ŞPO_Şanlıurfa
495 posts

ŞPO_Şanlıurfa
@spo_urfa
Şehir Plancıları Odası Şanliurfa İl Temsilciliği
sanliurfa Katılım Şubat 2013
77 Takip Edilen826 Takipçiler
ŞPO_Şanlıurfa retweetledi
ŞPO_Şanlıurfa retweetledi
ŞPO_Şanlıurfa retweetledi

TMMOB Şehir Plancıları Odası'nın 57. yılı kutlu olsun!
Planlama ilkeleri ve kamu yararının izinde, bilimin ışığıyla geçen 57 yıl... Yarım asrı aşan bu birikimle; rant odaklı politikalara karşı doğayı, kent hakkını ve meslek alanımızı savunmaya dün olduğu gibi bugün de aynı kararlılıkla devam ediyoruz.


Türkçe
ŞPO_Şanlıurfa retweetledi

Şehir Plancıları Odası Şanlıurfa İl Temsilcisi Mehmet Selim Açar ve yönetimi, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanımız Mehmet Kasım Gülpınar’ı ziyaret ettiler.
Kentimizin planlı, sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde gelişmesi adına ortaya koydukları özverili çalışmaların büyük bir değer taşıdığına inanıyor, meslek disiplinleriyle kente kattıkları vizyon için kendilerini tebrik ediyoruz.
Şanlıurfa’nın geleceğine katkı sunan tüm şehir plancılarına çalışmalarında başarılar diliyoruz.

Türkçe
ŞPO_Şanlıurfa retweetledi

KPSS-2025/2 Kamu Kurum ve Kuruluşlarına Yapılacak Yerleştirme Kapsamında Gerçekleştirilecek
Şehir Plancısı İşe Alım Duyurusu
T.C. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından yayımlanan resmi duyuruya göre; KPSS-2025/2 kapsamında bazı kamu kurum ve kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarına merkezi yerleştirme süreci başlamıştır. İlgili yerleştirme döneminde ilgili kamu kurumlarına toplam 36 Şehir Plancısı istihdamı sağlanacaktır. Tercihler, ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi (AİS) üzerinden, ais.osym.gov.tr adresinden T.C. kimlik numarası ve aday şifresi ile bireysel olarak yapılacaktır.
Meslektaşlarımıza tercih sürecinde başarılar dileriz. Ayrıntılı bilgi ve kılavuz dokümanlarına osym.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz.
Son Başvuru Tarih: 25 Aralık 2025, 23.59

