Semra Kurt
113.8K posts

Semra Kurt
@semrakrt59
Emekli Öğretmen Önce insan, Atatürkçü, Yurtsever. Her şey çok güzel olacak. (RT onayladığım anlamına gelmez.)



"ANITKABİR BİR ŞOV YERİ DEĞİLDİR!" Barış Yarkadaş: Özgür Özel ve arkadaşları mitingden sonra Anıtkabir’e yürümüşler. Tabii ki herkesin Anıtkabir’e yürümeye hakkı vardır. Fakat Anıtkabir bir siyasi gösteri yapma yeri değildir. Anıtkabir bir şov merkezi değildir. Anıtkabir bir mezarlık da değildir. Anıtkabir bir anıt mezardır. Ve anıt mezarlara sessizce girilir, sessizce çıkılır. Aslanlı Yol’dan Atamızın kabrine yürürken dizilen taşlar aralıklıdır. Aralıklı taş dizilmesinin sebebi de insanların düşmemek için yere bakarken, aynı zamanda Ata’ya bir saygı duruşunda bulunmalarını sağlamaktır. Özgür Özel’e ve arkadaşlarına şu söyleniyor: Anıtkabir’in bir protokolü vardır. Sizin bugün yaptığınız yürüyüş ve Anıtkabir’e programsız bir şekilde gelmeniz bu protokol kurallarına uygun değildir. O yüzden biz sizin çelenginizi kabul edemeyiz deniyor Anıtkabir Komutanlığı tarafından. Peki Özgür Özel ne yapıyor? Özgür Özel, çelengin üstüne yazılmış olan “Özgür Özel CHP Genel Başkanı” yazısını dışarıda çelenkten çıkartıyor. İçeri, Atanın huzuruna geldiğinde cebinden çıkartıp çelengin üstüne koymaya çalışıyor. Bu gerçekten çok enteresan bir görüntü. @barisyarkadas



Dün Ankara’da, tam aynı saatlerde iki büyük CHP toplantısı yapıldı. Bunlardan birisi CHP Genel Merkezi önünde Sayın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yaptığı toplantıydı. Diğeri de Sayın Özgür Özel’in sadece 5 km uzaklıkta Güven Park önünde yaptığı toplantıydı. Her iki toplantı da, kendi taraftarlarını tatmin eden olgunluk ve sayıda toplantılar oldu. Bu durum hem partili insanlar, hem tarafsız gözlemcilerde, “acaba ne oluyor, bu yolun sonunda parti bölünüyor mu” endişesinin yayıldığını hissettim. Eğer böyle bir endişe varsa, ki ben de bu endişeyi hissedenlerden birisiyim; bölünme günü ve saatine kadar, bıkmadan usanmadan, bölünmemek için uğraşılması gerektiğine inanıyorum. Bu aşamada bu görev en cok Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’ndadır. Madem ki hukuken genel baskan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’dur; o zaman partinin bölünmemesi gayreti, çabası da birinci derecede Kemal Kılıçdaroğlu’ndan gelmelidir. Elbette Sayın Özgür Özel ve arkadasları da bu istikamette bir gayret ve çaba içinde olmalıdırlar. Parti bölünmeleri, çeşitli zamanlar ve şartlarda gördüğümüz bir durumdur. Ben şahsen, bugüne kadar yaşanılan parti bölünmelerinin hiçbirisin iyi bir sonuç verdiğine şahit olmadım. Ne bölünen ana parti bakından, ne de bölen parti bakımından. Cumhuriyet siyasi tarihimizin en büyük ve en etkili parti bölünmesi 1970 yılında Adalet Partisi’nden ayrılarak Demokratik Parti’nin kurulmasi ve Adalet Partisi’nin bölünmesi olayıdır. O tarihte Adalet Partisi’nin oyu yüzde 50’lerdeydi ve tek basina iktidardı. Bölünmeden sonra Adalet Partisi tek bir kere bile yüzde 50 oyun yarısını bile bulamamıştır. Adalet Partisinin en güçlü isimleri Sadettin Bilgiç, Ferruh Bozbeyli Mehmet Turgut gibi isimler ve 50 civarinda parlamenter eski Cumhurbaskanımız rahmetli Celal Bayar’ın da tam desteğiyle Demokratik Partiyi kurdular. Girdikleri ilk genel secimde (1973) ancak yüzde 13 oy alabildiler. Hatirlatmak isterim ki, bu % 13 oy, % 50 lik bir pastadan bir dilimdir. Yani bölünen partinin ancak dörtte biri kadar olmuştur. Adalet Partisi Genel Baskanı ve Basbakan Süleyman Demirel, bölünmeden 7 sene sonra tüm Demokratik Partilileri Adalet Partisi’nde tekrar toplamis olmasina ragmen, Adalet Partisi ve sonraki devamı mahiyetinde olan partiler bir daha ve asla Adalet Partisi oylarının yarısını bile alamamış ve bir daha siyaseten gün yüzü görmemistir. Ta ki, aradan tam 20 sene geçtikten sonra, 1991 secimlerinde DYP olarak ancak % 27 oy alabilmistir. Elbette tek başına iktidar olamamış ve Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) ile bir Koalisyon Hükümeti ancak kurabilmistir. Bölünme döneminin Adalet Partisi Genel Başkanı Sayın Süleyman Demirel siyasi hayatının son donemlerinde şu çok önemli itirafta bulunmustur: “İnişli çıkışlı 40 yıllık siyasi hayatımda yaptığım en büyük hata Demokratik Parti’nin kurulmasını engellememem olmuştur. “Ne yapıp yapıp bu bölünmeyi engellemeliydim. “Gerekli çabayı göstermis olsam engellerdim de.” demiştir. Buradan günümüze gelelim. CHP hicbir şekilde bölünmemelidir. Sayın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu elden gelen her çabayı göstermeli ve muhtemel bir bölünmeye ortam ve meydan bırakmamalıdır. Her durumda ayrılmalar ve bölünmeler kolaydır. Zor olan, ama hem memlekete hem de tüm taraflara yararlı ve faydalı olan tek durum “bir ve beraber olmaktır.” Bu istikamette gösterilecek olan her gayret ve çaba bugünün en saygıdeğer davranışı olacaktır. #CHP



Fuat Uğur: "Zekeriya Öz, Türkiye'de yeni bir çağ açtı, onu korumalıyız." (FETÖ savcısı Zekeriya Öz yurtdışına kaçtı.)













