Sabitlenmiş Tweet
Devlet Adamı🇹🇷🇺🇿🇰🇿🇰🇬🇦🇿🇹🇲🇵🇰🇽🇰🇧🇦
6.5K posts

Devlet Adamı🇹🇷🇺🇿🇰🇿🇰🇬🇦🇿🇹🇲🇵🇰🇽🇰🇧🇦
@tcbaskenti06
@fenerbahce 💛💙 Devlet Memuru
Ankara, Türkiye Katılım Şubat 2026
738 Takip Edilen60 Takipçiler
Devlet Adamı🇹🇷🇺🇿🇰🇿🇰🇬🇦🇿🇹🇲🇵🇰🇽🇰🇧🇦 retweetledi
Devlet Adamı🇹🇷🇺🇿🇰🇿🇰🇬🇦🇿🇹🇲🇵🇰🇽🇰🇧🇦 retweetledi
Devlet Adamı🇹🇷🇺🇿🇰🇿🇰🇬🇦🇿🇹🇲🇵🇰🇽🇰🇧🇦 retweetledi
Devlet Adamı🇹🇷🇺🇿🇰🇿🇰🇬🇦🇿🇹🇲🇵🇰🇽🇰🇧🇦 retweetledi

💥 "Avrupa basketbolunun namusu kapıda bırakıldı!"
🟡🔵 Fenerbahçe Beko Şube Sorumlusu Cem Ciritci, Final Four organizasyonuna dair sert bir açıklama yayınladı:
Dün Atina’da sadece bir yarı final kaybetmedik; Avrupa basketbolunun en büyük organizasyonlarından birinin nasıl yönetilemediğine de hep birlikte şahit olduk.
Final Four dediğiniz yer, sadece parkede oynanan basketboldan ibaret değildir. O organizasyon; güvenliktir, adalettir, taraftar hakkıdır, bilet düzenidir, tribün planlamasıdır, misafir takıma gösterilen saygıdır.
Ama dün Atina’da biletini almış, parasını ödemiş, kilometrelerce yol gelmiş Fenerbahçe taraftarı salon kapılarında bekletildi. Aileler dağıldı, insanlar belirsizlik içinde bırakıldı, tribün planı karmakarışık hale geldi.
Fenerbahçe taraftarı içeri girmeye çalışırken, kendi aile tribününde bile rakip takım taraftarı olduğu görüldü. Bu kabul edilemez.
Kamuoyuna yansıyan ve taraftarlarımız tarafından dile getirilen, yaklaşık 5.000 biletsiz Olympiakos taraftarının salona alındığı yönündeki ciddi iddialar hakkında da EuroLeague’den ve organizasyon sorumlularından açık, somut ve tatmin edici bir açıklama bekliyoruz.
Eğer biletli taraftarlarımız dışarıda bekletilirken biletsiz kişilerin salona alındığı doğruysa, bu artık basit bir organizasyon aksaklığı değil; doğrudan taraftar hakkının gaspı ve organizasyon güvenilirliğinin çöküşüdür.
EuroLeague gibi Avrupa basketbolunun zirvesi olduğunu iddia eden bir organizasyon, en temel işi yapmakta sınıfta kalamaz: Biletli taraftarı zamanında, güvenli ve hakkaniyetli şekilde salona almak.
Hakem kararları tartışılır, maç içindeki yönetim tartışılır, tribün atmosferi tartışılır. Ama hiçbir şey, organizasyonun bu kadar kontrolsüz, bu kadar hazırlıksız ve bu kadar duyarsız görünmesini açıklayamaz.
Fenerbahçe taraftarı dün takımının yanında olmak için oradaydı. Bu insanlar turist değildi; bu insanlar bu sezonun emeğini, inancını ve armasını taşımak için Atina’daydı. Bir Final Four’da taraftarın hakkı kapıda bekletilemez.
Bir Final Four’da aileler mağdur edilemez. Bir Final Four’da organizasyon “bakalım çözeriz” mantığıyla yönetilemez.
Bu süreçte yaşanan tüm mağduriyetlerin, güvenlik ve organizasyon zaaflarının, biletli taraftarlarımızın salona girişte karşılaştığı engellemelerin, tribün yerleşimindeki usulsüzlük iddialarının ve biletsiz seyirci girişine ilişkin tüm iddiaların sonuna kadar takipçisi olacağız.
