Şevket Apuhan (Yeni Hesap)

43 posts

Şevket Apuhan (Yeni Hesap) banner
Şevket Apuhan (Yeni Hesap)

Şevket Apuhan (Yeni Hesap)

@stapuhan84

Risk Yönetimi. Finans. 𐱅𐰇𐰼𐰰

Katılım Mayıs 2026
234 Takip Edilen1.1K Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
Şevket Apuhan (Yeni Hesap)
Şevket Apuhan (Yeni Hesap)@stapuhan84·
"De ki: Allah'ın bize yazdığından başkası başımıza gelmez" (9-51)
Türkçe
1
1
11
355
Şevket Apuhan (Yeni Hesap)
Bu Kemal Kılıçdaroğlu, Meral Akşener için "Milliyetçi ve vatansever diye bildiklerimiz işbirlikçi çıktı." Demişti. Kendisi bir kez daha AK Parti'ye direnişin kitabını yazdı. Tebrikler.
Türkçe
0
5
25
834
Şevket Apuhan (Yeni Hesap)
44 farklı ülkenin vatandaşlarını, Uluslararası sularda alı koyup bir de arkadan kelepçeli şekilde yere yatırmışlar. Üstelik bakanları bu terör eylemi marifetmiş gibi görüntü veriyor. İnsanlığın huzur ve haysiyeti için terörist İsrail'in karşısındayız.
Türkçe
0
0
6
114
Şevket Apuhan (Yeni Hesap) retweetledi
Zihni Çakır
Zihni Çakır@zcakir27·
İlginç ya! Galatasaray ligin başından beri @TFF_Org nin meşruiyetini tartışırken hatta önceki sezon açıktan istifaya davet ederken sesi çıkmayan @Antalyaspor @KayserisporFK gibi kulüpler şimdi TFF ve TFF şeysinin meşruiyetini sorguluyor. TFF şeysi Hacıosman Galatasaray’a açık savaş açtığında, MHP Lideri sayın Bahçeli’yi, verdikleri yanlış bilgilerle Hacıosman’ın kalması yönünde açıklama yapmaya sevk edenler vekiller de dahil buna… Kusura bakmayın; bu ahlaksız düzenin harcında sizin de; en kötü birer kürek katkınız var…
Zihni Çakır tweet mediaZihni Çakır tweet mediaZihni Çakır tweet media
Türkçe
17
46
260
23.6K
Şevket Apuhan (Yeni Hesap)
Devlet Bahçeli elbette bu yaştan sonra ülkeye kötülük yapmayı planlamıyor; ama kendisinin kurduğu strateji ülkeye yarar getirmeyecek. Sn. Erdoğan'da bunu çok iyi biliyor. Devlet Bey, Öcalan üzerinden İsrail'e karşı bir savunma hattı kurmayı hayal ediyor gibi. O 30 yıl önceki Öcalan ile belki olurdu. Öcalan'ın raf ömrü çoktan bitti. Öcalan "Evinizde oturun" derse şimdi onu kaç kişi dinler acaba? Türkiye sağlam duracak, İsrail'e hizmet edenin kafasını ezecek. Biz İran'dan daha güçsüz değiliz ki.
Conflict@ConflictTR

MHP Lideri Devlet Bahçeli: Öcalan'ın mahkumiyet hali saklı kalmak üzere bir sosyal statüyle teçhiz edilmesi, fesih edilmiş PKK'nın kurucu önderliği yerine, örgüt üzerindeki etkinliğini sürdürebileceği bir yapı inşa edilmeli.

Türkçe
3
0
13
761
Şevket Apuhan (Yeni Hesap) retweetledi
Dürbün
Dürbün@durbunhaber·
Ümit Özat'ın yıllar önce Rasim Ozan Kütahyalı için söylediği türkü: "Bu dünyanın devranına aldanma Rasim aldanma. Ne ektinse biçeceksin, aldanma Rasim aldanma."
Türkçe
3
69
754
19.2K
TTA Grup
TTA Grup@TTAgrup·
Tekirdağ Çorlu’da Şehit olan Polislerimiz Şehit Erkan Tütüncüler Şehit Emrah Koç Türk milletinin başı sağ olsun.
