasını ve aydınlanmasını istiyorum. Firma 'Bizim personelimiz değil, eski personelimiz' diyor. Hayır kendi personelleri. Sonuna kadar bu olayın arkasında olacağım. Elimden geldiğince güçlü olmaya çalışacağım. Bu personelin sabıka kaydı varmış. Avukatımız dosyayı inceledi. Savcılık dosyasını inceledi. Olaya karışan, darbeden 25-30 kişiyi şirket avukatları temsil ediyor. Adamı darbettikleri yetmiyormuş gibi gelip utanmadan bir de hepsi şikayetçi oluyorlar. Melih vefat edene kadar ne bir açıklama ne bir özür ne bir telefon hiçbir şey yok. Öldüğünde de artık işin ucu kendilerine de dokunacağını anladıkları zaman açıklama yapma gereği duyuyorlar. 20 kişinin darbettiği bir insan orada tek başına bırakılıyor. Kocaman bir şirket olayı örtbas etmeye çalışıyor. Eşim sadece kendini koruma altına almaya çalışmış"

Aykırı@aykiri
Ankara’da polis memuru Melih Okan Keskin’in, TÜVTÜRK istasyonunda dövülerek öldürüldüğü olaya ait görüntüler ortaya çıktı. Görüntülerde, bir TÜVTÜRK çalışanının Keskin’e arabayla çarptığı, ardından da sert bir şekilde çenesine yumruk attığı görülüyor. Görüntülerin devamında TÜVTÜRK çalışanlarının toplu hâlde Keskin’e saldırdığı anlar yer alıyor.
Türkçe
Nuri ALÇI retweetledi
Nuri ALÇI retweetledi

Dövülerek öldürülen polis memuru Melih Okan Keskin'in eşi Emel Keskin konuştu:
"Aracın park lambasının yanmadığını söylüyorlar.
Eşim tekrar dışarı çıkıp arabayı çalıştırdıktan sonra park lambasının yandığını görüyor ve tekrar içeri geliyor.
'Park lambam yanıyor' diyor. İçerideki görevli şahıslar 'Artık geçti, burada kamera kaydı vardı; ama şu an yapacak bir şey yok. Dışarıdaki kamera bizi ilgilendirmez' diyerek, eşimi gönderiyorlar.
Alay eder bir şekilde 'Geçmiş olsun, yarın tekrar gelirsiniz' diyorlar.
Eşim de 'Yetkili kimse yok mu' diye sorduğunda, ‘Burada bir bayan mühendisi var, onunla görüşebilirsin’ diye yönlendiriyorlar.
Eşim bayanın yanına gidiyor, orada onunla konuşurken bir ağız dalaşı meydana geliyor ve sonucunda 20-30 kişi toplanıp eşimi darbetmeye başlıyorlar.
Eşim bu darp esnasında diğer vatandaşlar tarafından kurtarılmaya çalışırken daha fazla darbedildiğini söyledi.
Sonra eşim tekrar dışarı çıkıyor, darp raporu almak için eline telefonu alıyor, 112'yi arıyor. Bu esnada biri eşimin üstüne doğru arabayı sürüyor. Hatta kamera kayıtlarında eşimin ayağının ezildiği gözüküyor.
Eşime, 'Melih ne oldu' diyorum; 'Kavga oldu, dayak yedim, 20-30 kişi üstüme saldırdı' dedi. Sonra hastaneye gittim.
Doktor bana eşimin beyninde 7 milimlik bir kayma olduğunu, kanamasının olduğunu, açık bir ameliyat olacağını, zor bir ameliyat olacağını, ameliyattan çıktığında felç kalabileceğini, her türlü ihtimali söyledi.
Eşim ameliyata girerken benim elimden tutarak ‘Seni seviyorum, kedine iyi bak, çocuklarıma iyi bak’ dedi. Benim eşim elimi öpe öpe ameliyata girdi."
#AnkaradaPoliseAdalet
Türkçe
Nuri ALÇI retweetledi
Nuri ALÇI retweetledi

Nuri ALÇI retweetledi

Nuri ALÇI retweetledi

Seyyar satıcı kovalayan Zabıta; eşkiya, hırsız, katil kovalayan polisten daha çok kazanıyorsa bu işte yanlış var demektir…
#polisiminyanındayım
Türkçe
Nuri ALÇI retweetledi

Nuri ALÇI retweetledi

Emniyet Teşkilatı’nın ısrarla sorunlarını dile getiriyoruz ve umarım bir sonuca ulaşacağız… Cumhurbaşkanlığı da duruma duyarsız kalmadı… Gibi…
youtube.com/live/rZJOlZRhx…

YouTube
Türkçe
Nuri ALÇI retweetledi

Sizin hayallerinizin bittiği yerde, bizim gerçeklerimiz başlar! ⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️
#5YıldızlıŞampiyon

Türkçe
Nuri ALÇI retweetledi

İyiler sonunda mutlaka kazanır. 🦁
Türkiye’nin ilk ve tek 5 yıldızlı şampiyonu 𝐆𝐀𝐋𝐀𝐓𝐀𝐒𝐀𝐑𝐀𝐘! ⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️
#5YıldızlıŞampiyon

