serdarbarcin

4.4K posts

serdarbarcin banner
serdarbarcin

serdarbarcin

@serdarbarcin

musician 🎷🎧🏍️🏊‍♂️🥃

Katılım Eylül 2011
1K Takip Edilen2.2K Takipçiler
serdarbarcin retweetledi
Fatih Altayli 🔴🇹🇷
Fatih Altayli 🔴🇹🇷@fatihaltayli·
Siz bakmayın Özgür Özel şunu yanlış yaptı bunu yanlış yaptı diye yumuşak sedirinde kıçından ahkam kesenlere. Özgür Özel tek başına müthiş bir demokrasi mücadelesi veriyor. Genel merkezden çıkması bile partiyi korumak için yaptığı bir hamle parti binasına polis yollayan utanmazlara karşı bir CHP lilik gösterisi.
Türkçe
2.1K
12.1K
96.8K
1.8M
serdarbarcin retweetledi
Mahfi Eğilmez
Mahfi Eğilmez@mahfiegilmez·
Türkiye, kendi kendine sürekli sorunlar yaratan sonra da o sorunları çözmeye çalışmak yerine unutturmak için yeni ve daha büyük sorunlar yaratan bir ülkedir. Ülkeler 4'e ayrılır: Gelişmiş ülkeler, Gelişmekte olan ülkeler, Arjantin ve Türkiye.
Türkçe
599
8.4K
51K
1.5M
Jargon Haber
Jargon Haber@ajansJargon·
Şanlıurfa’da bir fırıncıya pişirilmesi için getirilen malzeme, görenlere “yok artık” dedirtti. "Bunları anladık, bu patatesi de anladık ama bu nedir ya..."
Türkçe
42
28
1.2K
955K
serdarbarcin retweetledi
Şebnem Ferah
Şebnem Ferah@sebnemferah·
Şimdi ben buraya ne yazsam heyecanımı tarif etmeye yetmeyecek, bir şeyler eksik kalacak. O yüzden kısa tutuyorum. Buluşana kadar gün sayıyor olacağım. Görüşmek üzere ♥️🥹♥️
Türkçe
2.3K
2.9K
45.6K
3.7M
serdarbarcin
serdarbarcin@serdarbarcin·
Uzun süredir defalarca üst üste dinlediğim şarkıcı, gitarcı , besteci Tom Misch’in Full Circle albümü … Bence prodüksiyon , şarkıcılık , besteclik , müzisyenlik adına harika bir albüm olmuş . Tamamı 4 gün önce yayınlandı ⭐️ music.apple.com/tr/album/full-…
Türkçe
0
0
3
113
serdarbarcin retweetledi
kolifa
kolifa@kolifa06·
Kumarın ne kadar korkunç bir şey olduğu daha güzel anlatılamazdı
Türkçe
24
353
4.8K
441.8K
serdarbarcin retweetledi
Ezgi
Ezgi@cissterna·
İstanbul’da kimse araba kullanmayı bilmiyor, kimse yol vermiyor diyenler.. Taşra’da yeterli vakit geçirmemiş o ayrıcalıklı kitle.. istanbul şoförü ortalamada sonn derece dikkatli ve duyarlı. Garipseyebilirsiniz ama bu bi gerçek
Türkçe
269
134
4.6K
502.8K
serdarbarcin retweetledi
Furkan Karabay
Furkan Karabay@frknkarabay·
“Son nefesime kadar, siz hep nefes alasınız diye” Mahkumun en iyi yaptığı şey beklemektir. Yemek bekler, avukatın gelmesini bekler, spor saatini bekler, görüş gününü bekler, telefon etmeyi bekler, iddianamenin çıkmasını bekler, duruşma gününü bekler, kararın çıkmasını bekler, infazın dolmasını bekler, özgür olmayı bekler. Seneler geçer tüm iletişim yöntemleri değişir, gelişir ama mahkum en çok da mektup bekler. Kimseye darılmazsın mektup yazmadı diye de mahkum işte beklemekten başka işi ne ki? Ama bizim işimiz beklemek değil; çalışmak, yazmak, yazmak, bir daha yazmak, daha çok yazmak lazım. Elimdeki adi tükenmez kalemi avucuma alıp haber çıkarmaya çalıştığım İBB iddianamesini karalamaya başladım. Demir kapının mazgalı açıldı: “Yemeek.” Kalem elimde kalktım ayağa, “Abi