TTA Grup tweet media
Türkçe
10
250
1.5K
21.4K
Şevket Apuhan (Yeni Hesap) retweetledi
ALİ RIZA ÖZDEMİR
ALİ RIZA ÖZDEMİR@etnojenez·
📜 Zazalarda Kişi Adları ve Tarihsel Kökenleri: İlginç Bilgiler ve Çarpıcı Veriler! 🤔👇 Tarihsel kayıtlar ve saha araştırmaları, Zazaların geleneksel isim mirasına dair çok çarpıcı bir tablo ortaya koyuyor. Yapılan araştırmalara göre, geleneksel Zaza isimlerinin çok büyük bir kısmı öz Türkçe ve bir kısmı da İslami/Arapça kökenli. İşte dönem dönem, bölge bölge ve aşiret aşiret Zaza coğrafyasındaki isim atlası: ⏳ Tarihten Sahneler: Beyler ve Cemaatler 👑 Safevî Devleti Kuruluş Dönemi (Hınıslı Aşireti): Kayıtlarda "Kürt" (Zaza?) olarak anılan bu aşiretin bey adları tamamen öz Türkçe: Aykut, Kara Güne, Deli Budak, Kayıtmış. 🏔️ 16. Yüzyıl Dersimlü Cemaati: Dersim bölgesine adını veren bu toplulukta öne çıkan isimler: Alpı, Bayram, Budak, Dengiz, Durak, Gemrek, Göç-bek, Khanibaba, Kılıç, Korkmaz, Kutlu-buğa, Mamlu, Melik-Kuş, Menteş, Ulaş. ⚔️ Yavuz Sultan Selim Dönemi (Kiğı Sancağı - Çavlu Köyleri): Tamamı Türkçe olan o isimler: Ağa, Allahkulu, Başlamış, Alman, Budak, Bahadur, Bayram, Göçbek, Hüdaverdi, Kara, Karaca, Kara Ali, Kara Hacı, Keçili, Kılıç, Korkmaz, Kulu, Kurt, Şeyh Ali Türkmen, Turalı, Tutu, Yağmur. 🌾 16. Yüzyıl Arapgir (Şeyh Hasan Aşireti): Aslan, Ağzıkara, Bahadır, Bali, Börican, Budak, Cengiz, Dengiz, Gökçe, Karaca, Karagöz, Mercan, Mintaş, Polat, Temurcan, Timur, Turhan, Uğurlu. 🗺️ Coğrafi ve İnançsal Dağılım: Alevi & Sünni Farkı ☀️ Sünnî Zaza Bölgeleri (Palu, Diyarbakır, Van, Bitlis, Hakkari, Siirt, Ağrı): Bu bölgelerde yaşayan Zazaların isimleri daha çok Arapça kökenlidir. 🕯️ Zaza Alevî Bölgeleri (Tunceli, Erzincan, Malatya, Sivas, Varto): Aşiretlerdeki insan isimleri genelde Türkçe kökenlidir. İnançtan dolayı Ali, Veli, Hasan, Hüseyin, Fadime, Mustafa, Mehmet gibi Arapça kökenli dinsel isimler ağırlıkta olsa da, bunun dışındaki neredeyse tüm isimlerin aslı Türkçedir. 💡 Öne Çıkan Ortak İsimler: Gültekin, Tekin, Çetin, Alparslan, Atila, İlhan, Ayhan, Gülhan, Orhan, Gül, Gülizar, Gülten, Şükrü, Cengiz, Metin, Aynur, Havas, Hanım, Hatun, Gülsever, Gülsezer, Çiçek, Cevher, Nazlı, Şahhanım, Arzu... 📍 Varto Yöresinden Geleneksel İsim Örnekleri Mehmet Şerif Fırat'ın çalışmasına göre Varto'da kullanılan geleneksel isimler şunlardır: ♂️ Erkek Adları: Bali, Muşali, Kara-Ali, Gedik, Suli, Levent, Doğan, Meleş, Memiş, Dursun, Tosun, Kurt, Yiğit, Aynal, Aslan, Tek, Koç, Durmuş, Teymur, Karaca, Kılıç, Çolak, Çakır, Yaşar, Köçer, Seviş, Kahraman. ♀️ Kadın Adları: Çiçek, Beyaz, Güzel, Güllü, Turna, Suna, Sümbül, Gülsün, Gülçin, Fidan, Sevgili, Hatun, Nazlı, Gülperi, Kumru, Elmas, Şüşe, Tezgül, Akcan, Şeker, Sevdalı, Meral, Gazal. 