@emrevalez@deftersanat Belli bir yaştan sonra bu fikirle kavga etmeyi bırakıp yenilgiyi kabul ediyorsunuz. Yalnızlık eskisi kadar acıtmıyor ama yüzdeki hüzün, tamamlanmamış duyguların verdiği huzursuzluk hep baki.
Anne babamız gitmeden iyi bir eş bulmak gerek. Bu düşünce bile hüzünlü. Çünkü onlar varken bile bazen yapayalnız hissediyorum. İçimde şu var. Yanımdayken bile içimde açıklayamadığım bir şey oluyor. Onlardan sonra ne olurum bilmiyorum, bunu düşünmek bile ağır. İnsan bir yuva kurmalı, biriyle aile olmalı diye kendini ikna etmeye çalışıyor. Belki de yaşamanın anlamı, o insana denk gelmektir. Ama bazen insan, o “doğru kişi” fikrine tutunurken bile kendi yalnızlığından kaçamıyor. Yine de içten içe bir gün her şeyin yerini bulacağına inanmak istiyor.
@daktilock Aydın bir şehir yoktur, aydın insanlar vardır. Ayrıca bir insanın kendisine "aydınım" diyebilmesi için ciddi entelektüel birikim, en az bir yabancı dil, yerli yabancı klasik külliyata hakimiyet; sosyoloji, tarih, felsefe derinliği gerekir. Teyzemizde var mıdır bunlar?