istemiyorum yemek sağ olasın”, “Meyve al, bak elma var”, “Yok abi sağ olasın”, “Al al”, “İyi alayım.” Elmaları alıp 5 litrelik su şişesinden yaptığım meyveliğe koydum, çürüyen elmaları alıp çöpe attım. Oldum olası anlam veremem meyve tüketmeye. Ya da henüz anlayacak yaşa gelmedim, bilmiyorum işte, neyse ne… Asabiyim bugün. Gerçi çoğu zaman böyleyim galiba. İki haftadır sağ kulağım da tıkalı, seke seke tuvaletin önüne geldim belki tıkanıklık açılır diye. Yok nerde, açılır mı? İstersin, uğraşırsın açılmaz o tıkanıklık. Ne zaman vazgeçersin, unutursun “pıt” sesi duyulur, tıkanıklık açılır, arabanın camını açtığında duyulan o hava sesi dolar kulağına. O yüzden koyverdim, ister açıl ister açılma. Zaten şu duvarların arasında duyulacak pek de bir şey yok. Bir sigara yaktım, git gide kararan kehribarı parmaklarıma dolayıp tuvaletin demir kapısına kilitlendim. Neyse ki tuğla gibi iddianame vardı elimde, işe yaramaz tekrarlardan ibaret yüzlerce sayfayı kapıya yerleştirdim. Zaten bu iddianame anca bu işe yarardı. Sigaranın külünün önce kazağıma sonra yere düştüğünü gördüm. Yeni temizlik yapmıştım, bir de bugün asabiyim, üstelik televizyonda A Haber açıktı, öyle bakmayın kim ne derse desin öfkemi diri tutmam lazım. Lafı dolandırıyorum aslında tüm asabiyetim, huysuzluğum günlerdir hikaye yazmadığımın aklıma gelmesinden. “Olsun haber yazdın bu süreçte” dedim kendi kendime. “Haber, hikaye yazarken bir şey daha lazım, bir şeyler daha yapmak gerek diye yiyordun kendini, şimdi hikayeyi bıraktın sadece haber kaldı” diye yanıt verdim kendi kendime. “Haklısın”, “Haklıyım tabii oğlum”, “Tamam da boş durmadım en azından”, “Lan zaten boş durmayacaksın ha bir de boş dursaydın haber de yazmasaydın hatta kitap da okumayıp yiyip içip yatsaydın. Ağzını burnunu kırarım senin, bir şeyler daha yapmamız lazım. Otur şimdi masana.” Derin bir nefes aldım sigaramdan, izmaritine kadar çektim. Mazgal açıldı: “Mektup.” Söylemedim size ama bugün cuma, mektup dağıtım günü, gizli gizli, için için mektup bekliyordum. Eski koğuşumdan Speedy’den, Toso Dayı’dan, Eser’den gelen mektupları kıs kıs gülerek okudum, keyfim yerindeydi. İzmir’den bir yurttaşın gönderdiği mektubu sona saklamıştım. Mektubu iki parmağımla açıp masaya yumuldum. Dakikalarca asıl anlatacağımı düşündüğüm üzüntü, keder, umut, sevinç, öfke yumağı duyguyla sarsıla sarsıla okudum mektubu. “Sana yazmamın sebebi babam. 2.5 yıldır kanserle mücadele ediyor, tedavinin ağırlığı nedeniyle hastanede kalıyor. Ona haber okuyorum, seni okuyorum. Hikayeleri ne zaman okusam gözleri doluyor. Kanser çok ilerledi, tedavi olanakları da tükendi” diyordu mektupta Ezgi Hanım: “Bu ağır ruh hali içinde merak edip soruşturduğu az sayıda şeyden biri sensin. 75 yaşında seni hiç tanımayan, kanser hastası bir adamın belki de son günlerinde merak ettiği birisin.” Mektubu katladım, kalbim beynimde atmaya başladı, sigara yaktım, nefesten çok duman aldım. “Nasıl adamsın lan sen, 10 gündür tek bir hikaye yazmadın”, “Allah belamı versin.” Dişlerimi kırarcasına sıkarak boş bir kağıt çıkardım, elime kalemi aldım, bir daha hiç bırakmayacağımı kalın kafama sokarak. Son nefesime kadar, siz hep nefes alasınız diye.