🔄 Son Dönem Değişimi: Yeni "Uydurulan" İsimler Araştırmacılar, son zamanlarda "Zazacı" çevreler tarafından üretilen ve geleneksel yapıda neredeyse hiç görülmeyen modern isimlerin türediğini belirtiyor. İşte o yeni nesil isimler ve anlamları: Miran (Mirler) / Paan (Ayakta) / Pawan (Bekçi) Raydar (Yol sahibi) / Raywan (Yolcu) Ro (Nehir, çay) / Roc (Güneş) Rocakewt (Doğu) / Rocame (Güngeldi) / Rocan (Günümsü) Rocawan - Rocawa (Batı) Sefkan (Nişancı) / Sereberz (Başı yüksek) / Şodır (Sabah) Asmên - Asmin - Asman (Gök) / Estare (Yıldız) Zerreweş - Zerrweş (Mutlu, içi hoş) Zerri - Zerre (Yürek) / Zerrlerz (İçi titreyen) Zilda - Jilda (Filiz vermiş) 📌 Özetle; Zazaların özellikle Zazaca konuşan Alevilerinin tarihsel süreçte kullandıkları geleneksel isimlerin bir kısmı İslami/Alevi inanç kökenliyken, geri kalan ezici çoğunluğu ise arı-duru bir Türkçe mirasını taşımaktadır. #Zaza #Alevi #Tarih #Kültür #İsimKökleri #Dersim #Varto #Etnografi Kaynak: Ali Rıza Özdemir, Zazalar ve Türklük. Dipçe: Emojiler yapay zeka tarafından eklenmiştir. Görseller geleneksel kıyafetleriyle Zaza kadınlarını göstermektedir. İlki kuzey bölgesinde, ikincisi ise güney bölgesinde.
ALİ RIZA ÖZDEMİR tweet mediaALİ RIZA ÖZDEMİR tweet media
Türkçe
0
36
170
21.4K
Şevket Apuhan (Yeni Hesap)
Örgütlü yapı var, çok derin bir yapı var. Bu Tuncay Sonel'de çok kirli, derin bir adam değil mi? Bakın şimdi: Tunceli'de 2020 yılında tam 826 terör operasyonu yürütüldü. Yanlış yazmadım 826 operasyon. Bu adam kimi istese ya da kimi öldürse/öldürtse zaten 826 operasyondan birinde "Ölü ele geçilen terörist" olarak kayda geçirir olayı kapatırdı. Eğer Gülistan kızımız arkadaşına söylediği gibi intihar etmemiş, öldürülmüşse evladına aşık bir kız babası olarak dileğim köpeklerin önüne atılsın, acıyla can versin; ama "Hak, hukuk, adalet" diyenler nedense adaletin kararını beklemeden Tuncay Sonel'i katil ve çeteci ilan ettiler. E bekleyin bakalım adalet işini yapsın. Bakan Bey'in bile arka çıktığı adalet mekanizması en doğruyu zaten bulacaktır. Ya da derdiniz mi başka? Tunceli dağlarında canı yanan ya da canından olan dostlarınız mı oldu?
Onlar@tvOnlar

Gülistan Doku dosyasında tutuklanan valiyi onu tanıyan vekil anlattı... "Sadece cinayet değil organize örgütlü bir yapı var" | CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel youtu.be/8iOxloRSwtc?si…

Türkçe
0
1
4
329
Şevket Apuhan (Yeni Hesap) retweetledi
Doaa albaz
Doaa albaz@_doaa_mohammad·
Palestinians bid farewell to martyr Yahya Abu Shalhoub (23 years old), who was killed yesterday in a bombing carried out by an Israeli drone, which also resulted in the injury of others.
