Şeyda Öğretmen,Kitap Şeydası

3.2K posts

Şeyda Öğretmen,Kitap Şeydası banner
Şeyda Öğretmen,Kitap Şeydası

Şeyda Öğretmen,Kitap Şeydası

@seydagazel

(MEB) Uzman Türkçe öğretmeni,Yazar 📚 Felsefe&Eğitim Yöneticiliği 💻 Yapay Zekâ,Dijital Eğitim Proje Yazarı

Mersin, Türkiye Katılım Aralık 2014
3.5K Takip Edilen3.2K Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
Şeyda Öğretmen,Kitap Şeydası
2025 okuma maratonunu 38 kitapla tamamlama gururu yaşıyorum! 📚 Okuma hızım belki ışık hızı değil ama her biri beynimde yeni galaksiler açtı. Kim bilir belki 2026'da rekoru kırıp 39 kitap okurum! 😉 Kitap kurdu dostlara selam olsun!" ​#KitapKurdu #OkumaListesi #2025Okumaları
Şeyda Öğretmen,Kitap Şeydası tweet mediaŞeyda Öğretmen,Kitap Şeydası tweet mediaŞeyda Öğretmen,Kitap Şeydası tweet mediaŞeyda Öğretmen,Kitap Şeydası tweet media
Türkçe
0
2
29
1.3K
Şeyda Öğretmen,Kitap Şeydası retweetledi
Cins Dergi
Cins Dergi@CinsDergi·
Karar verirken sadece akıl değil, vicdan da rehber olmalı. Allah’tan korkan insanlar, çıkarın değil hakkın ve adaletin yanında durur. Bu yüzden kiminle istişare ettiğin, alacağın kararın yönünü belirler. Doğru insanlarla kurulan istişare, işi hem hayra hem de berekete ulaştırır.
Cins Dergi tweet media
Türkçe
2
63
368
4.5K
Şeyda Öğretmen,Kitap Şeydası retweetledi
İdris Kardaş
İdris Kardaş@idriskardas·
Aile ve çocuk konusunda sistematik bir saldırı altındayız. Yıllardır bu böyle ama bu sefer çok sert ve açık giriyorlar. Türkiye için bu böyle. Belki diğer ülkelerde de benzer şekilde ilerliyorlar bilemiyorum. Ancak net olan şey şu ki, çocuksuz annelik reklamları tesadüf değil asla. Küresel PR şirketlerine ve onlarla bağlantılı ulusal şirketlere bu trend işlensin diye "tavsiye" gittiği belli. Tavsiye diyorum ama bu tavsiyeyi dinlemeyen reklam şirketleri bir daha iş alamazlar, bu yüzden büyük güçlü bir mecburiyet bazıları için de seve seve kabul ettikleri bir talimatı aslında. Türkiye dışında kimse bu konulara karşı ses yükseltemez. Bizim kadar hassas olmayabilirler başkaları. O yüzden bu meselede sadece kendimiz için değil genel olarak insanlık için mücadele etmeliyiz, bu algılara karşı durmalıyız.
Yeni Şafak@yenisafak

❗ "Çocuksuz annelik" dayatması bitmiyor ➡️ Sephora'nın yeni reklam filminde annelik teması "çocuk" yerine "çiçekler" üzerinden işlendi. ➡️ Oyuncu Arzum Onan’ın yer aldığı reklamda, çiçekler kendisine "anne" diye sesleniyor.