Türkçe
195
1.3K
6.3K
554.5K
R E M
R E M@REM__BEN·
CHP'den ihraç edilmeli mi ? 1- Evet 2- Hayır 3- Geç bile kalındı 4- Kararsızım
R E M tweet media
Türkçe
7.3K
335
6.8K
658.8K
orhan aydın
orhan aydın@orhanaydin6·
Yurtdışından 7 dolara aldıkları eti, vatandaşa 17-18 dolara satanlara ne denir?
Türkçe
1.1K
1.4K
11K
290.2K
serdarbarcin retweetledi
Tunç Şatıroğlu
Tunç Şatıroğlu@TuncSatiroglu·
Türkiye'de üretimi olmayan ürünler bile satılmasın, alım gücü enflasyon nedeniyle erimiş halk TEMU yasaklanınca 27 Euro'luk ucuz ürünü bile alamasın demek nasıl bir ruh halidir? Bir insan nasıl böyle kötü ruhlu olabilir? Bir insan nasıl böyle kötülükten yana olabilir?
Türkçe
159
465
5.6K
307.8K
serdarbarcin retweetledi
BPT
BPT@bpthaber·
Şanlıurfalı bir vatandaş, müziklerini beğenmediği kafeye müzik önerdi: “Bob Marley çal, Madonna çal. Don’t cry for me, bir şarkısı daha vardı. Frank Sinatra’nın ‘I did it my way’i bunların kafasına soktur. André Rieu…” x.com/twodotsX/statu…
Türkçe
599
2.6K
65.7K
3.9M
Öğretmen
Öğretmen@ogretmensitemiz·
Eyy Türk turizmcisi, bir konuşalım mı? Yıllarca Türk misafirine şöyle bir baktın: "Ne uğraşıcam bunlarla ya? Zaten Bodrum dolu, Marmaris taşar, Datça zaten efsane… Gelsin yabancı turist, biz euro’yu alalım, oh mis!" Sonra ne oldu? Bir Türk ailesi 5 gün tatil yapmak istediğinde, çat diye 250 bin TL fiyat verdin. Yani bir ailenin yıllık tatil hayalini, "kusura bakmayın, otelde oda kalmadı, ama 3 gece 5 kişi için 180 bin yaparız" diye çürüttün. Ve derken… Türk turist bir’ uyandı. Yunan adalarına geçti… Balkanlara gezmeye gitti… Mısır’da 70 bine uçak + otel + her şey dahil tatil yaptı… Güzel güzel yedi, içti, denize girdi, üstüne bir de “Yavaş Yavaş Hasan Şaş " diye karşılandı. Sen ne yaptın? Burada 1 tabak kalamara 50 euro yazarken, o Halkidiki'de 10 euroya yiyince suratın düştü. Balkanlar'da 50 bine hem gezip hem krallar gibi ağırlanınca içinden “Bu Türkler nankör” dedin. Ama dur bir düşün… Sen yıllarca Türk turiste “Halk plajı orda, su 30 TL ama dışardan getirmeyin” demedin mi? “Yabancı turist bizim baş tacımız, siz zaten geliyorsunuz” diye diye kendi insanını küstürmedin mi? E şimdi neden Rus gelmiyor, Alman kaçıyor, Hollandalı rota değiştirmiş? Çünkü turizm sadece oda satmak değil.Biraz vicdan, biraz hizmet, biraz da… insanlık meselesi. Türk turistin kıymetini şimdi mi anladın?Geç kaldın be turizmci. Ama olsun…Şezlong boş, sinek çok, vakit bol. İyi sezonlar! Dr. ERKAN UZUNOĞLU Katılıyor musunuz?
Öğretmen tweet media
Türkçe
1.2K
2.7K
26.6K
1.8M
fatih portakal
fatih portakal@fatihportakal·
Altaylı’nın cezaevine konması sindirmeye yönelik yönetim anlayışının yeni bir sonucu. Madalyonun diğer tarafı muhalif görünümünden önceki tutumu. Aklıma gelen Levent Kırca ile yaptığı program. -Silivri’de gazetecileri ziyaret edecek misin Fatih? -Hayır. Duruma göre tavır alma!
Türkçe
1.2K
204
5.1K
677.1K