Bu öte dünya cenneti için böyleyse bu dünya cenneti için haydi haydi böyledir: Yeryüzü cennetiyle aramızda, sadece düşman var.
evrensel.net/yazi/98978/kiy…
Bu metni kim yazdı? Daha mühimi, kim okumaya ikna etti? Erdoğan: Şunu bir defa açık açık söylemek isterim, nerede olursa olsun acımasızca öldürülenler bizim kardeşlerimizdir. Son nefeslerini okul sıralarında veren çocuklar bizim yavrularımızdır. Evlat acısıyla yürekleri Kerbela'ya dönen kadınlar bizim annelerimizdir. Bombaların enkaza çevirdiği şehirler aynı şekilde bizim şehirlerimizdir. Tahrip edilen, yıkılan, talan ve tarumar edilen yerler bizim bölgemizdir. Bakın buradan içim kan ağlayarak soruyorum, İsfahan'da, Tebriz'de, Tahran'da dökülen gözyaşlarının, Erbil'de, Amman'da, Bağdat'ta, Beyrut'ta, Sana'da, Doha'da, Riyad'da ve bölgemizin diğer kardeş şehirlerinde dökülenlerden Allah aşkına ne farkı var? Katliam şebekesinin gözünde adımızın Ali olmasının, Mürteza olmasının, Ömer olmasının, Ayşe, Zeynep, Hasan, Hüseyin olmasının ne farkı var? İster İran'da ister Körfez'de olsun, atılan her füzeyle zarar gören, vurulan, kanayan biz değil miyiz?"
"soundtrack" dinlemeye bayılıyorum. benim için bu türü diğerlerinden ayıran şey, atmosferik yapısı sebebiyle yarattığı, sanki birilerinin hayatınıza döşediği müzikmiş olduğu algısı. direkt dinlemek gibi değil, bir şey yaşanırken duyduğunuz, çalışırken radyodan gelen, merdivenlerden inerken komşu evden duyulan ya da bir meyhanede içerken masaların arasında dolaşan bir müzisyenin akordiyonundan yükselen bir melodi gibi (çiçek pasaj'ının madam anahit'i geldi aklıma bu cümleyi kurarken :). nasıl ki bazen duyduğunuz bir şarkı geçmişte yaşanan bir şeyleri tekrar canlandırır, çocukluğun bir dönemi, bir sevişmeyi, bir kavgayı, çok özlediğiniz biriyle yaşadığınız bir anıyı geri çağırır, bu da öyle, seyredilmiş filmlerin müzikleri de duygusal hafızaya yerleşebiliyor. sık dinlediğim bazı soundtrack albümlerini, oralardan seçtiğim parçaları paylaşmak istiyorum ++
Washington’da başlayan bir soruşturma…
Ve Türkiye’den uzanan dev bir siyasi etki ağı.
Bu belgeselde, ABD’nin kara listesine aldığı Atempo skandalından yola çıkarak çok daha büyük bir yapının kapılarını aralıyoruz.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kuzeni Halil Mutlu, AKP’nin Washington temsilciliği, TÜRKEN Vakfı’nın yüz milyon dolarlık finans ağı ve Amerikan siyasetini etkilemek için harcanan 77.5 milyon dolarlık lobicilik operasyonu.
ABD Adalet Bakanlığı FARA kayıtları, IRS vergi belgeleri ve Washington’daki resmi finans kayıtlarına dayanarak hazırlanan bu araştırma, Washington’da kurulan paralel bir diplomasi ve etki ağının nasıl çalıştığını ortaya koyuyor.
Bu belgeselin tamamı yaklaşık 30 dakikalık kapsamlı bir araştırma.
Patreon destekçilerim sayesinde bu tür bağımsız gazetecilik projelerini hazırlayabiliyorum.
Destek olarak hem bu belgeselin tamamını izleyebilir hem de yeni araştırmaların ortaya çıkmasına katkıda bulunabilirsiniz.
patreon.com/posts/akpnin-a…
İran Azerbaycan'a yönelik saldırı girişimini yalanlamıştı
Aliyev'den İran'a sert sözler geldi:
"Benden başka hiçbir devlet başkanı, İran’ın hiçbir büyükelçiliğine gitmedi. Bunu takdir etmemek, hiçe saymak, kendilerini aşağılık nankörler gibi göstermek kimseye şeref getirmez.
Bu şerefsizler, bize karşı bu terör eylemini gerçekleştirenler..."
Dünyanın en iyi mimari yapısı ödülü alan Balçova Cemevi (İzmir)
• Yanyana iki kesik piramitten büyük olanı: Cem Meydanı. Ona bitişik olan yer: Kütüphane.
• İçinde ağaç olan kısım: Klasik Anadolu geleneği içavlu.
Tek başına duran kesik piramit ise: Aşevi.
Mimar: Nevzat Sayın