Türkçe
18
80
251
10.2K
Şeyda Öğretmen,Kitap Şeydası retweetledi
Yusuf Tekin
Yusuf Tekin@Yusuf__Tekin·
📌 Bilginin, kültürün ve eğitimin geleceğine dair önemli bir düşünce zemini sunan World Decolonization Forum, 11-12 Mayıs’ta İstanbul’da düzenlenecek! Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile ahlaklı, erdemli, vatansever ve medeniyet değerlerini özümsemiş bireyler yetiştirmek eğitim modelimizin odak noktasıdır. Farklı coğrafyalardan akademisyenleri, düşünürleri ve kültür insanlarını bir araya getirecek olan bu forumun, zihinsel sömürgecilikle mücadeleye, adil ve çoğulcu bir bilgi anlayışının güçlenmesine katkı sağlayacağına inanıyorum. Eğitimden kültüre uzanan bu buluşmanın, gençlerimize daha özgüvenli, köklü ve kuşatıcı bir medeniyet perspektifi kazandırmasını temenni ediyorum. 👉🏻decolonizationforum.org
Türkçe
105
293
696
69.5K
Şeyda Öğretmen,Kitap Şeydası retweetledi
Mahinur Özdemir Göktaş
Mahinur Özdemir Göktaş@MahinurOzdemir·
Annelik ve aile, tartışmaya açılacak yahut başka sevgilerle ikame edilecek kavramlar değildir. Bugün bazı küresel içeriklerde, özellikle Türkiye gibi güçlü aile bağlarına sahip toplumlarda; yalnızlık ve aşırı bireysellik üzerinden bir algı inşa edilmeye, anneliğin anlamı esnetilmeye çalışılıyor. Hayvan sevgisi elbette kıymetlidir; ancak bu sevginin, annelik gibi derin ve kurucu bir kavramın yerine ikame edilmesini doğru bulmuyoruz. Oysa hayatın gerçeği de, araştırmalar da açık: Çocuk sahibi olmak insanlara daha fazla anlam, bağ ve aidiyet kazandırıyor. Aile olmak; paylaşmak, birlikte büyümek ve hayata derinlik katmaktır. Büyük Türkiye ailemizi eksiltmeden, güçlendirerek büyütelim.
Türkçe
1.4K
439
1.5K
300.3K
Şeyda Öğretmen,Kitap Şeydası retweetledi
İdris Kardaş
İdris Kardaş@idriskardas·
Yarım milyon küçük kaşık... Bugünkü yazım... haberturk.com/ozel-icerikler… Şubat 1966. O günlerde Milliyet gazetesinin bir haber göze çarpıyordu. “Rockefeller Türkiye'ye Doğum Kontrolünde Önderlik Edebilir.” Peki nereden çıkmıştı bu şimdi? Her şey 1952'de başladı. John Davison Rockefeller 3rd, New York'ta Population Council'i (Nüfus Konseyi) kurdu. Kuruluş amacı açık ve netti. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde doğum kontrolünü yaymak, nüfus artışını dizginlemek. Amerika'nın çıkarları söz konusu olduğunda hesap basitti. Dünyanın dört bir yanında petrol vardı, maden vardı, zengin toprak vardı. Bu kaynakları sömürmek için o coğrafyalarda istikrar şarttı. İstikrar için de nüfusun yönetilebilir olması gerekiyordu. Çözüm belliydi. O nüfusun büyümesini durdurmak. Bunu insani yardım, kadın sağlığı, aile refahı diye pazarladılar. Ama özünde bu, ticari çıkarın demografiye açık müdahalesiydi. Dixie Cup şirketinin kurucusu Hugh Moore, aynı yıllarda Rockefeller'e yazdığı bir mektupta şu ifadeleri kullanıyordu. “Biz temel olarak doğum kontrolünün toplumsal ve insani boyutları ile ilgilenmiyoruz. Biz komünistlerin yeryüzünü fethetmek için aç insanları kullanması ile ilgileniyoruz.” Nüfus Konseyi hızla büyüdü. 1955'te Hindistan'a, 1959'da Pakistan'a uzman heyeti gönderdi. 1961-1965 yılları arasında Tayvan, Tunus, Güney Kore, Türkiye, Tayland, Filipinler, Kenya, Fas ve İran'a aile planlaması desteği verdi. Konseyin Türkiye için ayırdığı bütçe 140 bin dolardı. Ama para şarta bağlıydı elbette. Önce nüfus planlaması kanunu çıkacaktı. 10 Nisan 1965'te 557 sayılı Nüfus Planlaması Hakkındaki Kanun meclisten geçti. Kanunla birlikte gebeliği önleyici araçların ithali, dağıtımı ve propagandası yasal hale geldi. Sonrasında da para geldi. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Cumhuriyet Arşivi'nde konumuzla ilgili bir mektubu burada anlatmakta fayda var. Tarihi 21 Ekim 1966. “Aile Planlaması Hakkında Amerikalı John D. Rockefeller 3rd Tarafından Başbakana Gönderilen Mektup.” Rockefeller, hızlı nüfus artışını frenlemek için bir bildiri hazırlamıştı. Dünya başbakanları bu bildiriyi imzalarsa ABD Başkanı Lyndon Johnson da imzasını koyacaktı. 