Gerekli tüm kayıtlar, tanıklıklar ve belgeler toplanarak sorumlular hakkında hukuki sürecin başlatılması için gereken adımlar atılacaktır. Hiç kimse Fenerbahçe taraftarının hakkını, emeğini ve alın teriyle geldiği tribündeki yerini görmezden gelemez.
EuroLeague’in bu tabloya sadece “aksaklık” diyerek geçme lüksü yoktur. Açıklama yapmak, sorumluları belirlemek ve mağdur olan taraftarlara karşı somut bir telafi mekanizması oluşturmak zorundadır.
Çünkü dün yaşanan mesele sadece Fenerbahçe meselesi değildir. Bu, Avrupa basketbolunun itibarı meselesidir. Ve dün Atina’da o itibar ağır yara almıştır.
Fenerbahçe taraftarının hakkını gasp eden, buna göz yuman ve sonra susmayı tercih eden herkes için bu gece bir utanç belgesi olarak tarihe geçecektir.
Bu rezalete sessiz kalan herkes bilsin: Dün Atina’da sadece bir organizasyon sınıfta kalmadı; Avrupa basketbolunun namusu kapıda bırakıldı."
(📹 Ahmet Konanç)
FF TV@FFTVofficial
💥 Cem Ciritci: Son yıllarda gördüğüm en rezil final four organizasyonu! Hiçbir şekilde dönüş alamıyoruz, dışarda taraftarlar bekliyor, otobüsler bekliyor. Her saniye yöneticilerimiz iletişime geçiyor ancak tamamen kontrolü tamamen kaybetmiş durumdalar.
Türkçe
Devlet Adamı🇹🇷🇺🇿🇰🇿🇰🇬🇦🇿🇹🇲🇵🇰🇽🇰🇧🇦 retweetledi
Devlet Adamı🇹🇷🇺🇿🇰🇿🇰🇬🇦🇿🇹🇲🇵🇰🇽🇰🇧🇦 retweetledi
Devlet Adamı🇹🇷🇺🇿🇰🇿🇰🇬🇦🇿🇹🇲🇵🇰🇽🇰🇧🇦 retweetledi
Devlet Adamı🇹🇷🇺🇿🇰🇿🇰🇬🇦🇿🇹🇲🇵🇰🇽🇰🇧🇦 retweetledi
Devlet Adamı🇹🇷🇺🇿🇰🇿🇰🇬🇦🇿🇹🇲🇵🇰🇽🇰🇧🇦 retweetledi

@netsaglikhaberi Hemşirelik meslek kanunu ve Hemşireler Birliği Kurulmalıdır. Hemşirelik Yönetmeliği Güncellenmelidir.
Türkçe
Devlet Adamı🇹🇷🇺🇿🇰🇿🇰🇬🇦🇿🇹🇲🇵🇰🇽🇰🇧🇦 retweetledi

🚨 #ÖZELHABER HEMŞİRELERİN SİSTEM İSYANI: "HASTA MI BAKALIM, MALZEME Mİ DÜŞELİM?"
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu'nun sosyal medya platformu X üzerinden yayımladığı bayramlaşma mesajı, sahada görev yapan sağlık profesyonellerinin yakıcı bir sorununu gündeme getirmesine vesile oldu. Hemşire Hakları (@hemsirelerhakki) hesabı, Bakan Memişoğlu'nu etiketleyerek "Hemşireler hasta mı baksın, yoksa malzeme mi düşsün?" sorusunu yöneltti. Bu soru, Türkiye genelindeki hastanelerde on binlerce hemşirenin her gün yüzleştiği ve hasta güvenliğini tehlikeye atan kronik bir sistem hatasının dışavurumudur.
Gündeme gelen iddialar ve paylaşılan araştırma raporu doğrultusunda, sağlık kuruluşlarında yaşanan "tıbbi sarf düşme" krizinin hukuki ve operasyonel boyutları şu şekilde öne çıkıyor:
Tıbbi Sarf Düşümü Nedir ve Kimin Görevidir?
"Tıbbi sarf düşmek", bir hastaya kullanılan malzemelerin Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) fatura edilebilmesi amacıyla Hastane Bilgi Yönetim Sistemi (HBYS) üzerinden mali bir kalem olarak işlenmesi işlemidir. Bu eylem klinik bir karar verme süreci değil, tamamen idari, lojistik ve finansal bir veri girişi niteliği taşımaktadır.
