
Papa 14'üncü Leo, Vatikan'ın en yüksek diplomatik nişanını İran elçisine verdi birgun.net/haber/papa-14-…
Sirin Payzin
23K posts

@siring
TV Journalist -Former CNNTÜRK and HalkTv Anchor and Reporter . -T24 contributor youtube/t24 [email protected]

Papa 14'üncü Leo, Vatikan'ın en yüksek diplomatik nişanını İran elçisine verdi birgun.net/haber/papa-14-…

Meslektaşımız Merdan Yanardağ’ın tutukluluğuna devam kararı verildi. Üç gün süren casusluk davası duruşmasında basın özgürlüğü ve adil yargılanma ilkesi bir kez daha hiçe sayıldı. Tutukluluk peşinen cezalandırma aracına dönüştürülüyor, gazetecilik kriminalize edilmek isteniyor. Yanardağ’dan casus, gazetecilikten suç olmaz! Meslektaşımız #MerdanYanardağ derhal serbest bırakılmalıdır! #GazetecilikSuçDeğildir

Macaristan'da yeni başbakan Magyar, resmi konuta yerleşmeyip lüks makam aracı kullanmayacağını duyuruyor. Magyar daha önce de başbakanlık ofisi olarak Orbán'ın kullandığı Karmelita Manastırı'nı kullanmayacağını açıklamıştı. Bunlar Orbán sonrası rejim değişikliğini vurgulayan, tümüyle önemsiz olmasa da büyük ölçüde sembolik adımlar. Gerçek bir rejim değişikliği olup olmayacağını ise temelde şu üç alana bakarak anlayacağız: 1) Kamu kurumlarındaki Orbán yandaşları tasfiye edildikçe yerleri nasıl bir yaklaşımla doldurulacak? 2) Kamu ihaleleri nasıl düzenlenecek? Hükümet iş dünyasıyla nasıl bir ilişki kuracak? Siyasetin finansmanı açısından yapısal bir reform yapılacak mı? 3) Orbán yandaşı kamu ve özel medya tasfiye edilirken, yerine ne nasıl konacak?

🔴 Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, CHP'den AKP'ye geçti: 📌 "Ailenin kutsallığına inananlarla, toplumun değer yargılarına saygı duyanlarla aynı yolda yürüyeceğim." t24.com.tr/haber/erdogan-…

GÜNLERCE CASUSLUK DEDİKLETİ GÖRÜŞME... Necati Özkan: 11 Haziran 2019 öğleden sonrasıdır. Yarım saatlik bir görüşmedir. Seçimden önce... Seher Hanım, manevi oğlunun çok başarılı bir iş adamı olduğunu söyledi. Çok önemli bir teknoloji yatırımcısı olduğunu söyledi. Ellerindeki yüksek teknolojiyle bize yardım etmek istediklerini anlattı. Ben de onlara şunu söyledim: “Biz şimdi seçim gününe hazırlanıyoruz. Seçim gününü ve seçim gecesinin iletişimini konuşuyoruz. Seçimden sonra vatandaşa nasıl teşekkür edeceğimizi konuşuyoruz. Bizim şu anda böyle bir bilgiye ihtiyacımız yok.” Onlar da: “Belki daha sonra işinize yarar, aklınıza gelmeyen bir şey vardır. Bir görün…” dediler ve bana bir rapor göndermek istediklerini söylediler. Ben dedim ki: “Ne raporu bu?” “Sosyal medya analizi.” Ben de: “Türkiye’de sosyal medya analizi yapan bir sürü şirket var” dedim. Dün ifadesinde de çok benzer bir şey söyledi. Bana söylediğine çok yakın ama birebir aynı değil. Bana dedi ki: “Sizin elinizdekiler Murat 124 ise bizdeki Ferrari.” Ben de: “Peki şu Ferrari’yi bir görelim. Biz Murat 124’le gitmek istediğimiz yere gidiyoruz ama Ferrari’yi de görelim” dedim. Ama anlattığı şey Ferrari falan değil. Türkiye’yi anlamayan bir sistemden bahsediyor. Dolayısıyla biz o tarihte “Sandık başına” filmi yaparken ya da “İstanbul teşekkür” kampanyası hazırlarken aslında gelen şey buydu. Dolayısıyla Hüseyin Bey’le ilişkimizin iki temel noktası var Sayın Başkanım. Biraz önce anlattığım gibi, ben kendi yaptığım iş açısından şöyle bakıyorum: Benim iki görevim var. Birincisi, iletişim kampanyasının stratejisine karar vermek. İkincisi ise bu stratejiye zarar verilmesini engellemek. Ben Sayın Hüseyin Gül’ü de getirdiği proje kampanyaya zarar verebilir, diye düşündüm. Kötü niyetinden dolayı değil. İyi niyetli insanlar da zarar verebilir. Tek görüşme bu Sayın Başkanım. 23 Haziran’a kadar başka hiçbir görüşmemiz yok. Aradan zaman geçti. Biz seçimi kazandık. Seçimi kazandıktan yaklaşık 40 gün sonra Hüseyin Gül bu sefer benimle görüşmek istedi. Hem bir tebrik yemeği niteliğinde konuşmak hem de bir proje sunmak istediğini söyledi. Kendisiyle bir öğle yemeğinde buluştuk. Ve o yemekte Hüseyin Bey bana bir sunum yapmak istediklerini söyledi. Aynı zamanda manevi annesinin Ekrem Bey’i çok sevdiğini, mutlaka onunla görüşmek, fotoğraf çektirmek ve tebrik etmek istediğini söyledi. Ben de bunda bir mahsur görmedim. Birkaç yüz kişiyi fotoğraf çektirmişimdir. Böyle dönemlerde bunlar olur. Bana sunum yapıldı. Aslında bu bildiğimiz klasik bir pazarlama sunumu. Ben buna benzer muhtemelen yüzlerce sunum dinlemişimdir. #casuslukdavası