Türkçe
ŞPO_Şanlıurfa retweetledi

Şehir ve Bölge Planlama Eğitiminin Bilimsel Bütünlüğüne ve Mesleki Özerkliğine Dair
Türkiye`de şehir ve bölge planlama eğitimi son yıllarda giderek derinleşen bir sorunla karşı karşıyadır. Bu sorun artık yalnızca eğitim kurumlarını ilgilendiren bir konu olmaktan çıkmış, kentlerin geleceğini ve kamu yararını doğrudan etkileyen bir hale gelmiştir. Ülkenin pek çok üniversitesinde planlama bölümlerine planlama alanında hiçbir bilimsel birikimi bulunmayan farklı meslek gruplarından öğretim üyeleri atanmakta ve bu kişiler hem bölüm yönetimlerinde hemde eğitim sürecinde söz sahibi olmaktadır. Bu tablo, planlama disiplininin kurumsal bütünlüğünü ve mesleğin uzun yıllar boyunca oluşturduğu birikimi zayıflatmakta ve ciddi bir aşınma yaratmaktadır. Bu aşınma yalnızca akademik bir zafiyet olarak görülmemelidir. Artık kent hakkını, kamu yararını ve mesleğin geleceğini doğrudan tehdit eden yapısal bir sorun haline gelmiştir. Bu kişiler planlama eğitiminin kurumsal bütünlüğü bilinçli ya da bilinçsiz biçimde aşındırmaktadır. Bu aşındırma giderek sessiz fakat derin bir tahribata dönüşmektedir.
Son dönemde yaygınlaşan bu uygulama çoğu zaman "çok disiplinlilik" kavramı ile bir meşru zemine oturtulmaya çalışılmaktadır. Oysa çok disiplinlilik, planlamanın kendi kuramsal zeminini başka mesleklerle paylaşması anlamına gelmemektedir. Planlama dışı alanlardan gelip bu meslek disiplininin gerektirdiği en temel bilgi bütününe bile hakim olmayan kişilerin planlama bölümlerinin akademik kadrolarında yer işgal etmesi çok disiplinli bir yapı oluşturmamakta, planlama disiplinini kadroda yer tutan kişilerin hakim olduğu alanlara doğru sündürmektedir. Bu yaklaşım, planlama eğitimini zenginleştiren bir çeşitlilik değil, tam tersine disiplinin içinin boşaltılması sürecidir.
Bugün bazı planlama bölümlerinde kent kuramı, kentleşme tarihi, kamusallık, mekânsal adalet, planlama hukuku ve kent sosyolojisi gibi temel alanlarda hiçbir yetkinliği olmayan kişilerin ders verdiği, öğrenci yetiştirdiği ve bölüm kararlarını aldığı bir durum ortaya çıkmıştır. Bu durum yalnızca bir liyakat sorunu değildir. Bu durum şehircilik disiplininin doğal gelişimini bozan ve mesleği teknik bir alt başlığa indirgemeye çalışan bir anlayışın sonucudur. Planlama eğitimi salt teknik bir faaliyet değildir. Kent yaşamını, toplumsal yapıyı, ekonomik ilişkileri ve mekânın örgütlenişini birlikte ele alan, bu ele alışı bilimsel bilgiye ve özgün analitik çerçevelere dayandıran bir bilim, uygulama ve çalışma alanıdır. Bu alanın dışarıdan kuşatılması ve planlama eğitiminin kendi iç dinamiklerinden uzak kişilere teslim edilmesi kabul edilemez bir durumdur.
Sorun yalnızca teorik eksiklikle sınırlı değildir. Farklı mesleklerden gelen ve planlama pedagojisini tanımayan kişilerin, eğitimin temel taşı olan stüdyo derslerini dahi anlamakta zorlandıkları açıktır. Stüdyo ortamı planlama öğrencisinin mesleki kimliğinin şekillendiği, eleştirel düşüncenin geliştiği, öğrenmenin öğrenildiği ve üretimin süreklilik kazandığı bir yapıdır. Ancak bu yapıya yabancı olan kişilerin aynı anda derse girerek ortak bir çizgi oluşturamaması stüdyoları işlevsizleştirmekte, öğrenci için yönlendirme kargaşası yaratmaktadır. Bu durum bölümün kendi iç dinamiğini bozan başka bir aşınma biçimi haline gelmiştir.
Benzer bir yaklaşım teknik geziler konusunda da kendini göstermektedir. Planlama eğitiminin ayrılmaz ve zorunlu bir parçası olan teknik saha gezilerinin gereksiz görülmesi, gezilere gidilmemesi ya da saha çalışmasının gereğinin yapılmaması planlamanın doğasına tamamen aykırıdır. Kentin bağlam bağımlı ve yerin bilgisine dayalı yapısı ancak yine yerinde çözümlenebilir. Mekansal ilişkiler yerinde kavranabilir. Bu mecburiyeti bilmeyen bir yaklaşım planlama disiplininin esasından çok uzak olmakla birlikte mesleki pedagojiden de bütünüyle uzaktır. Bu anlayış öğrencinin kentle kurması gereken bağı koparmakta ve eğitimin kalbini oluşturan deneyimsel öğrenmeyi zayıflatmaktadır.
Bir başka sorun da planlama bölümlerinin doğası gereği kuruluşundan bu yana sürdürdüğü ders saatlerinin dışına taşan, geceleri ve hafta sonlarını da içeren, birlikte çalışma, grup çalışması, ekip çalışması ve birbirinden öğrenme kültürünün anlaşılmamasıdır. Stüdyo dönemlerinde yoğun üretim süreci içinde çalışmak planlama eğitiminin doğal bir parçasıdır. Bu kültür uluslararası okullarda da bilinen, desteklenen ve saygı duyulan bir süreçtir. Ancak mesleki eğitimin bu temelinden habersiz olan bazı akademisyenlerin bu ritmi sorgulaması, hatta gereksiz bulması bölümün genetik yapısı ile uyumsuz davranışlara yol açmaktadır. Bu durum öğrencilerin motivasyonunu azaltmakta, üretim ritmini bozmaktadır.
Tüm bu örnekler farklı disiplinlerden gelenlerin planlama eğitiminin köklü geleneklerini ve kurumsal kimliğini anlayamadan bu alanı yönlendirmeye çalıştığında nasıl bir tahribat ortaya çıktığını göstermektedir. Yaşanan durum yalnızca liyakat sorunu değildir. Bu durum mesleğin akademik omurgasının aşınmasıdır. Disiplinin özgün bilgisinin yerini teknik indirgemeciliğe bıraktığı bir çözülme sürecidir.
Planlama eğitiminin karşı karşıya olduğu bu sorunlara rağmen bazı okullarda hiçbir yapısal baskı hissetmeyen, kadro aşınmasının etkisini yaşamayan ve bu nedenle sorunu görmezden gelme lüksüne sahip çevrelerin de bulunduğu bilinmektedir. Bu çevreler çoğu zaman "hoşgörü", "birlikte çalışma kültürü" ya da "katkı sunabilir" gibi söylemlerle meseleyi önemsizleştirmekte ve mevcut tahribatı sıradan bir akademik çeşitlilik tartışmasına indirgemektedir. Oysa burada söz konusu olan basit bir uyumsuzluk ya da kişiler arası ilişki meselesi değildir. Bu yaklaşım, sorunla yüzleşen bölümlerde giderek derinleşen aşınmayı görünmez kılmakta ve mesleğin geleceği için kritik olan yapısal bozulmayı perdelemektedir. Şehircilik disiplininin kurumsal bütünlüğü, bu durumu hissetmeyen kesimlerin rahatlığına ve dışarıdan izleyen tutumuna bırakılamayacak kadar önemli bir meseledir.
Ortaya çıkan tablo öğrencilere verilen eğitimin niteliğini düşürmekte, meslek alanının kamusal sorumluluğunu zayıflatmakta ve planlamanın toplum nezdindeki saygınlığını aşındırmaktadır. Dahası, kent politikalarının şekillenmesinde etkili olan planlama mesleğinin yetki alanı belirsizleştirilmekte ve kamu yararı ilkesini korumayı taahhüt eden bilimsel çerçeve daraltılmaktadır.
Bu nedenle Şehir Plancıları Odası olarak kamuoyuna ve ilgili tüm kurumlara çağrımız nettir.
Şehir ve bölge planlama bölümlerine yapılacak akademik atamalarda planlama alanında bilimsel üretim ve uzmanlık zorunlu hale getirilmelidir. YÖK ve üniversiteler planlama eğitiminde sebep oldukları nitelik kaybını görmezden gelmemelidir. Şehircilik disiplininin yıllar içinde oluşturduğu bilgi birikimini ve kamuyu önceleyen yaklaşımını korumak için gerekli adımlar gecikmeden atılmalıdır.
Kentlerin geleceği, ancak güçlü bir planlama eğitimi ile güvence altına alınabilecektir. Şehir Plancıları Odası, mesleğin bilimsel ve kamusal temellerini aşındıran bu yanlış uygulamalara karşı durmaya devam edecektir. Bu süreç, yalnızca mesleğimizin değil, ülkenin kentleşme pratiğinin ve hem güvenli kentler inşa etmenin hem de kentlerin güvenliğinin yarınlarını da belirleyecektir.
TMMOB Şehir Plancıları Odası
Genel Merkez Yönetim Kurulu
spo.org.tr/detay.php?sube…