Üniversitelerin Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik programları, öğrencilere HBYS ve fatura uygulamalarını mevzuata uygun yürütme becerisi kazandırmak amacıyla eğitim vermektedir. Çeşitli üniversite hastanelerinin görev tanımlarında da, sarf malzemelerinin sistemsel takibi ve faturaya işlenmesi doğrudan tıbbi sekreterin sorumluluğu olarak belirlenmiştir.
Hemşirelik mesleğinin odağında ise idari formlar ve stok takip programları değil; birey, aile ve toplumun sağlığını koruma ve tıbbi bakım planlarını icra etme felsefesi bulunmaktadır. Hemşirelerin tıbbi görevleri dışında finansal sarf düşüm işlerine yönlendirilmeleri, kalite standartlarında yer alan evrensel "yetki dışı faaliyet yasağına" ve hukuka açıkça aykırıdır.
Kurumsal Mobbing ve Hukuki Süreçler
Hastanelerdeki kadro sınırlandırmaları ve yeterli sayıda tıbbi sekreter istihdam edilememesi nedeniyle, bilgisayar başındaki veri girişi açığı, 7/24 kesintisiz hizmet veren hemşirelerin omuzlarına yüklenmektedir. Kendi rızası dışında idari veri girişi işlerine zorlanan personelin bu durumu, kronikleşmiş ve sistematik bir "kurumsal mobbing" örneğidir.
Bu usulsüzlüklere karşı hukuki emsaller de oluşmaya başlamıştır:
• Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), idarenin HBYS uygulamasında yazılımsal olarak sistem manipülasyonu yapıp yetkileri hemşirelere açmasını, memurun görev ve yetki sınırlarının açık bir ihlali olarak değerlendirmiştir.
• Sağlıkta Yeni Yüzyıl Sendikası gibi yapılar, hemşirelere mevzuata aykırı idari işler yaptırılması uygulamasını idari yargıya taşıyarak duruma müdahil olmuştur.
Hasta Güvenliğine Tehdit ve Kurumsal Zarar
Hemşirenin bilgisayar başında malzeme kodu araması, dikkati hastadan kopararak potansiyel tıbbi hata (malpraktis) olasılıklarını yükseltmektedir. Ayrıca, uzman olmayan personelin sisteme veri girmesinin kuruma maliyeti de devasadır.
Aslı Şener tarafından 257.577 hasta dosyası üzerinde yapılan akademik araştırmada, dosya kontrol ve faturalandırma işlemlerinin tıbbi sekreterler ve veri kayıt elemanlarına devredilmesinin devasa farklar yarattığı kanıtlanmıştır:
• Hastanede eksik girilen veya hiç girilmeyen %3,12 oranındaki 699 adet malzeme saptanarak kurumu zarara uğratan SGK fatura kaçakları engellenmiştir.
• Doğru personel ve kontrol ekiplerinin sürece dahil olmasıyla, acil serviste 1644 dakika olan ortalama müşahede süresi 184 dakikaya düşerek %88,8 oranında süre kısalması sağlanmıştır.
• Hızlı işlemler neticesinde hastanenin aylık ortalama hasta kabul sayısında %16,3 oranında kapasite ve verimlilik artışı gerçekleşmiştir.
Araştırma raporu, bu krizin çözümü için idari inisiyatif alınması, HBYS veri girişi yetkilerinin tıbbi sekreterlere devredilmesi ve hemşirelerin bilgisayar başından alınarak asli görev yerleri olan klinik bakım süreçlerine geri döndürülmesi gerektiğini vurgulayarak yetkilileri göreve çağırmaktadır.
🌍 Detaylar: saglikhaberi.net/hemsirelerin-m…
@saglikbakanligi @drmemisoglu
#HemşireHakları #SağlıkSistemi #Mobbing #SağlıkHaberleri #Gündem #saglikhaberinet
Türkçe
Devlet Adamı🇹🇷🇺🇿🇰🇿🇰🇬🇦🇿🇹🇲🇵🇰🇽🇰🇧🇦 retweetledi
Devlet Adamı🇹🇷🇺🇿🇰🇿🇰🇬🇦🇿🇹🇲🇵🇰🇽🇰🇧🇦 retweetledi
Devlet Adamı🇹🇷🇺🇿🇰🇿🇰🇬🇦🇿🇹🇲🇵🇰🇽🇰🇧🇦 retweetledi
Devlet Adamı🇹🇷🇺🇿🇰🇿🇰🇬🇦🇿🇹🇲🇵🇰🇽🇰🇧🇦 retweetledi
Devlet Adamı🇹🇷🇺🇿🇰🇿🇰🇬🇦🇿🇹🇲🇵🇰🇽🇰🇧🇦 retweetledi

SENDİKALAR SENDİKA PATRONLUĞUNDAN KURTULMALI, ROTA YENİDEN ÇİZİLMELİ
Sendikalar neye ve kime hizmet ediyor?