English
1
10
22
742
Şevket Apuhan (Yeni Hesap) retweetledi
Con Sinov
Con Sinov@lordsinov·
"Keşke Yunan galip gelseydi" diyenlere, Yunan'ın İzmir'de galip geldiği 15 Mayıs 1919'da yaşananları hatırlatmak gerekir… 15 Mayıs günü Saat 08.00’e geldiğinde ilk gemi İzmir Limanı’na girdi. Karaya çıkan askerler, başlarında Hrisostomos’un bulunduğu kalabalık Papaz Heyeti tarafından dini törenle takdis edilmeye başlandı. Bu esnada gemiler düdüklerini öttürürken bando takımı Yunan milli marşlarını çalıyor ve tüm bu gürültüye kilisenin çan sesleri eşlik ediyordu. Hristosmos, yaşlı gözlerle gördüğü her subaya “Zito!” diye haykırarak sarılıyor ve intikam telkininde bulunarak kanlı bir gerilim kapısını ardına kadar alıyordu. Saatler 10.00'da çıkarma işlemi tamamlandıktan sonra Yunan birlikleri Kremer-Splandit Palas Oteli’ne doğru yürüyüşe geçti. Otelin önünde âdeta şenlik başladı. Milli oyunlar oynanıyor, Rum ahali ile askerler büyük bir Yunan bayrağı açarak işgali kutluyordu. Başka bir birlik de bu esnada Yunan bayrağıyla kışlaya doğru yürüyüşe başladı. Tramvay hattının bulunduğu yola varıldığında üzerinde siyah elbise, kafasında şapka ve elinde silah bulunan bir Rum, Yunan askerlerin önüne geçti. Onları yüreklendirecek birkaç cümle söyleyip eliyle kenarda askeri geçidi izleyen Türklerin işaret etti ve ani bir hareketle Türklere doğru atıldı. Bir Yunan askeri de ona katılıp sokak kenarında bekleyen Türklerden birine dipçikle vurdu. Onu, süngüsünü Türklerin üzerine gelişigüzel savuran başka bir asker izledi. Bunun üzerine kalabalık bir anda iç içe girdi. Yaşanan boğuşma ve yükselen uğultular arasında bir el ateş sesi duyuldu. Kısa süreli sessizliğin ardından siyah elbiseli Rum yüzükoyun yere yuvarlandı. Yunan askerleri derhal silahlarına sarılıp Türklere doğru âdeta yaylım ateşine başladı. Kaçışan insanlar, ezilen çocuklar ve kanlar içinde yere yığılanlar... Ortalık bir anda kan gölüne dönmüş, kanlı bir katliam başlamıştı. O esnada Ragıp Paşa Oteli’ne bitişik küçük saat dükkânında bulunan Aziz Efendi, katliamın ilk çığlıklarını duyar duymaz silahını cebine koyup Kemeraltı Caddesi’ne doğru yürümeye başladı ve kurşunlarını ilk gördüğü Yunan askerlerine doğru korkusuzca saçtı. Çatışma haberleri kısa süre içinde şehrin tamamına yayıldı. Kışlaya ve Hükümet Konağı’na yönelen Yunan askerleri karşılarına çıkan Türklere acımadan ateş ediyor, fırsatını bulanlar ise süngülerini kullanmaktan çekinmiyordu. Bir Yunan birliği, beraberindeki makineli tüfeği çalıştırarak kışlayı taramaya başlayınca süreç kontrolden çıktı. Ali Nadir Paşa beyaz bir bayrak bularak tüm maiyetini kışlanın önüne dizdi ve ne olursa olsun karşılık verilmeyeceği yönünde emir vererek teslim olmak için beklemeye başladı. Nizamiyeden içeri giren bir Yunan teğmen, karşısında teslim olmak için hazır duran Ali Nadir Paşa’ya küfürler savurarak tokat attı. Onu gören diğer askerler, kışla girişinde dizilen askerlere saldırdı. Ağır bir dayağın ardından sıra sıra dizilen Türk askerleri, Yunan askerlerinin nezaretinde sahile doğru yürüyüşe geçirildi. Yunan askerleri yürüyüş esnasında şiddet uygulamaya devam ediyor, Türk askerlerinin “Zito!” diye bağırmasını istiyordu. Yürüyüşün başından beri buna direnen Albay Süleyman Fethi Bey, bir Yunan askerinin dikkatini çekerek durduruldu. Yunan askeri “Zito Venizelos!” diye bağırmasını emretmesine