Türkçe
Nuri ALÇI retweetledi

Nuri ALÇI retweetledi

Yeni doğan çetesi vicdansızlığın ulaştığı noktayı ve şeytanın çırak çıkaracak noktaya gelindiğini gösteriyor ama daha büyük felaket ve aşağılıklık bu işin içinde bir sağlık bakanının hastanesinin de olması. İşte bu çürümenin zirvesidir. 22 sene boyunca beteri olmaz diye düşünürken hayal bile etmeyeceğimiz dip noktasıdır.
Türkçe
Nuri ALÇI retweetledi

Yeni Doğan Çetesinin mahkeme dosyasına giren bazı telefon konuşmaları:
FIRAT SARI: Alo
İLKER GÖNEN: Abi, naber, napıyorsun?
FIRAT SARI: İyiyim, ne olsun abi. Valla bir sorayım dedim seni, iyisin mi?
İLKER GÖNEN: İyiyim, nasıl gidiyor?
FIRAT SARI: İyi gidiyor.
İLKER GÖNEN: Şu anda Medilife’de bilgi saatindeyim.
FIRAT SARI: Tamam, rahatsız etmiyorum…
İLKER GÖNEN: Sen napıyorsun?
FIRAT SARI: Bir sıkıntı yok, biz de uğraşıyoruz işte. Sadece seni sorayım dedim.
İLKER GÖNEN: Hmm
FIRAT SARI: Senle geçen gün konuşmuştuk, var mı bir problem?
İLKER GÖNEN: Yok, sorun yok.
FIRAT SARI: Tamam mı abi?
İLKER GÖNEN: Şeyden falan dönmedi değil mi sana, Mustafa Kazan Şafaktan?
FIRAT SARI: Yok abi, dönmedi.
İLKER GÖNEN: Yok yok, hiç beklenti yok…
FIRAT SARI: Hiç yok abi.
İLKER GÖNEN: Tamam, sen neredesin?
FIRAT SARI: Valla ben Reyap’tayım.
İLKER GÖNEN: Hmm
FIRAT SARI: Uğraşıyoruz, birazdan bilgilere bakacağım, doğaya da bakacağım.
İLKER GÖNEN: Tamam
FIRAT SARI: Orada bir sorun yok, sen erken de çıkabilirsin, işlemin yoksa.
İLKER GÖNEN: Yok abi, buranın bilgi saati falan var, sonra problem olur, boşver.
FIRAT SARI: Tamam.
İLKER GÖNEN: Şu an otuz iki bebek var, on biri entübe durumda burada.
FIRAT SARI: Tamam abi.
İLKER GÖNEN: Tamam mı abi?
FIRAT SARI: Ya abi, şu İlker, kafama takıldı. Cansu bir film gösterdi.
İLKER GÖNEN: Hmm
FIRAT SARI: Şu diyafram hernesi var ya…
İLKER GÖNEN: Evet
FIRAT SARI: Ona bir daha baksana. O şimdi sol çok ciddi… Acaba kalp mi kaldı orada, diyafram mı?
İLKER GÖNEN: Hmm
FIRAT SARI: Eğer o ikizler onu takip ettilerse…
İLKER GÖNEN: Hmm, evet.
FIRAT SARI: Diyafram hernesi değil mi? Çünkü bana sanki bir tarafta aşırı bir pnomotoraks gibi geldi, bağırsak kanserine hiç benzemedi.
İLKER GÖNEN: Evet, doğru, ama dünkü mevzuyu konuşmadık seninle. Müsait misin şimdi?
FIRAT SARI: Evet, müsaitim abi.
İLKER GÖNEN: Cansu beni dün aradı, tamam mı?
FIRAT SARI: Evet.
İLKER GÖNEN: Çocuğu yukarıya çıkartmışlar, çocuk geldi.
FIRAT SARI: Hı hı.
İLKER GÖNEN: Çocuk on beş dakika içinde eks oldu, tamam mı?
FIRAT SARI: Hı hı.
İLKER GÖNEN: Cilt altı amfizemi çok ciddiydi. Cansu, sırtından bir şey geliyordu dedi.
FIRAT SARI: Filmde de görünüyordu zaten, cilt altı amfizemi.
İLKER GÖNEN: Evet, doğru. Ama orada, desem ki Dursun abi ağzından kaçırdı.
FIRAT SARI: Evet, doğru.
İLKER GÖNEN: Ama Cansu’ya bunu söyleyemedim.
FIRAT SARI: Evet, anladım.
İLKER GÖNEN: Ben o sırada Beylikdüzü’nde, Medilife’daydım.
FIRAT SARI: Tamam.
İLKER GÖNEN: Dursun Bey’e ulaşamadığını söyledi Cansu, çok acitli bir şekilde aradı beni.
FIRAT SARI: Anladım.
İLKER GÖNEN: Neyse, Dursun abi açtı telefonu, hemen açtı yani.
FIRAT SARI: Evet.
İLKER GÖNEN: Çok kötü bir bebek varmış, hemen başında olduğunu söyledi.
FIRAT SARI: Evet.
İLKER GÖNEN: Her yeri mosmordu, zaten eks gibiydi. Kalbi kırk, saturasyonu elliydi.
FIRAT SARI: Anladım abi.
İLKER GÖNEN: Eğer premotoraks desem, başka yerlere giderdi olay, anlatabildim mi?
Türkçe