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın 06 Temmuz 2025 tarihli ve 32948 sayılı Resmi Gazete'de yayımladığı resmi tebliğe göre, Türkiye'deki 3.016.495 kamu görevlisinden 2.319.157'si sendika üyesidir ve genel sendikalaşma oranı %76,88 olarak kayıtlara geçmiştir, 2026 yılı için henüz resmi bilgi açımlanmadı. Sendika üye sayıları gösteriyor ki devlet bütçesinden sendikalara aktarılan, büyük sendika bütçeleri söz konusu.
Sendika iadatlarının devlet bütçesinden karşılanması; bir avuç yönetim kadrolarına yetki ve konfor alanı tahsis etmiştir. Ve sendika aidatını kendi cebinden ödemeyen üyeler sorumluluk almaktan, sorgulamaktan uzaklaşmış, mali gücü elinde tutan sendika patronları yaratmıştır.
Sendikacılığın varoluş sebebi; her türlü yapılardan bağımsız olarak; temsil ettiği iş kolunun mali ve özlük hakları için mücadele vermek ve üyelerine kazanımlar sağlamaktır.
Oysa sosyal medya hesaplarına ve basına yansıyan bilgi ve paylaşımlarda görüyoruz ki; artık sendika ve sendikacılık kişisel rantlarla anılmaktadır.
Üyelerin kazanımları için mücadele etmekten çok yönetim kadrolarının yönetimde kalma, konfor alanlarını koruma ve bu uğurda her türlü tutumları mübah görme anlayışı; sendikacılık olarak servis edilmektedir.
Taht oyunları arenasına dönüşen sendikalar ve
sendikal alanda yaşanan bu gidişat sorgulanmalıdır. sendikacılık, içinde bulunduğu bu sahte ve çıkar odaklı tutumdan kurtarılmalıdır.
Sendikacılıktaki bu kötü gidişin durdurulması için evvela; sendika aidatının devlet bütçesinden ödenmesine son verilmelidir. Sendika patronluğunun bitirilmesi için sendika aidatlarının üye tarafından karşılanması elzemdir. Devlet bütçesinden sendika kasalarına giren aidatlar, sendika yöneticilerinin kendi aralarında bile sosyal medya hesaplarında soru işaretleri ile dile getiriliyorsa, ortada büyük sorun var demektir.
Bu sorun görmezden gelinmemelidir. Ülkemizde sendikalar ve sendikacılık; sorgulanmalıdir. "Aidat, nasılsa benim cebimden çıkmıyor" anlayışı ile sendika patronlarına selam durulmamalıdır.
Sendikalar ve sendikacılar kendi menfaatlerine hizmet etmeyi sendikacılık olarak servis etmekten vazgeçip, sendikacılık ilkelerine dönmeli; varoluş sebepleri olan üyelerine hizmet etmeli, üyelerinin mali ve özlük haklarını iyileştirmek için mücadele etmelidir.
Sendikalar ve sendikacılar rotalarını; temsil ettikleri iş kolu mensuplarının gerek görevde gerekse emeklilikte yaşam koşullarını iyileştirme ve güvence altına alma yoluna çevirmelidir.
İstikamet etik ve ilkeli sendikacılık olmalıdır.
Kadriye Demirel
Anadolu Eğitim Sen Antalya İl Temsilcisi
Türkçe
Devlet Adamı🇹🇷🇺🇿🇰🇿🇰🇬🇦🇿🇹🇲🇵🇰🇽🇰🇧🇦 retweetledi
Devlet Adamı🇹🇷🇺🇿🇰🇿🇰🇬🇦🇿🇹🇲🇵🇰🇽🇰🇧🇦 retweetledi

@fenerbahcetksb Tebrikler Sarı Kanaryalar💛💙 Hedef herzaman ŞAMPİYONLUK💛💙
Türkçe
Devlet Adamı🇹🇷🇺🇿🇰🇿🇰🇬🇦🇿🇹🇲🇵🇰🇽🇰🇧🇦 retweetledi





