rağmen Süleyman Fethi Bey söylememekte ısrar etti. Ardından darp başladı. Fakat Süleyman Fethi direnmeye devam ediyordu. Bütün tehditler karşısında “Bir Türk askeri ancak milletinin büyükleri için ağzını açar!” diye haykırınca Yunan askerlerinden biri öne çıkarak süngüsünü Süleyman Fethi’nin göğsüne sapladı. Onu başka bir süngü darbesi izledi. Akabinde pek çok asker aynı anda süngüleriyle saldırdı. Üzerindeki üniformasıyla kanlar içinde yere yığılan Süleyman Fethi, ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı ve bir süre sonra son nefesini verdi. Sağ kalanlar sahile doğru yürürken tokat, dipçik ve süngü saldırıları devam etti. Yüzbaşı Necati Bey, o saldırılardan biri esnasında yere yığılınca başka bir Yunan askeri tarafından süngülenerek şehit edildi. Türk askerlerinin maruz kaldığı vaziyeti cadde kenarlarından izleyen sivil Türkler de nasibini alıyordu. Bir Rum, sustalı çakısıyla bekleyenlere saldırıp eline geçen herkesi öldürüyor, sahilde sıkıştırılan başka Türkler de önce denize atılıyor, akabinde silahla vuruluyordu. Katliam dalgası kısa süre sonra Hükümet Konağı’na sıçradı. Gözleri dönen Yunan askerleri öfke içerisinde Hükümet Konağı karşısındaki oteli işgal edip Hükümet Konağı’na ateş açmaya başladı. Akabinde binadaki herkes darp edilerek elleri havada avluya indirildi. Onları avluda eli sopalı Rumlar bekliyordu. Nitekim memurların hepsi yağmur altında sopalarla dövüldü. Sonrasında yağmur eşliğinde sahile doğru yürüyüşe geçirildi. Vali Kambur İzzet, o esnada yanında bulunan oğluna çaresizce “Zito bağır, Zito bağır!” diye uyarılarda bulunuyordu. Rumlar gruplar halinde evden eve dolaşarak bulabildiği her şeyi alıp götürüyordu. Dükkanlar, iş yerleri, imalathaneler... Bulabildiklerini gasp etmekten çekinmiyor, karşı koyanları öldürmekte tereddüt etmiyorlardı. Benzer hadiseler İzmir Lisesi’nde de cereyan ediyordu. Bir yüzbaşı komutasındaki yirmi Yunan askeri tarafından basılan lise, silah arama bahanesiyle boşaltıldı. Bahçeye indirilen öğrencilerden çoğu esir alınarak sahile doğru yürüyüşe geçirildi. Yürütülen kafilelerin yolları çakıştığında sekiz yaşlarında bir çocuk, az ileride yerde yatan askerin babası Necati Bey olduğunu fark etti. Yunan askerlerinin arasından geçip koşmaya başlayan çocuk, kanı yağmur suyuna bulanmış şekilde yerde cansız yatan babasına sarılıp ağlamaya başladı. Birkaç saniye sonra aniden nefessiz kaldığını hissetti. Önce şiddetli bir acı bedenini sardı. Akabinde hareketsiz halde babasının üzerine düştü. Bir Yunan askeri, babasının cesedi üzerinde ağlayan çocuğu, sırtından süngüleyerek öldürmüştü. Katliam bitmiyordu. Sıra Gümrük İdaresi’ne gelmişti. Baş Müdür Agâh Bey, bina kapısının şiddetle vurulduğunu duyunca her şeyden habersizce aşağıya indi. Karşısında elinde Revolver’iyle öfkeli biçimde bakan Yunan askerini ve beraberindekileri görünce ellerini havaya kaldırdı. Askerler öfkeyle bağırarak üst kata çıktı ve Agâh Bey’in odasına girdi. Çekmeceler ve kasa didik didik edildi. Bulunan paraların tamamı gasp edildi. Yaklaşık yirmi beş memur Agâh Bey’le birlikte sağanak yağmur altında bahçede toplandı. Yunan askerleri önce memurların başlarındaki fesleri attı. Akabinde “Zito Venizelos!” diye bağırmalarını isteyerek dipçiklerle vurmaya başladı. Bir müddet bu şekilde yürütülen memurlar, bir Yunan askerinin emir vermesi üzerine koşmaya başladı. Bu