Türkçe

Bu haksızlığın giderilmesi hususunda görüş alışverişinde bulunduk
@ozmen63resat
Türkçe

Temsilcilik ziyareti için Öz Belediye İş Sendikası temsilcisi M.Reşat ÖZMEN'e ziyaretleri için teşekkür ederiz. Bu vesileyle kamuda "beden işçisi" statüsünde çalışan, verilen emeğin düşük ücret ve güvencesizliğe tabi tutulduğu yönteme karşı görüşümüzü ilettik

Türkçe
ŞPO_Şanlıurfa retweetledi

Odamız çatısı altında meslektaşlarımızla kucaklaşmaya, baskılar ve adaletsizlikler karşısında dayanışmamızı büyütmeye devam ediyoruz.
Şanlıurfa İl Temsilciğimizin (@spo_urfa) organizasyonuyla Şanlıurfa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’na, Haliliye Belediyesi’ne ve Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı’na gerçekleştirdiğimiz meslektaş ziyaretlerinin ardından yenilenen temsilcilik mekanımızın açılışı ve ardından üye toplantısı için bir araya gelerek Odamızın ve meslek alanımızın gündemine dair karşılıklı paylaşımlarda bulunduk.
Başta il temsilcimiz Mehmet Selim Açar (@SehirciSelim) olmak üzere, Şanlıurfa örgütlülüğümüze bugüne kadar emek veren tüm meslektaşlarımıza; misafirperverlikleri ve ilgileri için etkinliğimize katılan tüm dostlara teşekkür ederiz.
Birlikte çok daha güçlüyüz! 🌿
ŞPO_Şanlıurfa@spo_urfa
Genel başkanımız @akifburakatlar beyin katılımlarıyla, ilimiz kurumlarında çalışan meslektaşlarımızla buluştuk ve akabinde yeni Temsilcilik mekanımızda düzenlediğimiz ilk resmi toplantıyı gerçekleştirdik. Şehrimiz, mesleğimiz ve mesleki örgütlüğümüz için hayırlı olsun.
Türkçe

Genel başkanımız @akifburakatlar beyin katılımlarıyla, ilimiz kurumlarında çalışan meslektaşlarımızla buluştuk ve akabinde yeni Temsilcilik mekanımızda düzenlediğimiz ilk resmi toplantıyı gerçekleştirdik. Şehrimiz, mesleğimiz ve mesleki örgütlüğümüz için hayırlı olsun.




Türkçe

