30 Kasım'daki ikinci mektupta Rockefeller imzacı adaylarını sıralıyordu. Hindistan, Pakistan, Güney Kore, Japonya, Tunus, Türkiye, Fas, Kenya, Şili, Kolombiya, İsveç, Finlandiya, Yugoslavya ve daha fazlası. Süleyman Demirel bunu imzalamadı. 7 Ocak 1967'de şu cevabı gönderdi: “Çabalarınızı hayranlıkla ve bütün kalbimle desteklememe rağmen bu metne imza koymama maalesef imkân yok; zira son derece hassas böyle bir işin başbakanlar değil, uluslararası teşkilâtlar, meselâ Birleşmiş Milletler tarafından yapılmasının daha doğru olacağını düşünüyorum.” Rockefeller 31 Ocak 1967'de Demirel’e yanıt verdi ve mektubunu şu cümleyle kapattı. “Ülkenizdeki aile planlaması programını dünya liderleri de uygulama cesaretini gösterdikleri takdirde insanlığın hayat kalitesinde önemli bir ilerleme sağlanmış olacaktır.” Demirel bildiriyi imzalamadı. Ama Türkiye'deki program durmadı. Hindistan, İsveç, Tunus ve Yugoslavya başbakanlarının da aralarında bulunduğu 12 dünya lideri bildiriyi imzaladı. Türkiye listede eksikti ama uygulamalarda eksik değildi. USAID Türkiye'yi nüfus yardımı kapsamına aldı. Yardımın odağı, doğum kontrol için araçların tedariki ve teknik altyapıydı. Sonuç inanılmaz bir orandı. 1995 yılına kadar Türkiye'deki hastanelere, sağlık ocaklarına ve aile planlaması merkezlerine giden doğum kontrol araçlarının yaklaşık yüzde 90'ı USAID kaynağından geliyordu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'ndeki Aile ve Nüfus 10 Yılı Vizyon Tanıtım Programı'nda bu tarihin özünü şu sözlerle özetledi dün. “Bilhassa yaşı 50'nin üzerinde olanlar çok iyi hatırlayacaklar. Ülkemizde yıllarca şöyle bir propaganda yağmuruna tutuldu. Bize nüfusla kalkınma arasında birbirine zıt bir ilişkinin olduğu söylendi. Nüfus kontrol politikalarını bir tabu hâline getirerek en küçük bir aykırı sese, fikre müsaade etmediler. Ayrıca aileyi değersizleştirirken çok çocuklu aileleri cehaletle, taşralıkla, yobazlıkla suçladılar. İstanbul'un göbeğindeki hastanelerde sırf ücret ödenmediği için cenazeler rehin alınırken, sağlık sisteminin iyileştirilmesi için kullanılması gereken kaynaklar dışarıdan reçete edilen nüfus kontrol politikalarıyla çarçur edildi.” Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir ise bu tarihin kurumsal dilini kurdu Vizyon toplantısında. “Modern dönemde, insanı merkeze almayan, onu sadece yük olarak gören yaklaşımlar ortaya çıktı. Bu anlayış, ülkemizde de nüfusu, aileyi ve doğurganlığı dar bir ekonomik bakışla ele alan bazı uygulamalarla kendini gösterdi.” Bakan Özdemir, 2026-2035 dönemini kapsayan “Aile ve Nüfus 10 Yılı” vizyonunun bu anlayışa karşı verilmiş kararlı bir yanıt olduğunu vurguladı. Türkiye'nin İslam İşbirliği Teşkilatı nezdinde aynı dönemin “Aile ve Nüfus 10 Yılı” ilan edilmesine öncülük ettiğini ve Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır, Nijerya'nın 2026'yı "Aile Yılı" ilan ederek bu yaklaşımı benimsediğini açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu tabloyu şu sözlerle özetledi: “Sofralardan 10 yılda yarım milyona yakın küçük kaşık eksildi.” Bir politikanın etkisini anlayabilmek için neden yapıldığını da bilmek gerekiyor. Ve bu sorunun cevabı, biz insani kaygıyla hareket etmiyoruz, stratejik çıkarlar için çalışıyoruz diyen o belgelenmiş itirafta, Rockefeller'in Demirel'e yazdığı o arşivlik mektupta yazıyor. Tarihin bu yarısını okumadan bugünü anlamak mümkün değil. Yarım milyon küçük kaşık eksik evlerimizde. Ne kadar da yoksuluz aslında.
Türkçe
1
34
77
2.9K
Şeyda Öğretmen,Kitap Şeydası retweetledi
Esra Elönü
Esra Elönü@elonue·