şekilde rıhtıma kadar koşturulan memurların artık takati kalmamıştı. Kimisi istemeyerek de olsa duraklıyor ve nefeslenme ihtiyacı hissediyordu. Onlardan biri de Veznedar Nâzım’dı. Alsancak İskelesi’ne vardıklarında fazlaca kilolu olmasından dolayı nefesi kesilmiş ve yere çömelmişti. Vaziyeti gören bir Yunan askeri yanına yanaşıp kalkmasını söyledi. Fakat Veznedar Nâzım kalkacak durumda değildi. Yunan askeri ikinci bir uyarıda bulunma gereksinimi hissetmedi. Bunun yerine silahının dipçiğiyle Veznedar Nâzım’ın başına sert bir darbe indirdi. Aldığı darbenin etkisiyle sersemleyip yere yığılan Nâzım, başına toplanan Yunan askerleri tarafından tekmelerle dürtülmesine rağmen hareketsizce yerde yatıyordu. İçlerinden biri süngüsünü çekip sırtına sapladı. Veznedar Nâzım, oracıkta şehit oldu. Yunanlar tarafından sahile getirilen Türkler, kötü muamele eşliğinde iskeleye yanaşan vapura bindirildi. Önce güvertede bekleyen sopalı askerler tarafından dövüldüler, akabinde at dışkısıyla dolu ambar içine hapsedildiler. Türkçe konuşmayı bilen bir Yunan subayı, “Hepinizi köpek gibi boğazlayacağız, haydi mezarlarınıza!” diyerek ambarın kapısını sürgüledi. Gemilere sığmayan Türkler ise bir toplama merkezine götürüldü. Toplama merkezine varıldığı vakit herkes sıraya dizildi. Yunan askerleri, Türkleri aşağılamak için başta Allah, peygamber ve Kur’an-ı Kerim olmak üzere bütün kutsallara en ağır hakaretleri etmeye başladı. Bazı Yunan askerleri öfke nöbetine girerek savunmasız Türkleri katletmekten çekinmedi. Bir İngiliz kontrol subayı o anları “İzmir civarındaki kırsal kesimde yaşayan Rum halkı, ordunun silah depolarını yağmalayıp Türk köylerini talan ettiler ve Müslümanları av sürer gibi kovalayıp öldürdüler” yazarak not aldı. O sabah İzmir’de onlarca sivil, asker, kadın ve çocuk katledildi. Yüzlercesi yaralandı. Süvari polislerinden Halit, Manisalı Sağır Hasan, Ispartalı Ahmet, Sanayi Mektebi öğrencilerinden İhsan ve polis memurlarından Fahri ile Refik Hüseyin acımasızca katledildi. Urla Polis Komiseri Giritli Hüseyin’in, Giritli Ahmet’in, gazeteci Hasan Tahsin’in ve gazete dağıtan iki çocuğun bedenleri parçalanmış halde bulundu. İnzibat askerlerinden Refik’in cesedi neredeyse tanınmaz hale getirildi. Hükümet Konağı’na ateş açmak için Yunan askerleri tarafından işgal edilen otelde, aralarında çocukların ve kadınların bulunduğu sekiz ceset tespit edildi. Boğulmuş kırk beş ceset sahile vurdu. Tilkilik Maliye Tahsil Şubesi Memuru Nuri Bey’in ölü bedeninde elliye yakın süngü darbesi sayıldı. Tüm bunlar, yalnızca bir günde gerçekleşti. Fakat işgal tam 1214 gün sürecekti.
Con Sinov tweet media
Türkçe
32
241
1.1K
93.9K
Şevket Apuhan (Yeni Hesap) retweetledi
6Subatdepremkayiplariplatformu Official
Belki bir RT sizin için 2 saniyenizi bile almayacak… Belki sayfanızda en fazla 10 dakika duracak. Ama bizim için o RT, sesimizin biraz daha duyulması demek. Bizler, sesimize ses olan, acımıza ortak olan, görünmezliğimize ışık tutan herkese dua ediyoruz. Lütfen bize ışık olun. Sesimizi duymayanlar duysun. Görmeyenler görsün. Unutanlar hatırlasın. #6Şubat2023DepremKayıplarıNerede #6Şubat2023DepremKayıplarıNerede #6Şubat2023DepremKayıplarıNerede #6Şubat2023DepremKayıplarıNerede #6Şubat2023DepremKayıplarıNerede #6Şubat2023DepremKayıplarıNerede #6Şubat2023DepremKayıplarıNerede #6Şubat2023DepremKayıplarıNerede!
