
Babamın ölüm yıldönümünde neden hep aynı fotoğrafı paylaştığımı soranlar oluyor.
Cevap çok basit.
Başka fotoğrafımız yok.
Çünkü bizim hayatımız, sıradan bir baba oğul hikâyesi değildi. Bu ülkenin yakın tarihinde yaşananların bir parçasıydı. 1980 darbesinden sonra ailemiz, yıllarca cezaevi kapılarıyla, görüş günleriyle ve yasaklarla sınandı.
Ben çocukluğumu parklarda değil, cezaevi kapısında, koridorlarında geçirdim.
Ya babam içerideydi ya da ağabeylerimden biri. Özgürlük, bizim için hep ertelenmiş bir kelime oldu.
Bu yüzden birlikte çekilmiş fotoğraflarımız yok.
Çünkü birlikte yaşayabildiğimiz hayat, yarım bırakıldı.
O tek fotoğraf; bir babayla bir çocuğun hatırasından çok daha fazlası.
Bir dönemin, bir kırılmanın, bir adaletsizliğin sessiz tanığı.
Babamı 16 yaşımda kaybettim.
Bugün de aynı fotoğrafı paylaşıyorum.
Çünkü başka fotoğrafım yok.
Çünkü bu ülkede bazı hikâyelerin yazılmasına bazı fotoğrafların çoğalmasına izin verilmedi.

Türkçe