Gazze’yi hissetmeyen kalpten Allah’a sığınarak yürüyor Sumud, Kanatları olmasına rağmen Gazze'yi terk etmeyen kuşlara buğdayın o gemide olduğunu anlatan Sumud kalpli bir duruş gerekti. Bu duruş unutulmayacak... #SumuduSavun star.com.tr/yazar/aciliriz…
Türkçe
28
219
711
20.5K
Şeyda Öğretmen,Kitap Şeydası retweetledi
Kadim Kitaplar
Kadim Kitaplar@KadimYayin·
🌍 Bir korku dili yükseliyor… Ve bu dil, yalnızca söylemde kalmıyor. Bugün dünyada “öteki”nin nasıl üretildiğini anlamadan hiçbir siyasi tartışmayı kavrayamayız. Çünkü mesele yalnızca güvenlik ya da kimlik değil; aynı zamanda bir anlatı meselesi. Bu çalışma, İslamofobinin nasıl sistematik bir söyleme dönüştüğünü ve popülizmin bu söylemi nasıl beslediğini açık biçimde ortaya koyuyor. Göçten medyaya, siyasetten gündelik hayata kadar uzanan geniş bir alanda, görünmeyeni görünür kılıyor. Bazen en tehlikeli şey, normalleşmiş olandır. 📕 Küresel İslamofobi & Popülizmin Yükselişi ✍️ Editörler: Sahar F. Aziz – John L. Esposito #İslamofobi #Popülizm #KüreselSiyaset #KadimYayınları
Kadim Kitaplar tweet media
Türkçe
0
3
15
579
Şeyda Öğretmen,Kitap Şeydası retweetledi
Cins Dergi
Cins Dergi@CinsDergi·
Günlük Cins hatırlatmasıdır: Zarif kalmak, modern dünyada en zor ama en değerli seçimlerdendir.
Cins Dergi tweet media
Türkçe
0
40
305
3.6K
Şeyda Öğretmen,Kitap Şeydası retweetledi
Prof. Dr. Ali TAN
Prof. Dr. Ali TAN@_alitan·
Akşamın olduğu yerde bekle diyorsun, gelmiyorsun.
Türkçe
1
9
41
732
Şeyda Öğretmen,Kitap Şeydası retweetledi
İdris Kardaş
İdris Kardaş@idriskardas·
Mehter'in nefes kesen serüvenini yazmaya çalıştım. haberturk.com/ozel-icerikler… Bugünkü yazım... "31 Ağustos 1719 tarihinde yani bundan yaklaşık 300 yıl önce Dresden’de tarihte görülmemiş bir düğün töreni düzenlenir. Düğün, Saksonya Elektörü ve Polonya Kralı Augustus'un bir planının parçasıdır aslında. Oğlunu, Habsburg Arşidüşesi Maria Josepha ile evlendirerek Alman imparatoru ünvanını Saksonya’ya getirmek ister. Düğün töreni, eşi benzeri görülmemiş olmalıdır ki eski görkemli Roma’nın gösterilerini dahi geride bırakarak kendisini bir İmparator seviyesine çıkartsın. August, düğünü için aynı boyda 315 kişiyi vazifelendirir. Bu gençler “moustache à la Turque” yani Türk bıyığı bırakırlar ve düğünde yeniçeri kıyafeti giyip mehter eşliğinde yürürler. Kırk gün süren düğün tam bir Türk festivali gibi gerçekleşir. Davetliler hilal motifli kıyafetler giyer, gelin Türk gelinliği ile düğünde yer alır ve Avusturya tören birlikleri dahi yeniçeri kıyafeti giyer."
Türkçe
12
60
198
27.9K
Şeyda Öğretmen,Kitap Şeydası retweetledi
TRT HABER
TRT HABER@trthaber·
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, okullarda 7 basamaklı güvenlik modelinin detaylarını açıkladı: 📌"Öğrenciler için psikososyal destek mekanizması güçlendirilecek." 📌"Çocukları hedef alan riskler yapay zekayla analiz edilecek." 📌"Veli destek-dayanışma hattı devreye alınacak."
Türkçe
64
206
619
82.7K
Şeyda Öğretmen,Kitap Şeydası retweetledi
Kadim Kitaplar
Kadim Kitaplar@KadimYayin·
🌐Bugünün dünyasında belirleyici olan yalnızca ne bildiğimiz değil, o bilginin nasıl dolaşıma sokulduğu ve nasıl yankı bulduğudur. Influence Çağı, nüfuzun, algının ve dijital yönlendirmenin yeni güç haritasını görünür kılan dikkat çekici bir okuma sunuyor. Çünkü artık mücadele yalnız sahada değil, zihinlerde veriliyor. 📘Influence Çağı: Bilgi Okyanusunda Hayatta Kalmak ✍️Alp Cenk Arslan #KadimYayınları #YeniKitap #InfluenceÇağı #AlpCenkArslan #Nüfuz #AlgıYönetimi #DijitalGüç
Kadim Kitaplar tweet media
Türkçe
0
7
28
2.3K
Şeyda Öğretmen,Kitap Şeydası retweetledi
Yusuf Tekin
Yusuf Tekin@Yusuf__Tekin·
❝Bugünün çocukları yarının büyükleri, istikbalin mimarlarıdır. Bizden devralacağınız bayrağı daha da yükseğe taşıyacaksınız.❞ #YarınlarımızSizsiniz 🇹🇷
Yusuf Tekin tweet media
Türkçe
494
477
1.5K
44.5K