6Subatdepremkayiplariplatformu Official tweet media
Türkçe
14
922
966
17K
Şevket Apuhan (Yeni Hesap)
Şevket Apuhan (Yeni Hesap)@stapuhan84·
Coğrafi Keşifler: Sömürgeciliğin Başlangıcı 1784’de The Asiatic Society of Bengal derneğini kuran Sir William Jones, Arapça ve Farsça bilen, Farsça bir gramer yazmış önemli bir bilim adamıydı. Çalışmalarını Doğu Hindistan Şirketi destekliyordu. Bu şirket ayrıca Arapça, Farsça, Türkçe ve Hintçe çalışmaları ile İslam araştırmaları yaptırmaktaydı. Şirketin İran temsilcileri İran’ı inceliyordu. Mısır’ın ilk eski eser, maden, kültür vb. envanterlerini, Mısır’ı işgali sırasında Napolyon yaptırmıştı. Doğu incelemelerini teşvik edip bunun giderlerini karşılayacak olan bir kurum da Hamburg Ticaret Odası olacaktır... xxx I. Elizabeth (1558-1603) şirketlere büyük haklar tanıdı. Kraliçe 1564’de denizcilik ve balıkçılığın gelişebilmesi için cuma günleri herkesin balık yemesini mecbur kıldı, et ve hayvan ithalatını yasakladı. Yine bu döneme denk gelen korsanlık yapmak için kurulan anonim şirketlerinin ilki ‘Bilinmeyen bölgelerin keşfi için tüccar maceraperestler meslek birliği ve şirketi’ adını taşıyordu. Ardından sömürge amaçlı Levant Company (Doğu Akdeniz) ve East İndia C. (Doğu Hindistan) geldi. Hollandalı Doğu Hindistan şirketinin gerek gördüğü ülkelere savaş açma ve uluslararası anlaşma yapma yetkisi vardı...
Türkçe
0
3
18
2.5K
Şevket Apuhan (Yeni Hesap)
Şevket Apuhan (Yeni Hesap)@stapuhan84·
Bu adam gerçekten düşünemiyor. İftira ise o iftirayı atan Gökhan Böcek. Leyla Şahin Usta, Böcek'in ifadesini paylaşmış. Bu ona hakaret ediyor. Gökhan'ın ifadesini, Leyla Şahin neden ispatlasın? Geçen aynısını Zihni Çakır'ın eşine alçakça küfür ederek yaptı. CHP'ye hiç yakışmayan biri.
Ali Mahir Başarır@alimahir

Siz ne utanmaz bir iftiracısınız! Şu anlattıklarınızın yüzde birini bile ispatlamayan şerefsizdir, alçaktır, namussuzdur; haydi ispatlayın!

Türkçe
0
4
23
2.3K
Şevket Apuhan (Yeni Hesap) retweetledi
Av. Alper Akdoğan
Av. Alper Akdoğan@avalperakdogan·
Geçtiğimiz aylarda, Samsun Havza Hacıdede Köyü’nde meralarını ve gölünü kurutan GES projesinin yol açtığı tahribata karşı köylülerimizin feryadını yerinde dinlemiş, haklı mücadelelerine omuz vermiştik. Bugün ise STK Başkanlığı çalışma arkadaşımız Melike Tepecik vasıtasıyla, Hacıdede’deki Nazike Kurt ablamızın gönderdiği sıcak video mesajı bizleri hem duygulandırdı hem de bir gerçeği bir kez daha hatırlattı: Milletimizin en büyük ihtiyacı; derdini gerçekten dinleyen, çözüm arayan ve zor zamanında yanında duran insanların varlığıdır. Toprağına, suyuna, yaşam hakkına sahip çıkan Hacıdede köylülerimizin mücadelesinin takipçisi olmaya devam edeceğiz. Ranta ve talana karşı, dün olduğu gibi bugün de haklının yanındayız. #BizVarız #SonKaleİYİParti
Türkçe
0
10
72
988